Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/9643 E. 2020/5686 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/9643
Karar No
2020/5686
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1756 Esas KARAR NO: 2025/135 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 26/06/2024 NUMARASI: 2022/277 Esas, 2024/169 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini KARAR TARİHİ: 30/01/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dilekçesi ile listesi verilen dava konusu müzik eserlerine ilişkin FSEK MD. 80/B kapsamında fonogram yapımcısı haklarına müvekkili şirketin sahip olduğunun tespitine, Davalıların açık beyan, yazılı işlemleri ve eylemleri neticesinde müvekkilden izin almaksızın dijital ve dijital olmayan tüm mecralarda yapılacak olası yayınlarının engellenmesi suretiyle FSEK md. 69 kapsamında olası tecavüzün önlenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının, dava konusu eserler üzerinde, uluslararası sözleşme ve kanunda fonogram yapımcısı olarak kabul edilmesi için belirlenen ilk tespit ve FSEK 52 kapsamında yazılı izin şartlarını sağlamadığından, ilgili eserlerin fonogram yapımcısı olmadığı ve bu nedenle de herhangi bir bağlantılı hakka da sahip olamayacağı, Davacının sahip olduğu eser işletme belgelerinin, hak ihdas niteliği taşımadığı ve kanun önünde hiç bir hükmü olmadığı, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacının bu eser işletme belgeleri dolayısıyla hak sahibi olduğu düşünülecek olsa dahi, bu hakların sadece kaset ve CD ile sınırlı olduğu, davacıya yapılan devirlerin FSEK md 48 ve 52'de belirlenen şekil şartlarına uymadan, sanatçıdan yazılı muvafakat almadan yapılmış olan devirlerin FSEK 54. Madde gereğince geçersiz olduğu, ...yazılarının resmi belge niteliği olmadığını, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacının eser işletme belgesi ve hak devri yoluyla hak sahibi olduğu düşünülecek olsa dahi, müvekkilinin hak kaybına uğramamak için davacıya gönderdiği cayma ihtarnamesine karşı 4 haftalık hak düşürücü sürede caymaya itiraz davası açılmadığını, dava konusu eserlerin, 2001 yılında FSEK’e eklenen 25. Madde “Dijital İletim Hakkı” ve 80. Madde “Eser Sahibinin Haklarına Bağlantılı Haklar”dan önce icra edildikleri, bu nedenle FSEK Md 51 ve 25 uyarınca sanatçının dijital haklar konusunda münhasıran hak sahibi olduğu, Dava konusu eserleri vücuda getiren sanatçının FSEK Md. 52 kapsamında, şekil şartlarına uygun bir devir sözleşmesi ile benliğinde doğmuş dijital iletim haklarını müvekkil ...'ye devrettiği ve müvekkilin dava konusu eserler üzerindeki tek dijital hak sahibi olduğu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...-Mahkememizin 13/03/2024 tarihli duruşmasında taraflar tarafından takipsiz bırakılan dava müracata kalmış ve aradan üç ayı aşkın bir zaman geçtiğinden davanın H.M.K.’nın 150. maddesi uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA," Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde; Dosyanın işlemden kaldırıldığı hususunun kendilerine tebliğ edilmediğini, işlemden kaldırılmasına karar verilen duruşmanın yenilenebilmesi için kendilerine tebliğ edilmesi gerektiğini, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2017/9643 E. 2020/5686 K., 1.10.2020 T. Sayılı kararıyla işlemden kaldırılma kararının tebliğ edilmesi gerektiğini belirtildiğini, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, icracı sanatçı ...'nun "..." adlı albümünün FSEK 80/B maddesi gereğince hak sahipliğinin davacıya ait olduğunun tespiti ile albümün dijital platformlarda yayınlanmasının önlenmesi istemine ilişkin olarak açılmıştır. İlk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili mahkemenin 30.11.2023 Tarihli duruşmasına katılmış ise de, sonraki duruşma olan 13.03.2024 Tarihli duruşmaya katılmamıştır. Bu durumda işlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 aylık yasal sürede dosya yenilenmediğinden mahkemece 26.06.2024 Tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalı ...'nin gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/01/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/9643, K. 2020/5686, T. 26.06.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-9643-e-2020-5686-k-980afc598077