İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/381 E. 2024/234 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/381
Karar No
2024/234
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/381 Esas KARAR NO : 2024/234 DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/04/2022 KARAR TARİHİ : 26/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı şirket arasında yapılan sözlü anlaşmaya istinaden davalı tarafın 220.000,00 TL bedel karşılığında iş makinesi kiralamayı taahhüt ettiğini, davacı arafından icra takibine konu edilen ....bank A.Ş .... Şubesine ait; 07.07.2021 basım tarihli, .... Seri Numaralı, 17.01.2022 keşide tarihli 108.000,00 TL bedelli, 07.07.2021 basım tarihli, ... Seri Numaralı, 21.02.2022 keşide tarihli 112.000,00 TL bedelli olmak üzere toplamda 220.000,00 TL bedelli 2 adet çek önceden verildiğini, ilgili çekler davalı şirkete teslim edildikten sonra çeklerin teslim tarihinin üzerinden iki aydan fazla bir zaman geçmesine rağmen davalı şirket tarafından müvekkile teslim edilmesi gereken iş makinelerinin teslim edilmemiş (edimlerin hiçbir şekilde yerine getirilmemiş) olması nedeniyle müvekkilce sözleşmeden dönülerek ilgili çeklere istinaden davacı müvekkil adına tanzim edilmiş olan 08.09.2021 tarihli .... fatura numaralı e-arşiv fatura, keşideci müvekkilce 30.10.2021 tarihli “...” fatura numaralı “İADE e-arşiv faturası” ile iade olunarak davalı şirkete tebliğ edildiğini, inşaat sektöründe faaliyet gösteren davacı müvekkil tarafından davalı şirketin müvekkile kiralayacağını taahhüt ettiği iş makinelerinin kiralama bedelleri toplamda 220.000,00-TL bedelli 2 adet çek ile önceden ödendiğini, müvekkil tarafından Beyoğlu .... Noterliğinin 24.01.2022 tarih .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ilgili ilgilisi tarafından muhatap bankadan tahsil edilen çek bedelinin ödenmesi ve henüz keşide/vade tarihi gelmeyen çekin ise iadesi istenmesine rağmen davalı yanca ihtarnameye cevap verilme gereği duyulmamış ve icra takibine konu bedelsiz kalan çekler davalı yanca müvekkile iade edilmediğini belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davada talep edilen alacakların zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının, çeklerin karşılığı hizmetin verilmediği iddiasının tamamen hayal ürünü olduğunu, çeklerin avans olarak verildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin sözlü olduğu ve çeklerin ödenmesi sebebiyle zarara uğradıkları iddiasının gerçek dışı olduğunu, bu iddiaların çekleri iş karşılığı alan ve yetkili meşru hamil sıfatıyla ciro eden davalı açısından bağlayıcı olmadığını, emre muharrer senetlerde mücerretlik ilkesi cari olduğunu, dolayısıyla kayıtsız şartsız borç ikrarını havi bir çek karşısında, keşidecinin mali içtimai durumu ile bağlantılı senedin temelindeki alacak borç ilişkisinin araştırılması yoluna gidilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 221.782,98-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Davacı tarafın davalı taraf hakkında 2 adet ve 220.000,00 TL tutarlı çek bedeli üzerinden takibe geçtiği, Davacı tarafın dosya muhteviyatına sunduğu dekontlardan iş bu çeklerin keşide tarihlerinde ödendiğinin anlaşıldığı, davacı tarafın iş bu çeklere karşılık olarak davalı tarafın taahhüt ettiği 220.000,00 TL bedelli iş makinesi kiralama hizmetini vermediğini beyan ettiği, Davalı tarafın davacı tarafa 2021 yılında 1 adet ve KDV dâhil 220.000,00 TL tutarlı fatura düzenlendiği, faturanın açıklama kısmına “kiralama Hizmet Bedeli” diye yazıldığı, davacı tarafın davalı tarafa 2021 yılında 1 adet ve KDV dâhil 220.000,00 TL tutarlı fatura düzenlendiği, faturanın açıklama kısmına “.... NUMARALI FATURAYA İSTİNADEN İADE FATURASI” diye yazıldığı, her iki faturanın tarafların ticari defter ve kayıtlarına işlendiği ve BS-BA Formları ile beyan edildiği, davalı tarafın ilk olarak düzenlediği KİRALAMA HİZMET BEDELİ açıklamalı faturanın içeriğini ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları, dosya muhteviyatına sunulan belge ve bilgiler ışığında takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 220.000,00 TL asıl olarak alacaklı olduğu, davalı tarafın borcu olmadığını ticari defter kayıtları ile tevsik edici belge/belgelerle ispat etmesi gerektiği, yukarıda irdelenen ihtarname ve tebliğ mazbatasına göre davalı tarafın 28.01.2022 tarihinde temerrüde düştüğü, 108.000,00 TL çek asıl alacağı için 1.444,68 TL, 112.000,00 TL çek asıl alacağı için 338,30 TL olmak üzere toplam 1.782,98 TL işlemiş faiz talep ettiği, işlemiş faizin “talep doğrultusunda” 1.444,68 TL ve 338,30 TL olmak üzere 1.782,98 TL hesaplandığı, takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, davacı tarafın takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi talep edebileceği...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 15/12/2022 tarihli raporda özetle; ''Davacı .... in Dava dışı .... AŞ’ye dava konusu 17.01.2022 tarih ,5136223 nolu 108.000,00 TL ve 21.02.2022 tarih ... nolu 112.000,00 TL lik çeklerin, 08.09.2021 tarih .... nolu 220.000,00 TL fatura ile ilgili verildiği yazılı beyanının teyidi/uygunluğu, Mahkememiz takdirinde olmak üzere, 17.01.2022 tarih ,.... nolu 108.000,00 TL ve 21.02.2022 tarih .... nolu 112.000,00 TL lik çeklerin, 08.09.2021 tarih ... nolu 220.000,00 TL faturaya istinaden verildiği....'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Dosya kapsamında her iki tarafın BA-BS beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır. Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; mahkememizce alınan hükme esas almaya ve denetime elverişli heyet bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 17.01.2022 tarih ,... nolu 108.000,00 TL ve 21.02.2022 tarih ... nolu 112.000,00 TL lik çeklerin, 08.09.2021 tarih .... nolu 220.000,00 TL faturaya istinaden verildiği. Faturaların Ba-Bs formları ile bildirildiği anlaşılmakla malların teslim edildiğinin kabulü gerekir. Davacı beyanlarının başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca, davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE, 2-Yasal koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 2.678,59-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.250,99-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 35.267,45-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 26/02/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/381, K. 2024/234, T. 26.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-381-e-2024-234-k-3ec1e43b6b1e