İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/26 E. 2023/328 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/26
Karar No
2023/328
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/26 Esas KARAR NO : 2023/328 DAVA : İtirazın İptali, Menfi Tespit, Alacak Davası DAVA TARİHİ : 02/02/2010-09/07/2010 KARAR TARİHİ : 29/04/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/05/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali, Menfi Tespit, Alacak Davalarının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı-birleşen davalı vekili dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalılar .... Ortaklığı’nın .... Yapı Kooperatifi .... Şantiyesinde yapılan binanın cam cephe ile kaplanması hususunda sözleşme imzalandığını, işlerin bedelinin 510.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını, bu bedelin 270.000,00 TL + KDV'sinin zemin üstü 3. Kattan 155 m2'lik bir daire olarak ve kalan 240.000,00 TL'sinin de çek ile verilmesinin kararlaştırıldığını, yine sözleşmede müvekkilinin söz konusu işi yapmamasına karşılık daire değerinin iki misli tutarında ve müvekkiline verilecek çeklerin tutarında teminat senedi verilmesi konusunda tarafların anlaşmaya vardıklarını, müvekkilinin daireye karşılık 540.000,00 TL ve verilen çeklere karşılık 285.000,00 TL olmak üzere iki adet teminat senedini davalılara verdiğini, müvekkilinin sözleşmenin imzalanmasından sonra binaya ait özel ölçülerde cam siparişini verdiğini, cam firmasıyla cam için ödenecek 270.000,00 TL'sine karşılık olarak davalıların kendisine verecekleri daireyi verme konusunda anlaşmaya vardığını, davalıların sözleşmenin imzalandığı tarihte sözleşmede belirtilen daireyi müvekkiline vermedikleri için temerrüde düştüğünden dairenin müvekkiline teslim edilmesi gereken tarihte borçlarını ödeme tarihine kadar vade farkını da müvekkiline ödemek zorunda olduklarını, alacağın tahsili amacıyla davalılar aleyhine icra takibi yapıldığını, davalıların borca itiraz ederek takibin durmasına neden olduklarını belirterek, davalıların icra takibine haksız itirazlarının iptaliyle takibin devamına, takibe konu 379.660,00 TL alacağın asıl alacağa işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak taraflarına ödenmesine, davalılara teminat olarak verilen 540.000,00 TL ve 285.000,00 TL tutarlı iki adet teminat senedinin işin tamamlanması ve davalılara teslim edilmesi nedeni ile hükümsüz kaldığından iptali ile müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı-birleşen davacılar ... Dış Tic.A.Ş. ve .... San.Tic.Ltd.Şti vekili cevabında, icra takibi ve davanın tamamen haksız ve dayanaksız olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, açılan davanın itirazın iptali davası olduğunu, itirazın iptali davasında hem zarar ziyana yönelik istemde, hem de menfi tespit davası niteliğinde teminat senedinin bedelsizlik ve iadesini talep ettiğini, işbu davada teminat senetlerinin konu edilemeyeceğini, davanın bu açıdan reddi gerektiğini, davacının kendi kusurundan hak yaratamayacağını ve tek taraflı olarak ayni bir edimi nakdi edime çeviremeyeceğini, sözleşmeden kaynaklanan edimlerini hem süresinde ifa etmediğini, hem de ayıplı ve eksik yaptığını, sözleşme koşulları ve projeye aykırı yapılan işin sorumlusunun davacı olduğunu, işinin ehli müdebbir bir tacir gibi hareket etmeden davalıların edim ifa etmesini bekleyemeyeceğini, davalıların edimlerinin çoğunu ifa ettiklerini, davacının ediminin eksik ve ayıplı olması nedeni ile 3. Şahsa 180.500,00 TL ödenerek aynı işi yaptırmak zorunda kaldıklarını, 4 aylık işin 3,5 sene sürmesi nedeni ile inşaatın geciktiğini, davacının fatura dahi düzenlemediğini, ticari kayıtlarda dahi alacaklı değil iken bu alacakların muaccel hale de gelmeyip talep edilemeyeceğini, konunun davalılara 100.000,00 TL civarı vergi zayii yaratması ve VUK açısından davacının mesuliyetinin ayrı bir mesele olduğunu, ayıplı ifa nedeni ile zarara uğratıldıklarını, inşaatın gecikmesine neden olduklarını, bütün bu hallerin ihtar edilmesi, tespit yaptırılması ve davacıya bildirilmesine rağmen davacının görevlerini ifa etmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı-birleşen davacı ... San.ve Tic.AŞ vekili cevabında, davacının davasını dayandırdığı sözleşmenin ... Ortak Teşebbüsü ile ... arasında imzalandığını, müvekkili firmanın davada taraf sıfatı bulunmadığını, davanın bu yönden reddinin gerektiğini, davacı tarafın kendi edimini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkilinin bundan dolayı doğmuş ve doğacak zararları nedeni ile her türlü dava ve talep haklarının saklı tutulduğunu, müşterek teşebbüsün sözleşme gereği kendine düşen yükümlülüklerine uyduğunu, davacıya gereken çalışma ortamının sözleşme tarihinde hazır olarak sunduğunu, ancak davacının kendi üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN DOSYA DAVA: Birleşen dosyada davacı vekili 08/07/2010 tarihli dilekçesinde özetle; Davalının ... isimli projede Alüminyum Üzeri Dış Cephe Cam Giydirmesi, PVC doğrama, camlı alüminyum küpeşte işlerinin yapılması işini yükümlendiğini, davalının sözleşmeyi çok yönlü olarak ihlal ettiğini ve müvekkillerini zarara uğrattığını, buna göre; davalının iş teslimi yapmadığını, eksik ve ayıplı ifa yaptığını, bir kısım imalatı hiç yapmadığını, bunların yeniden yapılabilmesinin imkansız olduğunu, İşin süresinde yapılmaması, eksik ve ayıplı yapılması nedeniyle inşaatta daire başına değer kaybına neden olunduğunu, ifa edilmeyen edimler nedeniyle davacının bu imalatları yeniden bedel ödemek suretiyle 3. şahıslara yaptırdığını, bu zararlarının tazmini gerektiğini, yeniden yapılması imkansız edimlerin tespiti ve ödenmesi gerektiğini, davalıya yapılan ödemelerin faturasının eksik tanzim edildiğini, bundan dolayı KDV zararlarının olduğunu, ayrıca Davalının çalışanlarının SSK ödemesini davalı yapmadığı için müvekkili tarafından yapıldığını, bu alacağın da ödenmesinin talep ve dava etmiştir. CEVAP: Birleşen dosyada davalı vekilinin 19.10.2010 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Sözleşmeye uygun olarak yapılan ve teslim edilen iş nedeniyle, eser sahibinin, alacaklı olamayacağının açık olduğunu, davacıların sırf ödemeyi geciktirmek için, müvekkili ile ve sözleşmedeki yükümlülükleriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan (çoğu sözleşme dışı, başkalarına yaptırılan imalatlara ait) fatura ve belgelerle, alacak) talebinde bulunduklarını, davacıların bu davada öne sürdükleri iddialarını, itirazın iptali davasında da ileri sürdüklerini, davacıların itirazlarının haksız olduğunu, itirazın iptali davasında, ortaya çıkacağını, davacıların açtığı dava da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER Taraflar arasında imzalanan 27/10/2007 tarihli sözleşme, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosya aslı, Davacının düzenlediği 3 adet toplam 285.000 TL tutarında çek alındı makbuzları, 10/10/2007 tarihli (sözleşmeden önce yapılan) ön mutabakat zabtı, taraflar arasında düzenlenmiş dış cephe giydirme tutanakları, Büyükçekmece ... Noterliği .. yevmiye no, 11/07/2008 tarihli davacı ihtarnamesi, Bakırköy ... Noterliği, ... yevmiye no, 24/02/2009 tarihli ihtarnamesi, ... Apartman İnceleme Raporu, Keşif Tutanağı, Bilirkişi Raporları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava, TBK'nın 470 vd.maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında davacı-birleşen davalı yüklenicinin adi ortaklık oluşturan davalı-birleşen davacı iş sahiplerinden bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ve yine bu sözleşme kapsamında davalılara verilen 540.000,00 TL'lik ve 285.000,00 TL'lik teminat senetlerinin hükümsüz kaldığından iptali ile davacıya iadesine karar verilmesi; birleşen dava ise, aynı sözleşme kapsamında davalı-birleşen davacı iş sahiplerinin davacı-birleşen davalı yükleniciden eksik ve ayıplı işler nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizin ... esas, .... karar sayılı ilamı ile; "....esas davanın kısmen kabulü ile; 270.000,00 TL'den dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, menfi tespit talebinin atiye bırakılması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, eksik ve ayıplı iş bedeli olarak 162.779,24 TL ve 7.000,00 TL KDV alacağı olmak üzere 169.779,24 TL'nin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, birleşen dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine..." karar verilmiş ve taraf vekillerince istinaf talebinde bulunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 18/02/2021 tarih, ... Esas, .... Karar sayılı ilamı ile; "Asıl davaya ilişkin dava dilekçesinin konu kısmında açıkça belirtildiği ve netice-i talep kısmında da aynı şekilde dile getirildiği üzere, asıl davadaki iki talepten biri olan bakiye iş bedeli alacağına ilişkin talep buna ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaliyle takibin devamına ilişkin olup, davacı-birleşen davalı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde de davasının itirazın iptali talebine ilişkin olduğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında da asıl dava "sözleşmeye dayalı yüklenicinin iş bedelinin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK madde 67 )" şeklinde nitelendirilmiş olmasına rağmen, mahkemece itirazın iptali yönünden bir hüküm kurulmamış, alacak davası şeklinde karar verilmiştir. Hüküm alacak davası gibi kurulduğundan, asıl davada talep edilen icra inkar tazminatı ile ilgili olarak da bir hüküm kurulmamış, gerekçede de buna dair olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince asıl dava bakımından HMK'nın 26.maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi dışına çıkılarak bir karar verilmiş olunduğundan, taraf vekillerinin istinaf başvurularının öncelikle bu sebeple usul yönünden kabulü ile, kararın HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılmasına, mahkemece asıl dava bakımından taleple bağlı kalınarak yeniden esas hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma gerekçesine göre taraf vekillerinin diğer istinaf sebepleri bu aşamada değerlendirilmemiştir." gerekçesiyle dosyada verilen karar kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin ... sayılı esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce asıl davaya ilişkin itirazın iptali hükmü kurulması gerekirken sehven hata ile alacak hükmü kurulduğundan ve eksik tahkikat işlemi bulunmadığından tekrara düşmemek adına önceki ilamda yazan gerekçeler ile ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; ".... Esas davanın kısmen kabulü ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına davalı-birleşen dosya davacısı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile 270.000 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, icra takibine konu fazlaya ilişkin taleplerin reddine ve her ne kadar taraflar arasında götürü usulde bedel belirlendiği için alacak likit kabul edilse de; davalı iş sahibinin ödemeden ayıp dolayısıyla kaçındığı, alınan bilirkişi raporu ile de ayıp hususunun ve miktarının belirlendiği, dolayısıyla davalı iş sahibinin itirazında haksız olmadığı anlaşılmakla icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Birleşen davanın kısmen kabulü ile, Eksik ve ayıplı iş bedeli olarak 162.779,24 TL ve 7.000,00 TL KDV alacağı olmak üzere 169.779,24 TL'nin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, birleşen dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına ve fazlaya ilişkin talebin reddine..." karar verilmiş ve taraf vekillerince istinaf talebinde bulunmuştur. Mahkememizce verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar, 01/12/2021 Tarihli ilamı".... davacı-birleşen davalı ve davalı-birleşen davacı vekillerinin asıl davaya yönelik istinaf başvurularının reddine karar verilmiş. Birleşen davaya yönelik istinaf itirazları yönünden ise; taraflar arasında düzenlenen sözleşmede imalâtın bedeli 510.000,00 TL + KDV olarak kararlaştırılmıştır. Bu haliyle sözleşmedeki bedel sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 365. maddesinde (6098 sayılı TBK’nın 480.) tanımlanan götürü bedeldir. Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması yada iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hak edilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece yapılan keşif neticesinde bilirkişi heyetinden alınan 22/11/2016 tarihli raporda, davacı-birleşen davalı yüklenici tarafından yapılan işte eksik ve ayıplar tespit edilmiş ve davalı-birleşen davacı iş sahibinin talep edebileceği eksik ve ayıplı işler bedeli tespit edilmiş ise de, bu bedel tespitlerinin götürü usule göre belirlenmiş sözleşmeye ve birleşen dava dilekçesinde belirtilen talebe uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Birleşen dava dilekçesinde, eksik ve ayıplı işlere ilişin olarak belirtilen talep, davalı tarafından eksik ve ayıplı yapılan ifa nedeniyle 3. Şahıslara yaptırılan işlere veya yapılan ödemelere ilişkin şimdilik 1000.000,00 TL'nin tahsiline ilişkin olup, söz konusu bilirkişi heyeti raporu sonrasında davalı-birleşen davacı vekilince sunulan ıslah dilekçesinde de, dava dilekçesinde "eksik yapılan işlemler sebebiyle ödenen bedellerin iadesine ilişkin" 100.000,00 TL olarak talep ettikleri kısmı "eksik yapılan işlemlerin yerine yapılan ödemelerin iadesi talebi olarak, davacı-birleşen davalıdan 192.079,50 TL'nin tahsiline karar verilmesi" şeklinde ıslah ettikleri belirtilmiştir. Yapılan bu ıslah sadece bedel artırımını içeren kısmi ıslah mahiyetinde olduğundan, dava dilekçesindeki tazminatın istenme sebebini değiştirecek mahiyette, yani davanın tamamen ıslahı şeklinde kabul edilemeyecektir. Buna göre, bilirkişi heyetince, birleşen davadaki eksik ve ayıplı işler bedeli talebinin, sadece dava tarihi öncesinde 3.kişiye yaptırıldığı belirtilen ve buna dair sunulan fatura kapsamındaki işlerin, sözleşemeye konu işe ilişkin olduğu belirlenenleri bakımından değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, yukarıda açıklandığı üzere, bu değerlendirmenin sözleşmenin götürü bedelli olduğu göz önünde bulundurularak, 3. Kişiye yaptırıldığı belirlenen eksik ve ayıplı işlerin sözleşmeye konu toplam işe oranı tespit edilmek suretiyle, fiziki oran yöntemine göre yapılması gerekmektedir. Davacı yüklenici davaya konu takiple bakiye bedel (daire bedeli) talebinde bulunmuş, davalı iş sahibi ortaklık cevabında davanın reddini istemiş, birleşen davada ise, işin eksik ve ayıplı yapıldığını ve süresinde de teslim edilmediğini ileri sürerek eksik işler bedelinin tahsilini istemiştir. Mahkemece sözleşmenin götürü bedel olarak düzenlendiği hususu göz ardı edilerek sonuca gidilmiştir. Eser sözleşmesinde yüklenicinin sözleşme bedeline hak kazanabilmesi için işi, sözleşme ve varsa eklerine fen ve sanat kanalına, iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlanıp eksiksiz ve ayıpsız olarak kararlaştırılan yer ve zamanda iş sahibine teslim etmesi gerekir. İş sahibinin de eksik ve ayıplı işler bedelini talep edebilmesi için iş bedelini ödemiş olması gerekir. Aksi halde olsa olsa ve varsa fazla ödemesini isteyebilir. İki tarafa borç yükleyen eser sözleşmesinde birlikte ifa kuralı gereği öncelikli edimini yerine getirmeyen taraf karşı yandan borcun yerine getirilmesini isteyemez. (TBK m.97) O halde, hesaplamaların fiziki yönteme göre yapılması ve birlikte ifa kuralı da gözetilerek her bir dava yönünden ayrı ayrı kendi içinde karara bağlanması gerekir. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin asıl davaya ilişkin istinaf başvurularının reddine, birleşen davaya ilişkin istinaf başvurularının ise sadece yukarıda açıklanan sebeple kısmen kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine" gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılarak, dosya yeniden yargılama için gönderilmiş ve iş bu esasa kaydı yapılmıştır. İstinaf kararı uyarınca mahkememizce asıl davaya ilişkin kurulan hükümde hukuka aykırılık tespit edilmediğinden tekrara düşmemek adına önceki ilamda yazan gerekçeler ile; asıl davanın kısmen kabulü ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına davalı-birleşen dosya davacısı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile 270.000 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, icra takibine konu fazlaya ilişkin taleplerin reddine ve her ne kadar taraflar arasında götürü usulde bedel belirlendiği için alacak likit kabul edilse de; davalı iş sahibinin ödemeden ayıp dolayısıyla kaçındığı, alınan bilirkişi raporu ile de ayıp hususunun ve miktarının belirlendiği, dolayısıyla davalı iş sahibinin itirazında haksız olmadığı anlaşılmakla icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İstinaf kararı doğrultusunda birleşen davaya ilişkin olarak yapılan incelemede; Davacı yüklenici, asıl davaya konu takiple bakiye bedel (daire bedeli) talebinde bulunmuş, davalı iş sahibi ortaklık cevabında davanın reddini istemiş, birleşen davada ise, işin eksik ve ayıplı yapıldığını ve süresinde de teslim edilmediğini ileri sürerek eksik işler bedelinin tahsilini istemiştir. Eser sözleşmesinde yüklenicinin sözleşme bedeline hak kazanabilmesi için işi, sözleşme ve varsa eklerine fen ve sanat kanalına, iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlanıp eksiksiz ve ayıpsız olarak kararlaştırılan yer ve zamanda iş sahibine teslim etmesi gerekir. İş sahibinin de eksik ve ayıplı işler bedelini talep edebilmesi için iş bedelini ödemiş olması gerekir. Aksi halde olsa olsa ve varsa fazla ödemesini isteyebilir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede imalâtın bedeli 510.000,00 TL + KDV olarak kararlaştırılmıştır. Bu haliyle sözleşmedeki bedel sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 365. maddesinde (6098 sayılı TBK’nın 480.) tanımlanan götürü bedeldir. Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması yada iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hak edilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda birleyen dosya davacısı iş sahibinin eksik ve ayıplı iş bedeli talebine ilişkin olarak, raporu hükme esas alınan bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış ve 22/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporu hükme esas alınmıştır. Bu rapor uyarınca eksik ve ayıplı iş bedeli hesaplanmış ancak prekast sisteminin sökülüp takılması işleminden yüklenicinin sorumluluğuna ilişkin olarak alternatifli hesaplama yapılmıştır. Buna göre; ayıplı ve eksik imalatın sözleşme bedeline oranı %10 olarak hesaplanmıştır. Dava konusu sözleşme fiyatları ile KDV hariç olmak üzere eksik ve ayıplı imalat tutarı %10 x 510.000 TL = 51.000,- TL olarak hesaplanmış, bu miktarın dava tarihinde ki karşılığı TC Merkez Bankası Enflasyon Hesaplama Programından faydalanarak 27.10.2007 tarihinden birleşen dava tarihi olan 24.03.2010 tarihindeki karşılığı 63.493,- TL olarak hesaplanmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından su ve buhar kesici ve yangın – duman önleyici elemanların yapılması için dış cephedeki prekast elemanların da sökülüp yeniden yapılmasına karar verilmesi halinde ise davalı – birleşen dosya davacısının davacı – birleşen dosya davalısı ...’dan sözleşme tarihi itibarı ile 152.008,26,- TL talep edebileceği hesaplanmıştır. Mahkememizce dosya kapsamı itibariyle yapılan değerlendirme neticesinde; prekast imalatının, yüklenicinin, sözleşmede yapımını üstlendiği işler arasında olmadığı, dolayısıyla iş sahibinin ayıplı imalatlar için belirlenen orana göre hesaplanan tutarın üzerinde bir talepte bulunamayacağından, bilirkişinin, prekast söküm ve montajıyla ilgili (88.515,26 TL) bedel hesaplamaya dahil edilmemiştir. Bu açıklamalar ışığında; eksik ve ayıplı işler dolayısıyla davacının talep edeceği miktar 63.493,00 TL olarak kabul edilmiştir. 22/11/2016 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ve yapılan itirazlar üzerine alınan 11/09/2017 tarihli 2. Ek raporda yapılan açıklama ve tespitler göz önünde bulundurulduğunda, davacı-birleşen davacının eksik fatura düzenlemesinden dolayı davalı-birleşen davacının 7.092,00-TL KDV zararı oluştuğu anlaşıldığından, birleşen davada buna dair talep edilen 7.000,00-TL tazminat talebi de yerinde görülmüş ve bu taleplerinin kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Esas davanın kısmen KABULÜ ile; 1-Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına davalı-birleşen dosya davacısı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile 270.000 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, İcra takibine konu fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Her ne kadar taraflar arasında götürü usulde bedel belirlendiği için alacak likit kabul edilse de; davalı iş sahibinin ödemeden ayıp dolayısıyla kaçındığı, alınan bilirkişi raporu ile de ayıp hususunun ve miktarının belirlendiği, dolayısıyla davalı iş sahibinin itirazında haksız olmadığı anlaşılmakla icra-inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Menfi Tespit talebinin atiye bırakılması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, Birleşen davanın kısmen KABULÜ ile, 1-Eksik ve ayıplı iş bedeli olarak 63.493,00 TL ve 7.000,00 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 70.493,00 TL'nin birleşen dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl davada hükmedilen bakiye iş bedelinin ve birleşen dosyada hükmedilen tazminat alacağının TBK 97 uyarınca birlikte ifa kuralı gereği infaz aşamasında değerlendirimesine, Harç Yönünden; A)Asıl davada 492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 18.443,70 TL harçtan peşin alınan 3.695,00 TL ile icra veznesine yatırılan 1.942,80 TL harcın toplamı olan 5.637‬,80 TL harcın mahsubu ile 12.805,9‬ TL harcın asıl dosya davalılarından alınarak hazineye gelir kaydına, ancak mahkememiz dosyası kaldırma kararı öncesi esas olan ... E.sayılı dosyasından verilen karara ilişkin olarak .... karar no, ... harç nolu harç tahsil müzekkeresi ile ilgili 11.233,41 TL harcın UYAP kayıtlarında Rıhtım Vergi Dairesi'nce tahsil edildiği anlaşılmakla bakiye 1.572,49‬ TL harcın asıl dosya davalılarından alınarak hazineye gelir kaydına, (492 Harçlar Kanunu m.8) B)Birleşen davada 492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 4.815,37 TL harcın birleşen dosya davacıları tarafından yatırılan 3.712,50 TL'lik peşin harç ile birleşen davacılar tarafından yatırılan 1.572,49 TL ıslah harcı toplamı olan 5.284,99 TL harçtan mahsubu ile 469,62‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde birleşen dosya davacılarına -tahsilde tekerrür etmemek üzere- iadesine, ancak mahkememiz dosyası kaldırma kararı öncesi esas olan ... E.sayılı dosyasından verilen karara ilişkin olarak ... karar no, ... harç nolu harç tahsil müzekkeresi ile ilgili birleşen dosya davalısı ... adına adına tahakkuk ettirilen 7.884,00 TL harcın Büyükçekmece Vergi Dairesi'nce tahakkuk ettirildiği anlaşıldığından ilgili harcın işlem yapılmaksızın iadesi için müzekkere yazılmasına, Masraf Yönünden; A)1-Asıl davada davacı tarafından yapılan 3.695,00 TL'lik peşin harç gideri ile 15,6 TL'lik başvuru harcı giderinin davalılardan alınarak -tahsilde tekerrür etmemek üzere- davacıya verilmesine, 2-Davacı tarafından yapılan 12.350 TL bilirkişi ücreti, 477,50 TL keşif ücreti, 600,68 TL tebligat-posta giderini toplamı olan 13.428,18‬ TL yargılama giderinin davanın kabul nispetine göre (%71,11) 9.548,77 TL'sinin asıl dosya davalılarından alınarak -tahsilde tekerrür etmemek üzere- davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, B)1-Birleşen davada davacıları tarafından yapılan 3.712,50 TL'lik peşin harç, 1.572,49 TL'lik ıslah harcı ve 17,15 TL başvuru harcı toplamı olan 5.302,14‬ TL'nin birleşen dosya davalısından alınarak -tahsilde tekerrür etmemek üzere- birleşen dosya davacısına verilmesine, 2-Birleşen dosya davacısı ... Şti tarafından yapılan 2.600,00 TL'lik yargılama giderinden davanın kabul nispetine göre hesaplanan (%23,23) 603,98 TL'nin davalıdan alınarak -tahsilde tekerrür etmemek üzere- birleşen dosya davacısı .... Şti'ne verilmesine, 3-Birleşen dosya davacısı .... Şti tarafından yapılan 12.405,2‬ TL'lik yargılama giderinden davanın kabul nispetine göre hesaplanan (%23,23) 2.881,72 TL'nin davalıdan alınarak -tahsilde tekerrür etmemek üzere- birleşen dosya davacısı ... Şti'ne verilmesine, Vekalet Ücreti Yönünden; A)1-Asıl davada davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereği hesaplanan 40.800,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak -tahsilde tekerrür etmemek üzere- davacıya verilmesine, 2-Asıl davada davalılar vekil ile temsil edildiklerinden yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 17.449,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak -tahsilde tekerrür etmemek üzere- davalılara verilmesine, B)1-Birleşen davada davacılar vekil ile temsil edildiklerinden yürürlükte olan AAÜT gereği hesaplanan 11.278,88 TL TL nispi vekalet ücretinin birleşen dosya davalısından alınarak -tahsilde tekerrür etmemek üzere- birleşen dosya davacılarına verilmesine, 2-Birleşen davada davalı vekil ile temsil edildiklerinden yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 41.022,11 TL nispi vekalet ücretinin birleşen dosya davacılarından alınarak -tahsilde tekerrür etmemek üzere- birleşen dosya davalısına verilmesine, 3-Karar kesinleştiğinde bakiye avansın yatırana iadesine, Dair hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/04/2023 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/26, K. 2023/328, T. 06.04.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-26-e-2023-328-k-46fb3e030ec1