İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/840 E. 2023/783 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/840
- Karar No
- 2023/783
- Karar Tarihi
BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2022/840 KARAR NO : 2023/783 I DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 23/09/2022 KARAR TARİHİ : 20/09/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/09/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile;Davalı ...'ın sahibi ve sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın 21/02/2021 tarihinde .... mevkiinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarptığını, aracın hasar görmesine sebep olduğunu, diğer davalı sigorta şirketinin davalı asilin sigorta poliçe numarasının ... olduğunu, davalı sigorta şirketinin hasar bedelini karşılamadığını davalı asilin de aracını tamir ettirmemesi nedeniyle müvekkilinin kendi aracındaki hasarı yaptırmak zorunda kaldığını, tamir bedeli olarak icra takibine dayanak 2 adet fatura sunulduğunu, parça onarım ve işçilik bedeli olarak ödeme yaptıklarını, bu bedelin tahsili için Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, takibe borçluların itiraz ettiklerini, uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da anlaşma sağlanamadığını, sigorta şirketine haricen başvuru yapıldığını, herhangi bir dönüş sağlanmamış ve cevap verilmediğini, davalıların itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı borçluların kötü niyetli olarak, zaman kazanmak için itiraz ettiklerini, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekilinin 03/11/2022 tarihli cevap dilekçesi ile; Sigorta şirketinin yerleşim yeri sebebiyle yetkili mahkeme istanbul anadolu nöbetçi asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, yetkisizlik sebebiyle davanın reddi gerektiğini, hasar bedelinin bilirkişi marifeti ile hesaplanmasının gerektiğini, davacının yaptığı icra takibinin reddi gerektiğini, davaya ilişkin delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, davacı tarafça talep edilen miktarın fahiş olduğunu, meydana gelen trafik kazasında büyük çaplı hasar oluşmadığını bu nedenle araçta davacı sigorta şirketinin talep ettiği miktarın fahiş olduğunu ,talep edilen icra inkar tazminatının yargılamayı gerektirdiğini, müvekkili aleyhine hükmedilmemesini talep ettiklerini, meydana gelen trafik kazasının haksız fiil kaynaklı olmaması sebebiyle alacağın likit bir alacak olmadığını bu nedenle yargılamanın gerektiğinden müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği yönünde taleplerinin reddine karar verilmesini, aleyhlerine tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren, ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğunun ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, müvekkili şirketin ancak ZMMS genel şartlarında öngörülen şekilde belirlenecek gerçek zarar miktarından sorumlu tutulabileceğini, sonuç olarak davanın reddine, aleyhe karar verilmesi halinde kusur incelemesi için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı asil ... mahkememize sunmuş olduğu 21/10/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle;Davalı ... A.Ş'ye 17/10/2020 tarihinde ... plakalı araç adına .... nolu sigorta poliçesi kapsamındayken 21/02/2021 tarihinde ... plakalı araca çarpma sonucu kazaya tarafınca sebebiyet verildiğini, kazada %100 kusrulu bulunduğunu, sigorta şirketinin poliçe kapsamında ödemesi gereken ücreti ödemediğini ve hem karşı tarafı hem de şahsını mağdur ettiğini, karşı tarafa ait tüm masrafların mahkeme masrafları ve vekalet ücretiyle birlikte ... A.Ş tarafından ödenip mağduriyetlerinin giderilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası sureti, Türkiye Noterler Birliğinden gelen müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ... tarih ve ... sayılı raporda özetle ;Davalı sürücü ...' ın%25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. Makine Mühendisi Bilirkişi ... ve Trafik Teknik Uzmanı Bilirkişi ... tarafından mahkememize sunulan 07/03/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı ... adına tescil kaydı bulunan .... plaka sayılı motosiklet si ... araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla neticelenen bu trafik kazasının oluşumunda %75 (yüzde yetmiş beş) oranında asli düzeyde kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığını, davalı ... Anonim Şirketi tarafından sigortalı ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü davalı ... araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla neticelenen bu trafik kazasının oluşumunda %25 (yüzde yirmi beş) oranında tali düzeyde kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığını, davacı ... adına tescil kaydı bulunan ... plaka sayılı motosikletin hasar onarım bedelinin KDV hariç 3.220,50 TL; KDV dahil 3.800,19 TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığını ,davacı ... adına tescil kaydı bulunan ... plaka sayılı motosikletin hasar onarım bedelinin kusur oranı dikkate alındığında KDV hariç 805,12 TL; KDV dahil 950,05 TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığını, dosya tetkiki olay mahallinin görülerek kazanının oluşumuna ilişkin dosya içeriğinde bulunan görüntülerle birlikte irdelenmesi neticesinde anlaşıldığına ilişkin rapor sunulmuştur. Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu Davacının takip ve dava tarihi itibariyle araç hasarının tamirine konu faturalar nedeni ile davacının alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmakta olup ispat yükü davacı üzerindedir. Bu kapsamda alınan kusur raporu ve makina mühendisince düzenlenen raporda davalının kusuruna denk gelen sorumluluk miktarının KDV hariç 805,12 TL; KDV dahil 950,05 TL olduğu yönünde tespit edilmiş olup KDV dahil olması için taraflara arasında bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil eden bir ilişki olması gerekmekte olup buna bağlı olarak ortaya çıkmayan sigorta tazminatları KDV'nin konusuna girmediğinden KDV hariç dahil bedel bakımından davacının davasını ispatladığı anlaşılmakla bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 1-Davalıların Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın Hasar onarım bedelinin davalının kusuruna oranlaması ile sorumluluğu belirlenen 805,12-TL bakımından İPTALİNE, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (161,02-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 55,00- TL karar ve ilam harcın peşin alınan 80,70 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 25,70-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4- Davacı tarafından yatırılan 80,70- TL başvuru harcı, 55,00-TL peşin nispi harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 147,20-TL harcın davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 5- Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri toplamı 2.258,50-TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 387,81- TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 1.870,69-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Kanunu 13/2 maddesi gereği hükmedilen vekalet ücreti kabul edilen miktarı geçemeyeceğinden 805,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 7- Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 3.883,50-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 8-6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul-red oranına göre 535,75-TL'nin davalılardan, 2.584,25-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, 10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/09/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."