İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/140 E. 2023/835 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/140
- Karar No
- 2023/835
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/140 Esas KARAR NO : 2023/835 DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/02/2022 KARAR TARİHİ : 18/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Esenyurt Vergi Dairesi'ne kayıtlı ... vergi numaralı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde 14.02.2020 kuruluş tarihli bir şirket olduğunu, şirketin hissedarları ve sermaye yapısının Davalı ... %40 (aynı zamanda şirket'in imza yetkilisi yönetim kurulu üyesi) Davalı ... %40 (aynı zamanda şirket'in imza yetkilisi yönetim kurulu üyesi) ... %20 (imza yetkilisi değil) Davacı ...'un, 09.11.2021 tarihinde vefat eden merhum ....'un oğlu ve mirasçısı olduğunu, Merhum ... ve mirasçısı müvekkil ... Şirket'in kuruluşu sırasında da aktif rol oynadığını kalorimetre konusundaki know-how ve bilgi birikimleriyle şirket'in kurulmasında kilit bir noktada yer aldığını, öyle ki ... ve ...'un teknik bilgi ve çabasıyla şirket merkezinde özellikli bir kurulum yapılarak kalorimetre, sayaç üzerine lab ortamı geliştirildiğini, 'Tüm know how ve sektör bilgisi yanında şirket'e sinai mülkiyet haklarını da devrettiklerini, bu bağlamda, müvekkil ..., kendi üzerine tescilli “...” ve “...” markalarını 17.09.2020 tarihinde noterde düzenlenen marka devir sözleşmeleriyle devrettiklerini, şirket kuruluş öncesi ve sonrası büyük emek veren (baba-oğul) ... ve ..., know-how aktarımı ve nihayetinde marka devirleri sonrası saf dışı bırakılmak istendiğini, şirket'in imza yetkilisi yöneticileri ... ve ... olup, şirket'in işleyişiyle ilgili hissedar müvekkillere herhangi bir bilgi, belge paylaşımı sözlü ve yazılı taleplere rağmen yapılmadığını, Her ne kadar imza yetkilisi yöneticilerden bilgi talep edilse de dönüş sağlanamadığını, 2 yıldır şirket'te genel kurul yapılmadığını, temettü dağıtımı gerçekleşmediğini, şirket'in doğrudan zararı olduğu gibi müvekkilin de dolaylı zararının olduğunu, dolaylı zararın varlığı halinde dava açma hakkının şirkete ve ortaklarına ait olduğunu, müvekkili ...'un şirket ortağı olduğunu beyanla davanın kabulüne, 10.000 TL (belirsiz alacak) maddi zararın ticari reeskont avans faiziyle birlikte davalılarca ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ödenmesine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafın ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne sermaye ödemesi yapmadığını, giderlerle ilgili de hiçbir ödeme yapmadığını, Davacı tarafın şirketle ilgili bilgi verilmediği iddiasının gerçek olmadığını, davacı ... a iş takibi için araç tahsis edildiğini, Davacı tarafından Genel kurul yapılmadığı iddia edilmiş isede ana sözleşmede yönetim kurulunun 3 yıllığına seçildiğini, 20.04.2022 tarihinde genel kurul çağrısı yapıldığını ve davacı tarafa haber verildiğini 10.05.2022 tarihinde yapılan toplantıda tüm ticari defterlerin, faaliyet raporlarının ve finansal tabloların incelemeye sunulduğunu, davacının toplantıya katılmayacağını bildirdiği beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, anonim şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir Şirketin ticari kayıt, defter ve belgeleri incelenerek, bilirkişi heyetinden raporlar aldırılmıştır. 03/03/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davaya konu olan ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş.' nin son 3 yıl kar-zarar durumunun 2020 yılında net zararının 81.980,15 TL, 2021 yılı net zararının 140.452,67 TL, 2022 yılı zararının 222.847,14 TL olduğunun tespit edildiği, “...” ve “...” markalarının ilk tescil başvuru tarihlerinin 11.06.2015 olduğu, ... incelemelerinde “...” ve “..” markalarının dosya konusu şirket ve iştigal konusu ile ilgili, şirket, marka, pazarlama, reklam, PR vs konularında bir aktivite, görsel, sayfa, bilgi vs. rastlanmarığı, bunlar dışında şirketin kuruluş tarihi itibariyle hep zararda olması, şirket ömrünün marka oluşturmak için çok kısa olması, dosya konusu süreç içinde “Covid-19''un (Pandemi) etkili olabileceği, ... incelemelerimizde “...” ve “...” markaları ile ilgili hiçbir sonuca rastlanmaması gibi sebeplerle “...” ve “...” markalarıyla ilgili olarak bir değer oluşmadığı, markaların devri konusu ve sürecinde ve diğer süreçlerde, uzmanlık alanımız açısından Davalı tarafın herhangi bir olumsuz duruma rastlanmadığı, şirket yöneticilerinin sorumluluğuna gidilebilmesi için basiretli davranmakla yükümlü olan bir yöneticinin yapmaması gereken işlemlerin davalılar tarafından yapılmış olduğu ve bunun sonucunda bir zararın meydana geldiğinin kanıtlanmış olması gerektiği, davacı tarafından davalıların şirketi zarara uğratmış olduklarına ilişkin somut bir iddia ve delil sunulmadığı, bu bakımdan davacının zarar iddialarının soyut ve dolayısıyla ispata muhtaç olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir. 23/05/2023 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda özetle; bilirkişi heyeti kök raporundaki görüş ve kanaatinde herhangi bir değişikliğin oluşmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir. Davacı tanığı ... duruşmada alınan beyanında; "Babam ... 09.11.2021 tarihinde vefat etti, ... San. A.Ş.de %20 oranında hisse sahibiydi, hisseler 4 mirasçıya geçti ancak mirasçılar davacıya hisselerini devrettiler ve davacının şu an şirkette %20 oranında hissesi vardır, davacı ile davalılar bir şirket kurma hususunda daha önceden anlaştılar ve şirket kuruldu ağabeyim şirketin gizli ortağı konumundaydı resmi kayıtlarda ise babam görünmekteydi, bu şirket kurulma kararı alındıktan sonra ... ve ... markalarının da ... A.Ş.ye devrini sağladı ve iki yıl boyunca gizli ortak konumuyla şirketi yönettiler, babamın vefatı öncesi ve sonrasında ağabeyimin şirketten dışlayıcı hareketlere başladı, baskı ve yıldırıcı hareketlerle hisselerin bedelsiz onlara devrini talep ettiler, mirasçılar tarafından hisse devri davacıya yapıldığında ihtarnameyle şirkete bildirildi ancak uzun süre bu işler yapılmadı ve davacı tarafından şirketin finansal tablolar, mizan kayıtları incelemek üzere ihtarname gönderildi ancak buna da cevap verilmedi, ağabeyim yıllardır doğal gaz, kalorimetre alanında çalışan makine mühendisiydi ve bu onun fikriydi ve onu geliştirdi, davalılar ise hangi sektörde çalıştıklarını bilmiyorum onlar yatırımcı pozisyondalar, rahmetli babam basın mensubudur bu alanda çalışabilecek yeterliliğe sahip değildir, davacının şirkete bir maddi katkısı olmadığı gibi şirketten bir kazancı da olmadığını biliyorum, bilgisini alanını ve çalışma koşullarını araştırmak bu konuda topladığı bilgileri şirkete sunmaktır ağabeyimin görevi, kendisine ön çalışma ve pazar araştırması yapması için davalılar tarafından ağabeyime bir araç tahsis edildi, ancak masraf ödemesi yapılmadığını biliyorum, davacı ağabeyimin aynı sektörde bir fuara katılmadığını biliyorum, benim ağabeyim bu kendisine tahsis edilen aracın masraflarından da sorumlu tutuldu diye biliyorum, görgüye dayalı bilgimdir, masraflarını kendisi karşıladı, karşılarken de gördüm," demiştir. Davacı tanığı ... duruşmada alınan beyanında; "Eşim makine mühendisidir, uzun süredir kalorimetre üzerine çalışmaları vardır, ... isimli şirketle bir anlaşması vardır, ... ve ...'la birlikte şirket ortağı olacaktır ve geliştirmiş olduğu 2 marka ... ve ... markasının ve elindeki prototip olan ürünü üretip satışa başlayacaktı, şirket üç sene önce kuruldu eşim adına babası resmi kayıtlarda ortak yer aldığı bunun sebebinin neden olduğunu bilmem, eşime araç tahsis edildi, SGK.sı bile yapılmadı, maaş ve ücret almadan çalıştı, fabrika ziyaretleri oldu, fabrika için ekipmanlar geldiğini biliyorum, eşim anlaşamadı değil eşime mobbing uygulanmaya başlandı, dışlandı ... görüşmelerinden çıkarıldığına şahit oldum, fabrikaya girişi engellendi, şirketin finansal tabloları eşime gösterilmedi, eşim aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirket fuarına katılmadı," demiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 553. maddesi hükmüne göre kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. TTK'nın 555/1.maddesi uyarınca şirket ortakları, şirketin uğramış olduğu zararın şirkete ödenmesi talebi ile dava açabilirler. Kanun ile şirket müdürleri yönünden getirilen hukuki sorumluluk bir kusur sorumluluğudur. Açılan tazminat davasında, davalı şirket müdürü kusurlu işlem veya eylemi nedeniyle şirketin zarara uğradığını ispat yükü davayı açan şirket ortağındadır. Bu noktada dava dilekçesi ile hangi işlem ve eylemler nedeniyle şirketin zarara uğradığının somutlaştırılması ve Mahkemece bu somut vakıalar üzerinde inceleme ve değerlendirme yapılması gerekir. Herhangi bir somutlaştırma yapılmadan şirket müdürü ve/veya tasfiye memurunun tüm görev süresince gerçekleştirdiği işlemler yönünden denetim makamı gibi bir inceleme yapılması mümkün değildir. İş bu davada, tarafların ortağı olduğu ... Sanayi ve Tic. A.Ş 'nin 14.02.2020 yılında kurulduğu davalı şirket yöneticilerinin şirketin ticari defter ve belgelerini usulüne göre tutukları, sermaye borçların olmadığı ,davacının ödenmeyen sermaye borcu olduğu ... ve ... markaları ile ilgili bir değerin oluşmadığı ve şirketin kuruluşundan bu yana zarar ettiği ancak davalıların şirketi zarara uğrattıklarına ilişkin işlem ve eylemlerinin tesbit edilemediği davacı tarafından da bu yönde delil sunulmadığı bu hali ile davalıların yönetici sıfatı ile yapmamaları gereken işlemleri yaptıkları ve zarar oluştuğu davacı tarafından ıspat edilmediğinden ıspatlanmayan davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurumuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 4-Alınması gereken 269,85-TL karar harcından daha önce yatırılan 170,78-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan 99,07-TL karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Yürürlükteki AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince hesap edilen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/10/2023 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır