İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1015 E. 2025/343 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1015
Karar No
2025/343
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1015 Esas KARAR NO : 2025/343

DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/04/2025 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacı asil dava dilekçesinde özetle; ... vergi numaralı ...'nin 13/11/2015 tarihinden itibaren tek yetkilisi olduğunu, eski eşi ile babası tarafından açılan şirketi yönetemediğini, kanser hastası olması sebebiyle şirketle ilgilenemediğini, boşandıktan sonra evlendiği eşinin cezaevinde vefat ettiğini, bu nedenle mağdur olduğunu ve ekonomik sıkıntılar yaşadığını, vergi dairesinin mükellefiyetini, re'sen kapattığını, şirkete ait borçları ödeme imkanı bulunmadığını, eski eşinin kendisi üzerine açtığı bu şirketle eski eşinin de ilgilenmediğini, şirketin borçları nedeniyle sağlık hizmeti alamadığını, kanser hastası olduğunu, sağlık hizmeti alamamasının telafisi güç ve imkansız zararlar ortaya çıkardığını, kanser olması nedeniyle çalışamadığını, yargılama gideri ve harçları karşılama imkanı bulunmadığını, adli yardım talebinde bulunduğunu beyanla ...'nin tasfiyesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket TK 35 uyarınca hazırlanan tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. DELİLLER: Vergi dairesi cevabı, ticaret sicil kayıtları, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı ... tasfiyesi talebinden ibarettir. Limited şirketlerin feshini düzenleyen TTK 636/3 düzenlemesi şu şekildedir: ''Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.'' Somut olayda; davacının davalı şirketin tek ortağı olduğu, tek ortak bulunması halinde ortağın yazılı olarak alacağı bir genel kurul kararı ile şirketin feshine karar verilebileceği dolayısıyla şirketin ayrıca feshini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı takdir ve sonucuna varılmıştır. Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için gerekli olan unsurlardır. Diğer bir anlatımla, dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı tarihte hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığını kendiliğinden araştırıp inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartlarının davanın açıldığı tarih itibariyle bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkemece mesmu (dinlenebilir) olmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK, 6100 sayılı Kanun) 114. maddesinde; "Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." düzenlemesi yer almaktadır. Bu hükme göre, dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli), bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlardır. 6100 sayılı Kanun'un 115. maddesinin 1. fıkrasında ise, “MADDE 115- (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenlemeler ışığında somut olayda, davacının davalı şirketin tek ortağı olduğu, , davalı şirketin tek ortağı ve müdürü davacı olması, tek ortak ve müdür olan davacı tarafından davalı şirket aleyhine şirketin feshi ve tasfiyesi talep edilmesi ve bu davada davalıyı temsil etme yetkisi bulunmamasına rağmen, tek ortak bulunması halinde ortağın yazılı olarak alacağı bir genel kurul kararı ile şirketin feshine karar verilebileceği, hastalığı nedeniyle kendisi tarafından yapılamadığı halde vekalet vererek, şirketin feshine karar verebileceği, dolayısıyla şirketin ayrıca feshini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle HMK 114/h ve 115/1 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın HMK 114/h ve 115/1 maddeleri gereğince hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, 2-Davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği anlaşıldığından; Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Hazineden karşılanan; 910,00 TL 5 adet fiziki tebligat ücreti, 5,00 TL 2 adet KEP müzekkere ücretinden oluşan toplamda 915,00 TL posta masrafının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı asilin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/04/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1015, K. 2025/343, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1015-e-2025-343-k-629922b6c3d4