İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/744 E. 2023/1107 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/744
Karar No
2023/1107
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/744 KARAR NO : 2023/1107 ASIL DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) ASIL DAVA TARİHİ : 03/08/2023 BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI BİRLEŞEN DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 03/08/2023 KARAR TARİHİ : 07/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA İDDİA : Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verdiği 03/08/2023 harçlandırma tarihli dilekçesini özetle ; Davacı ...'nın aslen İran İslam Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu ancak 2019 yılında Taşınmaz edinme yoluyla Türk vatandaşlığı kazandığını, müvekkilinin 2019 yılında Türkiye'ye geldiğinden beri davalıyı tanıdığını, bununla beraber müvekkilinin 02/08/2023 tarihinde İstanbul .... İcra Dairesi (... Esas sayılı dosyası) tarafından malvarlıklarına haciz konulduğunu öğrendiğini, dosya içeriği incelendiğinde, müvekkilinin davalıya 28/11/2021 düzenleme tarihli 28/12/2021 ödeme tarihli .77.400 Amerikan Doları borçlandığı bonoda yazdığını ve işbu bonoya ilişkin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı aldırıldığını ve ödeme emri gönderildiğini, bonoda müvekkilinin davalıya karşı 77.400 USD borçlu olduğunu ve alacaklının bir zaman davacıya hizmet eden Yeminli Tercüman ... olduğunun tespit edileceğini, davalı ...'un yeminli tercüman olduğunu ve aslen İran İslam Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu, kendisinin Türk vatandaşlığı kazandıktan sonra adını ... olarak değiştirdiğini, müvekkilinin davalıyı yakından tanıdığını, müvekkilinin Türkiye'ye geldikten sonra davalıya birden fazla vekaletname verdiğini ve 2019 yılından 2022 yılına kadar davalının müvekkilinin işlerini yaptığını, müvekkilinin yaptığı sözleşmelerde ve noterde yaptığı işlemlerde davalının sürekli olarak yeminli tercüman olarak bulunduğunu, nitekim müvekkilinin Türkçeyi tam olarak bilmediğinden ötürü davalıyla beraber sürekli hukuki işlemlerini gerçekleştirdiğini, 02/08/2023 tarihinde müvekkilinin malvarlıklarına haciz konulduğunu ve 1 adet bono sebebiyle takip başlatıldığını öğrendiğini, müvekkilininin davalıya karşı 1. takipte 77.400 borçlu olduğunun tespit edildiğini, işbu bononun daha sonradan düzenlendiğini, müvekkilinin Türkçe bilmediğini ve davalının müvekkilini hile yoluyla kandırarak işbu bonoları imzalattığını, müvekkilinin bu bonoları ne zaman imzaladığını bilmediğini, davalının 2022 yılına kadar da davacının vekili olduğunu ve o tarihe kadar yeminli tercüman olarak işlemlerinde bulunduğunu, müvekkilinin davalıya karşı borçlu olmadığını, senetlerin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, bonoların tek bir sayfada bulunmadığını ve davalının makbuz diyerek imzalattığını ve daha sonra bu bonoları 2 ayrı şekilde düzenleyerek/keserek 2 ayrı borç olarak gösterip icra takibine koyduğunu, 2 bononun tek bir sayfada bulunduğunu, bu hususlarla beraber bonolarda oynama olduğunu, tek sayfa bononun aslı ve icraya konulan belgeler incelendiği takdirde asıl bonoda oynama olduğunu, icraya konulan belgelerin alt kısmında düzenleme tarihi ve ödeme tarihlerinin sonradan eklendiğini, bononun sonradan düzenleme ihtimaline ve tahrifata binaen inceleme yaptırılmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle ihtiyati tedbir yoluyla, icra takibinin durdurulmasına ancak sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise icra veznesindeki paranın alacaklılara verilmemesi yönünden tedbir kararı verilmesini, nihayetinde davanın kabulüne, 28/11/2021 düzenleme tarihli 28/12/2021 ödeme tarihli 77.400 usd miktar olan ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası tarafından gönderilen bono yönünden ve takipte kesinleşen miktar olan 2.236.424,85 TL davacının işbu bono ve takip yönünden(miktardan) borçlu olmadığının tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA İDDİA : Davacı vekilinin Bakırköy nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 03/08/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Müvekkili ...nın, aslen İran İslam Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu, ancak 2019 yılında taşınmaz edinme yoluyla Türk vatandaşlığı kazandığını, müvekkili davacı, 2019 yılında Türkiye'ye geldiğinden beri davalıyı tanıdığını, müvekkili 02/08/2023 tarihinde İstanbul .... İcra Dairesi (... Esas sayılı dosyası) tarafından malvarlıklarına haciz konulduğununun öğrendiğini, müvekkilinin davalıya 30/11/2021 düzenleme tarihli 30/12/2021 ödeme tarihli .77.400 amerikan doları borçlandığını, işbu bonoya ilişkin Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı aldırıldığını, ödeme emri gönderildiğini, müvekkilinin davalıya karşı 77.400 usd borçlu olduğu ve alacaklının bir zaman davacıya hizmet eden Yeminli Tercüman ... olduğunu, Davalı şahıs, müvekkili aleyhine 2 adet bono sebebiyle takip başlattığını, bu takiplerde alacaklı aynı kişi olacağını, alacak miktarının aynı olduğunu, bonolar arasında 2 gün bulunduğunu, ayrı ayrı menfi tespit davası açtıklarını, dava dilekçesinin kabulüne, ihtiyati tedbir yoluyla, icra takibinin durdurulmasına. Davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen davalar, İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin, 06/12/2023 tarihli dilekçesi ile asıl ve birleşen davalardan feragat ettiği anlaşılmıştır. Davadan feragat,davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı veya mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacılar vekilinin feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; ASIL DAVADA : 1-Davanın feragat sebebiyle REDDİNE, 2-Feragat yargılamanın ilk celsesinden önce vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. maddesi gereğince 269,85 TL karar ve ilam harcının 1/3'üne tekabül eden 89,95 TL'nin davacıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6.maddesi uyarınca hesap edilen 124.910,62 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacılara İADESİNE, BİRLEŞEN DAVADA : 1-Davanın feragat sebebiyle REDDİNE, 2-Feragat yargılamanın ilk celsesinden önce vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. maddesi gereğince 269,85 TL karar ve ilam harcının 1/3'üne tekabül eden 89,95 TL'nin davacıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6.maddesi uyarınca hesap edilen 167.815,47 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacılara İADESİNE, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 07/12/2023 Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/744, K. 2023/1107, T. 07.12.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-744-e-2023-1107-k-ce5dc2946144