İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/313 E. 2023/1170 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/313
- Karar No
- 2023/1170
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/313 Esas KARAR NO : 2023/1170 DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/05/2020 KARAR TARİHİ : 26/12/2023 K.YAZIM TARİHİ :10/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 18/11/2019 tarihinde davalıdan elektronik kireç ve pas önleme sistemleri sipariş ettiğini, bu alışveriş nedeniyle 10.000.00 TL nakit (Banka hesabı ile ödeme sabittir) ödeme yapmış ayrıca .... bank .... Şubesinin TR.... iban numaralı 28.02.2020 keşide tarihli .... seri numaralı Ve 20.000.00 TL meblağlı çeki teslim ettiğini, sözleşmenin yapıldığı yerin müvekkilinin ikametgahı olduğunu, çekin de keşide yerinin aynı adres olduğunu, ürünlerin teslimi sonrası açılıp kontrol edildiğini ve siparişteki ithal ürünün yerine o ürünle ilgisi olmayan davalının kendi üretimi olan ve test aşamasında hiç bir fonksiyonunun olmadığının tespit edildiğini, davalıya E arşiv fatura sisteminden 17.01.2020 tarihli iade faturası düzenleyerek cihazları davalı firmaya geri gönderdiğini, davalı firma sahibinin kerelerce arandığını ancak telefonlara cevap vermediğini, bu çek haricinde gönderilen 10.000.00 TL tutarlı 10.02.2020 tarihinde havale ile gönderilen tutanda iade etmediğini, 28.02.2020 vade tarihli .... seri numaralı .... bank ..... Şubesine kayıtlı çekin ödeme tarihi gelmeden önce İhtiyati tedbir talebi ile çekin ödenmesini durdurmak için Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... D.İş dosyasından, sonrasında .... D.İŞ dosyasından ve Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasından taleplerde bulunulduğunu ancak reddedildiğini, çeki ödemek zorunda kaldıklarını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak sonuç alınamadığını, sonuç olarak davamızın kabulü ile; 30.000.00 TL alacağımızın ödeme tarihlerinden itibaren (havale ve Çek keşide tarihleri) 3095 sayılı yasa gereğince banka reeskont faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafın, dava dosyasına sunulmuş herhangi bir cevap dilekçesi bulunmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi Dr. ... tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle; Mahkemenin görevlendirmesi kapsamında incelenen cihazın, esasen büyük bir devre kartı şeklinde tasarlanmış olduğu, dosya içeriğinde görülen, 15.06.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda belirtilen çalışma prensibi ile alakasız olduğu, cihazın ayıplı olduğu, ortaya çıkış şekli itibariyle gizli ayıp niteliğine sahip olduğu kanaatine varıldığı yönünde rapor sunulmuştur. Bilirkişiler .... tarafından mahkememize sunulan bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı ... tarafından davalı tarafa 10.000,00 TL'nin 18.11.2019 tarihinde ..... Şubesi .... numaralı şahsi hesabından davalı taraf ... Enerji Elektr.Elek.” in TR.... numaralı hesabına havale edildiği, .... bank, ... Şubesi .... numaralı 28.02.2020 keşide tarihli ve toplam 20.000,00 TL Çelik, ve çellinin davalı ... Enerji Ltd.Şti. olduğu, .... yı ise; .... Enerji Ltd.Ş ing A.Ş. ne ciro ederek tevdü ettiği, tahsili için .... bank takas merkezine gönderildiğine kanaat oluşturulduğunda davalı tarafın bu tutarı tahsil ettiğinin anlaşıldı. Davacı tarafın, davalı tarafından üretilen ürünlerin ayıplı olduğu yönünde mahkemeye somut bir belge sunduğunda, ( veya Davacı vekilince dava dosyasına 14.08.2020 havale tarihli sunulan dilekçe ekinde .... imzalı “ cihaz iadesine ilişkin bilgilendirme” başlıklı yazıda ki bilgilerin malın ayıplı olduğu yönünde kanaat oluştuğunda) davacı ödemelerinin istirdadının talep edilip edilemeyeceğinin takdiri ve değerlemesinin mahkemeye ait olduğu kanaati ile rapor sunmuştur. Bilirkişi .... tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle; Davacı ... tarafından davalı tarafa 10.000,00 TI nin 18.11.2019 tarihinde .... Şubesi ... numaralı şahsi hesabından davalı taraf .... Enerji Elektr.Elek.' in TR.... numaralı hesabına havale edildiği, .... bank, ... Şubesi ... numaralı, 28.02.2020 keşide tarihli ve toplam 20.000,00 TI çekin; Keşide edenin davacı ..., ve çek hamilinin davalı .... Enerji Ltd.Şti olduğu, Arka yüzünde ise; ... Enerji Ltd.Şti nin iş bu çeki .... A.Ş.' ne ciro ederek tevdii ettiği, tahsili için .... bank takas merkezine gönderildiğine kanaat oluşturulduğunda davalı tarafın bu tutarı tahsil ettiğinin anlaşıldığı, davacı tarafın, davalı tarafından üretilen ürünlerin ayıplı olduğu yönünde Sayın Mahkemeye somut bir belge sunduğunda, ( veya Davacı vekilince dava dosyasına 14.08.2020 havale tarihli sunulan dilekçe ekinde ... imzalı “ cihaz iadesine ilişkin bilgilendirme” başlıklı yazıda ki bilgilerin malın ayıplı olduğu yönünde kanaat oluştuğunda) davacı ödemelerinin istirdatının talep edilip edilemeyeceğinin takdiri ve değerlemesinin sayın mahkemede olduğu görüş ve kanaatine varıldığı yönünde rapor sunulmuştur. Huzurda görülen dava, 6098 sayılı TBK'nın 227. maddesine dayalı satış sözleşmesine dayalı alıcının ayıba karşı seçimlik haklarının kulanılması talebine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesine göre; "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." TBK'nın 223. maddesine göre; "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." TBK'nın 227. maddesine göre; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." TBK'nın 231. maddesine göre; "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. " Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalıdan satın alınan elektronik kireç ve pas önleme sistemlerinin ayıplı çıkması nedeniyle davalıya ödenen bedelin iadesi istemli olarak huzurda görülen dava açılmıştır. Mahkememizce dava konusu makinenin ayıplı olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup makine üzerinde yapılan inceleme sonunda Makine Mühendisi Dr. ... tarafından düzenlenen 10/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; incelenen cihazın, esasen büyük bir devre kartı şeklinde tasarlanmış olduğu, dosya içeriğinde görülen 15.06.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda belirtilen çalışma prensibi ile alakasız olduğu, cihazın ayıplı olduğu, ortaya çıkış şekli itibariyle gizli ayıp niteliğine sahip olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Davalı şirket yetkilisinin mahkememize sunduğu 20/12/2023 tarihli dilekçesi ile açılan davayı kabul ettiğini belirterek ayıplı malların tarafına iadesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen 10/11/2023 tarihli bilirkişi raporu ve davalı şirket yetkilisinin kabul beyanı doğrultusunda davacı uhdesinde bulunan dava konusu malın davalıya teslim edilmesi şartıyla 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davacı uhdesinde bulunan dava konusu malın davalıya teslim edilmesi şartıyla 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davayı kabul beyanının yargılamanın ilk celsesinden sonra olmasından dolayı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 1.366,20 TL TL karar ve ilam harcının peşin alınan 512,33 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 853,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf olunan (4.400,00 TL bilirkişi ücreti + 200,50 TL posta ücreti tebligat, müzekkere masrafından ibaret) 4.600,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 7,80 TL vekalet harcı, 54,40 TL başvurma harcı ve 512,33 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 6-Davayı kabul beyanının yargılamanın ilk celsesinden sonra olmasından dolayı kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/12/2023 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza