İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/395 E. 2023/227 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/395
Karar No
2023/227
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/395 Esas KARAR NO : 2023/227 DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ : 03/05/2021 KARAR TARİHİ : 16/03/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Davacı, davalı ve dava dışı ...’ın ... tarih, ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edilen, merkezi .../İstanbul'da bulunan... Hiz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin kurucu ortakları olduğunu, Ortakların her birinin şirkette 50 adet pay sahibi olduğunu, Şirkette ortaklardan sadece davacının taahhüt ettiği sermaye ödeme borcu yükümlülüğünü ifa ettiğini, davalı ve dava dışı diğer ortağın bu borçlarını ifa etmediklerini, Sermaye ödeme borcunun yanı sıra şirket adına alınan bir araç bedelini de davacının ödediğini, Şirket ana sözleşmesinin 7. maddesi ile davalının, aksi karar alınıncaya kadar münferit yetki ile Şirket Müdürü tayin edildiğini, 6102 sayılı Kanunun 623 vd. maddelerinde müdürün şirketi kanun ve ana sözleşme doğrultusunda özen ve dürüstlük kuralı çerçevesinde yönetmekle yükümlü olduğunu ve bağlılık borcuna tabi olduğunu, Davacının bir süredir Şirket işlerinin aksadığını farkettiğini, bunun üzerine bilgi almak üzere Şirket banka hesaplarına baktığında ilk etapta; Dava dışı Şirket ortağı ...'a ve davalının da dönem dönem kendisine ödeme yaptığını tespit ettiğini, Yine davalı Şirket Müdürünün ... durum paylaşımında .... ...isimli araç kiralama şirketinin paylaşımlarını yaptığını, ... isimli online platformda da bir hafta önce bu şirketten araç kiralama yaptıklarını belirten paylaşım yaptığını, 6102 sayılı Kanunun Bağlılık Yükümlülüğü ve Rekabet Yasağı başlıklı 613. maddesinde şirket sırlarının korunması, şirketle rekabetten kaçınma yükümlülüklerinin getirildiğini, Ortaya çıkan tabloda davalının tüm bu yükümlülükleri ihlal ettiğinin açıkça anlaşıldığını, Ayrıca şirket kayıtlarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, şirketin mali yapısının bozulup bozulmadığı hususlarında da ciddi kaygıları bulunduğunu, 6102 sayılı yasa m. 630/f.2'de her ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasını Mahkemeden talep etme hakkı tanındığını, Davacının Şirketteki payının olağan/olağanüstü bir genel kurulda davalının azline ve Şirkete yeni bir müdür tayin edilmesine yetmediğini, Davalı ve dava dışı ortağın da büyük olasılıkla birlikte hareket ettiğini, Şirkette sermaye taahhüdünü tek yerine getiren ortak olan davacının bu tablo karşısında, tazminat talep hakları, mevzuata aykırılıkların aynı zamanda Türk Ceza Kanunu ve sair mevzuata aykırılık oluşturmakta ise Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet hakları saklı kalmak kaydı ile, işbu davayı açmak zorunda kaldığını, davanın kabulü ile öncelikle tedbir talebinin kabulü ile Mahkemece verilecek karar kesinleşinceye kadar şirket yönetimine yönetim kayyımı atanmasına, 6102 sayılı TTK m. 630/f.2 düzenlemesi doğrultusunda davalının ...Hiz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nde müdürlükten azline, yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına, Mahkeme kararının T.Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından verilen 10.06.2022 tarihli cevap dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkiline yöneltilen dava her ne kadar davacı ... adına yöneltilmiş olsa da Müvekkilinin ve dava dışı ortak ...'ın ortaklık yaptığı ve bu süreçte muhatap olduğu kişinin davacı olarak görünen kişinin oğlu ... isimli şahıs olduğunu, ... isimli şahsın müvekkiline ve ...'a söylediğine göre önceki şirketlerinin devlete vergi vb borçlarından dolayı banka hesaplarına haciz koyulduğundan resmiyette kendisinin görünmeyeceğini, ortaklığa annesi üzerinden katılacağını belirttiğini, Müvekkilinin davacıyı sadece şirket kurulumunda imza aşamasında gördüğünü, Geçen tüm bu süre içerisinde davacının hiçbir konuya iştirakinin bulunmadığını, ... ’in müvekkiline ve dava dışı diğer ortak olan ...'a ortaklık teklif ettiğini ve bu teklifi değerlendiren müvekkili ve ..., kendi işlerinden çıkmaları ve bu işin akıbetinin ne olacağını bilemediğinden dolayı ‘1 yıllık ailelerinin ve kendilerinin harcamalarına yetecek bir miktarı maaş olarak vermeyi taahhüt edersen kabul edebiliriz’ diye belirttiklerini, Bunun üzerine tarafların 1 yıllık ücret karşılığı 120.000 TL olarak anlaştıklarını, Davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu sadece davacının taahhüt ettiği sermayeyi ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğini söylemesinin gerçeği yansıtmadığını, Davacının müvekkiline ödemesi gereken yıllık 120.000 TL’yi sanki sermaye koyuyormuş gibi şirket hesabına yolladığını, Bu doğrultuda o miktarın davacının taahhüt ettiği şirket sermayesi değil müvekkilinin 1 yıllık maaşı olan 120.000 TL olduğunu, Şirketin gerçek sermayesi 60.000 TL olup bu miktarın ekte sunacağı ... grup konuşmalarında ispatlı olduğunu, Davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu şirket adına alınan bir aracın bedelini davacının ödediği hususunun gerçeği yansıtmadığını, Şöyle ki ... isimli şahsın önceki firmasının borçlarından dolayı kendi üzerine almamış olduğu fakat kendine ait olan bir arabayı sanki satın alıyormuş gibi arkadaşı üzerinden şirketin üzerine devir ettirdiğini, Bu işlem yapılırken müvekkilinin ...'in belirttiği bir şahsa vekalet vererek aracın şirket üzerine alınmasını sağladığını, Davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu '' Davacı bir süredir şirket işlerinin aksadığını fark etmiş, bunun üzerine bilgi almak üzere Şirket hesaplarına baktığında ilk etapta Dava dışı şirket ortağı ...'a ve davalının da dönem dönem kendisine ödeme yaptığını tespit etmiştir'' şeklindekibeyanlarının tamamıyla gerçeklikten uzak beyanlar olduğunu, Müvekkilinin ...'in şirketin yapmış olduğu ödemelerden haberdar olması için kendisine mail atmış olduğunu ve onu bilgilendirdiğini, Müvekkilinin şirket hesabından yapmış olduğu ödemelerin hepsinin kullanım amacının belli olduğunu, Müvekkilinin kendisine ve ...'a iş kurulurken konuştukları miktar olan 1 yıllık maaşlarının ödemesini ve şirketin kurulmasından sonra müşteri ağlarını geliştirebilmek için yapmış oldukları ve müvekkilinin şahsi hesaplarından yapmış olduğu harcamaların karşılığını şirket hesabından kendisine gönderdiğini, Davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu Şirket Müdürü olan müvekkilinin başka araba firmalarını paylaştığını belirttiğini, Bu durum gerçeği yansıtmamakla birlikte şirketin görünmez ortağı olan ...'in ... profil resmine bakıldığı zaman kendisinin başka firmaların reklamını yaptığını (...), şirketin ortağı olarak şirkete karşı bağlılık borcunu yerine getirmediğini, 6102 sayılı Kanunun Bağlılık Yükümlülüğü ve Rekabet Yasağı başlıklı 613. maddesinde şirket sırlarının korunması ile şirketlerekabetten kaçma yükümlülükler getirildiğini, Fakat şirketin görünmez ortağı olan ...’in bunların hepsini ihlal etmiş olduğunu, Davacının dava dilekçesinde, şirket kayıtlarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, şirketin mali yapısının bozulup bozulmadığı hususlarında ciddi kaygısının bulunduğundan bahsettiğini, Bu denli ciddi kaygıları olan birisinin bu süre zarfında müvekkilinden bilgi almasına rağmen nasıl bu denli ciddi kaygılar taşıdığını anlamadığını, Davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu dava dışı ortağın müvekkili ile hareket ettiği iddialarının asılsızolduğunu, Müvekkilinin yapmış olduğu işlemler arasında yanlış hiçbir işlem olmadığını, Müvekkilinin dava dışı ortağın birlikteliğini gerektirecek kanuna ve hukuka aykırı hiçbir işlem yapmadığını, davacının haksız davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava, Cevap, İTSM kayıtları, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İş bu dava, ... Hiz. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin şirket müdürü olan davalı ...' ın TTK 630/2 md gereğince haklı nedenle yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması talebine ilişkindir. Davacı taraf, davalının dava dışı şirketin müdürü olarak atandığı, bu sıfatın bir gereği olarak şirketi özenli bir şekilde yönetmediğini, sadece davacının taahhüt ettiği sermaye ödeme borcu yükümlülüğünü ifa ettiğini, davalı ve dava dışı diğer ortağın bu borçlarını ifa etmediklerini, şirket hesaplarından dava dışı şirket ortağı ...'a ve davalının kendisine dönem dönem ödemeler yaparak borçlanma yasağına aykırı davrandığını, yine davalı Şirket Müdürünün ... durum paylaşımında ....da ...isimli araç kiralama şirketinin paylaşımlarını yaptığını, ... isimli online platformda da bir hafta önce bu şirketten araç kiralama yaptıklarını belirten paylaşım yaptığını, bu şekilde şirkete bağlılık ve şirketle rekabetten kaçınma yükümlülüklerini ihlal ettiğinden bahisle azlini talep ettiği anlaşılmıştır. Dosyada mübrez, dava dışı ... Hiz. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin ticaret sicil kayıtları uyarınca davacının şirket ortağı olması nedeniyle iş bu davayı açmakta aktif dava ehliyetinin bulunduğu ve şirketin faaliyet adresi itibariyle de mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. Yine şirket kayıtları itibariyle davalı ...'ın ortaklar kurulu kararı ile şirket müdürü olarak atandığı ve hali hazırda bu görevi ifa etmesi nedeniyle pasif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü adına tarafların bildirmiş olduğu tanıkların beyanlarına başvurulmuş ve tanıklar, davalının pandemi dolayısıyla başka firmada çalıştığını doğrulamışlardır. Mahkememizce davacının iddiaları şirket kayıtlarını incelemeyi zorunlu kıldığından, mali müşavir eliyle şirket kayıtları incelenmiş ve yapılan tespit ve değerlendirmeler, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınmıştır. Bu deliller ışığında limited şirketlerde TTK md. 630 (2) ye istinaden her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Bununla birlikte limited şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını isteyen ortağın haklı nedenlerin varlığını ispat etmesi gerekir. Haklı sebeplerin neler olabileceği TTK md. 630 (3)’de örnekseme yoluyla sayılmıştır. Buna göre, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. 6102 s. TTK md. 626’da özen ve bağlılık yükümlülüğü rekabet yasağı ile birlikte aynı başlık altında düzenlenmiştir. Özen yükümlülüğü ve şirketin menfaatlerinin gözetimi şirket ortağı olsun olmasın bütün yöneticileri kapsar. Madde dikkatle incelendiğinde “özen yükümlülüğü” ile “şirket menfaatinin gözetilmesi” kavramlarının birbirinden ayrıldığı görülmektedir. Özen yükümlülüğü ile kastedilen, müdürlerin iş ve işlemlerde göstermeleri gereken dikkat, ciddiyet ve bilimselliktir. TTK md. 626 da düzenlenen bağlılık yükümlülüğü müdürler bakımından kanundan doğan bir yükümlülüktür ve müdürün kendisine özel menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren davranışlarını bağlılık yükümünü ihlâl eden ayrı bir kategori olarak kabul edilmiştir. Tüm bu açıklamalar ve deliller ışığında; şirket yetkilisi olan davalının şirket müdürü olarak şirketin ticari defter ve belgeleri usulüne uygun olarak tutmadığı, şirkete ait banka hesap hareketlerinin içeriğinde ortaklara ödeme/tahsilat, maaş, kira, genel gider ve cari hesap ödeme ve tahsilatlarının yer almasına rağmen bunları şirketin ticari defterlerine işlemeyerek özen yükümlülüğünü ihlal ettiği değerlendirilmiştir. Yine şirket kayıtları uyarınca, davalının şirket hesaplarından kendisine ve dava dışı diğer ortağa para havale ederek şirkete karşı borçlanma yasağına aykırı davranmış ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Yine tanık beyanları ve davacının sunduğu delillerden anlaşıldığı üzere davalı şirket müdürü iken, şirket ile aynı faaliyeti gerçekleştiren başka firmalar adına paylaşım yaptığı, müdürlük görevi sona ermeden bu firmada çalışmaya başladığı, bu hususunda rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiği değerlendirilmiştir. Bu sebeplerle, davalının haklı nedenle azil koşulları oluştuğu takdir ve sonucuna varılarak davalı ...'ın TTK 630/2 md gereğince haklı nedenle yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, İstanbul Ticaret Sicil Md ' de ... sicil numarası ile kayıtlı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin ' nin şirket müdürü olan davalı ...' ın TTK 630/2 md gereğince AZLİNE, 2-Şirketin organsız kalmaması için yetkili organlar tarafından yeni bir şirket müdürü seçilene kadar denetim kayyımı olan ...'nin yönetim kayyımı olarak görevlendirilmesine, Karar kesinleşene kadar denetim kayyumu olarak görevine devam etmesine, 3-Kayyımın emek ve mesaisine karşılık olarak aylık 5.000,00 TL ücret takdirine, kayyım ücretinin dava dışı şirket hesaplarından karşılanmasına, 4-İİK 179/a2 maddesi gereğince iş bu kararın İİK 166/2 maddesindeki usul ile ilanına ve ticaret siciline tesciline, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 59,30-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 120,60-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 59,30.-TL peşin harç ile dosyada yapılan 4.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 5.000,00-TL kayyım ücreti , 380,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 9.498,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/03/2023 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/395, K. 2023/227, T. 16.03.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-395-e-2023-227-k-809f9bf21c0d