İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/2260 E. 2020/5521 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/2260
Karar No
2020/5521
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/709 Esas KARAR NO:2025/246 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:25/11/2024 KARAR TARİHİ:14/04/2025 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... plakalı, 2012 model, ... marka ... model aracın maliki olduğunu, davalı ...nın ... plakalı aracın maliki ve davalı ... Sigorta A.Ş'nin ise bu aracın ... poliçe numaralı ZMMS poliçesinin sigortacısı olduğunu, davalı araç sahibinin sevk ve idaresindeki aracın 15/06/2024 tarihinde saat 13:30 sıralarında ... önü mevkiinde park halinde olan müvekkilinin aracına arka kısımdan vurmak suretiyle çarptığını ve müvekkilinin aracında maddi hasara sebebiyet verdiğini, kazanın oluşumunda davalı ...nın asli kusurlu olduğunu, meydana gelen hasarların onarımı için müvekkilinin yaklaşık olarak 2-3 ay boyunca aracını kullanamadığını, değiştirilen ve onarılan parçalar sebebiyle müvekkilinin aracının değer kaybettiğini, davalı sigorta şirketine 09/09/2024 tarihli başvuru üzerine sigorta şirketi tarafından 23.145,00 TL'nin müvekkiline ödendiğini, ancak ödenen bu bedelin müvekkliinin zararını karşılamadığını belirterek müvekklinin aracında meydana gelen bakiye değer kaybı zararları HMK 'nın 107.maddesi uyarınca değer kaybınıntam ve belirlenebilir hale geldiğinde arttırılmak üzere şimdilik 50,00 TL'nin ve araç mahrumiyet bedeli için de fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınararak davacıya verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 03.03.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar sebebiyle; Müvekkilinin aracını kullanamadığı süreler için araç mahrumiyet bedeli olarak 5.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...dan tazminine, müvekkilinin aracında oluşan bakiye değer kaybı bedeli olarak 26.855,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ... numaralı ve 09/01/2024-2025 Zorunul Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu kazanın 15/06/2024 tarihinde meydana geldiğini, müvekkli şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava konusu kazaya ilişkin olarak aracın onarımı için 106.156,52 TL maddi hasar ödemesi yapıldığını, davacı tarafın davayı açmadan önce müvekkili şirkete usulüen uygun başvuruda bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının araç mahrumiyeti gelir kaybı tazminatına ilişkin taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, davacının avans faiz talebinin yerinde olmadığını, aracın ticari değil, hususi bir araç olduğunu belirterek açılan davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...ya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır. DELİLLER Dosya mevcudu, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin cevap dilekçesi, müzekkere cevapları ve bilirkişi raporudur. Mahkememizin 28/11/2024 tarihli tensip tutanağında, müzekkere cevapları ikmal olup davalıların cevap süreleri dolduğunda dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdii ile; kusur, değer kaybı, mahrumiyet bedeli talepleri ile her bir davalının sorumluluğuna ilişkin detaylı denetime elverişli rapor düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyasına 04/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Raporda özetle;" Dava konusu olaya ilişkin Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre 15.06.2024 günü saat 13:30 sıralarında ... ili ... ilçesinde sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracıyla seyrederken seyir tepesi virajlı yolda aracının kontrolünü kaybedip yolun sağında park halinde bulunan ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpmıştır. Tutanağa göre bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ... 2918 sayılı KTK'nın 52/a maddesinde belirtilen asli kusuru işlediğinden kusurlu olduğu belirtilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre: Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Madde 52 – Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, c) Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak, d) Kol ve grup halinde araç kullananlar, araçları arasında yönetmelikte belirtilen esaslara uygun olarak diğer araçların güvenle girebilecekleri açıklıklar bulundurmak, Zorundadırlar. Ayrıca Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; a) Kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme, b) Taşıt giremez trafik işareti bulunan karayoluna veya bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme, c) İkiden fazla şeritli taşıt yollarında, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girme, d) Arkadan çarpma, e) Geçme yasağı olan yerlerde geçme, f) Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, g) Şeride tecavüz etme, h) Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, i) Kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymama, j) Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama, k) Yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde, zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama, l) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma, Hallerinde asli kusurlu sayılırlar. Dava konusu olayda davalı sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı aracıyla yerleşim yeri içinde dönemeçli yolda ilerlerken hızını yolun yapısına göre ayarlamamış, hızlı ve dikkatsiz seyretmiş ve dönemeçte aracının savrulmasına ve yol dışı olup park halindeki davacı aracına çarpmasına neden olmuştur. Bu nedenle davalı sürücü ... olayda % 100 oranında tamamen kusurludur. Davacıya ait ... plakalı araç park için ayrılmış yerde kurallara uygun şekilde park halinde olduğundan davacıya yüklenebilecek bir kusur oranı mevcut değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2002/130-E 2002/4512-K sayılı ilamında "…tamamen onarılmış olsa bile kazaya uğrayan araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Aracın onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir…" denilmektedir. Araçlarda oluşan değer kaybının, araçtaki kaporta ve şasi hasarıyla doğru orantılı olacağı tartışmasızdır. Kaporta saçlarının düzeltilip yeniden boyanma işlemleri sonucu bu parçalardaki orijinal boya kalınlığı değiştiğinden, şasi parçalarında yapılan düzeltmeler ise parçanın orijinal mukavemetine ulaşmasını sağlamadığından bu durum araçta kalıcı hasar izi oluşmasına neden olmakta ve aracın ikinci el değerini düşürmektedir. Araçta kalıcı hasara neden olmayan tampon, cam, far, gibi plastik parçaların ve radyatör, fan motoru, vb. gibi vidayla ve cıvatayla değiştirilen mekanik parçaların değer kaybı oluşturmadığı bilinmektedir. Dava konusu ... plakalı ... marka ... tipi 2012 model ve 201.351 Km'deki araçta yapılan ve değer kaybına etki etmesi muhtemel işlemlerin: Değiştirilen parçalar: bagaj kapağı Düzeltilen parçalar: taban sacı, sağ arka çamurluk, olduğu hasar miktarının 106.156,52 TL olduğu tespit edilmiştir. Yapılan TRAMER sorgulamasında, dava konusu aracın TRAMER kayıtlarına yansımış 24.01.2019 tarihli bir eski hasarının olduğu, aracın bu kazasında diğer araca çarpma şeklinde hasar gördüğü tespit edilmiştir. Araçta yapılan onarım işleminin, orijinal yedek parçalarla ve yetkili serviste yapıldığı tespit edilmiştir. Dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle kasko sigorta değeri 311.942,00 TL olup ikinci el hasarsız piyasa rayiç satış değeri, yapılan piyasa araştırmasına göre, rutin pazarlık payı da düşüldüğünde, yüksek Km'si nedeniyle ortalama 300.000,00 TLdir. Aracın markası ve modeli, ikinci el satış işlemin kolaylığı, Pazar payı, tercih yoğunluğu, tamir işleminin orijinal parçalarla yapıldığı, hasarın hafif nitelikli ve kaporta ve şasi kısımlarında oluştuğu, dava konusu kazadan önce maddi hasarlı kazasının olmadığı, aracın davacı tarafından özel binek araç olarak kullandırıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, yapılan piyasa araştırmasına ve ikinci el araç satışı yapılan internet sitelerinde yapılan araştırmaya göre dava konusu aracın kazadan sonra onarılmış haldeki değerinin 250.000,00 TL olduğu ve araçta dava konusu kaza nedeniyle toplam 50.000,00 TL değer kaybı oluşacağı tespit ve takdir edilmiştir. Davacı şirket zararının 23.145,00 TL'sini davalılardan ... Sigorta A.Ş. 'den tahsil ettiğinden davalılardan talep edebileceği bakiye değer kaybı zararı 26.855,00 TL'dir. Yargıtay kararlarına göre araç mahrumiyet zararının belirlenmesinde aracın tamirde kaldığı sürenin değil, makul tamir süresinin dikkate alınması gerekmektedir. Yargıtay 17. H.D. 2019/2260 E. 2020/5521 K.13.10.2020 T. Kararı; “Aracın makul tamir süresinin belirlenmesi konusunda ek rapor alınıp, bu zarar kalemi yönünden değerlendirme yapılması gerektiği, Dairemizin önceki bozma ilamında belirtilmiş olmasına rağmen, aracın onarım için servise giriş- çıkış tarihleri arasındaki süreyi makul tamir süresi kabul ettikten sonra, bu sürenin 4 günlük bölümü için kazaya neden olan davalı gerçek kişilerin ve 12 günlük bölümü için kasko şirketi olan davalının sorumlu olduğu yönünde görüş bildiren yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verildiği görülmektedir. Davacı aracının kazada oluşan hasarının nitelik ve niceliği de dikkate alınarak (kasko şirketinden ya da kasko şirketinin anlaşmalı servisi olan işletmenin eksiğinden kaynaklanan hususlar dikkate alınmadan) makul tamir süresi belirlemesinin yapılması için, farklı bir makine mühendisi bilirkişiden rapor alınıp kazanç kaybı talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru değildir.” Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2022 tarihli ve 2021/26777 E. 2022/11236 K. sayılı kararı “Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50'nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Yargıtay’ın kararlarında da açıkça vurguladığı üzere; araç mahrumiyeti tazminatı ile ilgili önemli bir husus da kazaya uğrayan aracın nasıl kullanıldığı ile aracı kullanan kişinin gittiği güzergahı zaten araç kullanılsaydı da gidip gelmesi halinde yapacağı zorunlu giderlerdir. Belirlenecek olan bu giderler, araçtan yoksun kalma tazminatından indirilir. Nitekim yakıt gideri gibi giderler söz konusu trafik kazası ile ilgili olmayan her durumda araç sahibi tarafından karşılanması gereken giderlerdir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/15596 E. , 2017/156 K. Sayılı ve 17.1.2017 tarihli kararında; ''Davaya konu kaza sonucunda araçtaki hasarın giderilmesi için gereken onarım süresi içinde emsal nitelikteki bir aracın, araç mahrumiyeti bedelinin tespiti hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Tabi bu yapılırken, kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs gibi zorunlu giderlerin de indirilmesi gerekmektedir. '' Davacıya ait aracın makul tamir süresinin, markası, modeli, yedek parça temin kolaylığı, tamir servislerinin sayısının çokluğu da dikkate alındığında 10 gün olduğu belirlenmiştir. Aynı marka ve model bir aracın 15.06.2024 kaza tarihi itibariyle günlük kira bedeli, yapılan piyasa araştırmasına göre ortalama 700,00 TLdir. Dolayısıyla günlük araç kiralama bedeli 7.000,00 TLdir. 10 günlük araç kiralama boyunca davacının kendi aracını kullanmaması nedeniyle sağlayacağı amortisman, sabit giderler, gelir vergisi vb. kazançları toplamı olarak takdiren 2.000,00 TLnin araç kiralama bedelinden düşülmesi gerekir. Buna göre davacının gerçek araç mahrumiyet zararı 5.000,00 TLdir. Yukarıda açıklandığı üzere: 1-Dava konusu olayda davalı sürücü ...nın % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu, 2-Davacının davalılardan talep edebileceği bakiye değer kaybı zararının 26.855,00 TL olduğu, 3-Davacının davalı ...dan talep edebileceği araç mahrumiyet zararının 5.000,00 TL olduğu " görüş ve kanaati bildirilmiştir. GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, davalı ...nın sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araçların 15/06/2024 taririhinde maddi hasarlı kazaya karıştığı, davalı sürücünün asli kusurlu olduğu iddiasıyla belirsiz alacak olarak 50 TL değer kaybı bedeli ile 50 TL araç mahrumiyet bedelinin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen talebine ilişkin dava olduğu, davalı sigortacı vekilinin esas ve usule ilişkin itirazları ile davanın reddini talep ettiği görülmüştür. Dava dosyasındaki bilgi belgeler ve dosyaya ibraz edilen rapor birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu olaya ilişkin Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre; 15.06.2024 günü sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın seyrederken seyir tepesi virajlı yolda aracının kontrolünü kaybedip yolun sağında park halinde bulunan ... plakalı aracın arka kısımlarına çarptığı, tutanağa göre bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ... 2918 sayılı KTK'nın 52/a maddesinde belirtilen asli kusuru işlediğinden kusurlu olduğu, dava konusu olayda davalı sürücü ...nın yönetimindeki ... plakalı aracıyla yerleşim yeri içinde dönemeçli yolda ilerlerken hızını yolun yapısına göre ayarlamadığı, hızlı ve dikkatsiz seyrettiği ve dönemeçte aracının savrulmasına ve yol dışı olup park halindeki davacı aracına çarpmasına neden olduğundan davalı sürücü ... olayda % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı aracın park için ayrılmış yerde kurallara uygun şekilde park halinde olduğundan davacıya yüklenebilecek bir kusurunun olmadığı, araçlarda oluşan değer kaybının, araçtaki kaporta ve şasi hasarıyla doğru orantılı olacağından, kaporta saçlarının düzeltilip yeniden boyanma işlemleri sonucu bu parçalardaki orijinal boya kalınlığı değiştiğinden, şasi parçalarında yapılan düzeltmeler ise parçanın orijinal mukavemetine ulaşmasını sağlamadığından bu durumların araçta kalıcı hasar izi oluşmasına neden olmakta olup aracın ikinci el değerini düşüreceği, dava konusu ... plakalı ... marka ... tipi 2012 model ve 201.351 Km'deki araçta yapılan ve değer kaybına etki etmesi muhtemel değiştirilen parçanın bagaj kapağı, düzeltilen parçaların, taban sacı, sağ arka çamurluk, olduğu, hasar miktarının 106.156,52 TL olduğu, yapılan TRAMER sorgulamasında, dava konusu aracın TRAMER kayıtlarına yansımış 24.01.2019 tarihli bir eski hasarının olduğu, aracın bu kazasında diğer araca çarpma şeklinde hasar gördüğü, araçta yapılan onarım işleminin, orijinal yedek parçalarla ve yetkili serviste yapıldığı, dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle kasko sigorta değeri 311.942,00 TL olup ikinci el hasarsız piyasa rayiç satış değeri, yapılan piyasa araştırmasına göre, rutin pazarlık payı da düşüldüğünde, yüksek Km'si nedeniyle ortalama 300.000,00 TL olduğu, aracın markası ve modeli, ikinci el satış işlemin kolaylığı, pazar payı, tercih yoğunluğu, tamir işleminin orijinal parçalarla yapıldığı, hasarın hafif nitelikli ve kaporta ve şasi kısımlarında oluştuğu, dava konusu kazadan önce maddi hasarlı kazasının olmadığı, aracın davacı tarafından özel binek araç olarak kullandırıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, yapılan piyasa araştırmasına ve ikinci el araç satışı yapılan internet sitelerinde yapılan araştırmaya göre dava konusu aracın kazadan sonra onarılmış haldeki değerinin 250.000,00 TL olduğu ve araçta dava konusu kaza nedeniyle toplam 50.000,00 TL değer kaybı oluşacağı, davacı şirket zararının 23.145,00 TL'sini davalılardan ... Sigorta A.Ş. 'den tahsil ettiğinden davalılardan talep edebileceği bakiye değer kaybı zararı 26.855,00 TL olduğu, Yargıtay kararlarında da açıkça vurguladığı üzere; araç mahrumiyeti tazminatı ile ilgili önemli bir husus da kazaya uğrayan aracın nasıl kullanıldığı ile aracı kullanan kişinin gittiği güzergahı zaten araç kullanılsaydı da gidip gelmesi halinde yapacağı zorunlu giderlerdir. Belirlenecek olan bu giderler, araçtan yoksun kalma tazminatından indirilir. Nitekim yakıt gideri gibi giderler söz konusu trafik kazası ile ilgili olmayan her durumda araç sahibi tarafından karşılanması gereken giderlerdir. Davacıya ait aracın makul tamir süresinin, markası, modeli, yedek parça temin kolaylığı, tamir servislerinin sayısının çokluğu da dikkate alındığında 10 gün olduğu belirlenmiştir. Aynı marka ve model bir aracın 15.06.2024 kaza tarihi itibariyle günlük kira bedeli, yapılan piyasa araştırmasına göre ortalama 700,00 TL olduğu, dolayısıyla günlük araç kiralama bedelinin 7.000,00 TL olduğu, 10 günlük araç kiralama boyunca davacının kendi aracını kullanmaması nedeniyle sağlayacağı amortisman, sabit giderler, gelir vergisi vb. kazançları toplamı olarak takdiren 2.000,00 TLnin araç kiralama bedelinden düşüldüğünde, davacının gerçek araç mahrumiyet zararının 5.000,00 TL olduğu tespit edilmekle, bilirkişi raporunun denetime uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu göz önüne alınarak, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; Davanın kabulüne, 1-26.855,00 TL değer kaybı bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 15/06/2024 tarihinden itibaren, davalı sigortacı yönünden 30/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-5.000 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 15/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... dan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Alınması gerekli olan 2.176,02 TL karar ilam harcından (427,60 TL peşin + 542,30 TL ıslah harcı) olmak üzere toplam 969,9‬0 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.206,12‬ TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta Şirketi 508,38 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan (427,60 TL peşin + 542,30 TL ıslah harcı) olmak üzere toplam 969,9‬0 TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta Şirketi 408,81 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen (488,4‬0 TL ilk masraf + 945,00 TL posta gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ) olmak üzere toplam 5.433,4‬0 TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta Şirketi 2.290,18 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Değer kaybı vekalet ücreti yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 26.855,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Araç mahrumiyet bedeli vekalet ücreti yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan ... dan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, 9-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.800,00-TL'nin; 1.601,70 TL'sinin davalı ... Sigorta Şirketinden, 2.198,30 TL nin davalılardan ... dan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341/2 maddesi gereği miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/2260, K. 2020/5521, T. 15.06.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-2260-e-2020-5521-k-329b4ec022a9