İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/968 E. 2024/1107 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/968
- Karar No
- 2024/1107
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/968 Esas KARAR NO : 2024/1107 DAVA : Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2021 KARAR TARİHİ : 12/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, Rtük'te kayıtlı, Adana, Merkez, Alihocalı köyü (103,6), Ankara, Çankaya, Dikmen (89), Antalya, Merkez, Masadağı, (99,7), Balıkesir, Merkez, Bağlartepe(97,4), Bursa, Merkez, Gündoğdu (88,1), Eskişehir, Merkez, Kozkazı Köyü(95,5), Gaziantep, Merkez, Öğümsöğütmahallesi-Kavak(95,8), İzmir, Merkez, Yamanlar-DTV(106,5), Kayseri, Merkez, Mimarsinan(90,7), Konya, Merkez, Meram(92,4) frekansların mülkiyetinin müvekkil şirkette olduğunu, bu frekansların davacının bilgisi dışında, davalı tarafından 3. Kişilere kiralandığının istihbar ettiklerini, davalı ve daha önceki dönemlerde şirket temsilcisi olan şahıslara, kişilere ve kiralayan olarak istihbar ettikleri şirketlere, mülkiyeti davacıya ait olan frekanslar ile ilgili işlem yapmaya sadece davacının yetkisinin olduğunu, alınmış olabilecek kazançların davacıya ödenmesini bildirdiklerini, kiralayan olarak tespit edilen dava dışı ...... Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş.'nin ihtardan sonra davacıyı muhatap almasına karşı, davalı tarafla yaptıkları dayanak belgeleri vs taraflarına ibraz etmekten kaçındıklarını belirterek, nedensiz zenginleşmeye dayalı belirsiz kısmi davada şimdilik 1.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davalının sebepsiz zenginleştiği iddiasının yersiz olduğunu, taraflar arasında sözleşme bulunduğunu, davacının mülkiyetinde yayın frekansı bulunmadığını, RTÜK tarafından karasal ortamdan yayında bulunan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar için sıralama ihalesi yapılmadığını, hiç bir medya hizmet sağlayıcı kuruluşa yayın lisansı verilmediğini, davacının belirttiği frekansların maliki olmadığını, taraflar arası sözleşme gereği davalının yayın iletim yetkisi bulunduğunu, RTÜK tarafından davacının bildirdiği frekanslar için çağrı işareti değişikliği yapıldığını, davacının bildirdiği frekanslarda yayın iletim yetkisinin ..... Radyo çağrı işareti kuruluş olduğu RTÜK tarafından tescillendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER : ’nün esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Davacının, dava konusu radyo frekanslarının mülkiyetinin kendilerinde olduğu ve söz konusu frekansların davalı tarafından izinsiz olarak ..... Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş’ye kiralandığını ve bu sebeple sebepsiz zenginleştiği iddiası ile şimdilik 1.000,00 TL’nin tahsili talebi noktasında toplandığı görüldü. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. 17/01/2024 tarihli Grafolog bilirkişi tarafından ibraz edilen raporda, İnceleme konusunu oluşturan 25.08.2015 düzenleme tarihli İçerik Sağlama ve Radyo Programı Hazırlama Sözleşmesinde bulunan münker imzalar ile, Şirket yetkilileri .......'a ait medarı tatbik örnek imzaların göstermiş oldukları, işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından dosyadaki mevcut mukayese belgelere kıyasen refleks yapılanmaları ve karakteristik özellikler bakımından farklı yapı ve görünümde imzalar oldukları, diğer bi ifade ile sözleşmede atılı bulunan imzaların ..... tarafından atılmadığı/imzalanmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 02/08/2024 tarihli Defter incelemesine ilişkin sunulan raporda özetle, Davacının 2020, 2021 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulduklarının anlaşıldığı, davacı tarafın ticari defterlerinde davalı ..... ile 2021 yılı ve öncesinde ticari çalışması olduğunun görüldüğünü, Davalının inceleme günü olan 23/02/2024 tarihinde ticari defterlerini dosyaya sunmadığını, yerinde inceleme talebinde bulunmadığından davalının ticari defterlerinin incelenmediğini, Dava dışı ..... Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş. Tarafından ibraz edilen 2021, 2022 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulduklarının anlaşıldığı, dava dışı ..... Televizyon ... A.Ş. İle davalının 2021 yılı içinde ticari çalışması bulunduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır. İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir. İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” 6100 sayılı HMK'nun 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Dava konusu somut olayda, davacı, dava konusu frekansların mülkiyetinin kendisinde olduğu, bu frekansların davacının bilgisi dışında, davalı tarafından 3. Kişilere kiralandığının tespit edildiği belirterek, nedensiz zenginleşmeye dayalı belirsiz kısmi davada şimdilik 1.000,00-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş ise de, eldeki davada yukarıda açıklandığı üzere genel ispat kuralları çerçevesinde ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının iddiaları kapsamında öncelikle davalı ile olan ticari ilişkisi bakımından, davalı tarafından dayanılan sözleşmedeki imza ve hukuki ilişkinin davacı tarafından inkar edilmesi üzerine mahkememizce bu hususta alınan teknik incelemeye haiz bilirkişi raporuna göre sözleşme üzerinde davacı imzasının, davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiş ve yine incelenen ticari defter ve belgeler kapsamında, davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak, RTÜK' ten gelen yazı cevabı doğrultusunda, davacının, dava konusu edilen frekansların mülkiyet hakkı sahibi olmayıp, bu frekanslardan radyo yayını yapma hakkına haiz olduğu görülmekle, davalının da işbu radyo frekansları üzerinde yayın yapma yahut tasarrufta bulunma hakkının olmadığı, buna rağmen frekansların kiralandığı ve gelir elde edildiği iddiaları ispata muhtaç kalmış olup ispat yükü üzerinde bulunan davacının bu iddialarını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Reddine, 2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 59,30-TL harcın mahsubuyla bakiye 368,30-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça harcama yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-AAÜT gereğince hesap edilen 1.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/11/2024 Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır