İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/613 E. 2025/957 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/613
- Karar No
- 2025/957
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/613 Esas KARAR NO : 2025/957 Bakırköy ... İcra Dairesi : ... Esas
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2024 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 Mahkememizin ... Esas, ... Karar 09/05/2024 tarihli kararı ile görevli Mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırıldığı, dosyanın yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle, davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Ticaret A.Ş. (... A.Ş.), ... Belediyesi (...) tarafından 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 26. Maddesinde verilen yetkiye dayanılarak TTK. Hükümleri kapsamında kurulmuş bir sermaye şirketi olduğunu, müvekkili ... A.Ş.'nin sermayesinin %99.87 hisse oranına sahip olan ... Belediyesi'nin (...) iştirak şirketi olduğunu, müvekkili şirketin yaptığı ve yapacağı tüm iş ve işlemlerde TBK., TTK. Hükümlerinin yanı sıra 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve sair mevzuat hükümlerine de sabit olduğunu, 30.11.2007 tarihli 2860 sayılı ... meclis sayılı kararı ile mülkiyeti ...'ye ait olan çiçek satış büfelerinin işletme ve tasarruf yetkisinin elde edilecek gelirin %50'sinin ...'ye ödenmesi kaydıyla 10 yıl süre ile müvekkiline verildiğini, müvekkili şirketin ... meclis kararı ile verilen işbu tasarruf yetkisi kapsamında çiçek büfelerini işletmeye başladığını, bu kapsamda davalı borçlu ile 01.12.2016 tarihinde ... No.lu Çiçek Büfesi İşletme Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5. Maddesine göre 30.06.2017 tarihinde sözleşme süresinin sona erdiğini, sözleşmenin süre sonunda devam edeceğine ilişkin hiç bir hüküm de bulunmamasına rağmen davalı borçlunun büfeyi tahliye etmeksizin haksız işgal suretiyle kullanmaya devam ettiğini, davalının haksız işgal kullanımından kaynaklı kullanım bedelini ödemediğini, çiçek büfelerinin kullanım bedellerine ilişkin 01/12/2017 ile 31/12/2021 tarihleri ve 01/12/2022 ile 31/08/2022 tarihlerine ilişkin fatura düzenlenerek davalı borçluya tebliğ edildiğini, davalının faturaya itiraz etmediğini, ödenmeyen fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, takibe haksız olarak davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davatiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. Dava, davacının, davalının haksız işgal kullanımından kaynaklı kullanım bedeli alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 89.881,75 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 38,78 TL yasal faizi ile birlikte toplam 89.920,53 TL'nin tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile; "....mahkemece öncelikle davalının tacir olup olmadığının tespiti amacıyla Ticaret Sicil Müdürlüğü, ilgili vergi dairesi ve esnaf odalarına müzekkere yazılarak yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınmak suretiyle davalının faaliyetinin esnaf faaliyeti olup olmadığı, işin hacmi itibariyle ticari muhasebeyi gerektirip gerektirmediği, ticari işletme boyutuna erişip erişmediği değerlendirilip davalının tacir olduğu kanaatine varıldığı taktirde yargılamaya devam edilmesi ve bir karar verilmesi, tacir olmadığının tespit edilmesi halinde ise davanın asliye hukuk mahkemesinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekir iken hatalı değerlendirme ve eksik inceleme sonucunda verilen karar usul ve yasaya uygun görülmediğini..." bildirmiştir. Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. Uyuşmazlığın esasına geçmeden önce davaya bakmaya görevli mahkemenin belirlenmesi yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. (HMK 114/1-c) Asliye Ticaret Mahkemesinin görevini düzenleyen 6102 sayılı TTK.'nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca özel yasalarda Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin belirlemeler dışında bir ihtilafın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevinde olabilmesi için o ihtilafın ya Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir husustan kaynaklanması ya da her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir. İstinaf ilamı doğrultusunda davalı için tacir araştırması yapıldığını, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabında davalı ...'nun gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığını, Vergi Dairesi yazı cevabında da davalının faal mükellefiyet kaydının bulunmadığı, terk olduğu dönemde işletme usulüne göre defter tuttuğu görülmekle davanın nispi ticari dava olmadığı anlaşılmıştır. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; davalı ...'nun tacir sıfatına sahip olmadığı, uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla eldeki davada yargılamanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK 20. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, 4-Davaya yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır