İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/957 E. 2023/573 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/957
- Karar No
- 2023/573
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/957 KARAR NO : 2023/573 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 21/12/2020 KARAR TARİHİ : 09/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile;müvekkilinin eşi ...'in davacılardan ... adına kayıtlı ve davalı .... Sigorta A.Ş tarafından sigortalı ... plaka sayılı aracın Küçükçekmece ilçe sınırları içinde çarpması ile 13/05/2017 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin emekli olduğunu ve emekli olduğu halde hala çalışmakta iken vefat ettiğini, yasal mirasçı konumunda olduğunu, ölümlü trafik kazası sonucunda maddi ve manevi zarara uğradığını, Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas Sayılı dosyasından Adli Tıp Raporu alındıığını, davalı ... aleyhine kısa karar verildiğini, davalının kusuru oranında mahkemece 1 yıl 8 ay hapis cezası hükmü kurulduğunu, sigorta şirketine haricen yapılan müracaatların olumsuz sonuçlandığını, davalılar ile arabuluculuk aşamasında anlaşılamadığını, sigorta şirketinin K.E.P adresine gönderilen ihtara 15 günlük süre içinde olumlu cevap verilmediğini, müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini, davanın kabulü ile fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 40,000,00 TL maddi (davalı sigorta şirketi poliçe miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen, 50,000,00 TL manevi tazminatın davalı şahıs ....'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi, yargılama harç masraf ve ücret-i vekaletin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde; Davanın konusu itibariyle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, görev yönünden reddi gerektiğini, yetki bakımından kazanın olduğu yer mahkemesi olan Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu bakımdan yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, istenen maddi ve manevi tazminat davasının müvekkili açısından haksız ve fahiş olduğunu, davacının kusurluluğunun sabit olduğunu haksız olarak davanın açıldığını, davacının kazada suçlu bulunması nazara alındında müvekkilinin durumu yaşantısı geliri, kusursuzluğunun göz önüne alınnrak tezminat maddi davasınında reddine karar verilmesini, sonuç olarak davanın reddini, avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Sigorta A.Ş vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde; Davaya cevap verilebilmesi için Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları düzenlemelerindeki yükümlülükler yerine getirilmeden, doğrudan dava yoluna başvurulmuş olması nedeniyle, HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın usulden reddini, her halükarda itirazlarının kabul edilmemesi halinde ara karar kurularak hak sahibine ait banka hesap bilgilerini gösterir evrakın dosyaya sunulmasına karar verilmesini, sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan işbu davanın reddini, her halükarda tazminat hesabının ZMS Sigortası Genel Şartları A.5/ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasını, her durumda müvekkil şirketin temerrüde düşmediği, dikkate alınarak müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Küçükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesi, Şehit Zeki Kaya Polis Merkezi Amirliği, Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü, Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi ... tarafından mahkememize sunulan bilirkişi raporunda özetle; Davacı ...'in talep edebileceği maddi zararının 48.605,65 TL olduğu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 21.12.2020 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 13.05.2017 vefat tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu görüş ve kanaati ile rapor sunmuştur. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ... tarihli adli tıp raporunda özetle; Sanık sürücü ...’ın alt düzeyde tali kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...’in asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı yönünde rapor sunulmuştur. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ... tarihli adli tıp raporunda özetle;Sanık sürücü ...’ın %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...’in %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapor sunulmuştur. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan .... tarihli adli tıp raporunda özetle;Davalı sürücü ...' ın %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...’ in %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu, oy birliği ile karar verildiği kanaati ile rapor sunulmuştur. Dava, haksız fiilden kaynaklanan destekten yoksun kalma ve cenaze defin giderine dair maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir. Türk Borçlar Kanunu 49/1. madde, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." Türk Borçlar Kanunu 58/1. madde, “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. " Türk Borçlar Kanunu 74/1. madde, “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. hükmünü içermektedir. Türk Borçlar Kanunu Madde 56 hükmü; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." şeklindedir. Borçlar Yasası'nın 56. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları gözönünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru-doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi ( fonksiyonu ) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum ( tatmin ) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel ( objektif ) ölçülere göre uygun ( isabetli ) bir biçimde göstermelidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi) uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hâkimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Davacıların maddi tazminat talebi bakımından dava konusu olayın gelişim biçimi ve tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde; davacının eşinin 13.05.2017 tarihinde gerçekleşen kaza nedeni ile vefatı nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkememizce meydana gelen kazanın oluşumunda tarafların kusur durumunun tespiti için dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiş, olup her rapor da davalılardan sürücünin %10 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davalıların sorumlu oldukları miktarın belirlenmesi bakımından dosya aktüerya bilirkişine tevdii edilmiş, Dosyada mevcut 27/02/2023 tarihli Bilirkişiler ... tarafından sunulan ek raporda davacının zararının 71.406,23-TL olduğunun tespiti ve davacının ıslah dilekçesi dikkate alınarak Davacının açtığı destekten yoksun kalmadan kaynaklanan maddi tazminat davasının kabulüne; 71.406,23-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı asil bakımından haksız fiil tarihi olan 13/05/2017 tarihinden, davalı sigorta bakımından temerrüt tarihi olan 23/01/2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilent tahsili ile bu davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin 330.000,00.-TL teminat tutarlı ZMMS yönünden) faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar kısa kararda tam kabulüne denilip kabul edilen miktar 48.605,65-TL olarak yazılmış ise de dosya kapsamı, bilirkişi raporu, davacının ıslah dilekçesi ve tam kabulü ilişkin tespit dikkate alındığında maddi hata sonucu yanlış yazılan miktar resen 71.406,23 olarak mahkememizce tashih edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerkemiştir. Davacının manevi tazminat talebi bakımından dava konusu olayın gelişim biçimi ve tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetildiğinde; Davacı vekili davacının uğradıkları manevi zararlarının tazminini de dava etmiştir. Manevi tazminat, mal varlığı dışındaki hukuksal değerlere yapılan saldırılar sonucu meydana gelen eksilmenin giderilmesidir. Hukuksal değerlerde meydana gelen ve para ile ölçülemeyen eksikliklerin doğrudan karşılanmasının imkansızlığı, bunların zarar kavramı dışında tutulması için bir gerekçe olamaz. Manevi zarar karşılığında paraya hükmedilmesi, bu zararın doğrudan giderilmesinin olanaksızlığındandır. Zarar verenden belirli bir meblağın alınarak zarar görene verilmesi suretiyle yaşanılan acıları dindirmek, ruhsal dengeyi sağlamak, böylece zedelenen yaşama sevincini yeniden temin etmek amaçlanmakta olup tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluş şeklinde davalının %100 kusurlu olması dikkate alınarak davacının davalı asil ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulüne; 30.000,00.-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 13/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 1-Davacının açtığı destekten yoksun kalmadan kaynaklanan maddi tazminat davasının kabulüne; 71.406,23-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı asil bakımından haksız fiil tarihi olan 13/05/2017 tarihinden, davalı sigorta bakımından temerrüt tarihi olan 23/01/2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilent tahsili ile bu davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin 330.000,00 TL teminat tutarlı ZMMS yönünden) 2-Davacının davalı asil ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulüne; 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 13/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3- Fazlaya ilişkin talebin reddine, HARÇLAR 1-Alınması gerekli 5.396,55 TL harçtan peşin alınan 683,10 TL peşin harcın mahsubu ile 4.713,45 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yatırılan 54,40- TL başvuru harcı, 683,10-TL peşin nispi harç, 7,80-TL vekalet harcı, 107,34 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 852,64- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, VEKALET ÜCRETİ Maddi Tazminat Yönünden a-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 11.425,00- TL ücreti vekaletin Davalılardan tahsili davacıya VERİLMESİNE, Manevi Tazminat Yönünden a-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, a-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden AAÜT gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı 'dan tahsili ile bu davalıya VERİLMESİNE, YARGILAMA GİDERİ 1-Davacı tarafından sarf olunan 624,50 TL tebligat müzekkere gideri, 1.500 TL bilirkişi ücreti, 1.236,80 Atk Posta Masrafı toplamı 3.361,30- TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/06/2023 Katip .... ☪e-imzalıdır.☪ Hakim ... ☪e-imzalıdır.☪ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."