İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/422 E. 2025/333 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/422
Karar No
2025/333
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/422 Esas KARAR NO : 2025/333 DAVA : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/05/2024 KARAR TARİHİ : 11/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında, "Yazılım Satış ve Yıllık Lisans Güncelleme" konulu 15.06.2023 tarihli sözleşme akdedildiğini, davacının sözleşmeden doğan bütün yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmesine rağmen, davalının "Yazılım Satış ve Yıllık Lisans Güncelleme" sözleşmesine konu yazılımlar taahhüt edilen nitelikte olmadığını, bu nedenle davacının beklentisini ve ihtiyacını karşılamadığını ve kullanılamadığını, yazılımların sözleşme akdedilirken beklenen ve taahhüt edilen faydayı sağlamaktan uzak olduğunu, Yapılan şifahi görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine sözleşme haklı sebeple feshedilmiş olduğunu, davalıya gönderilen Kocaeli ..... Noterliğinin ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, yazılımların kaldırılması ve ödenen tutarın iadesi talep edildiğini, sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğinin ve müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile müvekkil şirketin ödediği ve iadesi gereken tutarın şimdilik 14.340 EURO kısmının 24.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarında uygulanan bir yıl vadeli döviz mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan istirdadını ve tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın sözleşmeyle ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, dava konusu yazılımın halen eksiksiz ve tam kapasitede çalıştığını, davacı tarafından yapılan sözleşme feshinin geçersiz olduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı tarafa yükletilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, taraflar arasında varlığı ihtilafsız olan yazılım satış ve yıllık lisans güncellemesi sözleşmesi kapsamında davalı tarafından kurulumu yapılan yazılımların taahhüt edilen nitelikte olmadığı, davacının beklentilerini karşılamadığı iddiası ile sözleşme bedelinin iadesi istemine ilişkindir. -Mahkememizce davacı vekiline davacı yanın sözleşme kapsamında beklentilerini karşılamayan iddia ve hususları somutlaştırmak, varsa ayıp-eksik iş iddialarının hangi sebebe dayandığını belirtmek ve bu hususta anlaşılır ve açıklayıcı beyanda bulunmak ve yine varsa ilgili şikayetleri kapsamında davalı yana yapılan başvuru ve taleplere ilişkin tüm bilgi ve belgeleri ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davacı tarafından sunulan beyan dilekçesinde; yapılan incelemeler sonucunda yazılımın, sözleşmeye aykırılık kapsamında değerlendirilmesi gereken, aşağıdaki güvenlik açıklarını içeridiği ve müvekkil şirketin fabrikada yürüttüğü iş süreçlerine uymadığı Güvenli İletişim Eksikliği, Yetkisiz Dış Erişimler, Açık Kaynak Kodlu Yazılımların Lisans İhlalleri, Kaynak Kodun Paylaşılmaması, Lisans Bildiriminin Kaldırılması, Türev Eserlerin GPL ile Lisanslanmaması, Kullanıcının Kendi İnşa Ettiği Versiyonla Değiştirme Engeli, Zayıf Varsayılan Şifreler: İş Süreçlerine Uyarlama Yükümlülüğünün İhlali, sözleşmenin 2.1 maddesinde, yazılımın standart fonksiyonlarının işlevselliği garanti edilmekle birlikte, güvenlik açıkları ve iş süreçlerine uyumsuzluk gibi alıcının kolayca fark edemeyeceği ve satıcının bildirmediği ayıpların, TBK 235 anlamında gizli kusur olarak değerlendirilmesi gerektiğinin bildirildiği görülmüştür. -Taraflara arasındaki "Yazılım Satış ve Yıllık Lisans Güncelleme" başlıklı 15.06.2023 tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşme kapsamında davacı tarafça ödemelerin yapıldığı, yine davalı tarafça sözleşme kapsamında kurulum işlemlerinin gerçekleştiği ihtilafsızdır. -Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesinde; davacı tarafın iddiası sözleşme kapsamında kurulumu yapılan yazılımın işlevsel olmadığı, müvekkilinin sözleşme ile elde etmek istediği yararı elde edemediği, verimli çalışmadığı, yapılan işin ayıplı olduğu hususlarına dayanmakta iken davalı taraf sözleşme kapsamında işlerin eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edildiğini iddia etmektedir. -Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu doğrultuda ilkelerin somut olaya uygulanması gerekmektedir. -6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir. -Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir.. -Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. -6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eserin kabulü başlıklı 477. Maddesinde, eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluktan kurtulacağı, ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne uygun gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğunun devam edeceği düzenlenmiştir. -Eserin teslimi ve kabulü ayrı kavramlardır. Eserin teslimi sözleşmenin konusu olan işlerin iş sahibine verilmesi-teslim edilmesidir. Yüklenici teslim ile sözleşme ile üstlendiği edimi ifa etmiş olur ancak sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden kurtulmaz. Yüklenicinin sorumluluktan kurtulması teslim edilen eserin iş sahibi tarafından açıkça ya da örtülü kabulü ile olur. -6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474/1 maddesinde; "İş sahibi eserin teliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz, eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. " hükümlerine yer verilmiştir. Eski Borçlar Kanunu'nda da benzer şekilde düzenlemeye verilmiştir. -Bilindiği gibi açık ayıp meydana gelen eserde basit bir muayene ile ve çıplak gözle tespit edilebilen ayıplardır. Açık ayıplarda iş sahibi, eserim tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre eseri gözden geçirip varsa açık ayıpları tespit ve ayıpları uygun süre içerisinde iş sahibine bildirmek zorundadır. Eski Borçlar Kanunu ve yeni Türk Borçlar Kanunu'nda muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup işin niteliği ve olayın özelliği ve imal edilen şeyin büyüklüğü, genişliğine göre süreler farklı olacak ve olayın niteliğine göre belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi iş sahibi bizzat yapabileceği gibi 818 sayılı Borçlar Kanunu 359/2 ve Türk Borçlar Kanunu 474/2 maddesi hükümlerine göre mahkeme aracılığı ile tespit ettirebilir. -Gizli ayıplarda ise gizli ayıba vakıf olur olmaz (öğrenir öğrenmez) yapılması gerekir. Ayıp halinde iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. -Açık ayıplarda iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur. -Mahkememiz dosyası taraf defterlerinin incelenmesi, davacı tarafın sistemleri üzerinde inceleme yapılması, taraflar arasındaki yazılım satış ve yıllık lisans güncellemesi sözleşmesi kapsamında davalı tarafça sözleşme kapsamında edimlerin yerine getirilip getirilmediği, davacı tarafın dava dilekçesinde ve 19/07/2024 tarihli beyan dilekçesinde yer verdiği eksik ve/veya ayıplar yönünden inceleme yapılması, varsa eksik / ayıplı işler yönünden eksikliğin giderilmesinin mümkün olup olmadığı, varsa ilgili ayıp ve/veya eksikliklerin sözleşme ile elde edilmek istenen amaca engel teşkil edip etmediği hususlarının tespiti amacıyla bir mali müşavir bilirkişi ile bir yazılım alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesi istenmiş, düzenlenen 03/11/2025 tarihli raporda özetle; davacı tarafın 2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı tarafın taraflar arasındaki sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğinin ve davacının borçlu olmadığının tespiti ile davacının ödediği ve iadesi gereken tutarın şimdilik 14.340,00 EURO kısmının 24.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarında uygulanan bir yıl vadeli döviz mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan istirdadını ve tahsiliyle davacıya ödenmesini talep ettiği, taraflar arasında 15.06.2023 tarihli “abas Yazılım Satış Ve Yıllık Lisans Güncelleme Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin amaç, konu ve taraflar kısmında, tarafların karşılıklı olarak hak ve yükümlülüklerinin belirlendiği, davacı tarafın müşteri, davalı tarafın tedarikçi konumunda yer aldığı, sözleşme tutarının KDV hariç 120.000,00 EURO olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarda 15.12.2023 tarihinden itibaren dava konusu olay dışında davacı tarafın davalı tarafa 3.110,92 TL borçlu olduğu, dava konusu olayla ilgili davalı tarafın davacı tarafa 143.659,40 EURO fatura düzenlediği, davacı tarafın davalı tarafa 143.659,40 EURO ödediği, yerinde inceleme sonuçlarına göre davacının sistemlerinde yapılan incelemede bazı hususlar muğlak kalmış olmakla beraber davacının şikayetlerine binaen yazılı olarak davalı tarafa hiçbir beyanda bulunmadığı, tarafımıza şifahen ifade edildiğini beyan etmesinin yeterli dayanak olmadığı, sözleşmedeki şartları imzaladığı ve kurulum sürecinden sonra ki sorunları hakkında davalı tarafça belirten uyarlama sürecinde sıkıntı yaşadığı ve bunlarla ilgili davalı tarafı bilgilendirdiğine dair bir bulguya rastlanmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası daha önce rapor veren bilirkişi ...... 'e tevdi edilerek davacı tarafın hukuki nitelikte olmayan itirazlarının irdelenerek ek rapor düzenlenmesi istenmiş, tarafların talebi doğrultusunda 24/01/2024 tarih saat 14.00 itibariyle inceleme yapılmasına karar verilmiş ve iş inceleme günü taraflara tebliğ edilmiş, bilirkişi tarafından inceleme sonrasında düzenlenen 03/03/2025 tarihli ek raporda özetle; Davacı ve davalı tarafta yapılmış olan her iki yerinde inceleme neticesinde ve dosya münderecatındaki belge ve deliller göz önünde bulundurularak; davacı tarafın istirdat talebi ile ilgili iddialarını ispat edemediği ve ..... programının kusurlu bir program olmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Bilirkişi kök ve raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür. -Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Yukarıda ayrıntılarıyla yer verilen açıklamalarda da belirtildiği üzere Mahkememizce davacı vekiline sözleşme kapsamında ayıp iddialarını somutlaştırması istenmiş, davacı tarafın beyan dilekçesi ile sözleşme kapsamında kurulumu yapılan yazılımla ilgili ayıp iddialarını somutlaştırdığı ancak bu hususta davalı yana yapılan başvuru ve bildirimlere ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge ibraz edilmediği görülmüştür. -Davacı tarafın somut iddiaları nazara alınarak yazılımcı bilirkişi vasıtası ile davacı tarafın sistemleri yerinde incelenmiş, bilirkişi tarafından sunulan kök ve ek raporda davalı tarafından kurulumu yapılan yazılında sözleşme kapsamında eksik veya ayıbın bulunmadığı bildirilmiştir. Yine düzenlenen kök ve ek raporda davacı tarafın iddialarını somutlaştırdığı dilekçesindeki sorunlara tek tek yer verildiği, iş bu ayıp iddiaları yönünden yazılımda bir eksikliğin bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. -Davacı taraf rapora itirazlarında yazılımdaki güvenlik açıkları, iş sürecine uyumları ve diğer yönlerdeki eksiklerin tespiti amacıyla fabrikanın işleyişinin incelenmesi gerektiğini, bu konu irdelenmeden yapılan incelemenin eksik kalacağını iddia etmiştir. -Eser sözleşmelerini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran en önemli farkı sonuç sorumluluğu, yani tarafların anlaşmaları doğrultusunda yüklenicinin bir sonucu meydana getirmeyi taahhüt etmesidir. Sonucu taahüt eden yüklenici Türk Borçlar Kanunu'nun 471. ve Borçlar Kanununun 356. maddesi uyarınca iş sahibinin yararını gözeterek özen görevini sadakatle yerine getirmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışları esas alınacaktır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma, zararına olacak şeyleri yapmama anlamını da ifade eder. Nitekim Yargıtay Yüksek 15. Hukuk Dairesi'nin 07/11/2017 gün ve 2017/2286 Esas, 2017/3847 Karar sayılı kararında da aynı görüş benimsenmiştir. -Sonucu taahhüt eden yüklenici Türk Borçlar Kanunu'nun 471. ve Borçlar Kanunu'nun 356. maddesi uyarınca iş sahibinin yararını gözeterek özen görevini sadakatle yerine getirmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışları esas alınacaktır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma, zararına olacak şeyleri yapmama anlamını da ifade eder. -Bu kapsamda taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafın sözleşme ile elde etmek istediği yararın davalı yüklenici tarafından sağlanması gerektiği kuşkusuzdur. Ancak taraflar arasındaki sözleşme ile alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde davacı tarafın sözleşmede açıkça istenilen hususlara yer verdiği, davalı yüklenici tarafından sözleşme kapsamındaki edimlerin eksiksiz yerine getirildiği görülmektedir. -Bu kapsamda her ne kadar davacı tarafça fabrikadaki işleyişin ve iş süreçlerindeki uyumsuzluğun tespiti talep edilmiş ise de davacı tarafın basiretli bir tacir olarak bu hususlara sözleşmede ve/veya sözleşmenin kurulum aşamasındaki talimatlarında açıkça yer vermesi gerektiği, davacı tarafın sözleşmede bu standartlara yer vermediği gibi bu hususta yükleniciye talimat verildiğine dair yazılı bir belgenin ibraz edilmediği, yine Mahkememizce verilen kesin süre içerisinde kurulumdan sonra şikayetleri kapsamında davalı yana yapılan başvuru ve taleplere ilişkin bilgi ya da belge ibraz etmediği görülmekle, davacı tarafın bu yöndeki iddialarına Mahkememizce itibar edilmemiştir. -Tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı yüklenici tarafından ayıplı ifada bulunulduğuna ilişkin iddiaların davacı tarafça ispat edilemediği, bu haliyle sözleşmeden dönme ve/veya bedel iadesi talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 8.503,10-TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.887,70- TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 78.686,81-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/04/2025 Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/422, K. 2025/333, T. 11.04.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-422-e-2025-333-k-bcf8524534dd