İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/605 E. 2024/943 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/605
Karar No
2024/943
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/605 Esas KARAR NO : 2024/943 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/06/2022 KARAR TARİHİ : 08/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili faaliyetini sürdürdüğü ... Mah. ... Cad. No:33-1/A Beylikdüzü İstanbul adresinde bulunan MBF 3.2 tip numaralı .... markalı .... 2 adet örme makinesinin daha kalın kumaşlar üretmeye yönelik değişimi için kullanılmak üzere 07.06.2021 tarihinde davalı ... Örme -.... Teks. San ve Tic. A.Ş.'nden 13 fein diye tabir edilen 2 adet kovan satın almış, ürünlerin kurulumu da davalı şirket yetkililerince gerçekleştirildiğini, satın alınan kovanların monte edilmesi sonrasında kovanlarda aşınma tespit edilmiş ve davalı firma hatanın tespiti ile bu sorunun giderilmesi için gerekli işlemlerin icrası talep edilmişse de sonuç alınamadığını, neticeden satın alınan gizli ayıplı teçhizatın bedeli başta olmak üzere ayrıca müvekkilin kendisine ait örme makinelerine davalı tarafça ayıplı olarak takılan 2 adet kovan sebebiyle üretim araçlarında maddi zarar ve fazladan oluşan işçilik maliyetleri ve üretim zincirinde oluşan aksama, üretimin durması, siparişlerin iptali sebebiyle oluşan zararlar ile 3. Şahıslarla yapılan anlaşmaların icra edilebilmesi için başkaca firmalarla fason üretim yoluna gidilmesi gibi üretim maliyetlerinde de artış yaşandığını, müvekkilinin bu cihetle oluşan menfi ve müspet zararının tespiti adına Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasında tespit icra edilmiş, zarar ve satın alınan teçhizatın gizli ayıplı olduğu yapılan inceleme neticesinde bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, mezkur tespit dosyasında alınan bilirkişi raporları ile satın alınan kovanların gizli ayıplı olduğu, gerek davalıdan satın alınan ve kovan diye tabir edilen teçhizatın makinenin içerisinde işlenen kumaşa zarar verdiği, aynı zamanda makinenin içerisinde yer alan platin denilen parçalara zarar verdiği, üretimin durmasına yol açtığı, müvekkile 3. Şahıslarca verilen siparişlerin yerine getirilememesi, üretilen kumaşların ayıplı olması veçhile de müvekkile iade edildiği, müvekkilin ticari yükümlülüklerini yerine getirmek adına 3. şahıs firmalara fason üretim yaptırılarak edimlerini yerine getirmesi sebebiyle ayrıca mali yük içerisinde kalmasına ve neticeden menfi ve müspet zarara uğradığı tespit edildiğini, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin devamına, mezkur takipte talep edilen alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının mahkemeniz dosyasıyla ileri sürdüğü talepleri haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D. İş sayılı dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde müvekkili şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkide davacı şirket, örme makinelerinde kullanmak üzere iki adet kovan siparişini müvekkili şirkete verdiğini, sipariş esnasında, kovanlarda kullanılacak iğne ve platinler numune olarak müvekkili şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirket ise kendisine verilen sipariş doğrultusunda iki adet kovanı üreterek davacı şirkete teslim ettiğini, aradan uzunca bir süre geçtikten sonra ve de yasal sürelere dahi uyulmaksızın davacı şirket, ayıp iddiasında bulunmadığını, ancak müvekkili şirket tarafından yapılan incelemede anlaşıldığı üzere davacı şirketin, müvekkili şirket tarafından üretilen kovanlar üzerinde, müvekkil şirkete numune olarak vermiş olduğu iğne ve platinler haricinde başka bir model iğne ve platin kullandığı, bundan dolayı da makinenin randımanlı çalıştırılamamış olabileceği anlaşıldığını, bu husus davacı şirket ile paylaşıldığında, bu hatanın kendilerinden kaynaklandığı belirtilerek, müvekkili şirketten herhangi bir talepte bulunmadıkları bildirildiğini, ancak bir süre sonra davacı şirket tarafından aksi bir tutum izlenerek müvekkili şirketten alacak talebinde bulunulduğunu, müvekkili şirketin bir borcu olduğu kabul edildiği varsayımında dahi taraflar arasındaki alacak ilişkisi yargılamayı gerektirdiğinden, alacağın likid bir alacak olarak kabul edilmesi mümkün olmadığını, öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likid olduğunu, gerek öğretide gerek Yargıtay kararlarında genel olarak kabul edildiği üzere; eğer alacak likid değilse, borçlu itiraz etmekte haklıdır ve itirazın iptali davasını kaybetse dahi inkâr tazminatına mahkûm edilemeyeceğinden bu nedenle de müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmayacağı, davacı yanın, müvekkili şirket aleyhine ısrarla hukuki süreç başlatması dürüstlük kuralına aykırı olup hakkın kötüye kullanılması mahiye olduğunu, izah edilen nedenlerle açılan davanın reddi ile icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesi kapsamında itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında gerçekleşen satım sözleşmesi kapsamında ürünlerde ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp iddiasının süresinde olup olmadığı, ayıp nedeniyle oluşan bir zarar varsa davalının sorumlu olup olmadığı, fason örme nedeniyle oluşan zarar, üretilen kumaşlar nedeniyle ve ayıplı hale gelen platinlerde oluşan zararın bulunup bulunmadığı, bu zararların satıma konu kovanların ayıplı olmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, kovanların onarımının mümkün olup olmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edildi. Davacının ticari defterine göre davalının 30.06.2021 tarihi itibariyle hesap bakiyesinin 0,00 TL olduğu tespit edilmiştir. (Davacının davalı hesabındaki 1.049,62 TL yi kur farkı tahakkuku yaparak bakiyeyi sıfırladığı tespit edilmiştir.) Davalının ticari defterlerine göre davacının 30.06.2021 tarihi itibariyle hesap bakiyesinin 1.097,36 TL olduğu, davacının borçlu olduğu tespit edilmiştir. Tarafların BA-BS bildirim formları incelenmiştir. Tarafların 2021 yılında 1 adet Belge ile 39.139,00 TL (KDV HARİÇ) BA/BS bildirimde bulundukları, bildirimlerinde mutabık oldukları ve bildirimlerinin birbirlerini teyit ettiği tespit edilmiştir. Davacının Bakırköy ... ATM ... D.iş dosyasında zarar tespit davası açtığı dava kapsamında Bilirkişi heyet raporu alındığı görülmüştür. Davaya konu 2 adet kovanın platin yataklarında tespit edilen deformasyon nedeniyle ayıplı olduğu, ayıbın kullanım sırasında meydan gelmesinden dolayı gizli ayıp olduğu, kovanların ayıplı olmasından dolayı; kovanların bedeli 5.310,00 USD ilaveten davacı tarafça kovanlara takılan 2 takım platin malzemenin de aşınma nedeniyle ayıplı hale geldiği, bu bakımdan platinler yönünden meydana gelen zararın; 26.07.2021 ve 28.07.2021 tarihli faturalarla satın alınan 1200 adet+ 1200 adet toplam 2400 adet platin olduğu, değerinin 2400*0,246 euro/adet *1,18 kdv olmak üzere 696,67 Euro olduğu, kovanların gizli ayıplı olması nedeniyle makinede üretilen 3 iplik kumaşların örücü ünite hata/kusurlarından dolayı ayıplı olduğu, ayıbın açık ayıp olması nedeniyle meydana gelen zararın 67.021,82 TL olduğu, fasonda ördürülen kumaşlar yönünden fason örme bedelinin 1.647,36 TL olduğu alınan bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir. Platin kaynaklı oluşan zarar ve ayıbın tespiti yönünden itirazlar kapsamında keşif yapılmış ve platin numunelerinin üniversite laboratuvarında incelenmesine ilişkin işlemler yapılmıştır ancak henüz buna ilişkin sonuç raporu düzenlenmemiştir. Fason örme bedeli yönünden bilirkişi raporunda belirlenen bedelin hükme elverişli olduğu anlaşılmakla bu talep yönünden davanın 1.647,36 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. USD ve Euro cinsi talepler yönünden yapılan incelemede; her ne kadar bu taleplere yönelik keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmışsa da takip talebinin incelenmesinde bu talepler yönünden kur TL değerinin gösterilmediği anlaşılmıştır. TBK’nın “Ülke parası ile” başlıklı 99. maddesinde “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının bu alacağını aynen, vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği kabul edilmiştir. Ancak, İİK’nın 58/3. maddesi uyarınca, alacaklı tarafından yapılan icra takibinde alacağın yabancı para olması hâlinde, alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve Türk Lirası karşılığı yada harca esas Türk Lirası karşılığı takip talebinde gösterilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 3. HD. 11/11/2021 tarih 2021/761 Esas 2021/11255 Karar, Yargıtay 12. HD. 30/10/2015 tarih 2015/19396 Esas 2015/29887 Karar, Yargıtay 19. HD. 06/10/2011 tarih 2011/1648 Esas 2011/12074 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) Bu husus HGK’nun 12/05/1999 tarih .... E,.... K. sayılı kararında, "İİK’nun 58. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, aynı zorunluluk İİK’nun 41. maddesi delaletiyle ilamlı takiplerde çıkartılacak olan icra emri için de geçerlidir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır" şeklinde ifade edilmiştir. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, .... esas sayılı ilamında; " 6098 sayılı TBK’nın 99. maddesi (818 sayılı BK’nın 83. maddesi) uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin üçüncü fıkrasında ise; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12/05/1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K.sayılı kararı). " denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporu ile fason örme bedeli ispatlanmıştır. Toplam alacağın 1.647,36 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Ayrıca somut olayda, takip talebi ve ödeme emrinde, Euro ve USD cinsi yabancı para alacaklarının hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve TL karşılığı gösterilmemiştir. Anılan yasa hükümlerinin emredici nitelikte olduğu, takip talebinde emredici yasa hükümlerine uyulmadığı, bu itibarla takibin usulüne uygun olmadığı bu durumun davanın her aşamasında resen gözetilebileceğinden davanın fazlaya dair talep yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın fason örme bedeli talebi yönünden KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 1.647,36TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-İcra inkar tazminat talebinin REDDİNE, 3-Davanın Euro ve USD cinsinden olan diğer talepler yönünden usulden REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 112,53TL ilam harcından peşin alınan 3.473,10TL harcın mahsubu ile bakiye 3.360,56TL'nin davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 80,70TL Başvuru Harcı, 3.473,10TL Peşin Harç olmak üzere toplam 3.553,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 9,25TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.550,74TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 8-Davacı tarafından sarf edilen 9.000,00TL bilirkişi ücreti, 694,50TL posta masrafı, olmak üzere toplam 9.694,50TL den kabul red oranına göre hesaplanan 57,52TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.647,36TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 44.158,41TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine 11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/605, K. 2024/943, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-605-e-2024-943-k-148bf09451cb