Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/122 E. 2020/424 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/122
- Karar No
- 2020/424
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/2448 Esas KARAR NO : 2024/102 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 09/07/2020 NUMARASI : 2018/122 E. - 2020/424 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava tarafından müvekkil firma hakkında ... Kazaasker Şb. 14/02/2017 Tarih ... nolu ve 40.000,00 TL bedelli çek dayanak gösterilmek suretiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı ve müvekkil davacının dosya borcunu haciz baskısı altında ödenek zorunda kaldığı, ancak müvekkilin karşı tarafa icra takibinde ileri sürüldüğü miktarda borcu bulunmadığı gibi icra takibinde de haksız ve kötü niyetli olarak fazla para tahsil edildiği, davacının davalı tarafa borcunun 23.349,02 TL olduğu, bu tutar ve daha sonra gönderilecek ürün bedellerine ilişkin olmak üzere 40.000,00 TL bedelli takibe konu çekin davalı tarafa verildiği, 23.349,02 TL 'nin üzerinde kalan 16.650,98 TL tutarındaki ürünlerin müvekkile teslim edilmediği, borç doğmadığı ve buna rağmen çekin üzerinde yazana tutar üzerinden karşı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığı, dolayısıyla davacının borcu olmayan 16.650,98 TL'yi de haciz baskısı altında davalıya ödemek zorunda kaldığı, diğer taraftan icra takibinde müvekkil davacının çekin keşidecisi olmamasına rağmen kendisinden çek tazminatı ve buna bağlık olarak bu miktar üzerinden harç, vekalet ücreti ve faiz tahsil edildiği, davacının çek keşidecisi olmadığı için çek tazminatından ve ferilerinden sorumlu olmadığı, bu nedenle yersiz olarak fazla ödenen tutarın iadesi gerektiği, ayrıca karşı tarafa banka havalesi yolu ile ödenen 9.290,00 TL icra dosyasına bildirilmediği ve davacıdan fazla olarak icra dosyası ile bir kez daha tahsil edildiği, bu nedenlerle davacı taraftan 9.290,00 TL mükerrer tahsilat + 4.000, 00 TL çek tazminatı + 480,00 TL çek tazminatı vekalet ücreti + 314,00 TL çek tazminatı üzerinden faiz olmak üzere toplam 14.084,00 TL fazla olarak tahsil edilen ödenen tutarın iadesi ile 16.650,98 TL tutarındaki kısımdan borçlu olmadığının tespiti ve borçlu olmadığı halde ödenen 16.650,98 TL ile bu rakam üzerinden hesaplanarak tahsil edilen 1.998,00 TL vekalet ücreti ile 1.300,00 TL faiz kalemleri olmak üzere toplam 19.948,98 TL ve netice itibariyle toplamda 34.032,98 TL bakımından borçlu olmadıklarının tespiti ve davalıdan istirdatı bakımından iş bu davanın açılması zarureti olduğu, toplamda 34.032,98 TL bakımından borçlu olmadıklarının tespiti ile ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan istirdatı, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davalının %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafa İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyasıyla taraflarınca kambiyo senetlerine mahsusu yolla icra takibi yapıldığını, davacı tarafından borca ve imzaya itiraz edildiği akabinde takibin iptali istemiyle 23. İcra Hukuk Mahkemesinde 2017/265 E. Sayılı dosya ile dava açıldığı ve davanın lehlerine sonuçlandığını, işbu dava kapsamındaki davacı tarafından İİK kapsamında kambiyo senedine ilişkin deliller sunulmadığından davacı tarafından açılan davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği ve şuan istinaf mahkemesinde derdest halinde olduğunu, dava an itibari ile derdest olduğundan HMK md. 114'e göre; Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması, aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması, dava şartlarından olup derdest bir davanın açılması ve önceden hükme bağlanmış olmasının usulden reddini gerektirdiği, davacının önceki davada hiçbir belge ileri süremediği gibi bu davada da ileri süremediği, bu sebeple de davaya konu edilen 34.032,98 TL 'lik istemin HMK md. 200 ve 201 gereği senetle ve senede karşı senetle ispat zorunluluğunu gerektirdiğinden de davanın esastan reddini gerektirdiği, mahkeme nezdinde öncelikle İstanbul 23. Hukuk Mahkemesinin 2017/265 E. Sayılı dosyası kararının bekletici mesele yapılması gerektiği ve ayrıca bu dosyanın kesinleşmesi halinde davacı tarafından açılması gereken iş bu davanın hukuki yarar yokluğundan ve kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiği, davacının iddialarının yersiz olduğu, davalının bizzat ödeme yapmadığı ve dosya 89/1 yoluyla borçlunun alacaklı olduğu kişilerin yaptığı ödemeler binaen kapandığı, davacı tarafından yapılan fazla ödemenin ekte sundukları faturadan anlaşılacağı üzere iade edildiği, davacının iddia ettiği fazla bir ödeme varsa icra kanalıyla yapılmış fazla bir ödeme olabileceği ki asla kabullerinde olmadığı, çünkü icra kanalıyla yapılmış fazla ödemenin olmadığı, icra kanalıyla yapılan fazla ödemede İİK md. 361'in devreye gireceği ve icranın iadesi yoluna gidileceği, bu durumda ekte sundukları kararlar çerçevesinde davacı tarafın icra işlemini şikayet yoluna gideceğinin açık olduğu, bu nedenlerde davanın reddine, dava giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davacıların davasının kısmen kabulü-kısmen reddi ile; davacıların İstanbul ... İcra dairesinin ... Esas sayılı takip nedeniyle 30.136,85 TL ödemek durumunda kaldığı bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte İİK 72 uyarınca davalıdan istirdadına davacılara verilmesine, fazla talebin reddine, davacılar lehine 6.027,37 TL tazminatın davalıdan alınıp davacılar tarafına verilmesine," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hatalı hüküm neticesinde müvekkil aleyhine tazminata hükmedildiğini, bidayet mahkemesinin vermiş olduğu bu kararın hangi bulgulara dayandığını anlamanın mümkün olmadığını, 02/03/2020 tarihli bilirkişi raporunun 4.3 maddesinde ''Dava dosyasında ... adına 27.03.2018 tarih ... Sıra nolu ... İşcep Dekontu bulunduğu ve bu dekonta göre; '... tarafından ... Kurumsal Firması adına 9.350,00 TL İst. ... İcra ... Es. Haricen tahsil edilen paranın iadesi' açıklaması ile işlem yapıldığı görülmüştür '' ifadesi yer aldığını bilirkişilerce sonuç kısmında hesaplamalar yapılırken bu tutardan hiç bir şekilde bahsedilmemiş ve 30.136,85 TL gibi bir faiş bedel ortaya çıkarıldığını, bilirkişi incelemesinin, yargılamanın adil bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olabilmek adına yeterli ve objektif verilerle desteklenen ve tümüyle hukuki uyuşmazlığın esası hakkında karar vermeye yardımcı bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, yeteri kadar inceleme yapılmadan ve somut, objektif ve hukuki verilere dayanılmadan yanlış sonuçlara ve kanaate varılarak hazırlanan raporların yargılamanın esasında dikkate alınması da hukuken mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesinde alınmış olan bilirkişi raporu eksik, hatalı ve hukuken kabul edilemez bir nitelikte olduğunu, bu sebeplerle İstanbul İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/122 E. 2020/424K. Ve 09/07/2020 Tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talebi doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK 72.maddesine dayalı istirdat istemine ilişkindir. Davacı , İstanbul ... İcra Dairesi' nin ... E sayılı takip dosyasında;... Kazaasker Şb. 14/02/2017 Tarih ... nolu ve 40.000,00 TL bedelli çek dayanak gösterilmek suretiyle yapılan takip nedeniyle kendisinden fazla tahsilat yapıldığını bu kapsamda ; -Davacının davalı tarafa mevcut olan 23.349,02 TL borç karşılığı ve daha sonra gönderilecek 16.650,98 TL tutarındaki ürün bedellerine ilişkin olmak üzere 40.000,00 TL bedelli takibe konu çekin davalı tarafa verildiğini ancak , 16.650,98 TL tutarındaki ürünün teslim edilmediğini,16.650,98 TL'yi ödemek zorunda kaldığını,-Borçlu olunmayan 16.650,98 TL üzerinden hesaplanan 1.998,00 TL vekalet ücreti ile 1.300,00 TL faiz kalemleri olmak üzere toplam 3.298,00 TL yi ödemek zorunda kaldığını , -İcra takibinde davacının çekin keşidecisi olmamasına rağmen 4.000, 00 TL çek tazminatı + 480,00 TL çek tazminatı vekalet ücreti + 314,00 TL çek tazminatı üzerinden faiz olmak üzere 4.794,00 TL fazla olarak tahsilat yapıldığını, -Banka havalesi yolu ile ödenen 9.290,00 TL icra dosyasına bildirilmediği için davacı taraftan 9.290,00 TL mükerrer tahsilat yapıldığını , -Netice itibariyle toplamda 34.032,98 TL bakımından borçlu olmadıklarının tespiti ve davalıdan istirdadını, davalının %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamına göre, davalı ... şirketinin 20.01.2017 tarihi itibariyle davacıdan alacaklı olduğu miktarın 21.999,80 TL olduğu, bu alacağa ilişkin 20.01.2017 tarihinde takip konusu ileri tarihli keşide edilen 17.02.2017 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli çek verildiği , 13/03/2017 takip tarihinde talep edilebilir alacak miktarının 25.454,45 TL olduğu, icra dosyasına yapılan ödemelerden alacak miktarı mahsup edildiğinde 31/10/2018 dava tarihinde fazla ödeme tutarının 30.136,85 TL olduğu hususunun denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği görülmekle bu miktar yönünden , İİK m.72 uyarınca menfi tespit talebinin kabulü ve kötüniyet tazminatına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, isdirdat talebi yönünden ise , 9.350,00 TL ödemenin dava tarihinden sonra yapıldığı ve davacıya iade edildiği, bu miktar yönünden istirdat talebinin konusuz kaldığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun kısmen kabulü gerektiği anlaşılmıştır. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,2-İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/07/2020 tarih, 2018/122 E., 2020/424 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davacıların davasının kısmen kabulü-kısmen reddi ile;-Davacıların İstanbul .... İcra dairesinin ... Esas sayılı takip nedeniyle 30.136,85 TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitine,-Davacıların ödedikleri 20.786,85 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte İİK 72 uyarınca davalıdan istirdadına davacılara verilmesine, -İstirdadı gereken 9.350,00 TL yönünden istirdat talebi konusuz kaldığından bu miktara ilişkin karar verilmesine yer olmadığına,-Fazla talebin reddine, davacılar lehine 6.027,37 TL tazminatın davalıdan alınıp davacılar tarafına verilmesine,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.058,65 TL karar harcından peşin alınan 581,20 TL'nin mahsubu ile 1.477,45 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 35,90 TL başvurma harcı, 581,20 peşin harç, 5,20 TL vekalet harcı, 1.600,00 TL bilirkişi ücreti, 121,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.343,80 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 2.062,54 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 3.896,15 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 23,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 172,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/01/2024