İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/982 E. 2024/272 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/982
- Karar No
- 2024/272
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/982 Esas KARAR NO : 2024/272 Karar DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 25/11/2024 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 26/11/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile dava dışı ...'ın maliki olduğu ... plakalı araç için 12.06.2022-12.06.2023 tarihlerini kapsayan .... No.lu .... Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, 20.06.2022 günü saat 08:20 sularında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında; davalı ....'ın kaza anında sevk ve idaresi altında bulunan .... plakalı araç ile sigortalı ... plakalı araç çarpışmış, çarpmanın etkisiyle birlikte müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı araçta maddi hasarın meydana geldiğini, kazanın ardından A. Bölge Trafik Ekipleri Amirliği tarafından Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, sürücülerin trafik kazası sonrası gerekli tedbirleri alarak kaza mahallinde başkaca zararın meydana gelmesinin önüne geçmelerinin gerektiğini, bu husus kanunda bir zorunluluk olarak düzenlendiğini, ... plakalı aracın kaza tarihindeki sürücüsü davalı ...'ın kusurlu olduğunun aşikar olduğunu, kaza sonrasında 30.06.2022 tarihinde dava dışı sigortalı ... plakalı aracın maliki, aracının uğramış olduğu hasar bedelinin tazmini için müvekkili şirkete başvuruda bulunduğunu ve araçtaki hasar bedeline ilişkin 28.07.2022 tarihli ekspertiz raporunun tanzim edildiğini, ekspertiz raporuna göre sigortalı aracın ağır hasarlı olduğunun görüldüğünü, hasar tarihindeki hasarsız emsalinin piyasa peşin rayiç değerinin 455.000,00 TL sovtaj bedelinin ise 189.100,00 TL olduğunun tespit olunduğunu, ... plakalı araç sovtaj işlemlerine tabi tutulduğunu ve tenzil edilen sovtaj bedeli neticesinde 22.08.2022 tarihinde 265.900,00 TL hasar tazminatı müvekkil sigorta şirketi tarafından ödendiğini, 6102 s. T.T.K.’ nın 1472/I maddesinde düzenlenen halefiyet kuralı uyarınca, müvekkili şirketin, ödemek zorunda kalmış olduğu 265.900,00 TL'lik hasar tazminatı tutarını rücu etmeye hak kazandığını, meydana gelen trafik kazasında sürücülerin ihlal ettiği kanun maddeleri irdelendiğinde davalının yalnızca 66.475,00 TL'lik hasar tazminatından kusuru oranında sorumlu olduğunun görülmekte olduğunu, bununla birlikte sigortalının muvakafati sonrasında yapılan ödemenin akabinde rücu bedelinin tahsili amacıyla öncelikle ... plakalı aracın trafik sigortacısı olan .... SİGORTA A.Ş' ye başvurulduğunu ve Karayolları Zorunlu Trafik Poliçe Teminatı limiti olan 50.000,00 TL tutarında ödeme alındığını, bakiye kalan 16.475,00 TL için davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü - ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı / borçlunun borcu kabul etmeyerek, ödeme emrine haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, neticede fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, davalı/borçluların icra takibine vaki haksız itirazlarının iptali ile takibin 17.249,89 TL üzerinden; takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamak koşuluyla icra inkar tazminatı, avans faizi, yargılama harç ve masrafları eklenerek birlikte devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK madde 138 uyarınca dava şartları ve ilk itirazlar dosya üzerinden karar verilebileceği dikkate alınarak mahkememizce öncelikle dava şartları incelenmiştir. Dava, davacının üçüncü kişiye ödediği paranın halefiyet esasınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu; Davacı sigorta şirketine Kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... Plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı olarak oluşan hasarın davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenmesi sonucunda bu hasar tazminatının tahsili amacıyla davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görülmüştür. Başkasına ait bir borç nedeniyle alacaklıyı tatmin eden kişinin, onun haklarını kanunda belirtilen durumda ve tatmin ettiği oranda kendiliğinden elde etmesine ardıllık (halefiyet) denir. Dönme (rücu) hakkı ise, başkasına ait borcu yerine getiren kişinin malvarlığında vücut bulan kaybı gidermeyi amaçlayan tazminat niteliğinde bir istem hakkıdır. Bir borcu yerine getiren kimsenin alacaklının haklarına halef olabilmesi için halefiyetin kanunda açıkça öngörülmüş bulunması gerekir. Kanunda açıkça öngörülmediği sürece bir halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyet kanunda belirtilmiş belirli durumlarda doğar. Kanunda açıkça öngörülmediği sürece bir halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyette, rücu hakkını kullanan kişi alacaklının yerine geçer ve aynen alacaklının konumuna sahip olur. TBK 61. maddesinde; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. TTK.m.1472 hükmü; "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." şeklindedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. Ve 3.7.1944 tarihli kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda; Davacı sigorta şirketi, bünyesinde Kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... Plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı olarak oluşan hasarın davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenmesi ödenmesi sonucunda bu hasar tazminatının tahsilini talep etmektedir. Bu haliyle davacı tarafın davalıya rücu hakkının doğduğu ve zarar görenin haklarına halef olduğu, halefiyet ilkesi gereği halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı, velhasıl dava dışı sigortalının ne hakkı varsa bunların davacı şirkete geçmesiyle davacı şirketin de hukuken dava dışı sigortalı yerine geçtiği; uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklı oluşan hasardan kaynaklı dava dışı sigortalıya ödenen bedelin davalıdan rücuen tazmin talebine ilişkin olduğu ve halefiyete bağlı açılan davalarda görev hususunun davacının haklarına halef olduğu kişi ile davalı arasındaki ilişki baz alınarak değerlendirileceği; bununla birlikte davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi davacının haklarına halef olduğu dava dışı sigortalı ... ile davalı ....'ın gerçek kişi olduğu ve kazaya karışan araçların da hususi olduğu görülerek, bu dava yönünden mahkememizin görevsiz olduğu, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 26/11/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı