İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/537 E. 2024/1174 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/537
- Karar No
- 2024/1174
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/537 Esas KARAR NO : 2024/1174 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/05/2023 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, Müvekkil şirket ile borçlu arasında ticari ilişki olduğunu, davalı tarafından müvekkil şirkete verilen ..... Bankası T.A.O ...... Şubesi Hataya ait 30.10.2016 keşide tarihli , ..... nolu , 10.000,00 TL bedelli, çekten kaynaklı olarak müvekkil şirketin ,davalı/borçludan alacağı bulunduğunu, bu alacağa bağlı olarak borçlu hakkında takibe geçildiğini ve davalının iş bu takibe itiraz ettiğini, itiraz sonra takibin durduğunu belirterek, davanın kabulüne, itirazın iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasın karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, iş bu konuda davada İstanbul mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, davalının davacıya verdiği çek nedeniyle borçlu olduğunu belirttiğini, ibraz süresinin üzerinden 3 yıl geçmekle zaman aşımına uğradığını, davalının kırtasiye işi yapmakta olduğunu, ..... Holding bünyesinde faaliyet gösteren ..... Paz. Dağ. Tic. A.Ş. ..... Yayıncılık A.Ş ve Sürat A.Ş. den mal temin ettiğini, davalının ticari ilişkisinin bu firmalara kayyum atandığı tarih olan 17.11.2015 tarihinden sonra da devam ettğini, davalının ..... Pazarlama A.Ş ye 15.07.2016 Tarihi itibari ile 12.904,00 TL borcu bulunduğunu, ancak müvekkilin ..... Holding’e bağlı ..... Şirketinde olan 25.859,00 TL alacağı ..... firmasına temlik edildiğini, yine ..... Holding’e bağlı ..... A.Ş. adlı şirkete de verilen 30.10.2016 tarihli 10.000,00 TL ve 30.12.2016 tarihli 10.000,00 TL bedelli 2 adet çek ödendiğini, bu ödemelere ilişkin alacaklara karşılık mal teslimi olmadığını, bu alacağın da temlik edildiği müvekkile bildirildiğini, 20.000,00 TL alacağın da temlik edilmesi ile birlikte 45.859,00 TL alacak davacıya temlik edildiğini, davalının halen alacağının bulunduğunu, davacı tarafından ticari kayıtlar üzerinden müvekkilin alacaklı olduğu görülerek müvekkilin talebi olmamasına karşılık 12.954,52 TL’lik kırtasiye malzemesi gönderildiğini, 01.07.2017 tarihi itibarı ile müvekkilin davacıya borcu bulunmadığını iş bu tarihten sonra da müvekkilin davacıya borçlu olmasını gerektirecek taraflar arasında bir ticari ilişki de olmadığını belirterek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür. DELİLLER : Dörtyol İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı dosyası, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Dörtyol Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, Vakıfbank yazı cevabı, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaba dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü. Dörtyol İcra Dairesi'nin ...... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 9.999,05-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davalının talimat yoluyla incelenen ticari defterleri ve mahkememiz vasıtasıyla yapılan defter incelemelerini içerir müşterek bilirkişi raporunda özetle, Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2016,2017,2018,2019, 2020,2021,2022,2022,2023 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları, Davacının ticari Defterlerine göre; Takip tarihi 17.05.2022 tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 9.999,39 TL Alacağı olduğu, Davalı ......’ in Dosya kapsamında Mahkememiz talimatıyla inceletilmiş. Mahkememiz Talimatıyla inceletilen 05.03.2024 tarihli Bilirkişi raporunda, davalı taraf yevmiye defter ve kayıtları incelenmiş olup, defter kayıtlarına göre Davacı Tarafa borcu 31.12.2017 itibariyle 0,00.-TL olarak tespit edilmiştir. Davacı tarafından Çekin vadesinde tahsil edilmediğine dair yada yasal süreç başlatılıp, başlatılmadığına dair herhangi bir bilgiye yada yevmiye kaydına rastlanmamıştır. Vadesi 30.10.2016 olan çek tahsil edilmemesine rağmen 2017 yılında ürün satışı yapılmıştır, davalı taraf yasal defterlerine de kaydedilmiştir. “ şeklinde olduğu, Dava konusu, ..... Bankası T.A.O ..... Şubesi/Hatay ait 30.10.2016 keşide tarihli ,..... nolu , 10.000,00 TL Tutarlı, Keşidecisi ........, Adına Düzenleneni ..... Pazarlama Dağıtım ve Tic. A.Ş. olan çekin , Davacı firmanın dosyamıza sunduğu evraklardan , dava konusu çekin davacı firma tarafından keşideci bankaya ibraz edildiğini gösterir bir ibare olmadığı ve çekin keşideci banka tarafında karşılıksız olduğunu gösterir yazı olmadığının görüldüğü, Davacı firmanın Davalı firmadan dava konusu çeki hangi tarihte teslim aldığı, çeki keşideci bankaya ibraz edip etmediğinin anlaşılamadığı, bununla beraber davacının dava konusu çekin fiziki olarak elinde olduğu beyanı ve dava konusu çekin davacının fiziken elinde bulunması halinde dava konusu çekin tahsil edilmediği/ödenmediği anlamına geleceği , dava konusu çekin mahkememize ibrazı ve Davacının Davalıdan dava konusu çekten alacaklı olup olmadığının mahkemenin takdirinde olacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Dava konusu somut olayda, Davacı şirket ile borçlu arasında ticari ilişki olduğu ve davalı tarafından davacı şirkete verilen ..... Bankası T.A.O ..... Şubesi Hataya ait 30.10.2016 keşide tarihli, ..... nolu , 10.000,00 TL bedelli, çekten kaynaklı olarak müvekkil şirketin ,davalı/borçludan alacağı bulunduğunu, bu alacağa bağlı olarak borçlu hakkında takibe geçildiğini ve davalının iş bu takibe itiraz ettiğinden bahisle Dörtyol İcra Dairesi'nin ...... esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptalini talep etmekle, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtları doğrultusunda ticari defter ve kayıtların karşılıklı birbirini doğrular mahiyette tutulmadığı ve lehe delil olamayacağı, davalı tarafından davacıya verildiği iddia edilen çekin ilgili bankaya ibraz edilip edilmediği, karşılığı bulunup bulunmadığı hususlarının ise tespit edilemediği görülmüş olup, çekin bir ödeme aracı olduğu ve illetten mücerret olduğu hususları göz önüne alındığında, davacının alacak iddiasının ispata muhtaç kaldığı sonucu ile dayandığı yemin delili hatırlatılarak davacı tarafından davalıya yemin teklif edilip yemin icra edilmiş ise de, davalının dava konusu çekin karşılığı davacıdan bir mal ve hizmet almadığı, çekin kayıtlı olduğu banka hesaplarından çeke dair ödeme yapılıp yapılmadığını bilmediği, çek aslının kendisinde olmadığı şeklindeki yemin beyanı doğrultusunda davacının, davalı tarafından verildiği iddia edilen çeki tahsil edemediği ve bu sebeple cari hesap alacağı olduğuna dair iddialarının, çekin sebepten mücerret bir ödeme aracı oluşu, çekin ibrazına ve ödenip ödenmediğine dair bilginin ve yine çekin cari hesaba konu olarak verilip verilmediğinin ispata muhtaç kaldığı yemin beyanı ile de bu hususların ispat edilemediği sonuç ve kanaati ile davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli 427,60-TL harcın davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 9.999,05-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/11/2024 Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ...... ¸e-imzalıdır