İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/198 E. 2024/985 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/198
Karar No
2024/985
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/198 KARAR NO : 2024/985 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2019 KARAR TARİHİ : 17/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından, davalı firmadan alacağının tahsili için davalı firma aleyhinde Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun, borcu olmadığını beyan ederek asıl borca, faize, ferilere ve yetkiye itiraz ettiğini, yapılan itiraza karşı Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'na 05/09/2019 tarihinde .... Başvuru numarası ile başvuruda bulunulduğunu, ... numaralı arabulucuk dosyasında 09/09/2019 tarihinde arabuluculuk toplantısının gerçekleştiğini, toplantıya davalı taraf vekilinin katıldığını ve son tutanağın anlaşmama olarak imzalandığını, davacı firma ile davalı firma arasında ticari ilişki olduğunu ve bunun sonucunda cari hesap ilişkisinden kaynaklı alacağının bulunduğunu, davalı borçlunun, itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini belirterek Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında borçlu davalının asıl borca, faize, ferilere, yetkiye dair itirazlarının ve tüm itirazlarının iptaline, icra takibinin devamına, alacağın likit olması sebebiyle %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıya ödettirilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; İtirazın iptali davasının, borçlu tarafından icra takibine yapılan itirazın alacaklıya veya alacaklının vekiline tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiğini, davanın esasına girilmeden usul yönünden hak düşürücü süreye ve zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, davacının, mahkemeye cari hesap ilişkinin dayanağı olan fatura ve teslim belgelerini dava dilekçesinde sunmadığını, müvekkilinin 15/12/2018 tarih ... numara 24.411,48 TL bedelli fatura ile davacı firmadan .... ürün kodu ile ... Kumaş ürününü satın alındığını, alınan kumaşlar ile oluşturulan ürünün yurtdışına ihraç edilmesi için aracı firmaya verildiğini ancak söz konusu ürünün yurtdışı firması tarafından kumaş hataları ve ayıplı olması nedeniyle aracı firmaya iade edidiğini ve ürün bedelinin ödenmediğini, bu nedenle aracı firma tarafından müvekkiline reklamasyon faturası kesildiğini, müvekkilinin ayıplı ürün dolayısı ile zarara uğradığını, davacı yanın başlatmış olduğu icra takibinin dayanaksız olduğunu, bu alacak kalemlerine hak kazanılmadığını belirterek davanın reddi ile, davacı taraf aleyhine icra takip tutarının %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ... esas, .... karar sayılı dosyasına SMM bilirkişi ... 'den rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 13/03/2020 tarihli raporunda özetle; " Davacı tarafın dava konusu döneme ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulen uygun olarak yapılmış olduğu, faturayla kayıtların uyumlu olan davacı taraf defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, davalı tarafın dava konusu döneme ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulen uygun olarak yapılmış olduğu, faturayla kayıtların uyumlu olan davacı taraf defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, Davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları Muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak 2018-2019 yılı defter kayıtlarına işlediği eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalar ve ödemelerden ve sonra oluşan 31.12.2019 tarihi itibariyle 138.543,62 TL defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı olduğu,Ancak davalının defter ve kayıtlarında davacıya 138.673,99 TL borçlu olduğu, 2020 yılına devir olduğu, başkaca ödeme olmadığı" belirtmiştir. Mahkememizin ... esas, .... karar sayılı dosyada yargılama yapılmış olup, mahkememizce davalı tarafın 138.543,62TL borçlu olduğunun tespiti ile bu miktar üzerinden itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf etmesi üzerine dosya İBAM .... Hukuk Dairesi tarafından incelenmiş olup, dairenin .... esas, ... karar sayılı ilamı ile bozularak mahkememizin ... esasına kaydedilmiştir. Mahkememizce Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 138.543,62 TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ... ve Tekstil Mühendisi .... 'ten rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 07/11/2023 tarihli raporunda özetle; "Davacının davalıya 24.411,48 TL tutarındaki 15/12/2018 tarihli ... nolu faturayla satmış olduğu ottoman kumaşın bölgesel gramaj farklılığı nedeniyle ayıplı olduğu, Kumaşta gramaj farklılığı ayıbının kumaşın belli ölçüde kesilmesi ve hassas terazide tartılmasıyla anlaşılabilecek açık ayıp olduğu, Davalının kumaşları davacıdan teslim aldıktan sonra kesip dikerek ceket haline getirdiği ve yurt dışı müşterisine ihraç ettiği, kumaşları teslim almasının üzerinden 5 ay geçtikten sonra davacıya ayıp ihbarında bulunduğu, davalının ayıp ihbarının Ticaret Kanununa göre de Borçlar Kanununa göre de süresinde olmadığı, 17.03.2020 tarihinde dava dosyasına sunmuş olduğumuz alacakların tespiti ve ticari defterlerin incelenmesi ile ilgili bilirkişi raporumuzu aynen tekrar ediyoruz. ( Davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları Muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak 2018-2019 yılı defter kayıtlarına işlendiği eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalar ve ödemelerden ve sonra oluşan 31.12.2019 tarihi itibariyle 138.543,62 TL (Yüzotuzsekizbinbeşyüzkırküç-TL-62 KR ) defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı olduğu , ancak davalının defter ve kayıtlarında davacıya 138.673,99 TL borçlu olduğu" belirtmiştir. Yapılan itirazların değerlendirilmesi amacıyla dosya ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ... ve Tekstil Mühendisi ...'ten ek rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 24/04/2024 tarihli ek raporunda özetle; ''Somut olaydaki iddia, savunma, vakıa ve sunulan belgeler Mahkemenin tarafımıza tevdi ettiği görev kapsamında değerlendirildiğinde; tarafların kök bilirkişi raporumuza karşı beyan ve itirazları yukarıda değerlendirilmiş olup, kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerimizde herhangi bir değişiklik bulunmadığını'' kanaatleri olarak belirtmiştir. Dava, tacirler arası satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalıdan olan 138.543,62-TL cari hesap alacağının tahsili için icra takibine girişmiş olup iş bu davası ile davalının takibe itirazının iptalini talep etmektedir. Davalı ise 15/12/2018 tarihli 24.411,48-TL bedelli fatura konusu kumaşlarla imal edilen ürünlerin kumaş hataları ve ayıpları nedeniyle kendi müşterisi tarafından iade edilmesinden dolayı zarara uğradığını belirterek davanın reddini savunmakta olup cari hesapta yer alan faturalara bir itirazı bulunmamaktadır. Ayıp, aynı cins ve kategoriye giren eşyaya nispetle satılan maldaki değer ve elverişliliği kaldıran veya azaltan noksanlıktır (TBK.m.219). TTK.m.23/c hükmünde ticari satışta maldaki ayıpla ilgili ayıbı ihbar süresi düzenlenmiştir. TTK nın 23. Maddesi gereğince satılanda ayıp bulunması halinde alıncının, satılanı gözden geçirerek 2 gün içerisinde satıcıya ihbarı, aybın olağan bir gözden geçirme ile fark edilmeyecek ayıplardan olması halinde ise 8 gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucu malın ayıplı oludğunu ortaya çıkarsa haklarını korumak için bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda ise TBK nın 223. Maddesinin 2. Fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir. TBK'nın 223.maddesinin son fıkrasında alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimi ihmal etmesi halinde satılanın mevcut şekilde kabul etmiş sayılacağı, ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkaramayacak bir ayıp bulunmaması halinde bu hükmün uygulanamayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılması halinde satıcıya bildirileceği düzenlenmiştir. Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; kumaş ağırlıklarında farklılıkların olduğunun tespit edildiği, açık ayıp olarak nitelendirildiği, davalının kumaşı teslim aldıktan 5 ay sonra ayıbı davacıya ihbar ettiği, TTK nın 23. Maddesi gereğince satılanda ayıp bulunması halinde alıncının, satılanı gözden geçirerek 2 gün içerisinde satıcıya ihbarının gerektiği, davalının kumaşları kontrol edip açık ayıp olması sebebiyle kanunda belirtilen sürede davacıya ihbar etmesinin gerektiği ancak mevcut olayımızda süresinde ihbar yükümlülüğünün gerçekleşmediği göz önüne alınarak sonuç olarak davalının ayıp iddiası değerlendirilmemiştir. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Mevcut olayımızda taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre her iki tarafın ticari defter ve kaydına göre davacının davalıdan 138.543,62-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, mahkememizce davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı değerlendirilerek, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 138.543,62-TL üzerinden devamına, 2-138.543,62-TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-138.543,62-TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, 4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 9.463,91-TL ilam harcından peşin alınan 1.673,26-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.790,60-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 6-Davacı tarafından sarf edilen 4.500,00-TL bilirkişi ücreti, 222,00-TL posta masrafı, 44,40-TL başvuru harcı, 1673,26-TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 6.439,66-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 8-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/198, K. 2024/985, T. 17.10.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-198-e-2024-985-k-631a9e09dffc