Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2001/1 E. 2003/1 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2001/1
- Karar No
- 2003/1
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/29 Esas KARAR NO:2025/907 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:28/09/2021 NUMARASI:2019/525 Esas, 2021/631 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:26/06/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirkete internet üzerinden reklamların sunumu ile ilgili hizmet verdiğini, bu hizmete ilişkin düzenlediği 30.06.2018 tarihli 3.641,24.-TL bedelli, 31.07.2018 tarihli 17.003,35.-TL bedelli, 31.08.2018 tarihli 5.527,03.-TL bedelli, 30.09.2018 tarihli 2.899,28.-TL bedelli, 31.10.2018 tarihli 943,62.-TL bedelli e-faturalardan kaynaklı alacağını tahsil edemediğini, bu alacağın tahsili amacıyla ... sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe karşı itiraz edilerek takibin durduğunu, ileri sürülen itirazların yerinde olmadığını belirterek davalı şirketin itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;Mahkemece; dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları ile tespit edildiği üzere; davalının takibe konu faturaları vergi dairesine beyan etmediği, ancak davacı tarafından dosyaya sunulan mail yazışmalarında söz konusu faturaların ödeneceğine dair beyanda bulunulduğu, davalının ticari defterlerine takibe konu 3.641,24 TL, 5.527,03 TL ve 2.899,28 TL bedelli faturaları kaydettiği ve 30/09/2018 tarihinde 100 kasa hesabı ile ödediğine dair kayıt yaptığı, faturaların davalı tarafça deftere kaydedilmesi nedeniyle bu faturalara konu hizmetin verildiğinin davalının kabulünde olduğu, davalı, faturaların ödendiğine dair kayıt düşmüş ve davalı vekili,...bank aracılığıyla kredi kartı ödemesi olarak ödendiğini beyan etmiş ise de, 28/05/2021 tarihli celsede verilen ara karara rağmen davalı vekilinin ödeme tarihini netleştirmediği ve mahkemece bankaya yazılan müzekkereye davalı defterinde kayıtlı 30/09/2018 tarihinde belirtilen ödemelerin yapılmadığına dair yanıt verildiğinden davalının ödeme savunmasını ispatlayamadığı, dosya kapsamında davacının takibe konu diğer iki fatura olan 17.003,35 TL ve 943,62 TL bedelli faturalara konu hizmetin verildiğine dair ispata elverişli delillerinin bulunmadığı, davacı vekili mahkemenin ön inceleme celsesinde hizmetin verildiğine dair tüm delillerin sunulması ara kararına karşı yalnızca mail yazışmalarını ve sözleşmeyi ibraz ettiğinden artık başkaca delil sunamayacağı, faturalara konu hizmetin verildiğine dair bilgisayar-sistem kayıtlarının incelenmesi talebinin verilen kesin süre içinde ileri sürülmemesi nedeniyle talebin sunulduğu aşama itibarıyla dikkate alınamayacağı, davacının diğer iki fatura alacağının varlığını ispat hususunda mahkemece hatırlatılan yemin delilline rağmen yemin teklif etme hakkını kullanmadığından 17.003,35 TL ve 943,62 TL bedelli faturalar yönünden alacağın varlığının ispatlanamadığı, yalnız davalı defterlerinde ödenmiş olarak kayıtlı fakat ödendiği davalı tarafça kanıtlanamayan 3.641,24 TL, 5.527,03 TL ve 2.899,28 TL bedelli faturalar olmak üzere toplam 12.067,55 TL alacak yönünden davanın ispatlandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile ... sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 12.067,55 TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptali ile asıl alacak 12.067,55 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın % 20'si oranına tekabül eden 2.413,51 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Talimat mahkemesi vasıtasıyla yaptırılan ve davalı ticari defter ve kayıtlarının incelendiği 25.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu faturalardan üçünün davalı ticari defterlerinde bedeli ödenmiş olarak kayıtlı olduğu ancak ödeme belgelerinin ibraz edilemediğinin tespit edildiğini, bu tespite göre davalı tarafça mükellefi olduğu vergi dairesine davacı müvekkili şirketin düzenlediği dava konusu faturalara ilişkin herhangi bir bildirimde bulunmadığını, BA bildirim sınırı 5.000 TL olmakla, davalı defterlerinde ödendiği görünen 5.527,03 TL bedelli faturaya ait BA bildiriminin bulunmaması, davalı mali kayıtlarının usul ve yasaya uygun tutulmadığını gösterdiğini, dolayısıyla davalının ticari defter kayıtlarının lehine delil teşkil etmeyeceğini, dava konusu faturaların “e-arşiv” faturası olduğunu, ...vergi nolu davalı tarafın e-arşiv uygulamasına kayıtlı mükellef olduğu ve faturaların elektronik sistemde kayıtlı oldukları Gelir İdaresi Başkanlığı’nın kamuya açık internet adresinden kolaylıkla tespit edilebildiğini, davalı kayıtlarında olmadığı gerekçesiyle kısmen red kararı verilen 943,62 TL ve 17.003,35 TL bedelli faturaların dilekçe eki ekran görüntülerinden anlaşılacağı üzere e-arşiv fatura sisteminde kayıtlı olduğunu ve alıcısının davalı olduğunu, e-arşiv uygulamasına kayıtlı mükellef olan davalıya, defterlerinde tespit edilemeyen iki adet dava konusu e-arşiv faturasının elektronik ortamda iletildiğini, bu faturalara ilişkin itiraz veya iade edilmediğini, iki adet e-arşiv faturasının davalının usul ve yasaya uygun tutulmamış defterinde ve vergi kayıtlarında olmamasının bu faturaların usule uygun iletilmediği ve bu faturalardan borcu bulunmadığı anlamına gelmeyeceğini, 04.02.2020 tarihli duruşmanın 3 nolu ara kararı doğrultusunda davalı yana, e-posta yazışmaları ve sözleşme isticvap mahiyetinde tebliğ edilmiş olmasına karşın davalı tarafın bu delillere karşı yazılı bir delil ibraz edemediğini belirterek red edilen kısım yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, fatura alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır. İstinafa konu uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya hizmetin sunulup sunulmadığı, takibe konu faturadan davalının sorumlu olup olmadığı ve miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. ... takip sayılı icra dosyası ile davacı tarafça davalı aleyhine faturaya istinaden 30.014,52 TL alacağın avans faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinde, davalının yasal süre içerisinde ödeme emrine, borca, ferilerine, icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin ve/veya takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmediği, eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Somut olayda davacı, davalı şirkete internet üzerinden reklamların sunumu ile ilgili verdiği hizmete ilişkin düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağının bulduğunu ileri sürmüş, davalı ise, davacıya hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı ödenmesi gerekli bütün ödemelerin yapıldığını iddia etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK nun 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.Bu durumda, hizmetin yerine getirildiğinin ve icra takibine konu faturalardan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat yükü davacı taraftadır. İlk derece Mahkemesince davacı şirket defterleri incelenerek alınan bilirkişi raporunda özetle:Davacı şirketin 2018 takvim yılma ait ticari defterleri incelendiği, davacı şirketin ticari defterinin TTK 64-65-66 ve 82 Mad. ve VUK 220-226 maddesine göre 2018 yılına ait açılış ve kapanış tasdikinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından VUK 215-219 mad. hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğu, incelenen ticari defterlerin davacı lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı ... A.Ş.'nin incelenen 2018 yılına ait resmi defter kayıtlarında davalı ... Şti. 2018 yılında 120.Alıcılar hesabında hareket gördüğü, hesabın; 5 adet fatura açıklaması ile toplam 30.014,52 TL yıl içinde borçlandırıldığı ve 21.12.2018 tarihinde 128 şüpheli ticari alacaklar hesabında 30.014,52 TL olarak takip edilmeye devam edildiği, borç bakiyesi verdiğinin yevmiye defter kayıtlarından tespit edildiği belirtmiştir. İlk derece Mahkemesince Talimat Mahkemesi yolu iledavalı defterleri incelenerek alınan bilirkişi raporunda; Davalı tarafın 2018 yılına ait Ticari Defterlerinin 6102 sayılı TTK. 64/3. Maddesine uygun olarak noter tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, yevmiye kapanış tasdiklerini de yasal süresinde yaptırdığı, defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı 6100 sayılı HMK 222/2. Maddesine göre 2018 yılı defter kayıtlarının davalı lehine davalarda delil özelliği taşıyabileceği, davalının ticari defterlerine göre davacı tarafa herhangi bir borç / alacak bakiyesinin bulunmadığı, icra takip tarihinde borcunun sıfır olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinde davacının icra takibine konu ettiği 3.641,24 TL, 5.527,03 TL ve 2.899,28 TL'lik faturaları 30.09.2018 tarihinde defterlerine kayıt ettiği ve bedellerini 100 kasa hesabından ödediği, davalı tarafın ticari defterlerinde davacının icra takibine konu ettiği diğer 2 fatura tutarları olan 17.003,35 TL ve 943,62 TL'yi kayıtlarına almadığı, davalı tarafın bağlı vergi dairesine Form Ba formları ile davacı adına herhangi bir bildirimde bulunmadığı, davalı tarafın ödemelere ilişkin tevsik edici herhangi bir belge sunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen ve taraf defterlerinde mevcut olan asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili reddedilen kısım yönünden kararı istinaf etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 222. maddesinin üst başlığı“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması “ dır. 222/2. fıkrada, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, 3. fıkrada ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinde ki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğine yer verilmiştir.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır.TTK'nın 21/2 fıkrası "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü düzenlemektedir. Ticari işletmesi ile ilgili bir faturayı alan tacir, faturaya aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde itirazda bulunmazsa o fatura münderacatını aynen kabul etmiş sayılır. YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK’nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK ‘nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay15.HD'nin 2017/1445 Esas, 2018/1438 Karar sayılı kararı) Somut olayda alacağının varlığını ve miktarını ispat yükü davacıya ait olup davacı, icra takibine dayanak faturalara konu hizmeti verdiğini usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. Fatura akdi ilişkiyi, mal teslimini ya da hizmet alımını tek başına kanıtlayamaz. Davacının icra takibine konu ettiği 3.641,24 TL, 5.527,03 TL ve 2.899,28 TL'lik faturalar davalı defterine kayıtlı ise de, 17.003,35 TL ve 943,62 TL faturalar davalı defterinde kayıtlı değildir. Davacı anılan bu iki fatura konusu hizmeti davalıya verdiğini ispat etmelidir. Davacı sadece kendi defterlerine dayanarak fatura konusu hizmeti verdiğini de ispatlayamaz.O halde davacının takibe konu bu iki fatura konusu hizmeti verdiğini dosya kapsamına sunulan mevcut deliller ile ispatlayamadığı gözetildiğinde, Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/525 Esas, 2021/631 Karar sayılı ve 28/09/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.26/06/2025