İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/140 E. 2024/256 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/140
Karar No
2024/256
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/140 Esas KARAR NO : 2024/256 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/09/2024 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin araçların bakımı, onarımı, parça temini ve parça işçiliği gibi işlemleri yerine getiren bir iş yeri servisi olduğunu, davalı tarafın yönetim ve yetkisinde olan araçların bakımı ve onarımının eksiksiz olarak müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini, yapılan işlemlere ilişkin açıklamalar kalem kalem yapılıp, faturalandırılıp, müşteriye teslim edildiğini, müvekkili şirkete, hak kazanmış olduğu tamirat ve/veya parça ücretini davalı tarafın ödemediğini, müvekkil şirketin eksiksiz bir şekilde araçları tamir ve teslim etmesine rağmen davalı tarafın, 50.504 TL(faizler hariç) borcu olduğunu, son faturalar 2022 yılı sonunda kesildiğini, borca ilişkin 13.06.2023 tarihinde Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, bu hususunun defterlerin incelenmesi sonucu ortaya çıkacağını, 10.07.2024 tarihinde taraflar, dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurmuş ancak tarafların anlaşamadığını, açıklanan ve mahkemenizce resen gözetilecek nedenlerle; fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile açılan davanın kısmi olarak kabul edilmesi ve şimdilik 500 TL alacağın müvekkile ödenmesine, fatura tarihlerinden itibaren(mahkeme aksi kanaatte ise son fatura tarihi olan 27.10.2022 tarihinden itibaren) Tarihinden itibaren avans faiziyle, mahkeme aksi kanaatte ise ticari temerrüt faiziyle yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... sunduğu cevap dilekçesinde özetle; gerçek kişi esnafı olduğunu, TTK anlamında tüzel kişi tacir sıfatının bulunmadığını, açılan dava Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmış olup bu husus usul hukukuna aykırı olduğunu, ticaret sicil müdürlüğü ne de vergi dairelerinde gerçek kişi ticari işletme kaydının olmadığını, VUK kapsamında esnaf statüsünde bulunduğunu, hem davacının hem de kendisinin ikamet adreslerinin "Gaziosmanpaşa/İSTANBUL" olduğunu davanın yetkisiz yerde açıldığını, davacı ile aralarında cari/açık hesabının bulunduğunu, cari hesap kapsamında tarafına ait olan araçların onarımları, bakımları ve sâir şlemleri davacının servisinde yapıldığını, yıllarca birlikte çalıştıklarını, cari hesap dahilinde yapması gereken ödemeleri geciktirmeksizin her zaman yaptığını, bu nedenle davacı tarafa borcunun bulunmadığını, yolda kalan bir aracı için yapılan iş emirlerine baktığından aracın aküsünün değişmesi sebebiyle akü ve işçilik bedellerinin tarafına fatura edildiğini ancak aracın aküsü değiştirilmediğini, yolda kalmasına ve işlerimin sekteye uğramasına sebep olduğunu, bunun üzerine diğer araçları için yapılan iş emirlerini incelemesi sonucunda, aslında araçlara yapılmayan ancak yapıldı olarak görünün ve kendisine fatura edilen birçok işlemi gördüğünü, kestiği faturalar ve girdiği iş emirlerinde kötü niyetli işlemler ve basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne ters düşecek bir çok işlemin olduğu fark ettiğini, davacı tarafın cari alacağa ilişkin herhangi bir ihtar ya da tebliğ yapmadığını, ayrıca davacı taraf dava dilekçesi ekinde sunduğu dayanak belgelerde tarafına ait olmayan araçların işlemlerini cari hesabına işlediğini, açıklanan nedenlerle, davacının davasının usuli itirazları dikkate alınarak usulden reddine, mahkeme aksi kanaate bulunması halinde esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkememizce öncelikle yetki durumu incelenmiştir. Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19. maddeleri arasında düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK.'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." 7. maddesinde de," davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." denilmektedir. 6. maddesinde; (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir. HMK'nun 115/1 maddesindeki "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmü karşısında mahkeme dava dilekçesi üzerine dava şartları arasında sayılan yetki hususunu inceleyip yetkisiz olduğu kanaatine varması halinde kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesi usül ekonomisi bakımından da elzemdir. Somut olayda; dosyanın incelenmesi ile davalının yerleşim yeri adresinin Gaziosmanpaşa/İstanbul olduğu, tarafların tacir olması nedeniyle uyuşmazlığın İstanbul Ticaret Mahkemeleri yargı çevresinde bulunduğu anlaşılmakla davanın usulden reddi ile mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın usulden reddi ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE tevzi edilmek üzere İSTANBUL HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/140, K. 2024/256, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-140-e-2024-256-k-fc5477ad9109