İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/50 E. 2025/609 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/50
Karar No
2025/609
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/50 Esas KARAR NO : 2025/609 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 22/01/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen 22/01/2025 Tarihli dava dilekçesinden özetle; Müvekkil Şirket ... Şti. (Eski Ticaret Unvanı: ...Ltd. Şti.) yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında hizmet veren, ait olduğu sektörün lider kuruluşlarından olduğunu, davalı ...Ltd.Şti. (...) talepleri üzerine verilen kargo hizmeti neticesinde müvekkil şirketin, davalı borçludan 1.183.005,84 TL tutarında alacağı bulunduğunu, müvekkil şirket, davalı/borçluya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirdiğini bu taşıma ilişkisi sonucu karşı tarafın ödemesi gereken hizmet bedeli borcu doğduğunu ancak davalı/borçlu, borcunu ödemediğini alacak tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edildiğini herhangi bir olumlu netice elde edilememiş ve bunun üzerine davalı tarafa karşı ... 29. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine söz konusu takibin davalının haksız itirazları neticesinde durdurulan icra takibinin devamı amacıyla müvekkil şirket tarafından ilk olarak, gereğince arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabulucu tarafından gönderilen davet mektubuna her iki taraf icabet etmiş ancak anlaşma sağlanamadığını, tutanak ile de kayıt altına alınan anlaşamama hali neticesinde müvekkil şirket tarafından başlatılan ... 29. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinin devamı amacıyla işbu itirazın iptali davasını ikame edildiğini, tüm açıklanan bu nedenlerle, . borçlunun haksız ve kötüniyetli borca, masrafa, faize ve tüm ferilerine itirazlarının iptalini, borçlu aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edildiği halde cevap dilekçesi sunmadığı böylelikle davayı inkar etmiş sayıldığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsiline yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Dosyamız arasına alınan ... 29. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 1.183.005,84 TL işleyecek reeskont, avans faizi, icra gideri ve vekalet ücreti olmak üzere toplam alacak 1.183.005,84 TL üzerinden icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı/borçluya tebliğ edildiği, davalı/borçlunun icra takibine, yetkiye ,asıl alacağa, faiz ve ferilerine itiraz ettikleri ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 28/04/2025 celse tarihli ara kararı ile ; Dosyanın Mali Müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilerek, taraf defter ve belgeleri, üzerinde inceleme yapılıp, taraf iddia ve savunmaları da değerlendirilerek icra takibine konu fatura içeriğindeki hizmetin davalıya verilip verilmediği, verildi ise faturalardan kaynaklı alacağın mevcut olup olmadığı, buna yönelik faturaların taraf defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı, mevcut ise miktarının takip tarihi itibari ile ne kadar olduğu, icra takibinden sonra yapılan ödeme var ise TBK m. 100 uyarınca tenzil edilmesi ve dava tarihi itibari ile mevcut alacak miktarının tespit edilmesine dair rapor hazırlanmasına karar verilmiş olup, Bilirkişi tarafından sunulan 18.06.2025 tarihli raporda özetle ; Taraflar arasındaki ticari ilişki sözleşme temeline dayanmakta olup, davacı tarafça faturalara ek olarak sunulan konşimento, tebliğ ve gönderi teslimat belgelerinden faturalara konu taşıma hizmetlerinin davalı tarafa verilmiş olduğu kanaatine varıldığı, usulüne uygun tutulmuş olmakla sahibi lehine delil niteliği taşıyan ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafın takip tarihi itibarıyla davalıdan takip tutarı kadar(1.183.910,51TL) alacaklı olduğu, davalı tarafça takip sonrasında yapılmış her hangi bir ödemenin bulunmadığı, Borçlu olmadığı iddiasıyla takibe itiraz etmiş olan davalı tarafın ise ticari defter ibrazında bulunmadığı gibi, borçlu olmadığını ispatlayacak nitelikte her hangi bir kesin delil de sunmamış olduğu, bu itibarla HMK 222/3 gereği sahibi lehine delil niteliği taşıyan davacı tarafa ait ticari defter kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, davacı tarafın haklı görülmesi halinde davalı taraftan takip tutarı kadar alacaklı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, görüş ve kanaatlerini içerir raporunu sunduğu görülmüştür. HMK'nın 222/3 maddesinde tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği belirtilmiştir. Mahkememizce ön inceleme duruşması ara kararı ile taraflara ticari defter ve belgelerini mahkememizce belirlenen inceleme gün ve saatinde hazır etmeleri, aksi halde 222/3. maddesi gereğince ,inceleme günü defter, kayıt ve belgelerini ibraz etmedikleri ve ayrı sürede delilleri ile birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret te göstermedikleri yada belgenin ellerinde bulunduğunu inkar ettikleri ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmedikleri taktirde mahkemenin belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin ihtarına karar verilmiştir. Anılan ara karar duruşmada taraflara tebliğ edilmiş, davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmiş ise de, davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde ise takibe konu edilen 1.183.910,51 TL'lik faturaların defterlerde kayıtlı olduğu, ticari defterlerin şekil şartını sağlayarak kanun gereği sahibi lehine delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın ticari ilişki içindeki fatura alacağından kaynaklandığı, 28 Temmuz 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 7251 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değişiklik yapılan 6100 sayılı HMK m. 222/3 “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir” hükmünü havi olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilerek bilirkişi incelemesi için gün tayin edilerek taraflara meşruhatlı bir şekilde ihtarda bulunulduğu, mahkememizce belirlenen günde davacı tarafın ticari defter ve belgelerini bilirkişi incelemesi için sunduğu ancak davalı tarafça defterlerin ibraz edilmediği, davacı ticari defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucunda ibraz edilen raporda davacının ticari defterlerinde icra takibinde talep edilmiş olan 1.183.910,51 TL alacağın davacı defter kayıtlarında yer aldığının tespit edildiği, 6100 sayılı HMK m. 222/3 maddesi gereğince, yapılan ihtara rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarının incelemeye sunulmamış olması nedeniyle usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş olan davacı şirket ticari defter kayıtlarının, sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiği, buna göre incelenen davacı defterleri uyarınca davacı tarafça ispat yükünün yerine getirilmiş olduğu anlaşılmakla icra takibine davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takibin faturaya dayalı olması ve ispat yükünün yerine getirilmesi karşısında alacak likit kabul edilerek asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulüne, 2-Davalının ... 29. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 80.872,92TL karar ve ilam harcından peşin alınan 14.287,76 TL harçtan mahsubu ile bakiye 66.585,16 TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile 14.287,76 TL peşin harcından oluşan toplam 14.903,16 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere gideri olan 1.101,00 TL ve bilirkişi ücreti olan 5.000 TL toplamı 6.101‬,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 177.747,47 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.29/09/2025 Katip E-imzalıdır. Hakim E-imzalıdır.

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/50, K. 2025/609, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-50-e-2025-609-k-cf5c5d11b552