İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/653 E. 2024/1325 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/653
- Karar No
- 2024/1325
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/653 Esas KARAR NO : 2024/1325 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/07/2024 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı şirketten satın alacağı ... için 02.02.2024 tarihinde, davalı şirketin ... Bankası .... IBAN numaralı hesabına 150.000,00 TL yi "Kule Vinç Kapora" açıklamasıyla göndermiş olduğunu, akabinde aradan geçen iki haftadan fazla süre zarfında davalı şirketin satışa konu kule vinci müvekkili şirkete teslim etmediği halde satış bedelinin tamamı üzerinden 19.02.2024 tarihli ve 840.000,00-TL bedelli faturayı düzenleyerek sistem üzerinden müvekkili şirkete tebliğ etmiş olduğunu, henüz teslim almadıkları ve ne zaman teslim alacakları da belli olmayan bir malın bedeli için fatura düzenlenmiş olması karşısında müvekkili şirketin bahse konu kule vinçi satın almaktan vaz geçerek davalıdan düzenlemiş oldukları faturayı iptal etmelerini ve kendilerine gönderilmiş olan kaporanın da iade edilmesini talep etmiş olduğunu, nitekim faturanın iptaline ilişkin müvekkili şirketin bu talebinin davalı şirket tarafından da uygun bulunmuş ve davalı şirketin e-fatura sistemi üzerinden gerekli fatura iptal talebini oluşturmuş, müvekkili şirketin onayı ile de bahse konu faturanın 20.02.2024 tarihinde iptal edilmiş olduğunu, nitekim, bu işleme yönelik whatsapp yazışmaları ve davalı şirket tarafından gönderilen ekran görüntüsünün de dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, her iki tarafın kabulü çerçevesinde satıştan vazgeçilmiş olmasına ve düzenledikleri satış faturasını da iptal etmiş olmalarına rağmen davalı şirket kapora olarak kendilerine ödenmiş olan 150.000,00 TL yi müvekkili şirkete haksız ve hukuka aykırı olarak iade etmeye yanaşmayınca davalı şirket aleyhine kaporanın tahsili amacıyla Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, ancak, davalı şirketin icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurmuş olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete "Kule vinç kaparo" açıklaması ile 150.000,00 TL kapora ödemesi yapılmış ancak davalı şirketin üzerine düşen teslim yükümlülüğünü ifa etmediği gibi müvekkili şirket adına düzenlemiş olduğu faturayı da iptal ettiği halde haksız ve hukuka aykırı olarak 150.000,00 TL'lik kaparo iadesini yapmamış olduğunu, dava şartı olan arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, icra takibine konu edilen alacağın likit bir alacak olduğunu beyanla; davanın kabulü ile davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasındaki itirazının iptali ile takibinin devamına, hasız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle davalı aleyhine İİK m.67 hükmü kapsamında alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili davalı şirket arasında sözlü olarak satış sözleşmesi kurulmuş ve satışa konu kule vincin satış bedelinin tamamı üzerinden 19.02.2024 tarihinde 840.000,00 TL' lik faturanın müvekkili şirket tarafından düzenlenmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından kule vincin kurulacağının davacıya bildirilmiş, ancak davacı şirketin kule vincin kurulumunun müvekkili şirket tarafından kule vincin kurulumunun yapılmasından sonra bakiye ödemenin yapılacağının müvekkili şirkete bildirilmiş olduğunu, gerek taraflar arasında yapılan şifai anlaşmaya göre gerekse de yerleşik ticari teamüllere göre ödemenin tamamının yapılmasından sonra kule vinç kurulumunun yapılması gerektiğinin açık olduğunu, belirtilen nedenle davalı müvekkili şirket tarafından ödemenin tamamının yapılmasından sonra ancak kule vinç kurulumunun yapılacağının belirtilmiş olduğunu, zira müvekkili şirket tarafından kurulum yapıldıktan sonra davacının satış bedelini ödememesi halinde kule vincin sökülmesinin dahi ayrı bir maliyet ve iş gücü gerektirecek olduğunu, davacı yanca dava dilekçesinde bu hususların belirtilmemiş ve müvekkili şirket tarafından sebepsiz bir şekilde kurulumdan kaçınıldığının belirtilmiş olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu malın teslimini gerçekleştirmek istemesine rağmen davacı tarafın satış bedelini ödemeye yanaşmamış olduğunu, davacı şirket tarafından satış bedelinin ödenmemesi akabinde müvekkili şirketin bahse konu kule vinci teslim etmemesi üzerine; davacı şirketin, bahse konu kule vinci satın almaktan vazgeçerek müvekkili şirketin düzenlemiş olduğu malın satış bedeline ilişkin faturayı iptal etmeyi ve ''kapora'' açıklaması ile ödenmiş olan 150.000,00 TL yi müvekkili şirketten talep etmiş olduğunu, müvekkili şirketin fatura iptali talebini kabul etmiş ve akabinde e-fatura iptal talebini oluşturmuş, davacı şirketin onayı ile bahse konu faturanın 20.02.2024 tarihinde iptal edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete ödenmiş olan 150.000,00 TL ''kaporayı'' iade etmemiş olduğunu, çünkü davacı tarafın da dava dilekçesinde belirttiği üzere davacının, müvekkili davalıya davalının şirketinden alacağı Kule Vinç için 02.02.2024 tarihinde 150.000,00 TL'yi banka kanalıyla ''Kule Vinç Kapora'' açıklaması ile göndermiş olduğunu, sözleşmenin kurulması ve müvekkili şirket tarafından sözleşmenin ifasının başlaması akabinde müvekkili şirketin ''DAVACI ŞİRKETİN'' isteği doğrultusunda kule vincin kullanımı için ekstra olarak uzaktan kumanda satın almış, davacı şirket tarafından talep edilen ve bu sebeple satın alınan uzaktan kumanda ile ilgili davacı şirketin yetkilisi ile yapılan .... konuşmalarının dilekçe ekinde sunulmuş olduğunu, davacı şirketin 02.02.2024 tarihinde satın alınan mal için gönderdiği 150.000,00 TL kapora ile müvekkili şirketin davacı şirketin isteği üzerine 02.02.2024 (aynı gün) satın almış olduğu uzaktan kumandaya ilişkin 48.000,00 TL'lik faturanın dilekçe ekinde sunulmuş olduğunu, davacı şirket tarafından kapora adı altında 150.000,00 TL'nin ödendiği aynı gün (02.02.2024) müvekkili şirket davacının talebi üzerine artık satışın yapıldığına olan güven ile uzaktan kumandayı satın almış ve davacı taraf ile aralarındaki sözleşme konusu kule vinç için 48.000,00 TL ekstra masraf yapmış olduğunu, uzaktan kumandanın kule vinç için zorunlu bir parça olmayıp davacının talebi ile ekstra hizmet olarak eklenmiş olduğunu, müvekkili şirketin davacı ile aralarında mevcut anlaşmaya göre davacı tarafın talebi üzerine söz konusu 48.000 TL lik ekstra masrafı yapmış olduğunu, davacının talebi doğrultusunda satın alınmış olan uzaktan kumandanın kule vinç ile kullanılabilmesi için uzaktan kumandanın, vincin beynine entegre edilmesi gerektiğini, bu nedenle söz konusu uzaktan kumandanın vincin beynine/ panoya 120.000 TL masraf ile entegre edilmiş olduğunu, bu işlemlerin birbiri ile bağlantılı işlemler olduğunu, bu işlemlerin yapılmasının sebebinin ise davacının talebinin yerine getirilmesi olduğunu, iş bu kule vincin uzaktan kumandasının panoya entegre işlemine ilişkin 120.000,00 TL'lik masrafın faturasının dilekçe ekinde sunulmuş olduğunu, her ne kadar davalı şirket tarafından ''kapora'' açıklaması ile müvekkili şirkete ödeme yapılmış ise de müvekkili şirketin kurulan sözleşmeye güvenerek; davacı şirkete duyulan güven ve davacı şirket tarafından gelen talepler doğrultusunda yukarıda detaylıca açıklanan masrafları yapmış olduğunu, işbu masraflara ilişkin düzenlenmiş faturaların dilekçe ekinde mahkememize sunulmuş olduğunu, bu halde dahi davalı şirketin ''kapora'' adı altında vermiş olduğu miktarın (150.000,00 TL) müvekkili şirketin sözleşmeye güvenerek yapmış olduğu masrafı (168.000,00 tl) karşılamamakta olduğunu beyanla; müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, davacının icra - inkar tazminatı talebinin reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafın davalı taraftan almayı planladığı kule vinç için kapora ödemesi yapmasının ardından satıştan vazgeçilmesi nedeni ile ödenen bedelin iadesinin gerekip gerekmediği, ödemenin bağlanması parası veya cayma parası olarak kabul edilebilip edilemeyeceği, davalının ödemenin tamamı ile yapılmasının ardından kule vincin kurulumunu tamamlayıp tamamlamayacağı, kule vincin kurulumu için davacının talimatı üzerine ekstra masraf yapılıp yapılmadığı, yapılan masrafların satış bedeline dahil olup olmadığı, bu hususta davacı tarafa gerekli bildirimlerin yapılıp yapılmadığı, davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde miktarı hususlarındadır. Mahkememiz 19.11.2024 tarihli ara kararı ile davalı vekiline davacı tarafa ödemenin tamamı ile yapılmasının ardından kule vincin kurulumunun tamamlanacağı, ekstra masraf olduğu belirtilen kalemlerin satış bedeline dahil olmadığı, ödemenin tamamının yapılmasının ardından kule vincin kurulumunun tamamlanmasına hazır olduklarına ve bu hususta davacı tarafta bildirimde bulunulduğuna ilişkin delilleri ibraz etmek üzere süre verilmiş olup davalı vekili ibraz etmiş olduğu beyan dilekçesinde özetle dava konusu uyuşmazlığa konu kule vincin taşınmazı/kurulması zor ve masraflı olduğunu, parası ödenmeden vincin nakledilmesi, kurulmasının hem ticari teamüllere hem de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Kule vinç kurulduktan sonra parası ödenmediğinde sökülüp taşınmasının da ayrı bir maliyet gerektirdiğini, bu duruma ilişkin tarafların Whatsapp yazışmalarının dilekçe ekinde olduğunu, taraflar arasında yargılama konusu ticarete ilişkin, davacı tarafın talebi üzerine müvekkili tarafından işlemlerin yapıldığına ve davacı tarafın vincin satış bedelini vinç kurulmadan ödemekten kaçındığına, ekstra masraf olduğu belirtilen kalemlerin satış bedeline dahil olup olmadığına, ödemenin tamamının yapılmasının ardından kule vincin kurulumunun tamamlanmasına müvekkili şirketin hazır olduğuna ilişkin olarak bilgisi ve görgüsüne başvurulmak üzere tanık dinlenilmesi talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 150.000,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği anlaşıldı. Tarafların dosyaya yansıyan beyanları uyarınca davacı tarafın davalı taraftan kule vinç satın alınması hususunda sözlü anlaşma yapıldığı ve bu nedenle davacı tarafından davalı taraf 150.000,00 TL ödeme yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafın talebi yapılan kapora ödemesine ilişkin olup davalı taraf ise, ödemenin tamamının yapılmasının ardından kule vincin kurulumunun yapılacağını, malın taraflarınca teslim edilecek olmasına rağmen davacı tarafın satış bedelini ödemediğinden ve davacı tarafça uzaktan kumanda talebinde de bulunulduğundan teslimin gerçekleşmediği savunmasında bulunmuşlardır. Alacaklının temerrüdü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 106. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Öğretide alacaklının temerrüdü, borca uygun şekilde borçlu tarafından teklif edilen edimin haklı bir nedene dayanmaksızın alacaklı tarafından kabul edilmemesi olarak, bir başka anlatımla; yapılacak veya verilecek şey usulüne uygun kendisine arzedildiği halde alacaklının haklı bir nedeni olmaksızın onu reddetmesi veya borçlunun borcunu ifa edebilmesinin daha önce alacaklı tarafından yapılması gereken işlemlere bağlı olması halinde, alacaklının gereken işlemleri yapmaktan kaçınması olarak tanımlanmakta, koşulları; a)Borç muaccel olmalı, b)Borçlu ifayı borca uygun şekilde teklif etmiş olmalı, c)Alacaklının ifayı haklı bir nedene dayanmaksızın reddetmiş olmalı, şeklinde sayılmaktadır. Buna göre somut olayın değerlendirmesinde her ne kadar davalı vekilince ödemenin tamamının yapılmasının ardından kurulumun tamamlanacağı belirtilmiş ise de, bu hususta davacı tarafa yapılmış bir ihtar veya bildirime ilişkin ispata elverişli delil dosyaya sunulabilmiş değildir. TTK m.18/3 hükmü uyarınca tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerekmektedir. Buna göre davalı vekilince bu hususta tanık dinlenilmesi talep edilmiş ise de bu açık ve emredici hüküm karşında davalının alacaklının temerrüdü hükümlerinden yararlanabilmesi için gerekli ihbar veya ihtarı yaptığını ancak noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapıldığını ispat etmesi gerektiğinden tanık dinlenilmesi talebi reddedilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ( 6098 sayılı Kanun ) " Bağlanma parası " başlıklı 177 nci maddesi; “Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür.” şeklinde olup; aynı Kanun'un " Cayma parası " başlıklı 178 inci maddesi ise; “Cayma parası kararlaştırılmışsa, taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır; bu durumda parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır; almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir.” hükmünü içermektedir. Bağlanma parası (pey akçesi), sözleşme yapılırken bir kişinin vermiş olduğu paradır. Kaparo olarak da adlandırılan bu para cayma parası değildir. Sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel adet olmadıkça bu para, alacaktan düşülür (Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, s. 119, 120). Bağlanma parasında olduğu gibi cayma parasının istenebilmesi için de sözleşmenin geçerli olması gerekmektedir. Çünkü, cayma parası da bir fer'i (yan) borçtur. Bu sebeple, sözleşme herhangi bir nedenle geçersiz ise, artık cayma parasından da söz edilemeyecektir ((HGK'nın 22.09.2022 tarihli ve 2020/3-551 E., 2022/1147 K. sayılı kararı da aynı yöndedir). Yapılan bu açıklamalar uyarınca somut olayın değerlendirilmesinde davalının taraflar arasındaki sözlü olarak yapılan sözleşmeye istinaden kendisine yapılan ödemeyi TBK m.77 uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade ile yükümlü olduğu, yapılan ödemenin bağlanma parası niteliğinde olduğu, davalının alacaklının temerrüdü hükümleri uyarınca gerekli ispat şartlarının yerinde getiremediği anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile Davalı tarafın Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğ'nün .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 30.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalı tarafın Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğ'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin DEVAMINA, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 30.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 10.246,50 TL harçtan peşin alınan 1.811,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.434,87 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 2.239,23 TL ile tebligat ve posta masrafı 217,00 TL olmak üzere toplam 2.456,23 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/12/2024 Katip .... ¸ Hakim ... ¸