İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/47 E. 2023/1106 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/47
Karar No
2023/1106
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/47 Esas KARAR NO : 2023/1106 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/01/2022 KARAR TARİHİ : 30/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı şirketin talebi üzerine 26.05.2021 ve 27.07.2021 tarihlerinde 2 adet fatura ile sıvı karamel gıda maddesi satışı gerçekleştirdiğini, bu satışların bedeli toplamı 30.075,30 TL olduğunu, ticari satış sonrası davacı şirket alacağının tahsili için davalı şirketi birçok defa telefon ile aramışsa da davalı şirket türlü bahanelerle borcunu ödemeye yanaşmadığını, davacı şirket fatura bedellerinin ödenmemesi nedeni ile alacağının tahsili için davalı hakkında Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının haksız bir şekilde itirazı sonucu takip durduğunu, davalıya satılan mallar irsaliyeler ile teslim edildiğini ve ticari satış sonucu davacı şirketçe düzenlenen 2 adet e fatura borçlu şirkete gönderildiğini, faturaların içeriğine davalı tarafça itiraz edilmediğini, açıklanan nedenlerle davalıların itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin adresinin davacının dava dilekçesinde de belirtildiği üzere ".... Cad. No:... .../... olup huzurdaki dava da yetkili mahkeme Kayseri İcra Müdürlükleri ve mahkemeleri olduğunu, yetkisiz yerde açılan dava ile ilgili yetkisizlik kararı verilmesini, müvekkilinin davacıya belirtilen tutarda borcu olmadığını, öncelikle yetki itirazlarının dikkate alınmasını, Bunun yanında davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu tutarları kabul etmediklerini, likit bir alacak olmadığını, tazminat ve alacak taleplerini kabul etmediklerini, davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Bakırköy .... İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacının, bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Bakırköy ... İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 30.075,30 TL asıl alacak, 1.450,00 TL takip öncesi işlemiş ticari temerrüt faizi, 820,00 TL takip öncesi işlemiş ticari temerrüt faizi olmak üzere toplam 32.345,30 TL alacağın tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi ... 08/12/2022 tarihli raporunda; dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı ... tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturalardan kaynaklı oluşan 30.075,30 TL fatura alacağının davalı ... tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2021 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının ticari defterlerine göre; davacı ... tarafından davalı taraf muhatap alınarak düzenlenen ve takibe konu edilen 27.07.2021 tarihli ... sayılı 20.476,80 TL bedelli ve ... tarihli ... sayılı 9.598,50 TL bedelli faturaların davacı ... ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ... davalı ... takip tarihi (02.12.2021) itibariyle 30.075,30 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, takibe konu edilen faturalar davacı ve davalı ... tarafından ba/ bs formlarında maliyeye bildirimlerinin yapılmış olduğu, davacı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı adına tanzim edilen cari hesaba konu faturaların E-fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı ... ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, faturaların taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında ürün bedeli olarak düzenlendiği, faturaların e-arşiv portal üzerinden davalı ... iletildiği, fatura içeriği ürünlerin ise imzalı sevk irsaliyesi ile davalı ... teslim edildiği anlaşıldığı, davalı ... tarafından takibe konu faturalara karşılık BA bildiriminde bulunulduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde düzenlenen faturaların davalı ... bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olduğu, davacı ... incelenen ticari defterlerine göre, davacı ... tarafından davalı taraf muhatap alınarak düzenlenen ve takibe konu edilen 27.07.2021 tarihli .. sayılı 20.476,80 TL bedelli ve 26.05.2021 tarihli ... sayılı 9.598,50 TL bedelli faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalardan kaynaklı davacı ... davalı ... takip tarihi (02.12.2021) itibariyle 30.075,30 TL asıl, 987,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 31.062,99 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 232. maddesinde; fatura düzenlenmesinin hangi hallerde ve kimler için mecburi olduğu hususunda düzenleme yapılmıştır. Diğer taraftan, 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında; "Ticari işletmesi icabı bir mal satmış veya imal etmiş veyahut bir iş görmüş yahut bir menfaat temin etmiş olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir." Denilmekte; ikinci fıkrasında da; "Bir faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Bu yasal düzenlemelerden çıkan sonuç; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma halinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir ve elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin TTK’nun 21/2. maddesi anlamında sonuç doğurması da beklenemez. Kısacası; TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca gönderilen faturaya sekiz gün içinde itiraz olunmaması halinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması için, faturayı düzenleyen kişinin aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ticari işletmesi icabı mal satmış, imal etmiş yada iş görmüş bir tacir olması gerekir. TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrası hükmü ile, fatura özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olarak kabul edilip; süresinde itiraz edilmemekle mündericatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine, bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Eş söyleyişle, faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin varlığı şarttır. TTK’nun 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir.( Bkz 27.06.2003 gün ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/15-472 E.,2011/608 K sayılı kararı) Davacı, fatura alacağı olduğundan bahisle iddiada bulunmuş olup, faturaya konu malın teslim edildiği/hizmetin verildiğine ilişkin ispat yükü davacı üzerindedir. BA formundaki fatura kayıtları ile ilgili araştırma ve inceleme yaptırılmış olup bu kayıtların bir bütün olarak davacı lehine ve davalı aleyhine sonuç doğurduğu kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 19. HD. 2011/8941 E. - 2012/969 K sayılı kararından hareket edilmiştir. ) Esasen VUK nun ... seri nolu genel tebliği ve Ba formu içeriği ile vergi uygulaması gözetildiğinde aksini düşünmek mümkün değildir. Yine genel ispat kuralları çerçevesinde hiç bir kimsenin kendi aleyhine delil oluşturmayacağı düşünüldüğünde davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağlar. Sonuç olarak, incelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; davacı tarafça takibe konu edilen cari hesap alacağının davalı defterleri ibraz edilmediğinden defterde kayıtlı olup olmadığı tespit edilememiş ise de, davacı ve davalı tarafça fatura adedi ve miktarı ile uyumlu olarak BS ve BA bildirimlerinin yapıldığı, tarafların BA ve BS bildirimlerinin miktar ve adet olarak davacının düzenlediği faturayla uyumlu olduğu, faturaların e-arşiv portal üzerinden davalı ... iletildiği, fatura içeriği ürünlerin ise imzalı sevk irsaliyesi ile davalı ... teslim edildiği anlaşıldığı, 26/05/2021 tarihli faturada ödeme koşulunun 60 gün, 27/07/2021 tarihli faturada ise 90 gün olarak belirlenmesi karşısında davalının bu belirlenen günler sonrasında temerrüde düştüğü kabul edilerek işlemiş faizin bu tarihler doğrultusunda istenebileceği anlaşılmakla yapılan yargılama sonucu davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 30.075,30-TL asıl alacak, 987,69-TL faizi olmak üzere toplam 31.062,99 TL yönünden davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar yönünden aynı şartlarla devamına, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 6.015,06 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gerekli 2.121,91 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 351,89 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.770,02 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 351,89 TL peşin harç olmak üzere toplam ‭432,59‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) ‭3.471‬,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 3.333,39 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen ‭1.282,31‬ TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin kabul ve red oranına göre takdiren, 1.498,00 TL'sinin davalıdan, 62,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzünde davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/10/2023 Katip ... ¸(e-imzalıdır) Hakim ... ¸(e-imzalıdır)

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/47, K. 2023/1106, T. 30.10.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-47-e-2023-1106-k-02a4e6eb0a4b