İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1065 E. 2025/882 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1065
- Karar No
- 2025/882
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1065 Esas KARAR NO : 2025/882 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ : 14/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalıya ticari mal satışından kaynaklı 204.619,62 TL faturaya dayalı para alacağı bulunduğunu, tarafların her ikisi de tacir olduğunu, davacının ... Mah. ... Sit. A2 Blok No:31/31 Başakşehir/İstanbul adresinde paslanmaz çelik satışı işleri ile iştigal ettiğini, faaliyette bulunduğu ... Mah. .... Sit. A2 Blok No:31/31 Başakşehir/İstanbul adresindeki işyerinde, davalıya satmış ve teslim etmiş olduğu paslanmaz çelik vs emtiaları ile ilgili düzenlemiş olduğu faturalara dayalı 204.619,62 TL alacağını henüz davalıdan tahsil edemediğini, taraflar arasında herhangi bir vade anlaşması bulunmadığından, davacı fatura tarihleri itibariyle telefon ve mesaj yoluyla alacağının ödenmesini talep ettiğini, ancak davalı borcunu ödemediğini ve temerrüde düştüğünü, bunun üzerine, davalı tarafla yürütülen görüşmelerden, alacağın tahsili yönünde olumlu bir sonuç alınamayacağı anlaşıldığından, davacı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile 07.08.2024 günü ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının satışa konu malları teslim aldığını, faturalara süresi içinde hiç bir itirazda bulunmadığını ve ticari defterlerine de kaydetmiş olmasına rağmen, sadece icra takibini durdurmaya ve haczi engellemeye matuf soyut beyanla, borca ve takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacının davalıdan 204.619,62 TL faturaya dayalı para alacağı bulunduğunu ve bu alacak tutarı davacının ticari defter kayıtlarıyla da sabit olduğunu, davacının faturaya dayalı 204.619,62 TL para alacağının fatura tarihlerinden fakat her halükarda 07.08.2024 icra takip tarihinden itibaren TCMB avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davcıya ödenmesini, açmış olduğu davasının kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davalı ile davacı arasında hesap mutabakatı bulunmadığını, davacının, davalıya emtialarını sattığını ve teslim ettiğini iddia etmekle, bunların faturalarını dosyaya ibraz etmediğini, irsaliyeyi sunmadığını, taraflarına teslim edilen herhangi bir ürün bulunmadığını belirterek, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından düzenlenen fatura alacağının sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Mahkememize ibraz edilen 02/09/2025 tarihinde sunulan bilirkişi raporunda özetle, Davacı şirketin, 2023 yılında davalıya yaptığı paslanmaz çelik satışları karşılığında düzenlediği faturaların bedelinin ödenmediğini, bu nedenle 204.619,62-TL bakiye alacak kaldığını ileri sürdüğünü, davalı şirket ise faturaların ve teslimatın ispatlanmadığını, muavin defter kayıtlarının tek taraflı olduğunu, borçlarının bulunmadığını, Davacı tarafça ibraz edilen 5 adet e-fatura mevcut olduğunu, toplam tutarı 1.429.888,29-TL faturalara karşılık düzenlenen 5 irsaliye incelendiğini, 4 irsaliyede şoför ismi ve ıslak imza/paraf mevcut olduğunu, 1 irsaliyede imza bulunmamakla birlikte şoför adı, araç plakası ve QR kod bilgisi mevcut olduğunu, faturalar ile irsaliyeler ile irsaliyeler tarih ve miktar bakımından uyumludur, Davacı yan defter ve kayıtları incelendiğini, defter beratlarının yasal süresinde Maliye Bakanlığına verildiği, sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan olan alacak bakiyesi 204.619,62-TL olduğunu, davacının üzerine düşen edimi yerine getirdiği, davalı yanca bu faturalara itiraz edilmediği, iade faturası düzenlenmediği, ödeme yapılmadığı görüldüğü, Davacı yanca her ne kadar ödeme emrinde işlemiş faiz talep edilmişse de, BK 117 gereği davalının temerrüt koşulları oluşmadığından davacının faiz talep edemeyeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Dava konusu ve mahiyeti gereği öncelikle ticari defterlerin incelenmesi ve delil olması durumlarını açıklamak gerekmiştir. Ticari defterlerin ticari davalara delil olabilmesi için defter sahibinin defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yaptırmış olması ve defterleri usulüne uygun tutulmuş olması defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutmuş bir başka deyişle usulüne uygun olarak tutulmuş defter kayıtlarına aykırı olmaması veya hiçbir kayıt içermemesi gerekir. Karşı taraf defterlerini usulüne uygun tutmuş olmasına rağmen ve her iki tarafın ticari defterleri birbirine aykırı kayıtlar içerdiği taktirde ispatla yükümlü olan taraf iddiasını başka delillerle ispat etmek zorunda kalacaktır. Taraflardan biri ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmesine rağmen karşı taraf ticari defterleri ibrazdan kaçındığı taktirde mahkeme defter ibrazını TTK 85 ve HMK 222/1. Maddeye göre resen emredebileceğinden HMK'nın 220. maddesi gereğince ibrazdan kaçınan tarafa ticari defterlerini ibraz etmeme hakkındaki delil ve belgelerini sunması defterleri bulamadığı taktirde nerede olduğunu bilmediğine ilişkin yemin teklifinde bulunması defterleri ibrazına karar verilen tarafın kendisine verilen sürede defterleri ibraz etmez ve ibraz etmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse mahkemenin duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul etmek suretiyle karar verilebileceği kabul edilmiştir. TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlar da sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir. Tüm dosya kapsamı birlikte nazara alındığında; taraflar arasında ticari ilişki sonucu oluşan fatura hesap alacağına ilişkin eldeki davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan 02/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından takibe dayanak edilen fatura tanzim ettiği işbu faturaların kendi lehine delil niteliğine haiz olan ticari defterlerine usulüne uygun işlediği, davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı ve söz konusu faturaların davalının ticari defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, fatura adedi ve bedeli karşılığı irsaliye faturalarının da bulunduğu görülmekle her ne kadar davalı cevap dilekçesi sunmamış ise de irsaliye faturalarında isim ve imzaların bulunduğu ve bu hususta isim ve imzası bulunanların davalı çalışanı olmadığına dair açık bir itirazın bulunmadığı gözetilerek ve yine davalı tarafa usulüne uygun ihtaratlı süre içerinde defterlerini sunması aksi halde karşı tarafın usulüne uygun tutulan defterlerini kabul etmiş sayılacağı bildirildiği hususu ile davacının defter kayıtları ile sabit olan alacak kaydının doğrultusunda davanın kabulüne yasal temerrüt tarihi olan 14/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, 204.619,62-TL'nin yasal temerrüt tarihi olan 14/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 13.977,56-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.495,28-TL harcın mahsubuyla bakiye 10.482,28-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 3.495,28-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.922,88-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça 80,00-TL posta/tebligat ve 5.000,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 5.080,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-AAÜT gereğince hesap edilen 32.739,14 -TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/10/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır