İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/137 E. 2024/207 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/137
- Karar No
- 2024/207
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/137 Esas KARAR NO : 2024/207 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 10/02/2023 KARAR TARİHİ : 27/02/2024 K.YAZIM TARİHİ : 12/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından .... numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi (Delil No 1) ile sigortalanan sigortalı .... A.Ş., İsveç'te yerleşik ..... Firmasına Mal Faturası (Delil No 2) ve Çeki Listesi (Detil No 3) muhteviyatı 482 adet brüt 5.237,76 kg muhtelif Kaydedici Tv * LCD Tv sattığını. Emtiaların ... - ...(çekici*dorse) plakalı tıra yüklenerek Türkiye' den İsveç'e davalılar sorumluluğunda nakliyesi esnasında hırsızlık/çalınma suretiyle hasara uğradığını, Müvekkilinin sigortalısına ait emtiaların, alıcı firmanın nihai varış adresine teslimat öncesi yapılan kontrollerde emtialarda eksik ve hasar tespit edilerek CMR Belgesi (Delil No 4) üzerine "1 damaged - 1418 stolen" (18*1 eksik * 1 hasarlı) şeklinde çalıntı ve hasar şerhi düşüldüğünü. Bununla birlikte, İsveç'te polis tarafından 21.11.2019 tarihinde Tutanak (Delil No 5) tutulmuş ve nakliye esnasında hırsızlığın gerçekleştiğinin tespit edildiğini. Taşıma başlamadan araca yükleme öncesinde kalite kontrolleri ile yükleme sırasında sayım ve istif durumlarının uygun ve eksiksiz olduğu Sevk İrsaliyesi (Delil No 6) ile tespit edildiğini, ardından nakliye esnasında hırsızlık gerçekleştikten sonra söz konusu hırsızlığa dair şerh düşüldüğünü. Bu nedenle emtiaların nakliye esnasında hırsızlığa ve hasara uğradığının tartışmasız olduğunu, Sigortalıya ait emtiaların nakliye esnasında hırsızlığa uğraması sonucu oluşan sigortalı zararının, müvekkili şirket tarafından tanzim edildiğini. Söz konusu hasar ödemesine ilişkin dava dışı sigortalıya yapılan ödemeden sonra alınan İbraname, Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu (Delil No 7) ve Banka Ödeme Dekontu (Delil No 8) delilleri arasında sunulduğunu. Fatura ve yapılan tespitler gereğince sovtaj durumu da dikkate alınarak toplam 7.228,34 EUR sigortalı zararının, müvekkili şirket tarafından ödenmek suretiyle tazmin edilmiş olup TTK ve poliçe hükümleri, banka ödeme dekontu ve ibraname mutabakatname ve tazminat makbuzu, halefivet kuralları ve sigortalının temlik talebi gereğince TBK ilgili hükümleri temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralan müvekkilin TTK madde 1472 ve İilgili konvansiyon hükümleri ile davalılara rücu hakkı doğduğunu, Dava dışı sigortalı ibraname mutabakatname ve tazminat makbuzu ile toplam 7.228,34 EUR zararını müvekkilinden tazmin ettiğini ve bu miktar için tüm haklarını temlik ettiğini beyan ettiğini. Müvekkilinin davacı sigorta şirketinin ödediği riziko bedelini, halefiyet ilkesi dışında alacağın temliki hükümlerine göre davalılardan rücuen talep hakkı bulunduğunu, Yukarıda açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalarının kabulüne, müvekkilinin davalıdan olan asıl alacak 7.228,34 EUR * 48,79 EUR takip öncesi faiz olmak üzere toplam 7.277,13 EUR alacağına ilişkin T.C. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen koşullarla devarmna, takip tarihinden itibaren işleyecek kamu banka EUR faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacağımız likit ve belirlenebilir olduğundan %20 den az olmayan oranda icra inkar tazminatı, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin adımıza hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, Sigortalısına yapmış olduğu sigorta tazminatı ödemesini gösterir dekontu delilleri arasında sunmuş olsa da, bu ödemenin geçerli bir sigorta poliçesine dayanıp dayanmadığı ve sigortalısı uhdesinde sebepsiz zenginleşmeye neden olmadığı hususu ispatlanmadığını, Zira eğer yapılan ödeme geçerli bir sigorta poliçesine dayanmıyorsa ve sigortalı sigortacının ödediği tutar ile sebepsiz zenginleşmiş ise Davacı sigortacının Müvekkile karşı bir rücu hakkı olmayacağını, Davacının sigortalısının zarar gördüğünün ispat edilmediğini, Dava konusu satış "dap satış" şeklinde olup karine olarak emtia bedelinin ödendiğinin kabul edildiğini, Bu sebeple satışa karşılık ödeme alınmadığının ispatlanması gerekeceğini, Müvekkilinin, bir taşıyıcıya düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, Meydana geldiği iddia olunan zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, Taşımanın sorunsuz şekilde tamamlanmış olduğunu, davacının halef sıfatıyla rücu edebileceği herhangi bir tazminat bulunduğunu kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla, taşıyıcının taşıma sırasında taşınan emtiada meydana gelen zarardan sorumluluğu her halükarda CMR Konvansiyonu madde 23 ve devamı maddelerinde sınırlandırıldığını, sigorta hukuku kapsamında sigortacı ve sigortalının sözleşme - ilişkisi kapsamında olan ve 3. kişilere karşı ileri sürülemeyen 910 ilave bedelin müvekkiline rücu imkanı bulunmadığını, İcra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddi ve kötüniyetli olarak icra takibine girişen davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Dosyaya sunulan 15/08/2023 tarihli bilirkişiler ...ve .... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; İtirazın iptaline konu asıl alacak hasar hesabının, .... A.Ş.'nin 02.11.2019 tarih ve ... numaralı faturasında yer alan birim fiyatlar gözetilerek, piyasa rayiçlerine uygun olarak yapıldığı, Hasar tazminatında belirtilen birim fiyatların kabul edilebilir ihracat birim fiyatları oldukları buna göre 6.571,22 EURO doğrudan zarar miktarının somut olaya uygun olduğu, Davacının ödediği sigorta tazminatının dayanak sigorta poliçesi ve düzenlenen sigorta ekspertiz raporu ile uyumlu olduğu, buna göre ödediği miktarla sınırlı olmak üzere CMR m.23 hükmüne uygun hesaplanan doğrudan zarar için ödenen 6.571,22 EURO bedeli davalıya yansıtabileceği, davalının nezaretsiz kalan yüklü taşıttan hırsızlıkta CMR m.23/3 sınırlı sorumluluk uygulaması da yapılamayacağı, Davacının ödemesini davalı yana bildirdiği ve talepte bulunduğu başkaca bir tarih yoksa, CMR m.27 gereği takip tarihinden itibaren yıllık %5 faizi ile tazminatı talep edebileceği, Dava konusu alacak rücuen tazminat alacağı olmakla, kusur, zarar, sorumluluk konularında irdeleme gerektirdiği de gözetilerek sair taleplerin yüce mahkeme değerlendirmesi gerektirdiği hususları tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan 09/12/2023 tarihli bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen ek bilirkişi raporunda; ek görevlendirme kapsamı gözetilerek yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, KÖK rapor değerlendirme ve sonuçlarının yerinde olduğu, itirazlara göre yeni bir sonuca ulaşılmadığı hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketi tarafından Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile güvence altına alınan dava dışı davacı sigorta şirketinin sigortalısı .... A.Ş.'ye ait bir kısım emtiaların Türkiye'den İsveç'e kara yolu ile taşınması sırasında bir kısım emtiaların çalınması nedeni ile davacı tarafından sigortalısına ödenen tutarın rücuen tazmini istemli olarak huzurda görülen dava açılmıştır. Davacı tarafından dava dışı sigortalısına dava konusu miktar ödendiğinden halefiyet ilkesi gereğince davacının huzurda görülen davada aktif husumet ehliyetinin bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda; itirazın iptaline konu asıl alacak hasar hesabının sigortalı şirketin 02.11.2019 tarih ve 19/A32793 numaralı faturasında yer alan birim fiyatlar gözetildiğinde piyasa rayiçlerine uygun olarak yapıldığı, hasar tazminatında belirtilen birim fiyatların kabul edilebilir ihracat birim fiyatları oldukları; buna göre 6.571,22 EURO doğrudan zarar miktarının somut olaya uygun olduğu, davacının ödediği sigorta tazminatının dayanak sigorta poliçesi ve düzenlenen sigorta ekspertiz raporu ile uyumlu olduğu; buna göre ödediği miktarla sınırlı olmak üzere CMR'nin 23. madde hükmüne uygun hesaplanan 6.571,22 EURO bedelin davalıya yansıtabileceği, davalının nezaretsiz kalan yüklü taşıttan hırsızlıkta CMR'nin 23/3. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk uygulamasının yapılamayacağı kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Her ne kadar davalı tarafından sınırlı sorumlu oldukları iddia edilmiş ise de dosya kapsamında davalının sorumluluğunu sınırlayıcı durumların (emtiaların taşındığı aracın güvenlikli bir otoparka bırakıldığı veya nezaretsiz bırakılmadığı gibi) varlığı davalı tarafından ispat edilemediği gibi araçtaki emtiaların çalınmasına makul bir açıklamada da getirilemediğinden davalının bu yöndeki savunmasına mahkememizce itibar edilmemiş olup davalının meydana gelen gerçek zararın tamamından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda açılan davanın 6.571,22 EURO üzerinden kabulüne, CMR'nin 27. maddesi gereğince takip tarihinden önce davalıdan talepte bulunulmadığından takip öncesi faiz talebi ile dava dışı sigortalıya sigorta sözleşmesine dayalı olarak %10 oranında yapılan ödemeye ilişkin talebinin reddine, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 6.571,22 EURO asıl alacak yönünden İPTALİ ile taleple bağlı kanlınarak takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarıca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 9.037,89-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.194,06-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.843,83-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 14.213,02-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL Başvuru Harcı, 2.194,06-TL Peşin/Nisbi Harç ve 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.399,56 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan; 4.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 88,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.088,75-TL yargılama giderinin kabul ve red oranı (%90,30 Kabul oranı) dikkate alınarak 3.692,14-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 11-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin kabul red oranı dikkate alınarak 302,65 TL'lik kısmının davacıdan, 2.817,35 TL'lik kısmının ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, 12- Taraflarca yatırılan ve harcanmayan yargılama giderinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı