İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1078 E. 2025/284 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1078
- Karar No
- 2025/284
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1078 Esas KARAR NO : 2025/284 DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 19/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında davalı yanın faaliyet gösterdiği ''.... Mahallesi .... Cad. No: 100 Avcılar/İstanbul'' adresindeki franchise olan ''....'' mağazasının tadilat onarım ve dekorasyon işinin yapılmasına ilişkin sözleşmede detaylı olarak belirtilen hususlarda ve nakliye ücretinin de davalı tarafından ödenmesine ilişkin anlaştıklarını, müvekkilinin sözleşme kapsamında üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmek suretiyle işi tamamladığını, davalı yan ise müvekkiline işin karşılığı ödemesi gereken bakiyeyi eksik ödediğini, müvekkili ve müvekkilin eşi her fırsatta davalı ... bakiye borcun ödemesini talep etmesine karşılık davalı şirket yetkilisi ....'un müvekkili ve eşini oyaladığını, davalı tarafın söz konusu sözleşmeye ilişkin tüm işlerin yapıldığını kabul eden yazışmalar ve borç ikrarı içeren yazışmaları mevcut olduğunu ayrıca sözleşme konusu davalının faaliyet gösterdiği ''....'' mağazasının görkemli açılışı ve yine ... hesabından yapılan paylaşımlardan da işin ayıpsız ve eksiksiz tamamlandığı tespit edildiğini, tüm uyarılara rağmen davalının 416.299,00 TL borcunu ödememesi üzerine borçlu aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız olarak takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz kararı verilmesini, itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Asıl davada davalı vekilinin cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca müvekkili şirket işveren davacı taraf ise yüklenici konumunda olduğunu, taraflar sözleşmede belirtildiği üzere anılan tüm tadilat yenileme işlemlerinin yapılması hususunda 835.000,00 TL + KDV hususunda anlaştıklarını, sözleşme uyarınca müvekkili firmaya ait mobilya mağazasında yapılan bakım ve tadilatların eksik ve ayıplı olarak ifa edildiğini, müvekkili firma eksik ve ayıplı ifaların düzeltilmesini istediğini ve bununla birlikte ayıp oranında bedel ödemeden kaçınma hakkını kullandığını ancak davacı tarafından haksız olarak icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine huzurdaki davanın ikame edildiğini, ... mesajlarında da görüldüğü üzere davacı taraf eksik ve ayıplı olarak yapmış olduğu edimleri kabul ederek işleri düzelteceğini söylemek suretiyle müvekkilini sürekli oyaladığını, müvekkilinin 625.701,00 TL tutarında ödeme yapmasına rağmen geri kalan kısmı bu eksik ve ayıplı ifaların düzeltilmesinden sonra yapacağını belirttiğini, ilgili eksiklerin giderilmesi konusunda olumlu dönüş alınamadığından yüklenici firmaya 07.11.2024 tarihli Bakırköy ... Noterliği .... yevmiye nolu ihtarnamesi çekilerek seçimlik haklarını saklı tutmak kaydıyla dava açılacağını bildirildiğini, bedel ödeme borcu eserin teslim anında istenebilir olacakken yüklenici taraf eksik yaptığı işleri tamamlamak adına müvekkili firmanın bedel ödemesini istediğini beyanla anılan nedenlerle takibin iptalini, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davacı tarafa yapılan 625.701,00 TL ödemenin iadesini, ayıp oranında bedelden indirime karar verildiği takdirde müvekkilinin fazla ödemiş olduğu tutarın davacıdan tahsilini, ayıplı ifa nedeniyle müvekkili firmanın uğramış olduğu zarar nedeniyle şimdilik 640.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurda ikame edilen karşı dava yönüyle dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmadığından karşı dava yönüyle tefrik kararı verilerek başkaca hiçbir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı-karşı davacının karşı dava-cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususların huzurda görülmekte olan asıl dava konusu ile ilgili olmadığını, davalı-karşı davacı yanın müvekkiline hiçbir şekilde ayıp bildirimi ve sözleşmenin feshi talebi bulunmadığını, davalı-karşı davacı tarafın işbu iddiaları sebepsiz zenginleşme saikiyle yapıldığını, davalı-karşı davacı taraf takibe konu edilen faturayı kayıtlarına işlediğini, faturanın davalı-karşı davacının defterlerine işlenmiş olması, taraflar arasında akdedilen sözleşme, davalı-karşı davacının borcu kabul ettiği yazışmalar ve davalı-karşı davacının mağazasının açılmış olması dikkate alındığında müvekkili tarafından davalı-karşı davacının işlerini yaptığının sabit olduğunu, müvekkilinin sözleşmeden doğan tüm yükümlülükleri yerine getirmesine müteakip ödeme borcu altında olan davalı-karşı davacının cevap dilekçesi ile de borcu ikrar etmesine rağmen ''ayıp oranında bedel ödemeden kaçınma iddiası'' huzurda görülmekte olan davada değerlendirilemeyeceğini, davalı-karşı davacının aylardır müşterilerine showroom olarak kullandığı mağazada bu tarihe kadar herhangi bir delil tespiti yaptırılmaması ve bu hususta herhangi bir delil sunulmamış olması sebebiyle bu aşamadan sonra taşınmaza ve müvekkilinin yaptığı işlere kötü niyetli olarak zarar verilmesi muhtemel olduğundan davalı-karşı davacının iddialarının incelenmesi ve değerlendirilmesine muvafakat etmediklerini, davalı-karşı davacı tarafın .... hesabından yapılan paylaşımlardan da işin ayıpsız ve eksiksiz tamamlandığı da tespit edildiğini, sözleşme içeriğinde işin teslim tarihi belirtilmediğinden geç teslim iddiasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyanla anılan nedenlerle karşı dava yönüyle tefrik kararı verilerek dava şartı yokluğundan davanın usulden reddini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise asıl davanın kabulünü, karşı davanın reddini, 416.299,00 TL yönünden takibin iptali ile takibin bu miktara işleyecek avans faizi ile devamını, davalı-karşı davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının; franchise olan ... mağazasının tadilat, onarım ve dekorasyon işi için bakiye ücret ve nakliye ücretinin tahsili amacıyla davalı aleyhine giriştiği Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Karşı davada taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasındaki sözleşenin ayıplı, eksik ve geç ifasının tespiti ile sözleşmenin feshini, 625.701,00 TL'nin ve 640.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline ilişkindir. Asıl davada Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 397.083,08 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 42.209,00 TL faizi ile birlikte toplam 439.292,08 TL'nin tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. Uyuşmazlığın esasına geçmeden önce davaya bakmaya görevli mahkemenin belirlenmesi yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. (HMK 114/1-c) Asliye Ticaret Mahkemesinin görevini düzenleyen 6102 sayılı TTK.'nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca özel yasalarda Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin belirlemeler dışında bir ihtilafın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevinde olabilmesi için o ihtilafın ya Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir husustan kaynaklanması ya da her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabında asıl davada davacı, karşı davada davalı olan ...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığını, Vergi Dairesi yazı cevabında da ...'ın 2.sınıf tüccar olduğu ve işletme esasına göre defter tuttuğu görülmekle davanın nispi ticari dava olmadığı anlaşılmıştır. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; asıl davada davacı, karşı davada davalı olan ...'ın tacir sıfatına sahip olmadığı, uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla eldeki davada yargılamanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve Karşı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK 20. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, 4-Davaya yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/03/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır