İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1140 E. 2024/135 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1140
- Karar No
- 2024/135
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1140 Esas KARAR NO : 2024/135 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/12/2023 KARAR TARİHİ : 09/02/2024 K. YAZIM TARİHİ : 19/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı .... Yapı Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş.'nin müvekkili şirkete 22.09.2022 tarihinde 120 adet prekast fugalı kaplama, 40 mt lüks söve, 20 mt köşe profili, 20 kg çimentolu tamir harcı satıldığını ve teslim edilmiş dense de bu malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, .... Yapı Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş. Çalışanı .... ile davalı ... arasında işbu malzemelerin alışverişi olduğunu, dava dışı ... ise .... Yapı Sanayi Ticaret Limited Şirketi adlı firmaya çalışan bir taşeron olduğunu, ...'ın müvekkili şirket ile tanışıklığı olduğu için davalı ... tarafından davacı şirketten alınan malzemelerin faturası ...'ın ricası üzerine müvekkili şirkete kesildiğini, dolayısı ile faturada adı geçen malzemeler de müvekkili şirkete değil ...'a teslim edildiğini, ... Yapı Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş. Müvekkili şirket aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, bu takibe itiraz edildiğini, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açmış bu dava ise "...Davalının Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 9.146,65 TL alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA, Toplam alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 1.829,33 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE" şeklinde miktar itibari ile kesin karar verdiğini, müvekkili şirket ise dava dışı .... Yapı Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş.'ye haricen 28.000-TL, 569,38-TL de haciren tahsil harcı yatırarak Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı icra dosyasını haricen ödeyerek kapattığını, davalı ... Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ihbar olunan sıfatı ile mahkemeye vermiş olduğu beyanda " Dava konusu mallar .... Yapı tarafından ... Gruba satıldı, ben de orada çalışıyordum, ihtiyacım olduğu için malzemelerin bir kısmını ben aldım, benim üzerime fatura kesilemediği için .... Grup yetkilisi ... adına fatura kesilmiş, benim ..... 'dan olan alacağıma karşılık parasını ödemedim dedi." şeklinde malları kendisinin aldığını, kendisi üzerine fatura kesilmediği için müvekkili şirkete fatura kesildiğini bizzat dile getirdiğini beyanla Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, itirazında haksız ve kötüniyetli olan davalının alacağın miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatını, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın görevsiz mahkemede açıldığını, Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı, dava dışı .... Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne olan borcunu müvekkilinin üzerine yıkmaya çalıştığını, gerçekten de dava dışı ... Yapı, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden davacıya karşı bir itirazın iptali davası açmış ve işbu davaya da konu olan alacağını davacı ... Grup'tan tahsil etmek istediğini, davacı .... Grup, söz konusu davadaki borcun müvekkiline ait olduğu savunmasında bulunduğunu, davayı müvekkiline ihbar ettiğini, bununla beraber, Mahkemece davacı ... Grup'un savunması kabul edilmediğini, dava dışı ... Yapı'nın davası kabul edildiğini, esasen davacı ... Grup'un savunmasının Mahkemece değerlendirilerek kabul görmemesiyle birlikte davacının bahse konu borçtan sorumlu olduğu kesinleştiğini, zira, Mahkeme ... Grup'un savunmasına itibar etmiş olsaydı, müvekkilinin borçtan sorumlu olduğuna hükmederek, .... Yapı'nın davasını reddetmesinin gerekeceğini, mahkemece bu yapılmadığına ve söz konusu dava müvekkiline ihbar edilmiş olduğuna göre, davacı ... Grup'un işbu davaya konu borçtan sorumlu olduğu hususu kesinleşmiş olup huzurdaki davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davaya konu borun, ... Grup'a ait olup müvekkilinin borçla bir ilgisi bulunmadığını beyanla davanın öncelikle usulden reddini, aksinin kabulü halinde esastan reddini, davacı kötüniyetli olduğundan müvekkili lehine takip miktarının yüzde 20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar iş bu dava ticari dava niteliği taşıdığından bahisle mahkememizde ikame olunmuş ise de ; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Buna göre davalı tarafın "tacir" tanımına uymadığı, eldeki uyuşmazlığın da yukarıda tanımlanan "ticari dava " nitelik arz etmediği, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin değil Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevi hususunun HMK 114/1-c md de dava şartları arasında düzenlendiği, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak görevi ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden redde dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince , -Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden , -Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, -Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, 5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 09/02/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır