İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/979 E. 2025/14 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/979
Karar No
2025/14
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/979 Esas KARAR NO : 2025/14 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/11/2022 KARAR TARİHİ : 06/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin .. plakalı aracı 30.03.2017 tarihinde sıfır km olarak satın aldığını, araç henüz çok yeniyken motor arızası verdiğini, 25.08.2020 tarihinde motora Rektefiye işlemi yapılmak zorunda kaldığını, 23.03.2021 tarihinde Uşak ili Dumlupınar mevkinde seyrederken motor arızası yaparak stop ettiğini, çekiciyle getirildiği, ... Otomotiv ... yetkili servisinde motora revizyon yapılması gerektiğine dair rapor verildiğini, .... Otomotiv servisinde 15.04.2021 tarihinde ikinci kez rektefiye olduğunu, toplamda 40.000 TL masraf yapmak zorunda kaldığını, 15.03.2022 tarihinde İstanbul-Ankara yolunda .... tüneli yakınlarında motor bölümünden yağ fışkırdığı görüldüğünü ve .... otomotiv'e nakledilen aracın üçüncü kez rektifiye yapılmasına karşı çıktığını ve artık sıfır motor takılmasını talep ettiğini, aracın gizli ayıplı olduğunu, 17.03.2022 tarihli 3000 TL, 26.04.2022 tarihli 57.929,68 TL ve aynı tarihli 1.888,44 TL tutarındaki fatura bedellerinin ticari faiziyle birlikte iadesi ve zararın tazmini talep ve dava etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle, yaşanan motor sorununa istinaden arabuluculuk görüşmesi ile anlaşma sağlandığını, davaya konu hususun sonradan oluşan bir başka nedenden kaynaklı motor arızasına ilişkin olduğu, motor sorunundan 37.000 km kullanım sonrası turbo arızası (kesmesi) nedeniyle gerçekleştirğini, eksik veya hatalı işlem nedeniyle yeni motor sorununun yaşanmadığını, turboya daha önceden işlem yapılmadığını, turboda gerçekleşen arızanın çalışan/sağlam motora sirayetiyle ortaya çıktığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı .... Otomotiv vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere tıbbi cihazların taşınması için kullanılmakta olduğunu, dava konusu aracın taşıma kapasitesini zorlayacak şekilde kullanılması da dava konusu arızayı tetikleyebileceğini, ayrıca dava dilekçesinde belirtilen turbonun arızalanması üzerine çekiş gücünün düşmesi arızası meydana geldiğinde aracın uyarı vermekte olduğunu ve hemen aracın durması gerektiğini, aracın hemen durmaması halinde turbo kaynaklı arıza sebebiyle motor yağını sürekli olarak silindirlere çekmeye devam eder ve motora daha fazla zarar vereceği, aracın geçmişinde hiçbir şekilde turbo değişimi veya turbo revizyonu yapılmamış ve dava konusu araçta ilk defa meydana gelen turbo kaynaklı arıza nedeniyle motora zarar vermesine bağlı olarak motor ve turbo yenileriyle değiştirildiği, davacı tarafından ısrarla anlaşılamayan hususların motora rektefiye yapıldığında aracın turbosuna herhangi bir işlem yapılmadığı, aracın motoru ile turbosunun tamamen farklı parçalar olduğu, turbo rektefiyesi ile motor rektefiyesinin farklı olduğu hususları olduğu, müvekkili şirket tarafından yapılan tüm revizyon işlemleri sonrasında dava konusu aracın motoru, sorunsuz bir şekilde çalışmakta olduğu, sorunsuz şekilde çalışan motorun arızalanmasına sebebiyet veren dava konusu olayın turbo kaynaklı olması ve turbo ile ilgili daha önce herhangi bir işlem yapılmamış olması sebebiyle müvekkili şirkete ve diğer Davalı firmaya herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğinin açık olduğu, aracın kullanımına ve yaptığı kilometreye bağlı olarak araçta yeni arızaların meydana gelmesi hayatın olağan akışında olduğundan haksız ve mesnetsiz hatta kötü niyetle açılmış iş bu davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER : Sigorta Bilgi Gözetim Müdürlüğü, İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğü, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacı tarafından satın alınan aracın ayıplı olmasından kaynaklı oluşan zarara ilişkin fatura bedellerinin ticari faiziyle birlikte iadesi ve zararın tazmini istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 03/06/2023 tarihli raporunda; Davacı taraftan incelemeye esas aşağıdaki bilgi ve belgelerin mail olarak kendilerine bildirildiği, 17/03/2022 tarihli 3.000,00TL çekici ücreti üçün fatura ve parasının ödendiğine dair dekont, 26/04/2022 tarihli 57.929,68TL fatura ve paranın ödendiğine dair dekont, fatura fotokopileri bu fatura bedellerine ait yapılan ödemeleri gösteren dekont ve makbuzlar, faturalara ve ödemelere ait yevmiye defter kaydının olduğu sayfaların fotokopileri veya resimlerinin istendiği, bu faturalar 2022 yılına ait olduğu için 2022 yılına ait yevmiye ve kebir defterlerinin tasdik dökümlerinin açılış ve kapanış sayfa resim ve dökümleri istenmiştir. Davacı tarafça 2022 defter kayıtlarının dökülmediğinin belirtildiği ve defter ibraz edemeyeceklerini, ancak kayıt bilgilerini gönderebileceklerini belirttikleri ve bu durum davacı vekili: ilgisi dahilinde olduğu, bu sebeple gerekli incelemenin yerinde yapılamayacağı belirttikleri, mail olarak tarafıma sınırlı olarak gönderilen bilgiler dahilinde incelemelerin yapıldığı, DAVACI TARAFIN TİCARİ DEFTER VE BELGE İNCELEMELERİ 2022 yılına ait bilgilerin geldiği ve gelen defter tasdik ve fatura kayıt bilgilerinin Nisan/2022 ayına ait olduğundan bu tarihe kadar işlenmemesi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 183-184-185 maddeleri gereğince ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64.Maddesi gereğince belirtilen usul ve esaslara Tek Düzen Hesap Planına uygun olarak kayıtlarının yapılmadığını, 213 sayılı V.U.K.'nun 219, 223,224, 225 maddeleri hükümlerine göre ve 421 sıra nolu VUK Genel Tebliği ile 6102 sayılı T.T.K. gereğince ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığı anlaşılmaktadır. TEKNİK YÖNDEN İNCELEME, TESPİT ve DEĞERLENDİRMELER: 08.05.2023 tarihinde adliye açık otoparkına getirilen dava konusu araç üzerinde motor çalıştırılarak tespitler yapılmış, aracın mevcut durumuna ilişkin fotoğrafları çekilmiştir. Yapılan tespitlerde .... plaka sayılı aracın keşif tarihinde 239.646 km'de olduğu, ... şasi numarasının servis kayıtlarıyla uyumlu olduğu, aracın motorunun mevcut durumda çalışmasında bir sorun olmadığı tespit edilmiştir. Aracın eski motor numarasının ..., yeni takılan motor numarasının ... olduğu dosya muhteviyatından anlaşılmıştır. Davanın konusu 15.03.2022 tarihinde araca yarım motor takılması ile ilgili oluşan maliyetten kaynaklanmaktadır. Dosya muhteviyatına sunulmuş olan belgelerden anlaşılacağı üzere, aracın ilk motor rektifiyesinin 136.360 km, ikinci motor rektifiyesinin 165.851 km'de yapıldığı ancak araçtaki motorun yanması ile ilgili nedenlerin belirtilmediği, yani kullanım hatasına bağlı olarak aracın motorunun yanmadığı, aracın tüm bakımlarının yetkili servislerde yapıldığı, birinci ve ikinci motor rektifiyesi arasında yaklaşık 30.000 km olduğu, bu durumun kabul edilemeyecek bir seviyede olduğu, yani bu kadar kısa sürede motorun yanmasının normal koşullarda söz konusu olamayacağı, bu tip araçlardaki kullanım kaynaklı hatalar dışında motor ömrünün 400.000 km -500.000 km aralığında olduğu, 15.03.2022 tarihindeki 210.426 km'de iken aracın tekrar turbo kesmesi ve motor arızası nedeniyle yetkili servise gidildiği, komple motor değişmesi gerektiği, araca yarım motor takılarak diğer motor üstü malzemelerle birlikte aracın toplam KDV Dahil 57.411,66 TL bedelle tamir edildiği davacı tarafça belirtildiği ve keşif tarihinde 239.464 km'de olan aracın motorun herhangi bir problem olmadığı görülmüş olup, bu kadar kısa aralıklı kilometrelerde kullanım hatası olmadan ve zamanında bakımları yapılan bir aracın motorunun 2 kez rektifiye yapılarak sorunun çözülemediği için komple yarım motor değişiminin tarafımca da uygun olduğu, kullanıcı hatasından kaynaklanmayan bu bedelden davacının sorumlu olmadığı, motordaki arızanın üretim kaynaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Dosya muhteviyatında bulunan belgelere ve keşif tarihinde yapılan incelemeler neticesinde, dava konusu aracın tüm bakımlarının yetkili servislerde yapıldığı, birinci ve ikinci motor rektifiyesi arasında yaklaşık 30.000 km olduğu, bu durumun kabul edilemeyecek bir seviyede olduğu yani bu kadar kısa sürede motorun yanmasının normal koşullarda söz konusu olamayacağı, bu tip araçlardaki kullanım kaynaklı hatalar dışında motor ömrünün 400.000 km-500.000 km aralığında olduğu, 15.03.2022 tarihindeki 210.426 km'de meydana gelen arıza sonrası araca yarım motor takılarak diğer motor üstü malzemelerle birlikte aracın toplam KDV Dahil 57.411,66 TL bedelle tamir edildiği davacı tarafça iddia edildiği ve bu işlemler karşılığında faturalar aldığı, keşif tarihinde 239.464 km'de olan aracın motorun herhangi bir problem olmadığı görülmüş olup, bu kadar kısa aralıklı kilometrelerde kullanım hatası olmadan ve zamanında bakımları yapılan bir aracın motorunun 2 kez rektifiye yapılarak sorunun çözülemediği için komple yarım motor değişiminin tarafımca da uygun olduğu, kullanıcı hatasından kaynaklanmayan bu bedelden davacının sorumlu olmadığı, motordaki arızanın üretim kaynaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Bilirkişi 07/12/2023 tarihli raporunda; Mahkemenin 13.11.2023 tarihli Duruşma Tutanağı ile itirazlar tetkik edilmek üzere ek rapor hazırlanması talep edilmiştir. Davalı tarafların itiraz dilekçesi incelendiğinde; dava konusu arızanın sebebinin, turbonun mil kesmesi sonucunda ortaya çıktığı, turbo mil kesmeseydi sorunsuz şekilde çalışmaya devam edeceği, dava konusu aracın tıbbi cihazlar taşıdığı, dava konusu aracın kendine ait bir taşıma kapasitesi olduğu ve bu taşıma kapasitesinin aşılmaya başlandığında aracın mekanik kısımlarına ciddi zararlar verebildiği hususların itirazların yapıldığı anlaşılmıştır. 03.06.2023 tarihli kök raporda, dava konusu .... plaka sayılı aracın turbo mil kesmesinden önce 25.08.2020 tarihinde 136.360 km’de ve 15.04.2021 tarihinde 165.851km’de olmak üzere 2 kez motor arızası yaparak rektifiye yapıldığı, aracın motorunun net olarak yanma sebebinin belirlenmediği, turbonun mil kesmesi sonucu aracın motoruna 3. Kez müdahale edilip, yarım motor konmak şartıyla araçtaki motor problemi giderildiği anlaşılmaktadır. Aracın 30.000 km aralıklarla motor arızası vermesi ve motor rektifiye işlemi yapılmasının normal koşullarda söz konusu olamayacağı kanaatiyle, 03.06.2023 tarihli kök raporda da belirtildiği üzere; Dava konusu aracın tüm bakımlarının yetkili servislerde yapıldığı, birinci ve ikinci motor rektifiyesi arasında yaklaşık 30.000 km olduğu, bu durumun kabul edilemeyecek bir seviyede olduğu, yani bu kadar kısa sürede motorun yanmasının normal koşullarda söz konusu olamayacağı, bu tip araçlardaki kullanım kaynaklı hatalar dışında motor ömrünün 400.000 km-500.000 km aralığında olduğu, 15.03.2022 tarihindeki 210.426 km’de meydana gelen arıza sonrası araca yarım motor takılarak diğer motor üstü malzemelerle birlikte aracın toplam KDV Dahil 57.411,66 TL bedelle tamir edildiği, keşif tarihinde 239.464 km’de olan aracın motorun herhangi bir problem olmadığı görülmüş olup, bu kadar kısa aralıklı kilometrelerde kullanım hatası olmadan ve zamanında bakımları yapılan bir aracın motorunun 2 kez rektifiye yapılarak sorunun çözülemediği için komple yarım motor değişiminin tarafımca da uygun olduğu, kullanıcı hatasından kaynaklanmayan bu bedelden davacının sorumlu olmadığı, motordaki arızanın üretim kaynaklı olduğu görüş ve kanaatinde değişiklik olmadığını bildirmiştir. Bilirkişi 14.06.2024 tarihli raporunda; Dosya kapsamında dava konusu aracın 25.08.2020 tarihinde 136.630 km'de ilk kez motor rektifiye işleminin garantiden ücretsiz yapıldığı, ikinci rektifiye işleminin 15.04.2021 tarihinde 165.851 km'de iken arabuluculuk yoluyla ücretli yapıldığı, üçüncü motor rektifiye kabul edilmeyip 21.04.2022 tarihinde yeni motor takıldığı saptanmıştır. 25.08.2020 tarihinde : 136.360 km'de ... Otomotiv yetkili servisine motorun yağlama kaynaklı yatak dökmesi sorunuyla getirildiği ve motora garanti kapsamında rektefiye işlemi uygulandığı 15.04.2021 tarihinde : 165.851 km'de ... Otomotiv yetkili servisine getirildiğinde motora ikinci kez rektefiye işlemi yapıldığı 15.03.2022 tarihinde : 210.426 km'de ... Otomotiv yetkili servisine çekici ile getirildiğinde turboşarj milinin kestiği, hava hatlarına motor yağını çektiği, hava hatlarına çekilen yağın silindirlerin içerisine girdiği ve bu sebeple de motoru bloke ettiği tespiti ile 21.03.2022 tarihli Motor Kapak Arıza İnceleme Raporu ve 28.03.2022 tarihli Turboşarj Arıza Tespit Formu bulunduğu, Turbo motora atmosferik basıncın üzerinde hava vererek küçük hacimli motordan daha yüksek güç alınmasını sağlayan, hareketini egzoz gazının dışarı çıkma basıncından alan bir çeşit pompadır. Türbin ve kompresör olmak üzere iki adet pervaneye sahiptir. Turbo şarj motorun çalışmaya başladığı andan itibaren çalışır, fakat gönderdiği basıncın atmosfer basıncını (1 bar’ı) geçip maksimuma ulaşması için daha hızlı dönmesi gerekir, bunun için de motor devrinin dizel motorlarda 1,750 - 2,000 deviri geçmesi gerekir. Başka bir değişle, turbo şarj belirli bir devirden sonra motora maksimum basınçlı hava göndererek torkun artmasını sağlamaktadır. Turboşarj çalışma prensibinde, salyangoz biçimindeki turboda bir milin iki ucunda pervane şeklinde kanatçıklar bulunur. Egzozdan çıkan gazlar türbini döndürür. Diğer uçtaki türbinle birlikte dönen kompresör ise motora giren havanın akışını hızlandırıp daha fazla hava girmesini sağlamaktadır. Turbo şarj temel olarak bir hava pompasıdır. “Yanma-güç” sonrası motoru terk eden sıcak egzoz gazları turboşarjın türbin pervanesine yönlendirir ve onu döndürür. Türbin pervanesi şaft vasıtasiyle kompresör pervanesine bağlıdır. Türbin pervanesi döndüğü sürece kompresör pervanesini de döner. Kompresör pervanesinin dönüşü esnasında temiz hava içeri çekilir ve motorun manifold-soğutucusu üzerinden yanma hücresine gönderilmeden önce sıkıştırılır. Emme manifoldunda rölanti devrinde manifold vakumu yüksek olduğu için turbo üzerinde bulunan valf egzoz gazının yönünü türbin çıkışına verir. Bu durumda türbin üzerinden egzoz gazı geçmediği için türbin dönmez. Emme manifoldunda vakum azalırsa (Şoför hızlanmak için gaza basarsa) türbin üzerinde bulunan diyafram valfi kapatarak egzoz gazlarının direkt türbin üstünden geçmesini sağlar. Bu durumda türbin yaklaşık 15,000 d/dakikada dönmeye başlar. Türbinin dönmesi ile türbine bağlı kompresörde basınçlı taze havayı emme manifolduna doldurur. Bu şekilde motorun fazla güç ihtiyacı sağlanmış olur. Türbin ve kompresör milini birbirine bağlıyan mil çok yüksek hızda döndüğü için sürekli yağlanması gerekir. Egzoz gazlarından dolayı turbo şarjda aşırı bir ısı artışı olmaktadır. Yüksek hız ve ısı turbo milini çabuk aşındırır. Bu durumu ortadan kaldırmak için milin hidrostatik yağlama ile sürekli yağlanması gerekir. Hidrostatik yağlama, mil yatağının yağ banyosu içinde kalın bir yağ filmi tabakası içinde basınç altında yağlanmasıdır. Motor çalışırken bir anda olsa turbonun yağsız kalması dönen milin aşınmasına ve turbonun arızalanmasına neden olur. Turbo ve süper şarj sistemleri fiziksel olarak motor çalıştırılarak kontrol edilir. Turbo ve süper şarj sistemlerinde ilk arıza yağlama sisteminde olabilir. Turbo mili basınçlı yağlama ile yağlanmadığı için masuralı yatak zamanla aşınır. Aşınan turbo mili yağ basıncı arttığı zaman emme manifolduna kompresörden yağ kaçırır. Yağ kaçıran turbo, motor yağının çabuk eksilmesine neden olur ve motorda zamanla daha büyük arızalar oluşur. Bu durumda turbonun yenisi ile değiştirilmesi gerektiği, Dava konusu .... plakalı aracın 25.08.2020 tarihinde 136.360 km'de iken ve 15.04.2021 tarihinde 165.851 km'de iken iki kez motor revizyonu (rektifiye) işlemi görmesi ve 15.03.2022 tarihinde 210.426 km'de iken turboşarj milinin kesmesi üzerine motor yağının eksilmesitle motor arızası nedeniyle motor değişimi yapıldığı kanaati hasıl olmuştur. Bu cihetle, dosyasındaki 03.06.2023 tarihli Bilirkişi raporundaki tespit, görüş ve kanaat isabetli ve uygun bulunduğundan Heyetimizce iştirak olunduğunu bildirerek, Yukarıda ayrıntıları açıklanan nedenlerle; Dava konusu .... plakalı aracın motor arızasının kullanıcı kaynaklı olmadığı, kullanımdan kaynaklanmadığı, üretimden kaynaklı ayıplı bir durum olduğu, Satış esnasında satın alanın dava konusu aracın durumunu çıplak gözle tespitinin mümkün olmadığı, aracın ilk alımı sırasında belli olmayan ancak kullanımla ortaya çıkan bu sorunun aracın sorunsuz bir şekilde faydalanmayı etkilediği bu haliyle aracın GİZLİ AYIP niteliğinde bir problem olduğu, kanaat ve sonucuna ulaşıldığını bildirmiştir. Ayıplı mal, 6502 sayılı TKHK'nun 8inci maddesinde "(1) Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. (2) Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.(3) Sözleşmeye konu olan malın, sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajının satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa olarak değerlendirilir. Malın montajının tüketici tarafından yapılmasının öngörüldüğü hâllerde, montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle montaj hatalı yapılmışsa, sözleşmeye aykırı ifa söz konusu olur." şeklinde tanımlanmıştır. Ayıplı maldan sorumluluk, aynı kanunun 9. maddesinde; "(1) Satıcı, malı satış sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür. (2) Satıcı, kendisinden kaynaklanmayan reklam yoluyla yapılan açıklamalardan haberdar olmadığını ve haberdar olmasının da kendisinden beklenemeyeceğini veya yapılan açıklamanın içeriğinin satış sözleşmesinin akdi anında düzeltilmiş olduğunu veya satış sözleşmesi kurulma kararının bu açıklama ile nedensellik bağı içinde olmadığını ispatladığı takdirde açıklamanın içeriği ile bağlı olmaz." şeklinde düzenlenmiştir. Ayıplı mal halinde ispat yükü, 6502 sayılı kanunun 10. maddesinde; "(1) Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz. (2) Tüketicinin, sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hâllerde, sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz. Bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir. Tüketicinin seçimlik hakları aynı yasanın 11. maddesinde; "(1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici; a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. (2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz. (3) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır. (4) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Ancak, bu Kanunun 58 inci maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik eki listede yer alan mallara ilişkin, tüketicinin ücretsiz onarım talebi,yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir.(5) Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir.(6) Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Yine, 6098 sayılı TBK.'nun 219-(1) maddesinde; "satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğe aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerinin ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur" aynı maddenin ikinci fıkrasında; "satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur" düzenlemesi yer almaktadır. 6098 sayılı TBK.'nun 223. maddesinde; "alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır". Somut olay irdelendiğinde; Davacının .... plakalı aracı 30.03.2017 tarihinde sıfır km olarak satın aldığı, aracın 25.08.2020 tarihinde 136.630 km'de ilk kez motor rektifiye işleminin garantiden ücretsiz yapıldığı, ikinci rektifiye işleminin 15.04.2021 tarihinde 165.851 km'de iken arabuluculuk yoluyla ücretli yapıldığı, üçüncü motor rektifiye kabul edilmeyip 21.04.2022 tarihinde yeni motor takıldığı, dava konusu aracın .... plakalı aracın 25.08.2020 tarihinde 136.360 km'de iken ve 15.04.2021 tarihinde 165.851 km'de iken iki kez motor revizyonu (rektifiye) işlemi görmesi ve 15.03.2022 tarihinde 210.426 km'de iken turboşarj milinin kesmesi üzerine motor yağının eksilmesiyle motor arızası nedeniyle motor değişimi yapıldığı, aracın motor arızasının kullanıcı kaynaklı olmadığı, kullanımdan kaynaklanmadığı, üretimden kaynaklı ayıplı bir durum olduğu, satış esnasında satın alanın dava konusu aracın durumunu çıplak gözle tespitinin mümkün olmadığı, aracın ilk alımı sırasında belli olmayan ancak kullanımla ortaya çıkan bu sorunun aracın sorunsuz bir şekilde faydalanmayı etkilediği bu haliyle aracın gizli ayıp niteliğinde bir problem olduğu, aracın gizli ayıplı olması nedeniyle alınmasındaki amaç ve beklentilerin karşılanmadığı hususları dikkate alındığında davacının davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile 62.818,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gerekli 4.291,10 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.072,78 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.218,32 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.072,78 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.153,48 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 18.298,25 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı ... Otomotiv Sanayi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 1.600,00 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/01/2025 Katip ... ¸ Hakim .... ¸

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/979, K. 2025/14, T. 06.01.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-979-e-2025-14-k-bc5420a3da83