İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/626 E. 2024/101 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/626
- Karar No
- 2024/101
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/626 Esas KARAR NO : 2024/101 DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 03/05/2024 KARAR TARİHİ : 02/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı takip alacaklısı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından dava dışı takip borçlusu ..... İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden olan alacağına ilişkin Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde müvekkili .... San. Ve Tic. Ltd. Şti.’ne, bidayette 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, her ne kadar usulsüz tebliğ de olsa usulsüz tebliğe rağmen süresinde itiraz edilmemesi neticesi 19/04/2024 tarihinde son olarak 89/3 haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, ancak, müvekkili şirketin takip borçlusu ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirket ile takip borçlusu dava dışı .... San. ve Tic. Ltd. Şti arasında kuruluşundan bu yana hiçbir ticari ilişki dahi bulunmadığını, kaldı ki, davalı takip alacaklısı; müvekkili şirketin, takip borçlusuna borçlu olduğunu ispat etmek zorunda olduğunu, davalı takip alacaklısı; müvekkili şirket ile takip borçlusu arasında alacak/verecek ilişkisini ve davacı şirketin borcunu ödemediğini ispat etmesi gerektiğini, icra dosyasında; alacağın varlığına ilişkin, yani takip borçlusunun, davacı şirketten alacaklı olduğunu gösteren bilgi ve belge bulunmadığını, davacı üçüncü kişi olan müvekkili şirketin iddiasını ispat ederken ileri sürdüğü vakıaların aydınlatılması için davalı alacaklının doğruluk ödevine uygun hareket ederek takip borçlusunun, davacıdan neden alacaklı olduğunu açıklaması gerektiğini, maddi vakıa ile uyumlu Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere öncelikle davalının; takip borçlusu ile müvekkili şirket arasında borç doğuran ilişkiyi ve müvekkili şirketin takip borçlusuna borçlu olduğuna ilişkin kayıt ve belge sunarak davacı şirketin borçlu olduğunu ispat etmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle, İcra ve İflas Kanunu’nun 89/3. maddesinde belirtilen sürede müvekkilinin takip borçlusu ...San. ve Tic. Ltd. Şti’ne borçlu olmadığının tespit edilmesini temin babında iş bu davanın ikamesine zaruret hasıl olduğunu, öncelikle, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasından davacı şirket aleyhine gönderilen 3. Haciz İhbarnamesine karşı iş bu davanın ikamesi yoluna gidildiğinin UYAP üzerinden icra müdürlüğüne bildirilmesini, davanın kabulü ile müvekkili şirketin, dava dışı takip borçlusu .... San. ve Tic. Ltd. Şti’ ne borçlu olmadığının tespitini, yargılama gideri ile ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27/06/2024 Tarih, ... Esas, .... Karar sayılı GÖREVSİZLİK kararı üzerine dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının İİK 89/3 uyarınca düzenlenen haciz ihbarnamesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davasının konusu, takip borçlusunun kendisinde hiç ya da haczedilen miktarda alacağının bulunmadığı, yani takip borçlusuna borcunun olmadığı, malın yedinde bulunmadığı, haciz ihbarnamesi tebliğinden önce ödendiği veya borcun sona erdiğine ilişkin iddiadır. Takip alacaklısı, takip borçlusu ile üçüncü kişi arasındaki ilişkiye yabancı olduğu gibi üçüncü kişi de takip alacaklısı ile takip borçlusu arasındaki ilişkiye yabancıdır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı Kanun'unda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir. 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5 inci maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır. Yerleşik Yargıtay uygulamaları uyarınca; İİK 89/3 ihbarı sonucu açılan davalar haksız fiil niteliğindedir. TTK 4.maddesinde ticari davalar tanımlanmış olup, TTK'da düzenlenmiş olan hususlardan doğan davalar mutlak ticari dava, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan davalar nispi ticari dava olarak belirlenmiştir. Dava İİK 89/3 maddesine dayalı olarak açıldığından TTK'da düzenlenmediği açık olduğu gibi, takip davalı şirket ile dava dışı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanmakta olup, davacı 3.kişi konumunda olduğundan, davanın tarafları arasında TTK kapsamında ticari ilişki bulunmadığından, nispi ticari dava koşulu olan davanın taraflarının ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğma şartı yerine gelmediğinden Ticaret Mahkemeleri görevli kabul edilemeyecektir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/11/2023 tarih ve 2023/5228-6468 Esas ve Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi kararı uyarınca, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme, davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olacaktır. Tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmamaktadır. Bahsi geçen emsal kararlar doğrultusunda somut uyuşmazlıkta HMK'nın 2.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde genel görevli mahkemeler olan asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla; davanın görev şartı yokluğundan reddi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-GÖREVLİ MAHKEMENİN BAKIRKÖY ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha önce de Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halli merci tayini için dosyanın İSTANBUL BAM ..... HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 02/10/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ..... ¸e-imza