İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/205 E. 2024/173 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/205
- Karar No
- 2024/173
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/205 Esas KARAR NO : 2024/173 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/02/2022 KARAR TARİHİ : 20/02/2024 K.YAZIM TARİHİ :22/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin gıda toptancılığı üzerine faatiyet gösteren bir firma olduğu; takip borçlusu davalıya gıda ürünlerinin satışını sağladığını, ticari faaliyet içerisine girdiğini, bu ticari İlişki neticesinde çok sayıda fatura düzenlendiğini, müvekkilin takip borçlusu ile arasındaki ticari ilişkiye ilişkin faturaların düzenlediğini, davalının bu faturaları teslim aldığını, faturalara ilişkin bir iade veya itirazda bulunmadığını, müvekkilin alacağının tahsilini teminen Bakırköy .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyasından icra takibini başlattığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun borca itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının tamamen kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, amacının yalnızca zaman kazanmak olduğunun aşikar olduğunu, davalının itiraz dilekçesinde, müvekkile borcu olmadığını belirtmiş olsa da hiçbir sebep belirtmediğini, borçlunun yalnızca takibin tahsilini geciktirmek, ertelemek amacıyla itiraz da bulunduğunu, cari dökümün, faturaların, ve sevk irsaliyelerinin tarafların ticari defterleri ve ticari ilişkisi incelendiğinde davalının müvekkile takip tarihi itibari ile 35.935,46 TL borcu olduğunun anlaşılacağını, dava sürecinde mal kaçırma ihtimalinin dikkate alınarak davalının mal varlığına ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konmasını tatep ettiğini, neticeten; davalının itirazında hiçbir haklı sebep belirtmediği, haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz ettiği açık olduğundan, dava sürecinde mal kaçırma ihtimali dikkate alınarak davalımıı mal varlığına ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konmasına, tahkikat aşamasına geçilmeden evvel Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dasyasının celbine, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının alacaklı olduğunu iddia ederek Bakırköy ....İcra Müdürlüğü” nün .... E. sayılı dosyası ile takibi başlattığını, müvekkilin herhangi bir borcu olmadığına dair borca faize ve tüm ferilerine açık bir şekilde itiraz edildiğini, müvekkil ile davacı arasında gerçekleşen ticarete ilişkin davacının da belirtmiş olduğu gibi bir çok faturanın kesildiğini, kesilen faturalara ve yapılan ticarete bakıldığında müvekkilin borçlu değil alacaklı olduğunun anlaşılacağını, müvekkilin, davacı ile yapmış olduğu ticarete ilişkin sipariş vermiş olduğu malzemenin ödemesini yapmasına rağmen verilen siparişin müvekkile teslim edilmediğini, davacının ödemesini aldığını, teslim etmediği malzemeden sonra müvekkilin defalarca davacıyı aradığını, tetefonlara dönüş yapmadığını, söz konusu dava da mağdur olan müvekkil olduğunu, müvekkil hakkında açıtan icra takibinin usulsüz olduğunu, neticeten; haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, kötü niyetli davacının % 20'den aşağı olmamak üzere tazminatına mahkum edilmesine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Dosyamız arasına celp edilen Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 35.935,46 TL asıl alacak, 8.976,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 44.912,19 TL üzerinden borçlu aleyhine cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 03/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından süresi içerisinde 31/03/2021 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Dosyaya bilirkişi .... tarafından sunulan bilirkişi kök ve ek raporunda; davacının 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu; davalının 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu ancak 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliğinin bulunmadığı; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 35.935,50 TL alacağının bulunduğu; davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davalının davacıdan 19.369,66 TL alacağının bulunduğu; davacı ticari defter ve kayıtlarında bulunan toplam 38.647,57 TL'lik tutarın davacının ispatına muhtaç olduğu tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarında; davacının 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu; davalının 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu ancak 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliğinin bulunmadığı; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 35.935,50 TL alacağının bulunduğu; davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davalının davacıdan 19.369,66 TL alacağının bulunduğu; davacı ticari defter ve kayıtlarında bulunan toplam 38.647,57 TL'lik tutarın davacının ispatına muhtaç olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce sevk irsaliyesi üzerinde isim ve imza bulunan faturalar bakımından davalı isticvap edilmiş olup davalı tarafından mahkememiz huzurunda takip ve dava dayanağı yapılan 06/09/2017 tarih ve ... numaralı; 13/03/2018 tarih ve ... numaralı; 10/04/2018 tarih ve ... numaralı; 10/04/2018 tarih ve ... ile .... numaralı; 03/07/2018 tarih ve ... numaralı faturalara konu malların kendisine teslim edilmediği; irsaliyelerde ismi bulunan ... ve ...'ın işyerinde çalışmadığı beyan edilmiştir. SGK'dan gelen yazı cevabı ve davalının beyanı doğrultusunda söz konusu faturalara konu malların davalıya teslim edilmediği mahkememizce kabul edilmiş olup alacak hesabında söz konusu fatura tutarları dikkate alınmamıştır. Davacı tarafından protesto masraflarına yönelik olarak alacak talebinin belge sunulmadığından ve 2.000,00 TL bedelli senet iadesine yönelik borç kaydının daha önce söz konusu senet tutarının cari hesapta alacak miktarından düşülmediği anlaşıldığından söz konusu tutarlar bakımından davacının talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ticari defterlerinde kaydedilmeyen 08/08/2017 tarih ve 25.941,06 TL bedelli faturada isim ve imza bulunmadığından söz konusu fatura bedeli de alacak hesabında dikkate alınmamıştır. Davacı vekili tarafından delilleri arasında açıkça yemin deliline dayanılmadığından bu faturalara konu alacağının ispatı bakımından yemin delili hatırlatılamamıştır. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda açılan davanın 2.712,07 TL üzerinden iptali ile davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 542,41 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım bakımından davacının icra takibi açmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 2.712,07 TL üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 542,41 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 389,13 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 38,47 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından sarf olunan 1.500,00 TL bilirkişi masrafı + 205,75 TL posta ücreti tebligat, müzekkere ve talimat masrafından ibaret toplam 1.705,75 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre (%7,55 kabul oranı) hesaplanan 128,78 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafından yatırılan 11,50 TL vekalet harcı, 80,70 TL başvurma harcı ve 389,13 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 9-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.712,07 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 12-235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.220,34 TL'sinin davacıdan; 99,66 TL'sinin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekili ve davalı asilin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2024 Katip .... e-imzalı Hakim ... e-imzalı