İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/129 E. 2024/191 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/129
- Karar No
- 2024/191
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/129 Esas KARAR NO : 2024/191 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/09/2024 KARAR TARİHİ : 05/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen 19/03/2024 tarihli .... Fatura Nolu faturaya konu borcun 19/03/2024 tarihinde davalı şirket tarafından ödenmesi gerekirken herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı şirket hakkında Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün .... E. sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 348.792,00 TL'nin tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının 09/08/2024 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek, teminatsız veya uygun görülecek teminat karşılığında davalı şirketin mal varlığı üzerinde ihtiyati tedbir konulmasına, borçlu şirketin Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirkete yönelttiği işbu davanın tamamen mesnetsiz olduğunu, davanın reddi gerektiğini, işbu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki sözleşmesi bağlamında işbu davada yetkili mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı şirketin taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan 10/08/2023 tarihli eser sözleşmesi ve işbu sözleşmeye ek olarak yapılan birçok sipariş ve işlem uyarınca taraflar arasında ticari ilişki kurulduğunu, sözleşme kapsamında davacının bir kısım makine ve ekipmanının demontaj, montaj, bakım ve revizyon işlemlerinin yerine getirilmesi işini ve makine ve bir kısım işlerin tümüyle çalışır vaziyette teslimini üstlendiğini ancak davacının ayıplı ifada bulunduğunu, bu durumun davacı tarafa bildirildiğini, davacı bulduğu geçici çözümler dışında herhangi bir çözüm bulmadığı gibi bir kısım ayıpları da hiçbir şekilde gidermediğini,bu nedenlerle davacının ayıplı teslimi sebebiyle garanti kapsamında ayıpların giderilmesi gerektiğini, ayıplar giderilmedikçe tbk 97 uyarınca müvekkili şirketin herhangi bir ödeme yapma yükümlülüğü söz konusu olmadığını bu nedenlerle öncelikle işbu davaya bakmakla yetkili mahkeme istanbul asliye ticaret mahkemeleri yetkili olduğundan yetki itirazında bulunduklarını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın davalı olarak gösterilen müvekkili şirket yönünden reddiyle davacı tarafın takip miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibarettir. Davalının süresinde mahkememiz yetkisine itirazda bulunduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nun yetki sözleşmesinin düzenlendiği 17'nci maddesinde; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” denilmektedir. Bu maddeyle münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkânı getirilmiştir. Münhasır yetki sözleşmesinden; tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hâli anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir. Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir. Burada vurgulanması gereken önemli hususlardan biri de HMK.nun 17. maddesinde öngörülen yetki sözleşmesinde belirlenen mahkeme ya da mahkemelerin münhasır hâle gelmesi kuralı ile kesin yetki kuralının birbirine karıştırılmaması gereğidir. Zira, yetkinin kesin olduğu hallerde yetki sözleşmesi yapılamaz. HMK'nın yukarıda belirtilen maddeleri nazara alındığında; açılan davada dava şartları mevcut olup, davalının usulüne uygun yetki itirazı bulunmaktadır. Davacı ile davalı arasında 10/08/2023 tarihli sözleşme imzalanmış olup, işbu sözleşmenin 8. maddesine göre taraflar arasındaki ihtilaflarda İstanbul (Çağlayan) Mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırılmıştır. Tarafların tacir olması, aralarında yetki anlaşması olması, uyuşmazlığın çözümü için kesin yetkinin bulunmaması sebepleriyle yetkili mahkemenin yetki anlaşması gereğince İstanbul (Çağlayan) Adliyesi olduğu anlaşılarak, davalı vekilinin yerinde görülen yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin yetki ilk itirazının kabulü ile MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun belirlenmesine, 2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-Süresinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde ve talep halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, 4- Yargılama giderleri ve harç konusunda yetkili mahkemece karara bağlanmasına, 5-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/11/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza