Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2015/4147 E. 2016/408 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2015/4147
- Karar No
- 2016/408
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/326 Esas KARAR NO: 2025/593 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 29/12/2021 NUMARASI: 2020/572 Esas, 2021/937 Karar DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İcra Yoluyla Takipten Kaynaklanan Sıra Cetveline İtiraz) KARAR TARİHİ: 24/04/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğünün ... İflas dosyasında düzenlenen 06.08.2015 tarihli sıra cetvelinde, müvekkil şirketin 454.960,80 TL alacağın tamamının İİK. gereği 4. sıraya, TTK. gereği 8. sıraya kaydının yapılmasına karar verildiğini, müvekkili şirket alacağının diğer şirketler gibi borçlu/müflis şirkete deniz/gemi yakıtı sağlamasından kaynaklandığını, davalı alacaklarının muvazaalı olduğunu, alacaklarının zamanaşımına uğradığını, alacağının rüçhanlı olduğunu belirterek sıra cetvelinin iptaline veya düzeltilmesine, sıra cetvelinde yer alan davalıların alacaklarının, gerçekte olmadığının, zamanaşımına uğradığının ve düştüğünün kabulü ile terkinine ve davalı alacaklılara ayrılacak satış bedelinin iş bu dava masrafları da dahil edilmek üzere davacı müvekkili şirkete ödenmesine, davalı alacaklarının müvekkili şirket alacağına göre daha alt sıralarda olduklarının kabulü ile davalı alacaklılara ayrılacak satış bedelinin iş bu dava masrafları da dahil edilmek üzere müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili alacağının muvazaalı olmadığını, haklı ve rüçhanlı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendi sırasına itirazını 7 gün içerisinde icra mahkemesine şikayet yoluyla yapması gerektiğini, müvekkili alacağının yedieminlik ücretinden doğduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Davanın kısmen kabulü ile; Davalılar ... Şirketi ile ... A.Ş yönünden davanın feragat nedeni ile reddine, davalı ...'nin alacağının İstanbul Anadolu ... İcra İflas Müdürlüğünün ... İflas dosyasında düzenlenen 06.08.2015 tarihli sıra cetvelindeki rüçhanlı kaydının iptali ile alacağının 1. sıraya kaydedilmesine, davacının alacağının İstanbul Anadolu ... İcra İflas Müdürlüğünün ... İflas dosyasında düzenlenen 06.08.2015 tarihli sıra cetvelindeki alacağının 1. sıraya kaydedilmesine, davanın davalı ... Ticaret A.Ş yönünden tümden, davalı ...'nin alacağının esasına yönelik davanın da reddine karar verilmiştir.Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. DAİREMİZİN 2018/384 ESAS 2020/2007 KARAR SAYILI 12.11.2020 TARİHLİ KARAR İLE;Uyuşmazlıkta, davacının kendi sırasına ilişkin itirazında husumetin iflas idaresine yöneltilmesi gerektiğinden mahkemece, öncelikle davanın kamu düzenine ilişkin niteliği gereği HMK. 124. maddesi dikkate alınmak suretiyle, adı geçen idareye karşı husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilmeli, davacının ve davaya dahil edilen müflis şirketin de göstereceği bütün deliller toplanmalı, oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derce mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece; BAM 17. HD'nin 2018/384 Esas - 2020/2007 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğü davaya dahil edilerek dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf delil dilekçeleri, duruşma zabıtları, bilirkişi raporları, mahkemenin daha önceki kararı ve BAM 17. HD'nin kararı tebliğ edilerek davaya karşı beyan ve varsa delillerini sunmaları için gerekli imkan ve süre sağlanmış ise de, davalı iflas müdürlüğü tarafından davaya cevap verilmediği gibi bir delil de sunulmadığı, Mahkemece eksiklik tamamlanmış olup, Mahkemenin daha önceki kanaatini ve hükmünü değiştirecek nitelikte dava dosyasına bir delil sunulmadığı gibi bir somut olgu da gerçekleşmediğinden Mahkemenin önceki kanaati doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile; davalılar ... Şirketi ile ... A.Ş yönünden feragat nedeni ile reddine , davalı ...'nin alacağının İstanbul Anadolu ... İcra İflas Müdürlüğünün ... İflas dosyasında düzenlenen 06/08/2015 tarihli sıra cetvelindeki rüçhanlı kaydının iptali ile alacağının 1. Sıraya kaydedilmesine, davacının alacağının İstanbul Anadolu ... İcra İflas Müdürlüğünün ... İflas dosyasında düzenlenen 06/08/2015 tarihli sıra cetvelindeki alacağının 1. Sıraya kaydedilmesine, davanın davalı ... ticaret A.Ş yönünden tümden, davalı ...'nin alacağının esasına yönelik davanın da reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; ilk derece Mahkemesince davalılardan ... Akaryakıt Dağıtım A.Ş. Hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinin yerinde olduğunu, ancak Mahkemenin kararının diğer yönlerden usul ve yasaya aykırı olduğunu, ispat yükü kendisinde olan davalı ... Ticaret A.Ş.'nin müflis şirketten alacağının varlığını ve miktarını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığını, mahkemenin eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelere dayalı olarak hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitlere göre karar verdiğini, ... A.Ş.’nin ticari defter ve kayıtlarının müflis şirketin ticari defter ve kayıtları ile karşılaştırılmalı olarak incelenmediğini, bilirkişi raporunda dahi davalı Altınbaş şirketinin 15.07.2016 tarihli dilekçe ekinde sunduğu iddia edilen beş adet fatura örneği ve 16.04.2014 tarihli protokolün de dosya içinde olmadığı tespit edilmiş olmasına rağmen sadece icra dosyası ve ihtiyati haciz kararı dikkate alınarak alacağın varlığı ve miktarının tespitinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar müflis şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde davalı ... A.Ş.’nin müflis şirketten alacaklı olduğu belirtilmişse de, kapanış onayları dahi bulunmayan usulüne uygun tutulmamış ticari defter ve kayıtların davalı ... şirketi lehine dikkate alınmasının mümkün olmadığını, davalı ... Şirketi hakkında tesis edilen kararın eksik incelemeye dayalı ve hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararında davalı ...'nin rüçhanlı kaydının iptali ile birinci sıraya kaydına karar verilmesine diğer bir ifade ile davalının daha alt sırada olduğunun kabulüne karar verilmesine rağmen, davalı alacaklıya ayrılacak satış bedelinin iş bu dava masrafları da dahil edilmek üzere davacı müvekkili şirkete ödenmesi yönünde hüküm tesis edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ispat yükü üzerinde bulunan davalı ...'nin de alacağının esas ve miktarının doğru olduğunu ve zamanaşımına uğramadığını süresi içerisinde ve usulüne uygun deliller ile ispatlayamadığını, hem iflas dosyasına alacak kaydı yaptırırken hem de dava dilekçesi ekinde sunulan faturalardan anlaşılacağı ve yerel mahkeme kararında da isabetle tespit edildiği üzere, müvekkili şirketin borçlu/müflis şirkete deniz/gemi yakıtı ikmalinde bulunduğunu, sıra cetvelinde müvekkili şirkete yakıt ikmalinden kaynaklanan alacağın rüçhanlı alacak olarak değerlendirilmemesinin yerinde olmadığını, ilk derece Mahkemesinin gerek önceki gerekse kaldırma kararı sonrasında tesis ettiği son kararı, 05.06.2017 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu esas alınarak tesis edildiğini, bu rapora karşı esaslı itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek davalılar ... Akaryakıt şirketi ile ... Akaryakıt şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin istinaf taleplerinni bulunmadığı da dikkate alınarak, ilk derece mahkemesinin 29.12.2021 tarihli kararının diğer bölümleri bakımından istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... vekili istinaf nedenleri olarak; davalıların müflis şirketten olan alacaklarının 6102 sayılı TTK'nın 1389 ile 1397. Maddelerine uygun olarak kaydedildiğini, müvekkili alacağının Yed-i emin alacağı olması nedeni ile yasa gereği 1. sıraya kaydedildiğini, birinci sırada yer alan alacakların muhteviyatı gereği Rüçhanlı olduğunu, mahkeme kararı ile esasen müvekkilin sırasında hiçbir değişiklik olmadığını, bu nedenle müvekkilinin birinci sıraya kaydının yapılmasına ilişkin karara esasen hiçbir itirazlarının bulunmadığını, davacının dava dilekçesin öncelikle davalılara iflas idaresi tarafından tayin edilen sıranın doğru olmadığını, davalıların daha alt sıralarda yer alması gerektiğini, bundan başka kendisine verilen sıranın da doğru olmadığını, kendisinin sıra cetvelinde daha üst sıralarda yer alması gerektiğini iddia ettiğini, sıra cetveline karşı açılacak davaların, kayıt kabul davası, kayıt terkin davası ve alacaklının kendi sırasına itirazı için icra mahkemesinde açtığı sıra cetveline itiraz davaları olduğunu, davacının dava dilekçesinde bu üç davayı birbirine karıştırdığını, davacının kendi sırasına itiraz davasını icra mahkemesinde açabileceğini, esasen davada aleyhlerine verilmiş bir karar bulunmadığı halde ilgisiz davaların birleştirilmesi neticesinde davayı temyiz ettiklerini, hem usul hem de esas açısından pek çok noktada yasaya aykırı olan Mahkeme kararın bozulması için istinaf yoluna başvurduklarını belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK'nun 235. maddede düzenlenen sıra cetvelindeki sıraya ve davalıların alacağının varlığına itiraz (kayıt terkin ) davasıdır. İİK 235. Maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur olduğu düzenlenmiştir. Müflis şirket hakkında İstanbul Anadolu 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1055 Esas sayılı dava dosyasında 25.02.2015 günü saat 14:14'ten itibaren iflasına karar verildiği, İcra İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyası ile iflas tasfiye işlemlerine başlandığı, Müflis ... Gıda İnşaat Dış Ticaret Limited Şirketi'nin iflas masasına davacının vekili aracılığı ile 454.960,80 TL alacak talebinde bulunduğu, tebligat için gerekli masrafın davacı tarafından verildiği, iflas idaresince alacak talebinin 4. sıraya ve TTK gereğince 8. sıraya kaydının yapıldığı ve alacak talebine ilişkin bu kararın 16.09.2015 tarihinde alacaklı vekiline tebliğ edildiği, işbu davanın 01.10.2015 tarihinde açıldığı, buna göre İİK 235. Maddesinde belirlenen hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, tarafların müflis şirketten olan alacaklarının sıra cetvelinde doğru sırada yer alıp almadıkları, davalılara ait alacakların muvazaalı olup olmadığı, zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmıştır.İflas idaresinin, sıra cetvelini düzenlerken uyması gereken iflas hukuku kurallarına aykırı hareket ettiği veya yaptığı bir işlemin hadiseye uygun olmadığı iddia edilirse, bu halde sıra cetveline karşı şikayet yoluna başvurulur (İİK'nın m.227; m.16). Şikayet sebeplerinden en önemlisi, bir alacaklının kendisine verilen sıraya itiraz etmesidir (m. 235, IV). Buna göre, alacağı sıra cetveline kabul edilen bir alacaklı, alacağının esas ve miktarına değil de, yalnız alacağına verilen sıraya itiraz ediyorsa, bunu şikayet yolu ile icra mahkemesine bildirir. Diğer şikayet sebeplerine örnek olarak; sıra cetvelinin açık olmaması, bu husustaki kanun hükümlerine (İİK'nın m.233-234) uyulmamış olması, sıra cetvelinin ilan edilmemiş olması, masaya yazdırılmış olan bir alacağın unutulmuş olması, masa alacaklarının da sıra cetvelinde gösterilmiş olması, reddedilen bir alacağın neden dolayı reddedildiğinin, yani red sebeplerinin gösterilmemiş olması gösterilebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, 2. Baskı, 2013, Ankara, sh 1329) Bir alacaklı, kendi sırasına veya iflâs hukuku kurallarının yanlış uygulandığına (şikayet) değil, kendi alacağı hakkında nedenleri gösterilerek verilen red veya kısmen kabul kararının esasına (kayıt ve kabul davası açarak) veya bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına (kayıt terkin davası açarak) itiraz ediyorsa ticaret mahkemesine dava açmalıdır. İİK'nın 233. maddesine göre sıra cetvelinde, kabul edilmeyen alacaklar red sebepleri ile birlikte gösterilir. İİK'nın 235.1. maddesi uyarınca iflas sıra cetveline yönelik itirazlar (kayıt kabul ve kayıt terkin davaları) kural olarak genel mahkemelerde (Asliye Ticaret Mahkemesinde) görülür. Şikayetçi sadece kendi sırasına yönelik itirazlarını, husumet iflas idaresine yöneltilerek İİK'nın 235. son maddeleri uyarınca icra mahkemesinde ileri sürmelidir. İflas sıra cetvelinde başka bir alacaklının kabul edilen miktar kadar alacağı bulunmadığına ya da sırasına yönelik itiraz, o alacağın sıradan terkin edilmesi talebini içerdiğinden, şikayet olarak icra mahkemesinde değil, İİK'nın 235.2. maddesi uyarınca sırasına itiraz edilen alacaklıya husumet yöneltilerek dava yolu ile genel mahkemede (Asliye Ticaret Mahkemesinde) ileri sürülmelidir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 27.01.2016 tarih 2015/4147 E. 2016/408 K. Sayılı ilamı) Somut uyuşmazlıkta, davacının alacağının tamamı sıra cetveline kabul edilmiş olup davacı (kendi alacağının) esas ve miktarına değil, diğer alacaklıların alacağının esasına ve sırasına, kendi alacağı bakımından ise sadece alacağına verilen sıraya itiraz etmektedir. 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;Davacı vekili istinaf dilekçesinde müvekkilinin yakıt ikmalinden kaynaklanan alacağının rüçhanlı olduğu halde ilk derece Mahkemesi kararında rüçhanlı alacak olarak değerlendirilmemesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporuna göre, davacının iddiasının dayanağı faturaların yeni TTK'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonrasına ait olduğu, yakıt ikmalinden kaynaklanan alacakların TTK'nun 1320 maddesindeki gemi alacağı olarak sayılmamış olmakla birlikte TTK 'nun 1352. Maddesi kapsamında deniz alacağı olarak kabul edildiği ve bu alacaklardan dolayı geminin ihtiyati haczine karar verilebileceği düzenlenmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin yakıt alacağının TTK hükümleri gereğince deniz alacağı olduğu ve bu nedenle de rüçhanlı alacak olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davacı vekili davalı ... Petrol şirketinin ticari defter ve kayıtlarının müflis şirketin ticari defter ve kayıtları ile karşılaştırmalı olarak incelenmediğini, kapanış onayları bulunmayan müflis şirketin usulüne uygun tutulmayan defterlerinin davalı ... Petrol şirketi lehine delil kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalının kendilerine verilen sıra ile alacaklarının esas ve miktarının da doğru olduğunu süresi içinde ve usulüne uygun bir şekilde ispatlayamadığını ileri sürmüştür. Dosya kapsamında alınan bilirkişi ek raporuna göre, davacının davaya konu iddiasının dayanağı faturaların müflis şirketin defterine ilk olarak 24/12/2014 tarihinde kaydedildiği, davacının ...gemisine verilen akaryakıt alacağı karşılığında ciro yoluyla aldığı 07/04/2015 keşide tarihli ve 250.000,00 TL bedelli çek ile 27/02/2015 keşide tarihli ve 97.000,00 TL bedelli çek nedeniyle Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyaları ile takibe konu edildiği anlaşılmıştır. Yine bilirkişi ek raporuna göre davalı ... şirketinin ... isimli gemiye verdiği akaryakıttan kaynaklanan alacaklarının tahsili için 26/04/2012 tarihinde İstanbul 1.Denizcilik İhtisas Mahkemesine başvurarak 2012/41 D.iş sayılı ihtiyati haciz kararı aldığı ve davalıya ait faturanın da ilk olarak müflis şirket defterine 18.05.2013 tarihinde kaydedildiği belirtilmiştir. İncelenen defterlere göre, davacı ile davalı ... Petrol Şirketinin de alacağının kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, müflisin usulüne uygun olmayan defterlerindeki kayıtların aleyhine delil olacağı dikkate alındığında davalı alacağını ispatlanmış olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ilk derece Mahkeme kararında davalı ...'nin rüçhanlı kaydının iptali ile birinci sıraya kaydına karar verilmesine diğer bir ifade ile davalının daha alt sırada olduğunun kabulüne karar verilmesine rağmen, davalı alacaklıya ayrılacak satış bedelinin iş bu dava masrafları da dahil edilmek üzere davacı müvekkili şirkete ödenmesi yönünde hüküm tesis edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ispat yükü üzerinde bulunan davalı ...'nin de alacağının esas ve miktarının doğru olduğunu ve zamanaşımına uğramadığını süresi içerisinde ve usulüne uygun deliller ile ispatlayamadığını ileri sürmüştür. İlk derece Mahkemesince davacı ile davalı ...nin alacağının 1. Sıraya kaydına karar verilmiştir. Davacı istinaf dilekçesinde, davalı alacaklıya ayrılacak satış bedelinin iş bu dava masrafları da dahil edilmek üzere davacı müvekkili şirkete ödenmesi yönünde hüküm tesis edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, bilirkişi ek raporuna göre davalının alacağının 25/01/2013-18/02/2015 arasındaki tarihleri kapsayan yedieminlikten kaynaklı yediemin ücret alacağı olduğu, rüçhanlı bir alacak olmadığı ve Mahkemece davalının yedieminlik ücret alacağının 1. Sıraya kaydına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece davacının alacağının da 1. Sıraya kaydına karar verilmiş olup, TTK 1390.maddesinin 2. Fıkrasına göre birinci fıkrada sayılan alacakların sahiplerinin, kendi aralarında eşit hakka sahip oldukları düzenlenmiştir. Yine davalı ...n alacağı terkin edilmediğinden Mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmamış ve davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. 2-Davalı ... vekili istinaf nedenlerinin değerlendirilmesinde, Davalı ... vekili dilekçesinde, davacının kendi sırasının doğru olmadığı itirazında bulunduğundan davanın görüleceği Mahkemenin İcra Hukuk mahkemesi olduğunu ileri sürmüştür. Somut uyuşmazlıkta, davacının alacağının tamamı sıra cetveline kabul edilmiş olup davacı (kendi alacağının) esas ve miktarına değil, diğer alacaklıların alacağının esasına ve sırasına, kendi alacağı bakımından ise sadece alacağına verilen sıraya itiraz etmektedir. Bilirkişi raporunda atıfta bulunulan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.10.1989 tarih ve 6467 E., 5275 K. sayılı kararı göz önüne alındığında, usul ekonomisi açısından davaların birlikte görülebileceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalının bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/572 Esas, 2021/937 Karar sayılı ve 29/12/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin ve davalı İbrahim Filikci vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL davacı tarafından istinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL davalı İbrahim Filikci istinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.24.04.2025