İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/472 E. 2023/1046 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/472
Karar No
2023/1046
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/472 Esas KARAR NO : 2023/1046 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/05/2022 KARAR TARİHİ : 21/11/2023 K.YAZIM TARİHİ : 20/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş. den 1.892.592,80. TL bedelle ... plakalı ... model aracı 17.10.2019 tarihinde satın aldığını, 29.05.2021 tarihinde söz konusu araç Ankara çevre yolunda seyir halindeyken bir anda alev almak suretiyle kullanılamaz hale geldiğini, davalı ... A.Ş. tarafından yangının çıkış sebebine ve araçta meydana gelen hasarın boyutuna ilişkin bir bilgi verilmediğini, 16.11.2021 tarihinde Akyurt Sulh Hukuk Mahkemesi ... D. İş numaralı delil tespiti davası kapsamında alınan 23.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda yangının çıkış nedeninin klima, multimedya v.b. elektriksel sistemleri aynı anda kullanılması ile elektrik tesisatından çekilen akımın artması, motor bölümünde motor gövdesinde oluşan yüksek sıcaklık ile motor gövdesi üzerinden geçen/ üzerinde bulunan elektrik kablolarının zamanla kavrulması, yalıtımı zayıflayan/ kavrulan veya bir yerinde çok küçük de olsa yalıtımın yırtılması/deforme olması, kablonun motor bölümünde bir metal kısımla teması sonucu kısa devre yapması sonucunda elektrik tesisat kablolarının saşe yapması veya elektrik kablo bağlantı uçlarının kullanıma bağlı zamanla gevşemesi ile hareket halinde olan aracın yol durumuna bağlı titreşim/sarsıntı sonucu ark yapması ile çıkan kıvılcımla yanıcı maddelerin (plastik/ kauçuk esaslı kablo izolasyonu, kaput içerisinde bulunan plastik/ kauçuk malzemelerin ve diğer yanıcı malzemelerin) tutuşması sonucu çıktığı kanaatine varılmış olup, kullanıcı hatasının mevcut olmadığı, elektrik kablolarının metal motor gövdesi üzerinden geçirilmesi sonucu kavrulan izolasyonu bozulan kabloların yalıtım özelliğini kaybetmesi ile metal motor gövdesine temas ederek kısa devre yapması sonucu oluştuğu, üretim hatasından kaynaklandığı kanaatine varıldığı belirtilmiş, meydana gelen hasarın, 1.099.615,15 TL olduğu, işbu hasar sebebiyle araçta oluşan değer kaybının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000. TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı firmadan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacının “ayıp” olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasına ve/veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, dava konusu aracın hangi şartlar altında ve ne şekilde kullanıldığının belirsiz olduğunu, kullanıcı hatası/dış etken faktörlerinin dikkate alınmasını, dava konusu araçta iddia edildiği gibi herhangi bir değer kaybı meydana gelmediğini belirtmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Dosyaya sunulan 29/08/2023 tarihli bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; ... plakalı araçta meydana gelen yangına sebep olan arızanın, kusur/ayıp olarak nitelendirilmesi gerektiği, Ortaya çıkış şekli itibariyle de saklı kusur/gizli ayıp olarak nitelendirilmesi gerektiği, söz konusu arıza/kusurun, blok dahil komple motor ve komple tesisatın garanti kapsamında ücretsiz değişimi ile giderildiği, söz konusu onarım sebebi ile bahse konu araçta herhangi bir değer kaybı oluşmayacağı hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava, 6098 sayılı TBK'nın 227. maddesine dayalı araç satışına dayalı alıcının ayıba karşı seçimlik haklarının kulanılması talebine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesine göre; "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." TBK'nın 223. maddesine göre; "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." TBK'nın 227. maddesine göre; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." TBK'nın 231. maddesine göre; "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. " Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu aracın davalı tarafından davacıya satılarak ilk tescilinin 24/10/2019 tarihinde yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. TBK'nın 231. maddesine göre ayıptan doğan hakların kullanılması daha uzun süre üstlenilmemişse satılanın devrinden itibaren iki yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davacının satın aldığı tarihten iki yıl sonra delil tespiti talebinde bulunarak sonrasında huzurda görülen davayı açtığı; bu hali ile iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle dava zamanaşımı süresinin dolacağı, TBK'nın 231/son maddesi gereğince satıcının, satılanı ayıplı devretmekte ağır kusurlu olduğu ispatlanamadığından açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. (Aynı yönde kararlar için bknz: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/7530, K. 2023/1773; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2020/4425, K. 2021/6705) Her ne kadar dosyada alınan bilirkişi raporunda araçta meydana gelen arızanın gizli ayıp olarak nitelendirilmesi gerektiği belirtilmiş ise de salt araçta gizli ayıbın bulunması, satıcının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olduğu anlamına gelmeyeceğinden davacı tarafından satıcının ağır kusurlu davrandığının ispatlanması gerekmektedir. Davacı tarafından davalının ağır kusurlu olduğu dosya kapsamından ispatlanamamış olup açıklanan nedenlerle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan 5.294,03 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 5.024,18 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan 47.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2023 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/472, K. 2023/1046, T. 21.11.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-472-e-2023-1046-k-6cef4853f6c1