Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2014/12841 E. 2015/26694 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2014/12841
Karar No
2015/26694
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/990 Esas KARAR NO: 2024/1891 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2019/70 Esas - 2021/801 Karar TARİH: 27/10/2021 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/11/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin uluslararası taşıma işiyle iştigal ettiğini, davalılar ile mal taşıma işinde anlaşarak taşımadan doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalıların bir kısım ödeme yaptığı ancak bakiye borçlarını ödemediğini, Davalılardan ... LTD.ŞTİ şirketinin malzemelerin taşınması hususunda anlaşıldığını ve ... LTD.ŞTİ Şirketinin talebi üzerine faturanın diğer şirket davalı ... A.Ş. adına kesilmesi ile yükleme yerinin düzce fabrikası olacağı talimatının 01.10.2018 tarihli e-posta ile ayrıntılı olarak davalılarla görüşülerek yükleme ve taşıma işinin müvekkili şirketçe yapıldığını, Müvekkilinin 10.10.2018 tarihinde sözleşme gönderildiğini ve davalı ... LTD.ŞTİ tarafından imzalı ve kaşeli olarak müvekkili şirkete gönderildiğini ifade ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, dava sonuçlanıncaya kadar öncelikle teminatsız olarak, aksi takdirde re'sen uygun görülecek teminat karşılığında davalı malları üzerinde haciz kararı verilmesine, davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak yasaların emredici hükmü gereği davacının dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup delillerini sunması gerektiği halde dava dilekçesi içinde davaya konu somut olayı ve talepleri ispatlayan yeterli belge ve evrakların sunulmadığını, davalı müvekkili ... Sanayi Ve Tic.Ltd.Şti.'nin davaya konu taşıma işinin tarafı olmadığını ve bu sebeple davacı tarafa herhangi bir borcunun olmadığı gibi davacı ile herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, mevcut imzalandığı savlanan sözleşmenin müvekkili şirket ile akdedilmediği, imzanın müvekkili şirket temsilcisine ait olmadığı, somut olayda iki şirketi birden müşterek borçluluğu meydana getiren hukuki işlem mevcut olmadığını, davacının karayolu taşıma ücreti alacağı bulunmadığı ve bunlara ilişkin düzenlenen faturaların tek taraflı faturalar olduğu ve hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, davacının diğer müvekkili ... San. Ve Tic. A.Ş. adına kesilmiş faturaların taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi ispata yarar nitelikte olmadığı, taraflar arasında hukuki bir işlem bulunmadığı, davacı tarafın her ne kadar iddia ettiği hizmeti fatura ile ispat etmeye çalışsa bile ne fatura ihdası, nede faturanın karşı tarafa tebliği faturanın işaret ettiği hizmetin verilmiş olduğuna dair kesin karine teşkil etmediğini ifade ederek, davanın reddine haksız ve kötü niyetli davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 27/10/2021 tarih ve 2019/70 Esas - 2021/801 Karar sayılı kararında; " Yapılan yargılama, toplanan deliller, talimat bilirkişi raporu ve mahkememizce aldırılan 05/03/2021 tarihli bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. Arasında taşıma sözleşmesinin bulunduğu, davalı ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.'nin davalıya hitaben gönderdiği mail ile yapılacak mal/hizmet faturalarının diğer davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş. Adına kesilmesini talep ettiği ve davalı tarafından tüm faturaların davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş. Adına kesildiği, davacının ... SAN. VE TİC. A.Ş. İle arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu ancak yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, davacının ticari defter ve kayıtlarında 24.823,61 Euro davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş.'dan alacaklı olduğunun işli olduğu, davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş.'nin talimat yolu ile ticari defter ve kayıtları incelenmiş takip tarihi itibariyle davacıya 25.106,85 Euro borçlu olduğunun tespit edildiği, her iki tarafın ticari defterlerinin incelenme mal/hizmet faturası kesim ve alımında ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği, borçlu ve alacaklı tarafça bilinebilir olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve bu itibarla lehlerine delil vasfı taşıdığı anlaşılmış olup, davalılardan ... SAN. VE TİC. A.Ş.'nin takibe ve borca itirazının kısmen haksız olduğu kanaatine varıldığı, kaldı ki aksinin davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş. tarafından ispatlanamadığı,ayrıca davacı her ne kadar asıl alacağa işlemiş faiz talebinde bulunduğu görülmüş ise de; takipten önce davalıyı temerrüde düşürmek için çıkartılan Büyükçekmece ... Noterliğinin 26/11/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğine ilişkin tebliğ şerhi bulunmadığından; iş bu davalının temerrüde düşürülmediğinden; davacının işlemiş faize yönelik isteminin reddi gerektiği anlaşılmakla ; hüküm kurmaya elverişli nitelikte 05/03/2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda Davanın davalı ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. Yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş. Yönünden kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş.'nin İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 24.823,61-EURO asıl alacak üzerinden iptali ile; takip tarihinden itibaren 24.823,61-EURO asıl alacağın fiili ödeme tarihine kadar yıllık %10 kamu bankalarınca Euro hesaplarına uygulanacağı bildirilen azami faiz oranları ve değişen oranlarda faiz uygulanması şeklinde takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar vermek gerekmiştir. Davalı ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. Yönünden ise mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu uyarınca davalının usulüne uygun ihtara rağmen ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği ancak davacı tarafın incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre bu davalı ile arasında ticari defterlerinde herhangi bir borç alacak bulunmadığı, Davacı ile iş bu davalı ... şirketi arasında salt taşıma sözleşmesinin bulunduğu başkaca ilişkinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı yan davalı ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. İle diğer davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş. arasında organik bağ bulunması sebebiyle her iki davalının davaya konu faturalar nedeniyle sorumluluğu bulunduğunu iddia etmiş ise de, davaya konu tüm faturaların davacı tarafından diğer davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş. Adına düzenlendiği ve tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre bu davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin bulunduğu ve mahkememizce celp edilen tarafların ticaret sicili kayıtları incelendiğinde ise her iki davalının şirket adreslerinin ve faaliyet alanlarının farklı olduğu görülmüş olup yalnızca dosyaya sunulu mail yazışması içeriğine göre organik bağın varlığının ispat edilemeyeceği buna göre tüm dosya kapsamındaki deliller uyarınca davacının organik bağ iddiası mahkememizce yerinde görülmeyerek yukarıda açıklanan nedenlerle davanın davalı ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (...)" " ve (14). Fıkrası: " Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: ... sayılı dosyasından arabulucuya 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen 27/02/2019 tarihli ... sıra nolu Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek tarafların arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği gözetilerek; taraflar aleyhine arabulucuk giderlerinin red ve kabul oranına göre yükletilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."gerekçesi ile, ''1- Davanın davalı ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. Yönünden PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Davanın davalı ...SAN. VE TİC. A.Ş. Yönünden KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 3-Davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş.'nin İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 24.823,61-EURO asıl alacak üzerinden iptali ile; Takip tarihinden itibaren 24.823,61-EURO asıl alacağın fiili ödeme tarihine kadar yıllık %10 kamu bankalarınca Euro hesaplarına uygulanacağı bildirilen azami faiz oranları ve değişen oranlarda faiz uygulanması şeklinde takibin devamına, 4-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Asıl alacak likit olup asıl alacağın %20' si oranındaki 29.887,62-TL icra inkar tazminatının davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş. alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olan taşımacılık sözleşmesinin asıl taraflarının, ... ile müvekkil şirket olan ... olduğunu; müvekkili şirket ile ... arasında taşıma sözleşmesinin mevcut olduğunu; taşıma sözleşmesinin, herhangi bir şekil şartına tabi tutulmadığını; her ne kadar ilgili sözleşme müvekkili şirket ile ... arasında olsa da, ... tarafından mail yoluyla müvekkili şirkete sunulmuş olan talep doğrultusunda faturaların ... adına kesildiğini ve taşıma işine konu edilen yüklemelerin ... Şirketi'nin merkezi olan Düzce'de yapılacağı hususunda tarafların (...-...) anlaştıklarını; bu hususun, şirketler arasındaki yazışmalarla ve diğer kayıtlarla sabit hale geldiğini, dava dilekçesinin ekinde sunulan ilgili mailler incelendiğinde bu hususun görüleceğini, ... ve ... Şirketleri'nin aynı kişilerce temsil edilmekte olduğunu; bu kapsamda ... ve müvekkili şirket olan ... arasında şekle tabi olmayan taşımacılık sözleşmesi yapıldığını ve asıl sorumlunun ... olması gerektiğini, ... şirketi ile ... Şirketi arasında organik bağ olduğunu ve bu itibarla, müvekkilin alacağından bu iki davalı şirketin müteselsilen sorumlu olduuğnu; ... Şirketi, ... Şirketi'nin gölge/paravan şirketi olduğunu; buna en büyük delilin, davalı şirketlerin kurucularının aynı kişi olması olduğunu, ilk derece mahkemesinin yalnızca ...'i sorumlu tutması ve davayı kısmen kabul etmesinin, bu anlamda kabul edilebilir olmadığını; Davalı şirketlerin yetkili isimleri/kurucularının aynı kişiler olduğunu; ... isimli kişinin hem ...'nin hem de ...'in yetkilisi ve kurucusu olduğunu; davalılar ... ve ...'in adreslerinin de aynı olduğunu; google üzerinden ... San. Tic. Ltd. şirketini ve ... San. ve Tic. A.Ş.'yi aradıklarında, çıkan adreslerin birebir benzerlik göstermekte olduğunu; hem ... hem de ...'nin, Nisbetiye, ... Cd No:..., 34340 Beşiktaş/İstanbul ADRESİNDE MUKİM olduklarını, davalı şirketlerin iştigal alanları, faaliyet alanlarının benzerlik göstermekte olduğunu, müvekkili şirket olan ... ile ... arasında akdedilen taşımacılık sözleşmesine konu faturaların, ... adına kesilmesi yönünde ...'nin talepte bulunduğunu; talep mailleri incelendiğinde maillerin imza kısmında hem ...'nin hem de ...'nın bilgilerinin yer aldığını, Hem ...'nin hem de ...'nın vekillerinin aynı olmasının da, bu şirketler arasında organik bağın varlığının açık birer göstergesi olduğunu, davalılardan ... Şirketi'nin kurucusu tek başına ... iken diğer davalı ... Şirketi'nin kurucusunun ise ... ile ... olduğunu; anlaşıldığı üzere ... Şirketi ile ... Şirketi'nin kurucularının, ortaktır ve akraba olduklarını, şirket kurucularının ,yetkililerinin soyadlarının benzer olmasının, ...'nun, hem ... şirketi'nin hem de ... Şirketi'nin ortak kurucusu olarak görünmesinin organik bağın varlığına delalet etmekte olduğunu; bununla alakalı güncel bir Yargıtay kararını mahkemeyle paylaşma zorunluluğunun hasıl olduğunu (Yargıtay12.H.D. Esas:2020/8041 Karar:2020/11138 Tarih:22.12.2020, Yargıtay 9. HD. 29.9.2015 T., 2014/12841 E.; 2015/26694 K.) Davalı Şirketlerin faaliyet alanlarının da, adreslerinin de benzerlik göstermekte olduğunu; bu hususun Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından anlaşılacağı gibi şirketler arasında organik bağın olduğunun en önemli dayanaklarından biri olduğunu; davalı ... Şirketi'nin, müvekkili şirkete mail yoluyla göndermiş olduğu iletiyle faturaların paravan şirket olan ... adına kesilmesi yönünde talepte bulunmasının da, iki davalı şirket arasındaki bağı ortaya koyar mahiyette olduğunu, davalıların avukatlarının aynı avukatlar olmasının da, organik bağın varlığı konusunda bir kanaat oluşturduğunu, Velhasılı tüm bu açıklamalar ve dosyada mübrez deliller dikkate alındığında, davalı şirketler arasında organik bağın bulunduğunun, davalıların kötüniyetli bir şekilde müvekkili zarara uğratmak maksadıyla ortak hareket içerisinde bulunduğunun apaçık ortada olduğunu; bu itibarla davalı şirketlerin mevcut borçtan müteselsilen sorumlu olduklarını söylemek gerektiğini; bu sebeplerler ilk derece mahkemesinin yalnıca ... şirketibi sorumlu tutmasının kabul edilebilir olmadığını, Gerekçeli kararda hüküm altına alınan alacak miktarının, bilirkişi tarafından hatalı hesaplandığını; bilirkişi raporuna bu yönden itirazlarını sunmuş olsalarda ilk derece mahkemesinin basit bir kanun hükmünü es geçerek, bilirkişinin hesabı doğrultusunda kararını keşide ettiğini; alacak miktarının yanlış hesaplanmasının sebebinin faizin başlangıcının tespitinde yapılan hatadan kaynaklanmakta olduğunu; bilirkişinin işlemiş faiz hesabını, ihtarnamenin tebliğ şerhli örneği olmadığından bahisle yapmadığını; bunun hukuka aykırı olduğunu; TTK gereği temerrüde düşürülmesi için ihtarname çekilmesinin bir şart olmadığını; faturanın alınması veya mal ve hizmetin teslim alınmasının kafi geleceğini, TBK m.117/1 hükmü karşısında özel hüküm olduğunu söyleyebilecekleri bir düzenleme olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 1530.maddesinde, mal ve hizmet tedarikine ilişkin ticari işletmeler arasındaki sözleşmelerde para borçlarının ifası bakımından özel hüküm getirilmek suretiyle ihtarsız temerrüt halinin öngörüldüğünü; TTK m 1530/2 maddesinde, “Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer” hükmünün yer aldığını, TBK m 117 gereğince belirli vadenin söz konusu olması halinde borçluyu temerrüde düşürmek için temerrüt ihtarına gerek bulunmaz iken; belirsiz vade söz konusu olan hallerde temerrüt ihtarına gerek olduğunu; sonradan belirli hale gelen vadenin kararlaştırıldığı hallerde (örneğin satılan malın tesliminden itibaren 10 gün içinde ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı bir sözleşmede), TBK m 117/2, c 1 anlamında belirli vadenin söz konusu olup olmadığı ise tartışmalı olduğunu; oysa TTK 1530 hükmü ile, gerek belirli vade gerekse sonradan belirli hale gelen vade halleri bakımından ihtara gerek olmaksızın temerrüdün gerçekleşeceğinin hükme bağlanmakta olduğunu, TTK m 1530/4’te, sözleşmede ödeme gününün veya süresinin belirtilmediği ya da belirtilen sürenin aynı maddenin beşinci fıkrasına aykırı olduğu hâllerde, borçlunun ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceğinin düzenlenmekte olduğunu; söz konusu hükümde, gelecekte gerçekleşmesi beklenen bir olgunun (fatura kesilmesi veya malın teslim edilmesi olgusunun) gerçekleşmesinden itibaren belirli bir süre sonra temerrüt ihtarı gerekmeksizin borçlunun kendiliğinden temerrüde düşeceğinin hüküm altına alındığını, TTK m 1530/5 ve 4 hükümlerinde yer alan “faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınması” ya da “mal veya hizmetin teslim alınması” anından itibaren kanunda öngörülen süre sonunda temerrüdün kendiliğinden gerçekleşeceği yönündeki düzenleme ile kanun koyucunun anılan maddede belirtilen büyük işletmeler ile küçük işletmeler arasındaki tedarik sözleşmeleri bakımından, “belirli vade”nin varlığını kabul ettiğinin açıkça görülmekte olduğunu, bu itibarla bilirkişi raporuna bu yönden itiraz etmelerine rağmen, ilk derece mahkemesinin doğrudan doğruya bilirkişi raporunda hesap edilen alacak miktarına hükmettiğini; ancak TTK m.1530'nin es geçildiğini; bu vesileyle temerrüt faizinin hesap edilmemesi ve dolayısıyla alacak miktarının hatalı hesaplanmasını kabul etmediklerini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilenler ile dairemiz tarafından re'sen dikkate alınacak sair hususlar dahilinde istinaf başvurularının kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın yeniden inceleme yapılmak üzere kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine, dairemiz tarafından yerel mahkeme kararı kaldırılarak yeniden yargılama yapılacak ise, duruşmalı olarak yapılacak incelemede ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın her iki davalı(borçlu) açısından tam kabulüne vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taşıma ilişkisi kapsamında kesildiği iddia olunan faturalara dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemeve davalı ... Şirketi yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalı ... Şirketi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; davacı ile davalılardan ... arasında mail yolu ile gönderilen sözleşmenin imzalanması suretiyle 10/10/2018 tarihinde taşıma sözleşmesi kurulduğunu, davalı ...'nin mail yoluyla talep etmesi üzerine bu sözleşmeye istinaden yapılan taşımalara ilişkin faturaların davalı ... firması adına kesildiğini ve yüklerin de davalı ... firmasının Düzce merkezinden yüklendiğini, bakiye 27.300,00-uro cari hesabın ödenmesi için ...'ya ihtarname keşide edildiğini, ancak ödeme yapılmaması üzerine her iki davalı aleyhine takip başlatıldığını takibe haksız itiraz edildiğini, davalılar arasında organik bağ bulunduğunu ileri sürmüştür. Davalılar tarafından, davalı ... ile davacı arasında herhangi bir taşıma sözleşmesi bulunmadığını, davacının e-mail yolu ile imzalandığını sözlediği sözleşme sureti altındaki imzanın davalı ... yetkilisine ait olmadığını, davacının muhatabının fatura kestiği diğer davalı ... firması olduğunu, faturaların dayanağı olan CMR belgeleri celbedildiğinde davalı ...nin herhangi bir taşıma ilişkisinin tarafı olmadığının anlaşılacağını, davacının ... yönünden dosyaya sunduğu faturaların ise ... ile davacı arasında taşıma ilişkisi bulunduğunu ve fatura konusu hizmetin verildiğini ispata yeterli olmadığı savunulmuştur. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, icra dosyası davalı şirketlerin sicil kayıtları, ihtarname, e-mail yazışmaları dosya arasına alınmış, davalı ... Şirketi'nin merkez adresi Düzce ilinde olduğundan, ... defter ve kayıtları istinabe yolu ile mali bilirkişiye incelettirilerek rapor alınmış, akabinde davacı ile davalı ... defterleri ile dosya üzerinde mali müşavir ve taşıma uzmanından oluşan bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yaptırılmasına karar verilmiş, davalı ... defterlerini ibraz etmediğinden davacı defterleri ve dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapor taraflara tebliğ edilmiş, akabinde tahkikat bitirilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri, dava dilekçesindeki iddiaların tekrarı ile davalı şirketler arasında organik bağ bulunmasından ötürü ... aleyhine açılan davanın reddini hatalı olduğu, mahkemece takip ile talep edilen tutardan daha azına hükmedilmesinin işlemiş faiz isteminin kabul edilmemesi nedeniyle hatalı olduğu, zira TTK'nun 1530 maddesi uyarınca işlemiş faiz talep edilebileceği, ayrıca temerrüt ihtarına gerek olmadığı yönündedir. Dava dilekçesine ekli, davacının davalılardan ... Şirketi'ne gönderdiği ancak tebliğ şerhi ve ihtarname makbuzu sunulmamış olan Büyükçekmece ... Noterliği'nin 26/11/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve eki fatura listesi incelendiğinde, davacının 37 adet fatura toplamı 27.300,00-Euro borcun tebliğden itibaren iki gün içerisinde ödenmesinin davalı ... Şirketi'ne ihtar edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu takip dosyası kapsamından davacının davalılar aleyhine ilki 28/09/2018 sonuncusu 11/10/2018 tarihli 40 adet faturaya dayalı olarak 32.500,00-Euro asıl alacak, 530,69-Euro işlemiş faiz ve 239,66-TL ihtarname gideri toplamı 33.030,69-Euro ile 239,66-TL'nin, Euro alacağa fiili ödeme tarihinden itibaren 3095 Satılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca tahsili talebiyle ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür. Mahkemece yaptırılan mali bilirkişi incelemeleri kapsamından davacının kendi defterlerinde takip tarihi itibariyle davalılardan ... Şirketi'nden 24.823,61-Euro alacaklı göründüğü, davalı ... aleyhine davacı defterlerinde kayıt bulunmadığı, davalı ... Şirketi'nin ise kendi defterlerine göre takip tarihinde davacıya 25.106,85-Euro borçlu göründüğü, takip dayanağı faturaların tamamının ... defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçesine ekli e-mail üzerinden davacıya gönderildiği iddia olunan tarihli taşıma sözleşmesi sureti altında davalı ... adına kaşe ve imza bulunduğu, ne varki bu sözleşmenin kim tarafından ve hangi tarihte davacıya mail yolu ile gönderildiğinin belli olmadığı, davacının, sunduğu belgenin 10/10/2018 tarihinde davalı ... şirketine gönderilen e-maile cevaben imzalanarak e mail yolu ile geri gönderildiğini iddia ettiği, ancak bu iddiayı ispata elverişli bir delil sunmadığı, yine dosyaya mübrez mail yazışmalarında münferit taşımalarla ilgili yazışmalar bulunmakla birlikte bunların takip dayanağı faturalara ilgili bulunduğunu ispata elverişli delil de sunulmadığı, nitekim takip dayanağı yapılan ve taraf defterlerinde kayıtlı olan faturaların 29 adedinin davacının davalı ... ile kurulduğunu iddia ettiği sözleşme tarihinden önceki dönemlere ait oldukları, davacının kendi defterlerinde davalı ... adına herhangi bir ticari ilişki kaydı bulunmaması, kaydın ...'ya ilişkin olması, dava konusu faturaların ...'ya düzenlenmiş olması ve davacı ile davalı ... defterlerinde kayıtlı olması, takip öncesi ihtarnamenin dahi ... Şirketi'ne gönderilmiş olması karşısında, açık hesaba dayalı yürütülen taşıma ilişkisinin ... ve davacı arasında sürdürüldüğü, davalı ... ile davacı arasında bir taşıma sözleşmesi bulunduğunun, takip dayanağı faturaların bu taşıma sözleşmesine istinaden düzenlendiklerinin ispat olunamadığı, yine davacı ... ile davalı ... arasında organik bağ bulunduğunu bu nedenle ...'nin de borçtan sorumlu olduğunu, diğer ifade ile tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiğini ileri sürmüş ise de, davalı şirketlerin adreslerinin ve faaliyet alanlarının farklı olduğu, şirket ortak ve yetkililerinden birinin her iki şirkette aynı olmasının tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanması koşullarının oluşmasına yeterli olmadığı, davacı tarafından davalıların, davacının ...'dan olan alacağının ödenmesini engellemek amacıyla ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde tüzel kişilik perdesi arkasına sığınıp hileli şekilde davacıdan mal kaçırdıklarını gösterir herhangi bir delil sunulmadığı ve bu iddianın da ispat olunamadığı, mahkemece davanın davalı ... şirketi yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacının kendi defterlerine göre takip dayanağı faturalar nedeniyle davalıdan bakiye 24.823,61-Euro alacaklı göründüğü, mahkemece davacının davalı ...'ya gönderdiği ihtarnamenin tebliğ şerhi dosyada olmadığından takip öncesi davalıyı temerrüde düşürmeyen davacının işlemiş faiz isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesi, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğundan, dava konusu açık hesaba dayalı yürütülen taşıma ilişkisinde uygulanması söz konusu değildir. Davalının takip öncesi temerrüde düşürülmemiş olması karşısında, mahkemece davacının işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, davacının kendi defterlerine alacaklı göründüğü tutara hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır (bkz. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2020/6719 esas, 2022/3585 karar sayılı ilamı). Aksi yöndeki istinaf sebepi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2014/12841, K. 2015/26694, T. 22.12.2020, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2014-12841-e-2015-26694-k-7279b01c4b92