İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1004 E. 2025/523 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1004
- Karar No
- 2025/523
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1004 Esas KARAR NO : 2025/523 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/11/2024 KARAR TARİHİ : 19/06/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalı tarafın taşıma işlerini yaptığını, davalı tarafın 697,32..EURO borcunun olduğunu, davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesi .... Esas takip başlatıldığını, davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ve bunun üzerine iş bu davanın açıldığını, tüm bu hususlar neticesinde itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafla 2023 yılı ocak ayı İsveç'te bulunan ürünlerin taşınması için anlaşıldığını, ödemelerin 30 gün vadeli fatura tarihindeki kur üzerinden TL bazında ödeme konusunda mutabakata varıldığını, davacı şirket tarafından düzenlenen tüm faturalarda olduğu gibi 02.05.2023 tarihli 485 Euro bedelli faturaya ilişkin ödemenin müvekkili şirket tarafından 30 günlük vade kapsamında 03.06.2023 tarihinde fatura tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek suretiyle davacı şirkete 10.378,47-TL. olarak ödenmiş, bu tarihe kadar davacı şirket tarafından hiçbir itirazda bulunulmadan ödemeler kabul edilirken Müvekkili şirketten kur farkı bulunduğundan bahisle ödeme talep edildiğini, açıklamaları kapsamında müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığından davacı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine haksız ve dayanaksız olarak ikame edilen davanın reddine, davacı şirketin açık şekilde kötü niyetli olarak müvekkil şirketin borcu bulunmamasına rağmen dava ikame etmiş olması nedeniyle davacı şirket aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile cari hesap alacağı nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ...... Numaralı dosyasında; 07/06/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece İcra Dairesinin ...... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 697,32-EUR asıl alacak yönünden 01/11/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak " cari hesap ve faturadan kaynaklı bakiye alacak 697,32 Euro" gösterildiği, davalı tarafından 14/11/2023 tarihinde itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın asıl alacak bakımından bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu cari hesap ve fatura nedeni ile alacaklı olup olmadığı, davacının alacağa konu faturalarda vade tarihinin kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, kararlaştırıldı ise ne belirlendiği, talep edilen miktarın kur farkından kaynaklı olup olmadığı, taraflar arasında bu yönde bir anlaşma ya da süregelen ticari ilişkinin olup olmadığı, taraflar arasında tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarındadır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 18/03/2025 tarihinde inceleme günü verilmiş olup tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 18/03/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Davalı tarafından yapılan ödemelerin TL üzerinden yapıldığı, Davacı tarafından kesilen faturada da belirtildiği Üzere ödeme tarihindeki TCMB satış kuru üzerinden yapılması ibaresinin yer aldığı bu hususta yukarıda ayrıntısı. Gösterilen hesaplamalarda davacı tarafın davalı yandan 24.189,76TL kur farkına dayalı Davacı yanın cari hesaba konu faturadan dolayı kur farkı alacağının 24.189,76TL hesap edildiği, ancak davacı yan takip talebinde Kur farkının olarak 20.958,09 TL'LİK (697,32 EURO talep etmiş olduğundan talebe bağlılık ilkesi gereği davacı yanın davalı yandan 20.958,09 TL'LİK (697,32 EURO alacaklı olduğu görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir. Bilirkişi raporları HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Cari hesaba konu faturalara konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 10.10.2019 tarih ve 2018/2135 Esas, 2019/4709 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; kur farkı alacağının döviz olarak istenmesi mümkün olmayıp, Türk lirası olarak talep edilebilecek bir alacaktır. Türk kanunlarına göre döviz alacağının Türk lirası olarak istenmesi mümkün ise de Türk lirası alacağının dövize çevrilerek takip konusu yapılması mümkün değildirdir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26/05/2022 tarih ve 2020/6941 Esas, 2022/4076 Karar sayılı kararı ile 28.02.2023 tarih ve 2023/379 Esas, 2023/1206 Karar sayılı kararları da bu yöndedir). Kur farkı alacağı, yabancı para alacağı (döviz) üzerinden düzenlenen faturanın düzenlendiği tarihin kuru ile faturanın tahsil edildiği tarihin kuru arasındaki farktan kaynaklanan ve TL olarak doğan bir alacaktır. Kur farkı düzenlenen temel ilişkide asıl alacak miktarı, döviz olarak aynı kalmaktadır. "...Somut olayda davacı, TL üzerinden düzenlediği kur farkı faturasını, USD üzerinden icra takibi konusu yapmıştır. Yani bakiye döviz alacağını değil, TL faturaya bağlanan kur farkı alacağını talep etmiştir. Oysa alacağı, TL alacağı olup döviz cinsinden takip konusu yapılması mümkün değildir. Bu nedenlerle, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü ile davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Davacı vekili, davalının icra takibine USD talep edilemeyeceği yönünden itirazı olmayıp aksine bu konuda bir kabulü bulunduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de kur farkı alacağı döviz olarak istenemeyip Türk lirası olarak talep edilebilecek bir alacak olduğundan, takibin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Bu hususun itiraz dilekçesinde açıkça belirtilmemiş olması, sonradan ileri sürülmesine engel değildir. Zira İİK'nın 67. mddesi uyarınca itirazın iptali davalarında, usulüne uygun geçerli bir icra takibinin bulunması ve itiraz edilmiş bir icra takibinin bulunması dava ön şartı niteliğinde olup bu husus resen nazara alınması gerektiğinden, aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür...." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi, 17.04.2025 Tarih, ..... Esas, .... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; cari hesap ilişkisi ile düzenlenen fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, alınan 18/03/2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacının takip konusu ettiği cari hesap alacağının dayanağının kur farkı alacağı olduğu, bu alacağı Euro cinsinden 01/11/2023 tarihinde icra takibine konu ettiği anlaşılmaktadır. Yukarıda bahsi geçen T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, 17.04.2025 Tarih, ...... Esas, ...... Karar sayılı ilamından da anlaşıldığı gibi takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü ile davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının kötü niyet tazminat talebi bakımından ise, kötüniyet tazminatının talep edilebilmesi için davanın reddi kararının yeterli olmadığını, takibi başlatanın kötüniyetinin ispat edilmesi gerektiği ancak iş bu dosyada ispat edilemediğinden tazminat talebinin reddine HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Davalının kötü niyet tazminatının reddine, 1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 427,60-TL'den mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600 TL arabuluculuk ücretinin verilen kararın niteliği nazara alınarak davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 25.531,04-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2025 Katip .... ¸e-imzalı Hakim ........ ¸e-imzalı