İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/766 E. 2024/1074 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/766
- Karar No
- 2024/1074
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/766 Esas KARAR NO : 2024/1074 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/08/2023 KARAR TARİHİ : 05/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında 2012 yılından devam eden ticari ilişki bulunduğunu, ilk sözleşmelerin yabancı merkezli olan şirketlerle yapıldığını 2021 yılında ise davalı Türkiye merkezli şirketle sözleşme imzalandığını, satış sonrası teknik destek hizmet sözleşmesi ve hizmet alım sözleşmesi kurulduğunu, yetkili servis sözleşmesi ve hizmet alım sözleşmesindeki ödeme yükümlülüğünün döviz cinsinden olduğunu, davalı şirketin 12/09/2022 tarihli fesih beyanında sözleşmenin 90 gün sonunda feshedileceğinin bildirildiği, sözleşmenin otomatik olarak yenilenmesi nedeniyle sözleşme süresinin bitiş tarihi 04/01/2023 olduğunu, davalı şirketin 24 gün erken feshettiğini, davacının yüksek miktarda kazanç kaybının doğduğunu, davacının Kasım 2022 için davalıya 14.709,00-USD değerinde hizmet verdiğini, davalı şirketin sözleşmenin ilk iki ayı için muaccel olan borçları süresinde ödemediğini ve temerrüde düştüğünü, bu nedenle davalı şirketten 7.650,00-USD hizmet bedeli alacağı bulunmaktadır, davalı şirketin sözleşmeyi süresinden önce ve haksız olarak feshetmesi nedeniyle davacının 38.250,00-USD kazançtan yoksun kaldığını, Şubat 2021'e ait hizmet bedeli için 01/03/2021 tarihinden itibaren Mart 2021'e ait hizmet bedeli için 01/04/2021 tarihinden itibaren faiz işlemeye başladığını, yoksun kalınan kazanç için sözleşmenin haksız olarak feshedildiği, 04/04/2021 tarihinden itibaren faiz işlediğini, dava öncesi işlemiş toplam faizin 4.247,12-USD olduğu belirterek, yetkili servis sözleşmesinin haksız ve erken feshi nedeniyle, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan haksız ve erken feshi nedeniyle toplamda 500,00-USD'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca tarafların sözleşme serbestisi içerisinde yabancı hukuk olarak İngiliz hukukunun ve bu çerçevede Londra, İngiltere Mahkemelerinin geçerliliğini kabul ettiklerini, davalının ortaklarının tamamının yabancı olduğunu, davalı şirketin teknolojik ürünler üreten bir şirket olduğunu, davalı şirketin .... isimli şirketin ana ortak olduğu grup şirketlerin bünyesinde olduğu, iş bu sebeplerle görev ve yetki yönünden itiraz ettiklerini belirterek davanın esasına girilmeden usulden reddine karar verilmesini, yargılama gideri harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür. DELİLLER : İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki Servis Sözleşmesi ve Hizmet Alım Sözleşmesinden kaynaklı alacak isteminden ibarettir. Borçlar Hukuku konusunda ve Mali Müşavir bilirkişi tarafından ibraz edilen bilirkişi raporunda özetle, Satış sonrası teknik destek hizmeti sözleşmenin, davalı tarafından 12/09/2022 tarihli gönderilen fesih beyanı ile sonlandırıldığı, fesih beyanında, sözleşmenin 90 gün sonra feshedileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmeye göre sebepsiz feshe ilişkin erken fesih tazminatının uygulanamayacağından davacının tazminat hakkının bulunmadığı, ancak davacı iddialarına göre hesaplama yapılırsa 3.049,88-USD alacaklı olabileceği, Taraflar arasında Hizmet Alım Sözleşmesinin kurulmadığı ancak davacının davalının .... sorumluluğu kapsamında 7.650,00-USD talep edebileceği değerlendirilmiştir. 21/06/2024 tarihli Nitelikli Hesap Uzmanı, Borçlar Hukuku Konusunda Uzman ve Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle, Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve sözleşmenin taşıdığı yabancılık unsuru dikkate alındığında, davaya konu ihtilafa İngiltere yasalarının uygulanması ve bu konuda Londra mahkemelerinin yetkili olması, aksi halde, dava konusu sözleşmenin fesih öneline uygun olarak feshedilmiş olduğu dolayısıyla haksız bir fesihten söz edilemeyeceği, davacının alacak taleplerinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. 5718 Sayılı MÖHUK madde 24/1'e göre, sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabidir. Aynı Kanunun 29/1 maddesine göre de, eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler, tarafların seçtikleri hukuka tabidir. Aynı Kanun "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile; Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımından geçerli olacağı düzenlenmiştir. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 40. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder. MÖHUK'un 47/1. Maddesine göre, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülür. Milletlerarası yetki anlaşması yapılabilmesi, yetki anlaşmasına konu uyuşmazlığın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir davaya ilişkin olması, uyuşmazlığın bir borç ilişkisinden kaynaklanması, olayda bir yabancılık unsuru bulunması, yetki sözleşmesine konu uyuşmazlığın ve mahkemenin belirli olması ve yazılı delille ispat edilmesi gerekli ve yeterli olup yetki sözleşmesinin geçerliliği için tarafların tacir olması şartı bulunmamaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/11349 Esas - 2014/1461 K. sayılı kararında yabancılık unsuru bulunan davalarda yetki konusu ele alınarak yabancılık unsuru olan anlaşmalarda tacirler arasında ki, yetki itirazında yer Mahkemesinin belirlenmesine ilişkin HMK hükümlerine başvurulamayacağının belirtilmiş olduğu, Türk Mahkemelerinin yargı hakkının bulunması yani milletlerarası yetkisi HMK 114/1-a maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp, taraflar arasında imzalanan yetkili servis sözleşmesi ve hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olduğu, yani akdi ilişkiden kaynaklandığı, tarafların ilgili sözleşmeyi iradi olarak sözleşme serbestisi içerisinde akdettiği, sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca tarafların yabancı hukuk olarak İngiliz hukukunun ve bu çerçevede Londra, İngiltere Mahkemelerinin, uyuşmazlığı çözümünde yetkili kılındığı, tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dava konusu edilen alacağın dayandığı sözleşmenin ve yine dayandığı faturaların yabancı dilde düzenlendiği, şirketin ortaklarının yabancı uyruklu olduğu hususları göz önüne alındığından yerleşik yargı uygulamaları doğrultusunda sözleşmenin yabancılık unsuru içerdiği, eldeki davayı görmeye Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin süresinde yapmış olduğu milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının Milletlerarası yetki itirazının KABULÜ ile, mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 269,85-TL harcın mahsubuyla bakiye 157,75-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça 3.500,00-TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-AAÜT gereğince hesap edilen 13.521,80-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır