İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1017 E. 2024/281 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1017
- Karar No
- 2024/281
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1017 Esas KARAR NO : 2024/281 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 22/11/2022 KARAR TARİHİ : 20/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının keşideci asıl borçlu, davacının aval olarak imzalamış olduğu 01.11.2013 keşide tarihli, 300.000,00 TL bedelli, 05.05.2015 vadeli bononun davalı ve davacının aleyhine İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla icra takibine konu edildiğini, dosya borcu olan 670.529,25 TL'nin aval sıfatı ile davacı tarafından ödendiğinden ödenen bedelin asıl bono borçlusu davalıya rücu edilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkının saklı kalmak kaydı ile davacı tarafından icra dosyasına ödenen 670.529,25 TL'nin ödeme tarihi olan 21.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini, dava ile tahsili talep edilen 670.529,25 TL alacağın varlığı icra dosyası yapılan ödeme kapsamında açık olduğunu, bu alacağı temin için takdiren teminatsız veya Mahkemece belirlenecek teminat karşılığında davalının, taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin mahkemeye sunduğu dava dilekçesi ile 1.11.2013 keşide tarihli ve 5.5.2015 vade tarihli 300.000 TL bedelli çeki İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyasında davacı hakkında başlatılan kambiyo takibi nedeni ile ödemek zorunda kaldığını ve bu kapsamda aval veren sıfatı ile bonoyu elde ettiğini belirterek TTK 778.maddesinin yollaması ile TTK’nın 702/3 fıkrası uyarınca ödeme yapmış olmasından dolayı borçluya karşı bütün hakları haiz olduğunu belirterek yaptığı ödemenin davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiğini, ödeme sebebiyle rücu davası olarak adlandırılan bu davanın istirdat davası olarak nitelendirilmesi gerektiğini, icra takip dosyasına ödeme yapmak zorunda kalan ancak borçsuzluğunu ileri süren aval veren kişinin bu ödemenin istirdadını dava edebilmesi için öncelikle borçsuzluğunun da ispatını sağlaması gerektiğini, somut olayda ise eldeki davada bir menfi tespit talebinde bulunulmadığını, davacı taraf davalıya borçlu olmadığını ileri sürmediğini ve haksız bir ödeme yaptığını dile getirmeksizin doğrudan bonoya dayanarak şekli bir dava ikame ettiğini, dava dilekçesinin HMK 119.maddesi kapsamında düzenletilmesi ve davanın hukuki nedeninin ne olduğunun açıklanması, istirdat ise borçsuzluğun da tespitinin talep edilmesi gerekeceğinden ve bu gereklilik de yerine getirilmediğinden dolayı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, TTK’nın 702.maddesi aval veren kişiye poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap eder hükmü dava dilekçesinde ileri sürüldüğü gibi sadece şekil itibariyle inceleme yapılarak rücu hakkı sağlayan bir yasal düzenleme olmadığını, davacının ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürdüğü İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyasında dayanak olan bono metninde bonoyu ödeyecek olan şahısların iki kişi olduğu görüldüğü, davacı bu bono ile davalı ... yanında bono bedelini ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, attığı imza da borçluluğunun karinesi olduğunu, bono metninde “nakden” ibaresinin yer aldığını, 300.000 TL nin nakit karşılığında geri ödeme sorumluluğunun her iki borçluya eşit olarak ait bulunduğunu, davacının sebepsiz yere aval veren kişiymiş gibi rücu hakkını kullandığını bildirmesi ve bunun da hukuki dayanağını izah etmemesi karşısında davanın dinlenebilme kabiliyeti bulunmadığını, davacı tarafından her ne kadar icra takip dosyasına yapılan ödemenin tarihi 21.4.2022 ise de bononun vade tarihi itibariyle somut olaya bakıldığında zamanaşımı sürelerinin de dolmuş olduğunun görüldüğünü, 3 yıllık zamanaşımına tabi bir kıymetli evrak olan bonodan dolayı alacaklı olduğunu ileri süren şahsın yasal üç yıllık süreyi geçirmeksizin talepte bulunması gerektiğini, davacının 2017 yılında girişilen icra takibinden dolayı 21.4.2022 tarihinde ödeme yaptığını ve elindeki bono zamanaşımına uğradıktan sonra rücu hakkını kullanmayı talep ettiğini, koşulları oluşmayan davanın gerek zamanaşımı ve gerekse esastan reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini belirttiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasıdır. İstanbul .. .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası UYAP ile istenmiş dosya kapsamına alınmıştır. HMK 166/1 maddesinde "aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." hükmü yer almıştır. Yine aynı maddenin 4. bendinde " davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır" hükmü yer almaktadır. HMK 166/2 maddede davalar ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edebilir. İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında .... San. ve Tic. Limited Şirketi yetkilisinin mahkememiz dosya davacısı ..., davalısının ... ve diğer davalının takip alacaklısı ... olduğu, takip alacaklısına 01.11.2013 keşide, 05.05.2015 vade tarihli 300.000-TL takip konusu senedin verilme sebebinin 18.06.2013 tarihli anahtar teslim inşaat sözleşmesi ve 16.08.2013 tarihli alt taşeron sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının ve davacının iddiasının TTK'nun 702/3, 726 maddeleri uyarınca açıldığı, davalının borçlu olmadığı savunmasının ve tüm delillerin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında tartışılması gerektiğinden, davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu davaların birlikte görülmesi gerektiği anlaşıldığından ve davalı vekilinin HMK 166/2 madde uyarınca birleştirme mahkememizden talep edildiğinden önce açılan İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememiz dosyası ile İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmakla HMK'nın 166/1 maddesi uyarınca davaların BİRLEŞTİRİLMESİNE, yargılamanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, Esasın bu şekilde kapatılmasına, 2-Birleştirme kararının 6100 Sayılı HMK 166/2 maddesi gereği anılan Mahkemeye derhal bildirilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususlarının birleştirilen dosyada değerlendirilmesine, Dair; 6100 Sayılı HMK 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle karar verildi. 20/03/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır