İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1200 E. 2024/264 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1200
Karar No
2024/264
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1200 Esas KARAR NO : 2024/264 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 19/12/2023 KARAR TARİHİ : 15/03/2024 K. YAZIM TARİHİ : 27/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin 27 Ağustos 1997 tarihli 4363 sayılı TTSG'de kuruluşu ilan edilerek faaliyetine başlamış olan ve Ocak 2002'den bu ... medikal ürünler imalatı ile ihracatı konusunda faaliyet gösteren alanında köklü ve öncü şirketlerden olduğunu, müvekkili şirketin kuruluşundan bu ... ticari itibarını korumakta özen gösteren, ulusal ve uluslararası pazar payını gün geçtikçe geliştiren, nitekim Türkiye'nin ihracat ihtiyacına yönelik önemli miktarda ihracat da yapan alanında tanınmış bir firma olduğunu, 20 seneyi aşkın süredir aynı adreste sorun olmaksızın faaliyet gösteren müvekkili şirket aleyhine, 01/12/2023 tarih ve .... sayılı yazı ile 06/11/2023 tarih ve 26 numaralı yönetim kurulu kararı kapsamında işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline karar verildiği bildirildiğini, akabinde ise 12/12/2023 tarihli ve ..... sayılı tebellüğ ilmuhaberi başlıklı yazı ile 7 gün içerisinde iş yerinin mühürlenmeye hazır hale getirilmesi talep edildiğini, davalı işlemleri ile dayanak olduğu ileri sürülen yönetim kurulu kararı usul ve yasaya aykırılık teşkil etiğini, yasaya ve usule uygun tespitler olmaksızın alınan, gerekli hukuki koşulları taşımayan karar ile yapılan işlemlerin iptal edilmesi gerektiğini, yazı kapsamında bahsi edilen bir yapının mevcut olmadığını, alınan karar ve yapılan işlemler nedeniyle müvekkili şirkete ait işyerinin mühürlenmesi, yıkılması ve faaliyetinin durdurulması tehlikesi bulunduğunu, bu durumun müvekkili şirket aleyhine telafisi mümkün olmayan zararlara neden olacağını beyanla fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, telafisi imkânsız zararların engellenebilmesi adına, davalı ....'nin davaya konu yönetim kurulu kararı ve ruhsat iptaline ilişkin tüm işlemleri ile işyerinin mühürleme işlemlerinin icrasının teminatsız olarak ihtiyaten durdurulmasını, davalı ...'nin 06/11/2023 tarih ve 26 numaralı yönetim kurulu kararının iptalini, 01/12/2023 tarih ve .... sayılı yazısına konu işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline dair işlemlerinin iptalini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olmadığını, müvekkilinin İstanbul İkiteli ...; 4562 sayılı ... Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde onaylı sınırları içerisinde bulunan işletmelere İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsat işlemlerini yürüttüğünü, davacı tarafın .... Sanayi Sitesi B-7 Blok No:153 adresinde bulunan işletmesi hakkında şikayet olması üzerine müvekkilinin İmar ve Şehircilik Müdürlüğü teknik ekipleri tarafından denetim yapıldığını, 15.08.2023 tarihli İşyeri Denetim Tutanağı ile ruhsata aykırı olarak yapıya dönüştürüldüğü tespit edildiğini, denetim sonucunda davacının onaylı mimari projesine aykırı olarak çelik kontrüksiyon sistem kaçak yapı yaptırdığı tespit edildiğini, bu durum üzerine 4562 sayılı ... Kanunu gereğince 21.09.2023 tarih 7426 sayılı yazı ile "... Bölgesi, .... Sitesi İşletme Kooperatifi, ... Ada, ... Parsel, B7 Blok, Bağımsız Bölüm, No:1 (numarataj:153) Başakşehir/İST. adresinde yapılan kontrollerde; ekte fotoğrafta görünen iş yerlerinin onaylı mimari projesine aykırı olarak ön cephesinde, 5,6 m x 13,5 m ölçülerinde h:3,70-4m yüksekliklerinde çelik konstrüksiyon sistem ile üstü ve cepheleri kapalı kaçak yapı yaptırıldığı tespit edilmiştir. Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin 44.Maddesinde “(1) ... tüzel kişiliği, ...’nin mevzuata ve imar planına uygun yapılaşmasından sorumludur. ...’ce, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapıldığı tespit edilen yapının, o andaki inşaat durumu belirlenerek aykırılığın giderilmesi için katılımcıya 30 gün süre verilir. (2) Süre bitiminde yapı mevzuata uygun hale getirilmediği takdirde, inşaatın bu durumu ... tarafından 3194 sayılı Kanun uyarınca belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeye, dışında ise valiliğe bildirilir. Ruhsatsız veya ruhsata aykırılığı tespit edilen yapılar hakkında ilgili idarece, 3194 sayılı Kanunun 32.nci ve 42.nci maddeleri çerçevesinde tesis edilen işlemler ...’ye ve Bakanlığa bildirilir. Yıkım, Bakanlığın talimatı üzerine valilik veya kaymakamlık tarafından yapılır. Yıkım bedeli, yapı sahibi tarafından yıkımı gerçekleştiren idareye ödenir.” denilmektedir. Söz konusu adreste ivedilikle inşaat faaliyetlerin durdurulması, can, mal ve çevre güvenliği tedbirlerinin alınarak, aykırılığın 30 gün içerisinde kaldırılması gerekmekte olup aksi takdirde tarafımızdan yasal işlemlerin başlatılacağı hususunda; bilgi ve gereğini rica ederiz." hususunun tebliğ edildiğini, davacı tarafın ayrıca kapı önü işgalleri de bulunmakta olup çevre işyerlerinin can ve mal güvenliğini tehlike altına aldığını, verilen süre sonunda aykırılığın giderilmemesi üzerine 06.11.2023 tarih ve 26 numaralı Yönetim Kurulu kararı ile davacıya ait İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı iptal edildiğini, bu hususub 01.12.2023 tarih .... sayılı yazı ile; ".... Mah. .... Sitesi B-7 Blok No:153 Başakşehir/İST. adresinde faaliyet gösteren .... San ve Tic. A.Ş. unvanlı firmanın kaçak yapı durumu olduğundan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsat durumu görüşüldü ve İmara aykırılığını düzeltmesi için firmaya verilen 30 gün sürenin sonunda aykırılığın devam ettiği tespit edildiğinden, işyerine ait İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının iptal edilerek, faaliyetten men işleminin başlatılmasına karar verildi." davacıya tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından uygulanan işlemlerin 4562 sayılı Kanuna uygun olarak yapıldığını, davacı taraf her geçen gün yaklaştığı bilinen İstanbul depremi gerçeğini yok sayarak kaçak yapı yaptığını, bu yapıda faaliyet gösterdiğini, davacının faaliyetinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğinden ve can ve mal güvenliğini tehlike altına attığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyanla dava konusu İstanbul İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu kararının iptali davası Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girmeyen davalardan olduğu için öncelikle davanın görev yönünden reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar iş bu dava ticari dava niteliği taşıdığından bahisle mahkememizde ikame olunmuş ise de ; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir ... ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda; davalının tacir olmadığı, eldeki uyuşmazlığın da yukarıda tanımlanan "ticari dava " nitelik arz etmediği, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin değil Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevi hususunun HMK 114/1-c md de dava şartları arasında düzenlendiği, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak görevi ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden redde dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince , -Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden , -Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, -Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, 5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda karar verildi. 15/03/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1200, K. 2024/264, T. 15.03.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1200-e-2024-264-k-cd73bb027ec7