İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/852 E. 2024/1341 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/852
- Karar No
- 2024/1341
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/852 Esas KARAR NO : 2024/1341
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/08/2023 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan dosya incelemesi neticesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili görevsiz Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; iş bu davaya konu ilamsız takipte tebligatın, müvekkilinin e-tebligat sistemine gelmiş olup müvekkili adına e-tebligat sisteminin de muhasebecisi tarafından muhasebesel işlemlerin takibi için açılması ve müvekkilininde işbu e-tebligattan hiçbir şekilde haberdar olmaması nedeniyle borca itiraz süresini kaçırmış olduğunu, müvekkilinin işbu icra takibinden banka hesabına konulan haciz nedeniyle haberdar olmuş olduğunu, ayrıca müvekkilinin kendisine gelen e-tebligattan haberdar olmadığı için borca itiraz edememiş ise de müvekkilinin, davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin alacaklı olarak görünen şahsa kesinlikle hiçbir borcu bulunmadığını ve ayrıca dosyadaki ilamsız takibe de bakıldığında müvekkilinin borçlu olduğunu gösteren herhangi bir evrak dahi sunulamamış olduğunu, ayrıca davalının icra takibi açtığı sırada icra dosyasına sunmuş olduğu bir çek yaprağı görüntüsü bulunmakta ancak çıplak gözle dahi bakıldığında bu çek yaprağı görüntüsünde müvekkilinin adı ya da imzasının olmadığının açık ve net olduğunu, ayrıca müvekkilinin imzasının ve isminin dahi olmadığı bir çekin fotoğrafı ile borçlandırılamayacağı ve hatta müvekkilinin adına açılan icra takibinden haberdar olmuş olsa idi işbu takibe borcunun olmaması sebebiyle itiraz edeceğinin açık ve net olup ve müvekkili hakkında dava açılabilmesi içinde dosyada delil başlangıcı olarak kabul edilen herhangi bir evrakta bulunmadığını, müvekkilinin, davalıya borçlu olduğuna dairde herhangi bir evrak da icra dairesine sunulamamış olduğunu, sunulan fotoğraftaki evrakta müvekkilinin cirosu dahi bulunmadığını beyanla; davanın kabulü ile takibin borca itirazları çerçevesinde iptaline, takibin devamı halinde müvekkili yönünden telafisi güç zararlara uğrayacağı açık olduğundan, takibin dava sonuna kadar durdurulmasına ilişkin, takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli olmasından dolayı ve müvekkilinin borçlu olduğuna dairde herhangi bir evrak sunulamamış olmasından dolayı da takibin iptali ile davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili görevsiz Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın Kıymetli evrak olan çekle ilgili bir dava olup, çekle ilgili davalar TTK 4 maddesi gereği Mutlak Ticari bir dava olduğundan görevsizlik Kararı verilerek dosyasının görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede açılmış olduğunu, huzurdaki davaya ilişin Çek ve zayi edilmiş diğer iki adet çek için Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası ile zayi Nedeniyle Çek İptali davası açılmış olup gerekli ilanlar yapılmış olup davacı tarafça herhangi bir dava açılmadığı gibi herhangi bir itiraz da olmamış ve işbu davanın kesinleşmiş olduğunu, davacı tarafın davaya konu çek bedelini kötüniyetle ödemek istemediğini ve hukuki mesnetten yoksun olarak dava açmış olduğunu, çekin tek başına borç doğuran bir evrak olup mücerret ve asıl borç ilişkisinden bağımsız bir evrak olmasına rağmen, çekten dolayı borcu olmadığını düşünen davacı tarafın çekin ibraz günü gelmeden ve herhangi bir icra takibi yapılmadan evvel ilgili davaları açması gerektiği halde hiçbir dava açılmamış olduğunu, mahkemece verilen İhtiyati Tedbir Kararının usul ve yasaya uygun olmadığını, müvekkili tarafından davacı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış olup işbu icra takibinin kesinleşmiş olduğunu, İİK 72/2 maddesine göre; ''İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir yolu ile icra takibinin durdurulması mümkün değildir. Sadece icra veznesine giren paranın alacaklı tarafa ödenmemesi yönünde bir tedbir kararı verilebilir '' denilmekte olduğunu, dolayısıyla İhtiyati Tedbir Kararının kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise Teminat miktarının İcra dairesinde hesaplanan kapak hesabı alacağı ve ayrıca çıkacak kapak hesabı alacağına ek olarak %15 Teminat yatırılmasını talep ediyor olduklarını beyanla; öncelikle Görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, görevsizlik kararı verilmemesi halinde; davacı tarafından açılan haksız ve hukuki mesnetten yoksun bulunan davanın reddine ve % 20 İcra inkar tazminatına hükmedilmesine, ihtiyati tedbir şartları oluşmadığından ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ve mahkeme aksi kanaatte ise teminat bedelinin % 115 olarak belirlenmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı aleyhine başlatılan icra takibine konu alacak yönünden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. İş bu davanın ilk olarak 28/08/2023 tarihi itibariyle Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilerek açıldığı, ilgili mahkemenin 16/05/2024 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı ile görevsizlik nedeniyle usulden ret kararı verildiği, kesinleşen dava dosyasının Mahkememizin yukarıda kayıtlı esasına 18/10/2024 tarihinde tevzi edildiği görülmektedir. 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle yapılan değişiklik neticesinde 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.): "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(1)(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." şeklinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir. Somut olayda, talep çeke dayalı olarak başlatılan icra takibinin iptali istemine ilişkin olup dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvuru zorunluluğuna ilişkin dava şartı bulunduğu sabittir. Arabuluculuk başvuru tutanağının incelenmesinde; arabuluculuk başvuru tarihinin 17/12/2024 olduğu görülmüştür. Dava, görevsiz mahkemede açılmış ve görevsizlik kararı üzerine süresinde başvuru yapılarak görevli mahkemeye gönderilmişse görevli mahkemeye gelen dosya görevsiz mahkemede açılan davanın devamı niteliğinde olduğundan davanın görevsiz mahkemede açıldığı tarih de dava tarihi olarak kabul edilir. Davacı vekilince sunulan arabuluculuk tutanağının dava tarihini kapsamadığı, dava tarihinden sonra yapılan arabuluculuk başvurusunun usulüne uygun olarak kabul edilemeyeceği, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir nitelikte dava şartı olmadığının kanunun açık hükmü olduğu, davacı tarafından yapılan arabuluculuk başvuru tarihinin dosyanın Mahkememize tevdi edildiği tarihten de sonraki bir tarihte olduğu, bu nedenle iş bu davanın 6102 Sayılı TTK'nun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1.fıkrasına aykırı olarak arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmadan açılmış olması nedeniyle, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1- 7155 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 sayılı kanunun 18/A maddesinin 1. fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 1.321,15 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 893,55 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafça yatırılan teminatın karar kesinleştikten 1 ay sonra tazminat davası açılmadığı ve talep edildiği takdirde HMK.392(2) gereğince davacıya İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/12/2024
Katip ... ¸
Hakim ... ¸