Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/667 E. 2021/97 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/667
Karar No
2021/97
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1623 KARAR NO: 2024/1605 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/02/2021 NUMARASI: 2018/667 E. - 2021/97 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında bila tarihli İstanbul suites projesi gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, ... pafta, ... numarasında kayıtlı, ... nolu taşınmazın sözleşmenin konusu olduğunu, davalının sözleşmenin 6/2 maddesine göre Haziran 2013 tarihinde taşınmazı teslim taahhüdünde bulunduğunu, ancak belirtilen tarihte taşınmazı teslim etmediğini, taşınmazın taahhüt edilen tarihte teslim edilmemesi halinde sözleşmenin 6/4 maddesi ile her ay için 00,2 oranında cezai şart, aylık kira ve zarar karşılığı olarak ödenmesinin kararlaştırıldığını, taşınmazın taahhüt edilen tarihten daha geç bir tarihte teslim edilmesinden dolayı davacının sözleşmenin 6/4 maddesi gereği İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçtiğini, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak yetkiye, borca ve ferilere itiraz edildiğini, takibin taraflar arasındaki sözleşmede davalı tarafından taahhüt edilen tarihten daha geç bir tarihte teslim edilmesi ve sözleşmenin 6/4 maddesi gereği her ay için %0,2 oranında cezai şart, aylık kira ve zarar karşılığı olarak yapıldığını, davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki... Gayrımenkul Satış Vaadi Sözleşmesi nedeniyle satışa konu ... pafta ... no da kayıtlı 196 nolu taşınmazın taahhüt edilen tarihte teslim edilmemesi nedeniyle davacının davalıdan, geç teslimden kaynaklı aylık kira alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise asıl alacak ve işlemiş faiz miktarları, davalı tarafın icra dosyasına yönelttiği icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazın yerinde olup olmadığı hususlarındadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesi ile İstanbul Merkez Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkili kılınmış olmakla davalı tarafın yetki itirazının reddine karar verilmiştir. İlgili İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine başlatılan ilamsız takipte bila tarihli İstanbul Suıtes Projesi Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi gereği ödenmeyen kira bedellerine dayalı 42.000,00 TL asıl alacak, 7.858,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 49.858,61 TL alacağın asıl alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 yasal faizi ile birlikte tahsili amacı ile 20/07/2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun itiraz dilekçesinde özetle, yetki itirazında bulunarak Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunu, ödeme emrinin kaynağı ve dayanağı borcu kabul etmediklerini, proje aşamasında gecikme yaşanma sebebi müvekkili şirketin kontrolünde olmayan ön göremeyeceği sebepler ortaya çıktığı ve zemin için fore kazık gereksinimlerinin sonradan ortaya çıkması arsa sahibi ile olan hukuki engeller ve yerel belediye tarafından imar izinlerinin durdurulması gibi nedenlerden dolayı inşaatın gecikmeli başladığını ayrıca taraflar arasında imzalanmış sözleşme uyarınca mucbir sebeplerin eklenmesi ile mütaahidin taahhüdünde gecikme bulunduğunu ileri sürdüğü, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında bila tarihli İstanbul İli Küçükçekmece İlçesi, ... Mah. ... Pafta ... parsel üzerinde İstanbul ... Projesi ... numaralı taşınmaz için gayrimenkul satış sözleşmesi düzenlendiği, Sözleşmede " taşınmazın satış bedeli 312.400,00 TL KDV hariçtir. Sözleşmenin 6.2. maddesi gereği konut, satıcı tarafından temel üstü ruhsatından sonra haziran 2013 tarihinde teslim edilecektir. Satıcı mucbir sebep, olağanüstü hal, idari mercilerden yasal gereklerden kaynaklanan kendisine bağlı olmayan nedenlerin ortadan kalktığı tarihe kadar teslimle mükellef olmayacak olası bu süreler teslim süresine eklenecektir. Alıcı bu sebeplerle oluşacak gecikmelerden dolayı herhangi bir hak alacak tazminat talep edemeyecektir. 6.4. maddesi gereği satıcı konutu taahhüt ettiği tarihte teslim etmediği takdirde satıcı tarafından üç aylık süreden sonra her ay için %2 oranında cezai şart, aylık kira ve zarar karşılığı olarak alıcıya ödeyecektir " hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır.Davacı tanığı ... beyanında: Dava konusu gayrımenkul inşaatının ne aşamada olduğu konusunda zaman zaman gidip tespitler yaptığım ve fotoğraflar çektiğim olmuştur, bundan bir ay öncesinde dahi dış cephe tamamlandığı halde içinin tamamlanmadığını gördüm, kapılar dahi takılmamıştı, yerler yapılmamıştı, mutfak dolapları takılmamıştı, demiştir. Davacı tanığı ... beyanında: İş karşılığı olarak ... Yapı A.Ş ile ... Müh. arasında gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi yapılmıştır, Haziran 2013'de teslim edilecek iken defalarca yetkililerine ulaşmaya çalışmamıza rağmen hiçbir şekilde karşılık alamadık, zamanında teslim olmadı, halen eksiklikler mevcuttur, kapılar tamamlanmamıştır, taşınmaz oturulabilecek konuma getirilmemiştir, demiştir. Deliller toplandıktan sonra, tanık beyanları da incelenerek taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesi nedeniyle satışa konu taşınmazın taahhüt edilen tarihte teslim edilmemesi nedeniyle davacının davalıdan geç teslimden kaynaklı, aylık kira alacağı bulunup bulunmadığı, var ise asıl alacak ve işlemiş faiz miktarları hususlarında rapor düzenlemesi için dosyanın tevdi edildiği mali müşavir bilirkişi ... ve gayrımenkul bilirkişisi ...'dan aldırılan raporda özetle, Dosyadaki belgeler ile tanık beyanlarından davaya konu taşınmazın taahhüt edilen tarihte teslim edilmediği sonucuna varılarak dava konusu taşınmazın 01.10.2013 tarihinden 01.03.2017 tarihine kadar kira bedeli hesaplanmış olup davacının 42 ay x 850,00 = 35.700,00 TL kira alacağına, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %9 oranından yasal faiz uygulanması gerektiği, işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı ancak davacının takip öncesi işlemiş faiz talep edebileceği yönünde karar ittihazı halinde 1.246,00 TL takip öncesi işlemiş faiz hesap edildiği beyan edilmiştir. Bilirkişi Raporu, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK m.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Somut olayda, davalı, icra dosyasına itirazında, zemin için fore kazık gereksinimlerinin sonradan ortaya çıkması, arsa sahibi ile olan hukuki engeller, yerel belediye tarafından imar izinlerinin durdurulması gibi nedenlerden dolayı inşaatın gecikmeli başladığını ayrıca mucbir sebeplerin eklenmesi ile mütaahidin taahhüdünde gecikme bulunduğunu ileri sürmüş olup bu itiraz sebeplerini kanıtlamakla yükümlüdür. Davalı tarafça inşaatın gecikmeli başladığı ifade edilerek sözleşme konusu konutun teslim edilmediği ikrar edilmektedir. Davacı tanıklarının beyanlarından da dava konusu taşınmaz inşaatında dış cephe tamamlandığı halde içinin tamamlanmadığı, kapıların dahi takılmadığı, yerlerin yapılmadığı, mutfak dolaplarının takılmadığı, Haziran 2013'de teslim edilecek iken zamanında teslim edilmediği, halen eksiklikler bulunduğu, taşınmazın oturulabilecek konuma getirilmediği anlaşılmış, davaya konu taşınmazın taahhüt edilen tarihte tamamlanmadığı ve teslim edilmediği kanaatine varılmıştır. Davalı tarafça dosyaya konut tesliminin mücbir sebepler nedeniyle yapıldığına dair herhangi bir belge de sunulmadığından davalının itiraz sebeplerini kanıtlayamadığı kabul edilerek taraflar arasındaki sözleşmenin 6.4. maddesinde yer alan davalı satıcı tarafından üç aylık süreden sonra her ay için aylık kira ödeneceği hükmü gereğince, davacının dava konusu taşınmazın 01.10.2013 tarihinden 01.03.2017 tarihine kadar 35.700,00 TL kira alacağı bulunduğu, ihtarname ile davalının temerrüde düşürülmesi şartının gerçekleşmemiş olması dikkate alınarak işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %9 oranından yasal faiz uygulanması gerekeceği anlaşılmış, geçerli bir ilamsız genel icra takibinin varlığı, borçlunun yedi günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması, davacı alacaklının tazminat istemini dava dilekçesinde açıkça talep etmiş olması ve takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 35.700,00 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile itirazın 35.700,00 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hakimin davayı aydınlatma görevinin ihlal edildiğini, davalının icra dosyasına vermiş olduğu itiraz kapsamında ileri sürdüğü mücbir sebebin varlığı iddialarının hiçbirinin değerlendirilmediğini, oysa ki HMK'nın 31.maddesi gereği hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceğini, soru sorabileceğini, delil gösterilmesini isteyebileceğini, bu görev kapsamında iddiaları aydınlatılmadan hükmün gerekçe kısmında müvekkilinin inşaata gecikmeli başlanması hususunu ikrar ettiği şeklinde vurgu yapıldığını, gerekçesi ile beraber sunulan beyanların bir kısmı göz ardı edilerek yalnızca müvekkilinin aleyhine olacak hususların değerlendirildiğini nitekim müvekkilinin itirazında inşaatın gecikmeli başlama nedenlerini dile getirmişken bu sebeplerin araştırılmadığını, göz ardı edildiğini, ayrıca hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında zemin için sonradan ortaya çıkan gereksinimlerin teslim tarihini ne kadar etkilediği hususunda teknik bilirkişi görevlendirilmesi gerekirken hesap bilirkişisi görevlendirildiğini, davaya konu taşınmazda keşif de yapılmadığını, belediyeden çıkmayan izin ile ilgili belediyeye yazı da yazılmadığını, HMK'nın 143.maddesine aykırı davranıldığını, mahkemece tarafların ileri sürdükleri iddia ve savunmaların bir bütün olarak incelenmediğini, müvekkilinin iddiaları ile davacı yanın iddialarının bir bütün olarak incelenmesi, gerekli araştırmanın bir bütün olarak yapıldıktan sonra nihai hükme varılması gerektiğini, ayrıca davacı tarafın ihtar dahi çekmeden doğrudan icra takibi yaparak müvekkili ile uzlaşı yolu kullanılmaksızın adeta kötü niyetli olarak başlattığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca geç teslim edilen taşınmaz nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği zararın davalıdan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. . İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 42.000,00 TL asıl alacak, 338.79 TL Asıl Alacak faizi (01.10.2013-06.07.2017), 331.15 TL Asıl Alacak faizi (01.11.2013-06.07.2017), 323,75 TL Asıl Alacak faizi (01.12.2013-06.07.2017), 316,11 TL Asıl Alacak faizi (01.01.2014-06.07.2017), 308.47 TL Asıl Alacak faizi (01.02.2014-06.07.2017), 301.56 TL Asıl Alacak faizi (01.03.2014-06.07.2017), 293,92 TL Asıl Alacak faizi (01.04.2014-06.07.2017), 286,52 TL. Asıl Alacak faizi (01.05.2014-06.07.2017), 278.88 TL. Asıl Alacak faizi (01.06.2014-06.07.2017), 27148 TL Asıl Alacak faizi (01.07.2014-06.07.2017), 263.84 TL Asıl Alacak faizi (01.08.2014-06.07.2017), 256,19 TL Asıl Alaçak faizi (01.09.2014-06.07.2017), 248.79 TL Asıl Alacak faizi (01.10.2014-06.07.2017), 241.15 TL Asıl Alacak faizi (01.11.2014-06.07.2017), 233.75 TL Asıl Alacı 014-06.07.2017), 226,11 TL Asıl Alacak faizi (01.01.2015-06.07.2017), 218447 TL Asıl Alacak faizi (01.02.2015-06.07.2017), 211.56 TL Asıl Alacak faizi (01.03.2015-06.07.2017), 203.92 TL Asıl Alacak faizi (01.04.2015-06.07.2017), 196,52 TL Asıl Alacak faizi (01.05.2015-06.07.2017), 188.88 TL Asıl Alacak faizi (01.06.2015-06.07.2017), 181.48 TL Asıl Alacak faizi (01.07.2015-06.07.2017), 173,84 TL Asıl Alacak faizi (01.08.2015-06.07.2017), 166,19 TL Asıl Alacak faizi (01.09.2015-06.07.2017), 158.79 TL Asıl Alacak faizi (01.10.2015-06.07.2017), 151,15 TL Asıl Alacak faizi (01.11.2015-06.07.2017), 143.75 TL Asıl Alacak faizi (01.12.2015-06.07.2017), 136.11 TL Asıl Alacak faizi (01.01.2016-06.07.2017), 128.47 TL Asıl Alacak faizi (01.02.2016-06.07.2017), 121.32 TL Asıl Alacak faizi (01.03.2016-06.07.2017), 113.67 TL Asıl Alacak faizi (01.04.2016-06.07.2017), 106.27 TL Asıl Alacak faizi (01.05.2016-06,07.2017), 98.63 TL Asıl Alacak faizi (01.06.2016-06.07.2017),91.23 TL Asıl Alacak faizi (01.07.2016-06.07.2017), 83.59 TL Asıl Alacak faizi (01.08.2016-06.07.2017), 75.95 TL Asıl Alacak faizi (01.09.2016-06.07.2017), 68.55 TL Asıl Alacak faizi (01.10.2016-06.07.2017), 60.90 TL Asıl Alacak faizi (01.11.2016-06.07.2017), 53.51 TL Asıl Alacak faizi (01.12.2016-06.07.2017), 45.86 TL Asıl Alacak faizi (01.01.2017-06.07.2017), 38.22 TL Asıl Alacak faizi (01.02.2017-06.07.2017),121.32 TL Asıl Alacak faizi (01.03.2016-06.07.2017) TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 49.858,61 TL alacak yönünden 20.07.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak bila tarihli İstanbul suites gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereği ödenmeyen kira bedellerinin gösterildiği, ödeme emrinin 02.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 07.08.2017 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında bila tarihli İstanbul suites gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme konusu 196 numaralı dairenin 312.400,00 TL bedel karşılığında davalıya tesliminin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 6/2 maddesine göre temel üstü ruhsatından sonra davalı satıcının Haziran 2013 tarihinde taşınmazı davacıya devredeceğinin kararlaştırıldığı, 6/2 maddesinde ise davalı satıcının taşınmazı taahhüt ettiği tarihte teslim etmemesi halinde davalı satıcı tarafından üç aylık süreden sonra her ay için %0,2 oranında cezai şart, aylık kira ve zarar karşılığı olarak davacı alıcıya ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davacının, davalının belirtilen tarihte taşınmazı teslim etmediğini ileri sürerek 20.07.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatarak 42 aylık ve aylık 1000,00 TL olmak üzere 42.0000 TL asıl alacak ile 01.10.2013 tarihinden her bir ay için o ayın başlangıç tarihinden 06.07.2017 tarihine kadar ayrı ayrı hesapladığı toplam 7.858,61 TL işlemiş faiz olmak üzere 49.858,61 TL'nin tahsilini talep ettiği görülmektedir.Davalı yanca takibe itiraz dilekçesinde; zemin için fore kazık gereksinimlerinin sonradan ortaya çıkması, arsa sahibi ile olan hukuki engeller, belediye tarafından imar izinlerinin durdurulması gibi nedenlerden dolayı inşaatın gecikmeli başladığını, ayrıca mücbir sebeplerin eklenmesi ile mütaahidin taahhüdünde gecikme bulunmadığı ileri sürdüğü, davalının dava dilekçesinin tebliğine rağmen cevap dilekçesi veya delil listesi sunmadığı, duruşmalara katılmadığı, bilirkişi raporlarının tebliğine rağmen herhangi bir itiraz dilekçesi sunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece 17.12.2019 ve 04.12.2020 tarihli kök ve ek bilirkişi raporları alınarak, söz konusu ek rapor uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı yanca sunulan itiraz dilekçesinde, inşaata gecikmeli başlandığı ve dolayısıyla teslimin geç olduğu kabul edilmektedir. Davalının istinaf sebepleri kapsamında yapılan değerlendirmede; davalı tarafça HMK'nın 128. maddesi gereğince cevap dilekçesi verilmemiş olup davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmaktadır. Davalı cevap dilekçesi sunmadığı gibi ön inceleme duruşmasına da katılmamış, delil listesi de sunmamıştır. İtiraz dilekçesinde salt zemin için fore kazık gereksinimlerinin sonradan ortaya çıkması, arsa sahibi ile olan hukuki engeller, belediye tarafından imar izinlerinin durdurulması gibi nedenlerden dolayı inşaatın gecikmeli başladığını ileri sürmüş, bu konulara ilişkin herhangi bir delil sunmadığı gibi, müzekkere yazılması yönünde bir talepte de bulunmamıştır. Davacı, taşınmazın süresinde teslim edilmediğini ileri sürmekte olup, davalı taşınmazı sözleşmede belirtilen sürede teslim ettiğini ispatla yükümlüdür. Ancak buna ilişkin bir delil de sunmamıştır. Hukuk yargılamasına hakim ilkelerden ''Taraflarca getirilme ilkesi'' uyarınca (HMK m. 25) kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz. Somut olayda da eldeki dava itirazın iptali davası olup resen delil toplanması gereken davalardan değildir. Sadece taraflarca ileri sürülen ve talep edilen deliller toplanır, bu kapsamda inceleme yapılır. Bu sebeple davacının delil toplanmadığı yönündeki istinaf sebepleri yerinde değildir. Davalı vekilinin dayandığı hâkimin davayı aydınlatma ödevi, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında söz konusu olup somut olayda belirsiz veya çelişkili olan bir durum olmadığından taraflara açıklama yaptırması, soru sorması ve bu kapsamda delil gösterilmesini istemesi gerekli değildir. Bu sebeple aksi yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.829,00 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.14.11.2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/667, K. 2021/97, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-667-e-2021-97-k-d7ed4e391504