İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/794 E. 2025/512 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/794
- Karar No
- 2025/512
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/794 Esas KARAR NO : 2025/512 Bakırköy .... İcra Dairesi : .... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/08/2024 KARAR TARİHİ : 26/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kağıt, karton, ambalaj vb. ürünlerin üretimini ve satışını yapmakta olduğunu, davalı taraftan dönem dönem üretimde kullanılacak malzemeler tedarik edildiğini, davalı taraftan 22200 kg bristol kartonun alınması konusunda taraflar anlaşmaya varmış olduğunu, müvekkilinin, işbu anlaşma uyarınca ilgili malzemelerin ödemesini önden davalıya yaptığını, taraflarca yapılan anlaşmaya ve paranın peşinen davalıya gönderilmesine rağmen davalının malzemeleri müvekkiline teslim etmediğini, davalı tarafından malın müvekkile teslim edilmemesi üzerine müvekkilinin, müşterisine malı zamanında teslim edebilmek için başka bir tedarikçiden malını daha pahalı fiyattan almak zorunda kaldığını, bunun üzerine müvekkilinin, mallar için ödediği paranın iadesini davalıdan talep ettiğini, davalı tarafın bu yönde de olumlu bir adım atmaması üzerine, müvekkili tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra dosyasına yapmış olduğu itiraz üzerine icra takibi durdurulduğunu, icra takibine itirazdan sonra taraflar tekrar haricen görüşmelere başlandığını, görüşmeler sonucunda taraf vekillerince 813.735,49.-TL'nin 10.06.2024 tarihinde davacıya ödenmesi yönünde taraf vekillerince e-imzalı sözleşme imzalandığını, işbu sözleşme uyarınca da davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine bu kez davalıya karşı Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının işbu takibe de sadece süreci uzatmak için kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, davalının takibe itiraz etmesi üzerine arabuluculuk kanun yoluna başvurulduğu arabuluculuk sonucunda anlaşmaya varılamaması üzerine, davalının haksız ve kötüniyetli itirazın iptalini, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLER : Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, Bakırköy .... İcra Dairesi, Davutpaşa Vergi Dairesi, Selçuk Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 813.735,49 TL alacak ile alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya yeni ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde takibe, ödeme emrine, borca, asıl alacağa, faize, faiz oranına ve tüm takip ferilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 30.03.2025 tarihli raporunda; Dava dilekçesi ekinde yer alan ve kabul ve takdiri sayın mahkemeye ait olan 23/05/2024 tarihli imzasız ve barkodsuz sözleşme 28/03/2024 tarihinde davalı şirketin kaşe ve imzasının yer almadığı ancak adres bilgisinin yer aldığı proforma faturanın davacıya iletildiği belirtilerek ibraz edilmiştir. Davacı şirket aynı gün davalı şirket adına (28/03/2024 tarihinde) proforma fatura bedeli olan 735.703,23 TL 'yi cari bakiye ödemesi açıklaması ile eft/havale yapmıştır. 04/04/2024 tarihinde davalının kurumsal mail adresine gönderilen mail ile ile sevkiyatın geciktiği, sevkiyatın alınamaması durumunda müşteriye sevkiyatın uçakla yapılacağını ve palet başı sevkiyat bedelinin 1000 EURO olduğu, ödenecek olan sevkiyat bedelinin davalıdan talep edileceği bildirilmiştir. Davacı 05/04/2024 tarihinde bu defa 23.412,28 TL bedeli cari bakiye ödemesi açıklaması ile davalı hesaplarına göndermiştir. Davalıya ait davacı defterlerinde yer alan hesap hareketleri incelendiğinde davacı hesaplarında davalı ... nolu satıcılar hesabında takip edilmiştir. 2023 yılında davalı 2.070.693,31 TL değerinde fatura düzenlenmiş 2.070.652,71 TL tahsilat yapmıştır. Dolayısıyla 2023 yılında tarafların borç/alacak ilişkisi, davalının sahip olduğu "40,60(B)" bakiye ile kapanmıştır. 2024 yılında ise; davalı hesabına gönderilen ve iş bu davaya konu edilen 28/03/2024 ve 05/04/2024 tarihli ödemeler, gönderildiği, tarihte (735.703,23+23.412,28=759.115,51.-TL) davacı defterlerinde kayda alınmıştır. Davacı defterlerine göre davalı adına gönderilen toplam 759.155,51 TL için davalı tarafından 28/02/2024 tarihinde .... nolu KDV dahil 735,596,66 TL değerinde fatura düzenlenmiş olup bu durum B formlarından da anlaşılmaktadır. Davacı iş bu faturayı kayıtlarına almamış 26.04/2024 tarihinde davalıya gönderdiği Bakırköy .... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile "satın alınan ürünler teslim edilmedi" açıklaması ile faturaya itiraz etmiştir. Davalı ise defter ve belge ibraz etmemiştir. Davacı davalı adına yaptığı ödemelere ilişkin ürünleri teslim almadığını bertmiştir ve davalı da iş bu davaya konu ettiği ödemelere ait ürünlerin davacıya teslim edildiğine ilişkin sevk irsaliyesi teslim tesellüm belgesi vb hiçbir belge ibraz etmemiştir. Sonuç olarak, Davacı şirketin defter beratlarının yasal süresi içerisinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu görülmüştür. Davalı tarafından defter ve belge ibraz etmemiştir. Davalı tarafından, 28.02.2024 tarihinde ... nolu KDV dahil 735.596,66.-TL değerinde fatura davacı adına keşide edilmiştir. Söz konusu fatura, davacı defterlerinde kayda alınmamıştır. Davacı, 28.03.2024 ve 05.04.2024 tarihinde yani davalı tarafından faturanın düzenlenmesinden 30 ve 35 gün sonra 2 parça halinde toplam (735.703,23423.412,28-) 759.115,51.-TL davalı adına ödeme yapmış, defterlerinde bu ödemeleri kayda almıştır. Davalı adına gönderilen 759.115,51.-TL bedel için davalı tarafından düzenlenen satış faturasına davacı, 26.04.2024 tarihinde “ürünleri teslim almadığını” belirtilerek noter aracılığı ile itiraz etmiştir. Davalı, iddialara cevap vermediği gibi, ürünlerin teslimine ilişkin sevk irsaliyesi vb belge ibraz etmemiş, defter ve kayıtlarını da sunmamıştır. Davacı tarafından davalı adına yapılan ödeme için yapılan icra takibi, davalının itirazı nedeniyle durmuştur. Davalı adına başlatılan takip; 759.115,51.-TL asıl alacak, 4.619,98.-TL icra takip masrafı ve 50.000.-TL üzerinden olup; davacının 50.000.-TL vekalet ücreti alacağı ve 4.619,98.-TL icra takip masrafı talebinin takdir ve değerlendirmesi Sayın mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı) İncelenen tüm dosya kapsamı, icra dosyaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, Bakırköy ... İcra Müdürlügü'nün ...Esas sayılı dosyasında ödeme bulunmadığı, 813.735,49 TL'nin 10.06.2024 tarihinde davacıya ödenmesi yönünde taraf vekillerince e-imzalı 23/05/2024 tarihli sözleşme imzalandığı, davalının bu miktar yönünden alacaklı olduğu anlaşılmış olup, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin aynı şartlarla devamına; 2-Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 162.747,09 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 55.586,27 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 9.827,89 TL harcın mahsubuyla bakiye 45.758,38 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 9.827,89 TL peşin harç olmak üzere toplam 10.255,49 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 6.996,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 125.922,97 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/05/2025 Katip ... ¸ Hakim ... ¸