İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/21 E. 2023/816 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/21
- Karar No
- 2023/816
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO :2022/21 Esas KARAR NO : 2023/816 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/01/2022 KARAR TARİHİ : 12/10/2023 YAZIM TARİHİ : 10/11/2023 Davacı tarafından açılan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı dosyası ile 20.12.2019 tarihinde davalı-borçlu hakkında ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, ödeme emri davalıya 30.12.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, davalı, vekilinin aracılığıyla icra dosyasına sunmuş olduğu 02.01.2020 tarihli itiraz dilekçesinde borca ve yetkiye açıkça itiraz etmiş olduğunu, yetki itirazı doğrultusunda Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile takibe devam edilmiş olduğunu ve ödeme emri 10.02.2020 tarihinde davalı şirkete yeniden tebliğ olunduğunu, davalı şirketin 11.02.2020 tarihinde borca bir kez daha itiraz etmiş olduğunu, davalının itirazının iptalini ve davanın kabulüne karar verilmesini, davacı ile davalı şirket arasında cari hesap ilişkisine dayalı ticaret 01.10.2019 tarihinde başlamış olduğunu, davacı şirket tarafından davalıya düzenli olarak mal satışı yapılmış olduğunu, davalı şirket ise mal satışı karşılığında davacı şirkete ödeme yapmış olduğunu, davalının 30.486,05-TL toplam cari hesap borcunun tahsili için başlattıkları icra takibinin ekinde cari hesap ekstresi sundukları ve bu ekstrede yer alan faturadaki mal ve hizmetler davalıya tam ve eksiksiz olarak sunulduğunu, davalının sunulan mallara ve faturaya ilişkin yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazının olmadığını, davacı şirketin ticari defterleri ve cari hesap ilişkisinin incelendiğinde davalının davacı şirketten aldığı mallar karşılığında düzenlenen faturalar sebebiyle ödeme yapması gerekmesi gerekirken ödeme yapmadığını ve davacı şirkete halen borcunun olduğunu, davacı şirketin, 01.10.2019, 08.10.2019, 11.10.2019, 16.10.2019 ve 24.10.2019 kayıt tarihli faturalarda borçlu şirkete mal satışı yapmış olduğunu, davacı şirket, davalının basiretli bir tacir olduğu düşündüğünü ve bakiyesini kapatacağı taahhüdüne güvenerek mal satışına devam etmiş olduğunu, karşılığında fatura düzenlemişt olduğunu, ödemenin yapılmaması sebebiyle mal satışına son verilmiş olduğunu ve davalının bakiyesini kapatması beklenilmiş olduğunu, görüşmelerin iyiniyetle sürdürülmüş olduğunu, ancak davalı borçlu olduğunu kabul edip defalarca ödeme yapacağını belirtmesine rağmen ödeme yapmamış olduğunu ve davacının mal satışından doğan alacağına kavuşmasını elinden geldiğince geciktirmeye çalışmışt olduğunu, davacı şirket ve davalı şirket TTK'na göre tacir sıfatını haiz olup yaptıkları iş ticari iş olduğunu, 3095 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine göre arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi olarak avans faizi istenebilmesi mümkün olduğunu, davalı şirkete başlatılan icra takibindeki takip talebi ve ödeme emrinde istenen temerrüt faizi takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi olduğu, davalının faiz oranına ilişkin yapmış olduğu itirazın geçersiz olduğu, alacağın likit ve belirlenebilir olduğunu, taraflarınca arabuluculuk bürosuna başvuru yapılmış olduğunu ve dava şartının yerine getirilmiş olduğunu, ancak davalı şirketin yetkilisi ve vekili arabuluculuk toplantısına katılmamış olduklarını belirterek; davalı-borçlunun Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 30.486,05-TL yönünden iptalini ve takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini istemiş ve dava etmiştir. Davalı tarafça, dava dilekçesinin yöntemine uygun olarak tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır. Yapılan yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, Güngören Vergi Dairesi Müdürlüğünden ve Karacabey Vergi Dairesi Müdürlüğünden tarafların B formları getirtilmiş, davalı şirketin İTO portal sayfasından firma detay bilgileri dosya arasına alınmış, bilirkişi raporu aldırılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklısının dosyamız davacısı olduğu, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, 30.964,99-TL asıl alacak ve 330,86-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.295,85-TL alacak için genel haciz yoluyla ilamsız takip yapıldığı, icra takibinin cari hesap ekstresine dayandığı, davalının icra takibine 11/02/2020 tarihinde itiraz ettiği, davalı borçlunun itirazının davacı alacaklıya tebliğ edildiğini gösterir bir kayda dosyada rastlanmadığından davacının davalı tarafından icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali için süresinde dava açtığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacının bağlı bulunduğu Vergi Dairesinden getirtilen BS formlarına göre, davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen 2019 yılına ilişkin 5 adet fatura bildiriminin yapıldığı görülmüştür. Davalının bağlı bulunduğu Vergi Dairesinden getirtilen BA formlarına göre, herhangi bir bildirimde bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı icra takibine itirazında her ne kadar gıda işiyle uğraşmadığını beyan etmişse de, dosya arasına alınan İTO firma detay bilgilerine bakıldığında firmanın iş konusu kısmında her türlü gıda maddelerini almak, satmak, gıda maddelerini paketlemek için tesisler kurmak, işletmek, kiralamak, kiraya vermek gibi iştigal konuları bulunduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması gerekmiş, davacı taraf ticari defter ve kayıtlarını sunmuş, davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını incelemeye hazır etmemiş, sunmamıştır. HMK'nin 222/3 maddesi hükmündeki düzenlemeye göre, ikinci fıkrada belirtilen koşullara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine kanıt olarak kabul edilebilmesinin koşullarından birinin diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi olduğu belirtilmiştir. HMK'nin 222/2 maddesi hükmüne göre ise, ticari defterlerin, ticari davalarda kanıt olarak kabul edilebilmesi için, yasaya göre eksiksiz ve yöntemine uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması koşuldur. Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, davacının ticari defterlerinin eksiksiz, yöntemine uygun olarak açılışı ve kapanış onaylarının yaptırıldığı saptanmış, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı belirlenmiş olmakla, davacının ticari defter kayıtlarının kanıt niteliğinin olduğu sonucuna varılmış, davalı tarafından verilen süreye rağmen ticari defter ve kayıtları sunulmadığından davacının ticari defter ve kayıtlarının lehine kanıt niteliğinin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davacı tarafın bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalıdan takip tarihi itibariyle 30.486,05-TL alacağı bulunduğu, işbu alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bilirkişi raporundaki saptamaya göre davacının ticari defterlerinin yöntemine uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, davalı tarafın ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının ticari defter kayıtlarıyla ortaya konulan alacağının aksini ispat yönünden dosyaya yansıyan bir kanıt da bulunmadığı, bu bağlamda davacının ticari defterleri lehine kanıt niteliğinde olmakla, davalı tarafından davacının ticari defter kayıtlarının aksi yöntemine uygun kesin kanıtlarla ispatlanamadığından HMK'nin 222/3 maddesi gereğince davacı tarafın alacağının varlığını kanıtladığı değerlendirilerek, davacının davasının kabulüyle, davalı açısından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte olan alacağa davalı tarafından yapılan haksız itiraz nedeniyle davacı lehine alacak tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE; davalının Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına itirazının 30.486,05-TL yönünden iptali ile takibin bu tutar üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak devamına, İİK'nin 67/2 maddesi hükmü uyarınca 6.097,21-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 2.082,50-TL karar harcından daha önce yatırılan 364,15-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 1.718,35-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 364,15-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 364,50-TL posta ve davetiye gideri, 4,00-TL dosya sarf gideri, 1.176,50-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.625,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan avansın karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/10/2023 Katip ... e-imzalıdır. Hakim ... e-imzalıdır.