İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/168 E. 2024/269 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/168
Karar No
2024/269
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/168 Esas KARAR NO : 2024/269 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/02/2024 KARAR TARİHİ : 18/03/2024 K. YAZIM TARİHİ : 22/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile alacaklı arasında 16.10.2023 tarihinde ekte sunduğumuz sulh ve ibra protokolü imzalandığını, işbu protokole göre taraflar protokol tarihi itibariyle birbirlerinden herhangi bir hak ve alacakları olmadığını, taraf oldukları tüm dosyalardan feragat edeceklerini kabul ettiklerini, dolayısıyla müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, yine aynı protokole göre taraflar 23.10.2023 tarihine kadar birbirlerine karşı başlattıkları tüm hukuki işlemlerden feragat ettiklerine dair gerekli işlemleri yapacakları kabul ettiklerini, alacaklı tarafından feragat dilekçesi dosyaya sunulmamışsa da müvekkili şirket alacaklının samimiyetine güvenerek herhangi bir işlem yapmadığını, daha önce dosyada yapılan hacizlerin kaldırılması sebebiyle de protokolü icra dosyasına sunmadığını, aynı zamanda müvekkili şirket davaya konu icra dosyasının tahsil harcını da ödediğini, bu duruma rağmen alacaklı tarafından kötünüyetli olarak 14.12.2023 tarihinde müvekkili şirketin banka hesaplarına haciz koyulması talep edildiğini, bu talebin kabul edildiğini, her ne kadar dosya kapsamında koyulan hacizler 14.02.2024 tarihinde kaldırılmış olsa da müvekkili şirketi halen haciz tehdidi altında olduğunu, müvekkili şirketin, ... San. Ür. Paz. A.Ş. 1967 yılında kurulmuş olup .... bant alanında ticari faaliyetler sürdüren, cırt bant alanındaki yenilikleri takip eden; tekstil, ambalaj, otomotiv, havacılık, temizlik, medikal, savunma sanayi, kablolama sanayi denizcilik, mobilya ve cırt bantın kullanıldığı diğer her sektörede, sektörel bazlı ürünlerle sektörün gereksinimleri doğrultusunda ürün gamını genişleten sektöründe lider bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin uzun yıllardır ithalat ve ihracat yapmakta olup banka hesaplarında haciz olması işlerini sürdürmelerinde ciddi problemler yarattığını, müvekkili şirketin ticari hayatının haksız ve mesnetsiz şekilde böylesine tehdit edilmesi ticari itibarını zedelediğini beyanla öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise belirlenecek uygun bir teminat karşılığında icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, ardından müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli olarak haciz işlemi yapmış olması nedeni ile takip bedelinin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Her ne kadar alacak talepli iş bu dava mahkememizde ikame olunmuş ise de; 6100 sayılı HMK'nın 114/1. Md. de dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra 2.fıkrada "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." denilmiştir. HMK'nun 115 nci maddesinde ise " (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme,dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 7155 sayılı Kanun'un 20. md ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A md ile bu Ka- nun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın öden- mesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş ol- ması dava şartı olarak belirtilmiş,Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görülecek olan bazı davalarda,dava açılmadan önce arabulucuya baş vurulması dava şartı hâline getirilmiştir. Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanu- nu'nun 18/A maddesi hükmünde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine ek- lemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden redde- dileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davacının menfi tespit talebiyle açtığı işbu davada; dava konusunun bir miktar paraya ilişkin olduğu, davacı tarafın dava açmadan önce arabulucuya başvurduğuna ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, ancak dava açtıktan sonra arabulucuya başvurarak buna ilişkin son tutanağı sunduğu anlaşılmış olmakla, 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanın noksan olduğu tespit edilmekle davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK 114/2 ve 115/2 md gereğince,arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartının noklanıdğı nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2--Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 25.616,25 TL nispi harçtan mahsubu ile Hazine'ye irat kaydına, bakiye 25.188,65 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, , 3-Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine dair, Tarafların yokluğunda 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. madde hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/168, K. 2024/269, T. 18.03.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-168-e-2024-269-k-adfb3c334fa2