İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/317 E. 2023/604 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/317
- Karar No
- 2023/604
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/317 Esas KARAR NO : 2023/604 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/04/2021 KARAR TARİHİ : 16/06/2023 K.YAZIM TARİHİ : 13/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.09.2019 tarihinden beri milletlerarası okul olarak faaliyet gösterdiklerini, davalının müvekkili hakkında asılsız ve karalayıcı ifadeler kullanarak öğrenci kaybı yaşadığını, dolayısıyla maddi zarara uğratıldığını, itibarını zedelediğini, ayrıca Esenyurt ilçesi sınırlarında ...(....) akreditasyonuna sahip tek okul kendileri olduğu halde davalının kendi gerçeğe aykırı biçimde .... akreditasyonu sahibiymiş gibi gösterdiğini, davalının müvekkiline karşı rekabeti ihlal edici tavır ve eylemler içinde olduğunu, müvekkilinin yetişmiş ve eğitilmiş deneyimli personellerine de yüksek vaatlerde bulunarak müvekkilinin okullarından ayrılmaları ve kendi okulu ile anlaşmaları noktasında teklifler sunduğunu ve bu yöndeki çalışmaları da devam ettirdiklerini, davalının eylemlerinin “rekabet özgürlüğünü” aştığını ve haksız rekabet teşkil ettiğini, Neticeten; davalı tarafın eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 10.000,00 TL maddi zararın faizi ile birlikte davalıdan tazmini ile davacıya ödenmesine, 200.000,00 TL manevi zararın faizi ile birlikte davalıdan tazmini ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının haksız, mesnetsiz ve iftira mahiyeti taşıyan, hiçbir hukuki değeri ve geçerliliği olmayan beyan ve iddiaları ile delil adı altında dosyaya sunduğu tüm belge ve kayıtlara itiraz ettiklerini, delil üretme çabası ile çırpınmış olan davacının aylarca kendi lehine delil üretmek için çaba sarf ettiğini ancak dosyaya delil olarak sunduğu belgelerin hiçbir geçerliliği olmayacağını, müvekkili tarafından gerçekleştiğini iddia ettiği eylemlerin maddi gerçeği yansıtmadığının sayın mahkemenizce yapılacak tahkikatlar neticesinde tespit edileceğini, davacının davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacının müvekkiline atfettiği kusurlu eylemler veya davranışlar söz konusu olmadığını, davacının kendi kusurlarından kaynaklı kayıplarını iftira mahiyetinde ithamlarla müvekkiline yüklemesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde zikredilen olay ve olguların gerçeği yansıtmadığını, davacının taleplerinin esasına dair haksız olduğunu, davacının kendi okulunda kayıtlı öğrencilerin dönem sonlarında başka okullara gitmesini ve kendilerinden ayrılmasını önlemek için kayıtların Milli Eğitim'e bildirimini yapmamış olduğunu, velilerin davalıya başvurması neticesinde öğrenildiğini, davacının yalnız kendilerinin ...(....) akreditasyonuna sahip olduğu ve müvekkilinin amlan akreditasyona sahip olmadığı halde anılan akreditasyona sahipmiş gibi bildirimlerde bulunarak rekabeti ihlal ettiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, Neticeten; davacının davasını belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği gözetilerek yasa ve usule aykırı biçimde ikame edilmiş olan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, sayın mahkemenizce davanın esastan incelenmesi halinde ise yapılacak yargılama neticesinde; davacının davasına konu ettiği iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunun ve müvekkilinin davacı hakkına vaki herhangi bir karalama, kötüleme eylem ve söylemlerinin söz konusu olmadığı veya davacının bu konudaki iddialarının gerçekliği ispat edilemediğinden haksız talepleri ve davasının reddine, davacının haksız, yersiz ve fahiş olan manevi tazminat taleplerinin ve bu konudaki davasının reddine, davacının müvekkilinin akreditasyon üyeliği olmadığı gerekçesi ile ileri sürdüğü dava sebepleri açısından hukuki taraf yokluğundan bu konudaki iddia ve taleplerinin reddine, sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise müvekkilinin akreditasyon üyeliğinin mevcudiyeti nedeniyle davacının bu konudaki haksız taleplerinin reddine karar verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde tüm yargılama giderleri ile maddi ve manevi tazminat talepleri için ayrı ayrı lehlerine hükmedilecek ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişiler Prof. Dr. ... ve ... tarafından mahkememize sunulan 01/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusunun, davacı yanın davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle uğradığı zararın tazmini talebine ilişkin olduğu, davacının 2019 ve 2020 yılları Yevmiye Defteri kapanışı tarafımıza ibraz edilmediğinden lehine delil niteliğinin bulunmadığı, 2021 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, mahkeme tarafından davalının fiillerinin haksız rekabet kapsamında takdir edilmesi durumunda davacının haksız rekabetten dolayı uğradığı kâr mahrumiyeti tutarının 74.252,61 TL olduğu, davacı'nın, Davalı'nın “kötüleme” fiilini gerçekleştirdiğine yönelik iddiasının ispata muhtaç olduğu, davalı'nın ticari işletmesi hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak suretiyle TTK m. 55/1-a-2 hükmünü ihlal ettiği, dosya içeriğinde davalı'nın işçi ayartma suretiyle haksız rekabette bulunduğuna dair herhangi bir delile rastlanmadığından davacı'nın bu iddiasının ispata muhtaç olduğu, görüş ve kanaatine varıldığı, nihai takdir tamamen mahkemeye ait olduğu kanaati ile rapor sunulmuştur. Davacı vekili tarafından 05/05/2023 tarihinde ıslah dilekçesi sunularak maddi tazminat talebi 76.794,19 TL olarak ıslah edilmiştir. Huzura görülen dava, haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde açıkça tanımlanmamış olmasına karşın haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacının bütün katılanların menfaatine olacak şekilde dürüst ve bozulmamış bir rekabetin sağlanmasının olduğu, yine rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen, aldatıcı veya dürüstlük kuralına, diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesine göre haksız rekabet halleri arasına dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek; sözleşmeyi ihlale veya sana erdirmeye yöneltmek; özellikle müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek; üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendirmek veya başkalarına bildirmek; iş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymamak hususları da girmektedir. Aynı yasanın 56. maddesinde ise haksız rekabetin varlığı halinde ilgilinin isteyebileceği hukuki korumalar sayılmış olup bu kapsamda ilgilinin TBK'nın 58. maddesinde belirlenen şartların gerçekleşmesi halinde manevi tazminat talebinde de bulunabileceği belirtilmiştir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı şirketin milletlerarası okul olarak faaliyet gösterdiği; davacıya ait okulda eğitim alan bir kısım öğrencilerin kayıtlarını sildirerek davalıya ait okula kayıt yaptırdığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalının davacı şirkete ait eğitim kurumunu kötülediği; davalının sahibi olduğu okul hakkında gerçek dışı ve yanıltıcı açıklamalarda bulunduğu ve işçi ayartma suretiyle haksız rekabette bulunduğu iddiası ile huzurda görülen tazminat davası açılmıştır. Mahkememizce taraf tanıkları dinlendikten sonra dava konusu uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda; davacının haksız rekabetten dolayı uğradığı kar mahrumiyeti tutarının 74.252,61 TL olduğu; davacının, davalının “kötüleme” fiilini gerçekleştirdiğine yönelik iddiasının ispata muhtaç olduğu; davalının ticari işletmesi hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak suretiyle TTK m. 55/1-a-2 hükmünü ihlal ettiği; dosya içeriğinde davalının işçi ayartma suretiyle haksız rekabette bulunduğuna dair herhangi bir delile rastlanmadığından davacının bu iddiasının ispata muhtaç olduğu görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu ile toplam 11 öğrencinin davacı okuldan kaydını sildirerek davalı okula kaydını yaptırdığı tespit edilerek bu öğrenciler bakımından 2020-2021 öğretim yılı için kar mahrumiyeti hesaplanmıştır. Her ne kadar davacı vekili tarafından kar mahrumiyetinin hesaplanma yöntemine itiraz edilmiş ise de mali yılın 01 Ocak - 31 Aralık tarihleri arasındaki periyotu kapsaması ve kar mahrumiyetinin her bir mali yıl için ayrı ayrı hesaplanarak ortalama faaliyet karının hesaplanması gerektiğinden davacının itirazlarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Yine davacı vekili tarafından sadece 2020-2021 öğretim yılı için kar mahrumiyeti hesabı yapılmasının hatalı olduğu iddia edilmiş ise de kaydını aldıran 11 adet öğrencinin sonraki yıllarda davacıya ait okulda eğitim almaya devam edip etmeyeceği belli olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamında davalının dava tarihinden önce cognia akreditasyonuna sahip olmadığı halde web sitesinde akredite olduğunu belirtmesi, davalının ticari işletmesi hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak suretiyle TTK m. 55/1-a-2 hükmünü ihlal ettiği mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı tarafından davalının haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ettiği diğer eylemlere yönelik olarak ispata yarar herhangi bir delil sunulamadığından bu iddialara mahkememizce itibar edilmemiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının eylemlerinin TTK m. 55/1-a-2 hükmünü ihlal ettiği kanaati ile açılan maddi tazminat davasının 76.794,19 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Davalının haksız rekabet teşkil eden eylemi nedeni ile davacı şirketin manevi tazminat talep edebileceği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, haksız rekabet eyleminin niteliği, bu eylemden tarafların etkilenme durumları ile hak ve nesafet kuralları gereğince davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile davalının eylemlerinin Türk Ticaret Kanunu'nun 55/1-a-2. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin TESPİTİNE, 2-Açılan maddi tazminat davasının KABULÜ ile 76.794,19 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 7.295,11 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 4.727,28 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 2.567,83 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf olunan (3.000,00 TL bilirkişi ücreti + 43,90 TL posta/tebligat/müzekkereden ibaret) 3.043,90 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına (%38,58 kabul oranı) göre hesaplanan 1.174,33 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafından yatırılan 8,50 vekalet suret harcı, 59,30 TL başvurma harcı ve 4.727,28 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından sarf olunan 450,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına (%61,42 red oranı) göre hesaplanan 276,39 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 9-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince hesaplanan 12.287,07 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (MADDİ TAZMİNAT TALEBİ BAKIMINDAN) 10-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesi gereğince hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ BAKIMINDAN) 11-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesi gereğince hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, (MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ BAKIMINDAN) 12-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 810,74 TL'sinin davacıdan; 509,26 TL'sinin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/06/2023 Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ Hakim ... ☪e-imzalıdır.☪