İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1005 E. 2025/579 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1005
Karar No
2025/579
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1005 Esas KARAR NO : 2025/579 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 02/12/2024 KARAR TARİHİ : 20/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/07/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müflis şirket ile müvekkili arasında ekte sunulu "Satış Vaadi Sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşmede İSTANBUL ili, Esenyurt İlçesi, A2 blok 56 numaralı bağımsız bölümlerin mülkiyetinin müvekkile devredilmesinin kararlaştırıldığını, alacak kaydı bildiriminde iflas dosyasına sunulan ve iş bu dilekçe ekinde de sunulan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin "Satış Bedeli Ve Ödeme Şekli" başlıklı 9. maddesinden de anlaşılacağı üzere satış bedeli peşin olarak verildiğini ve bu anlamda satıcının herhangi bir alacağının kalmadığını, iflas idaresi tarafından alınan kararın gerekçesinde "Alacaklı vekilince masaya kaydı talep edilen toplam 140.000,00.-TL alacağın; sunulan belgeler alacağın varlığını tevsik edici nitelikte bulunmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden alacağın tamamının reddine karar verilmiştir." Hususlarına yer verildiğini, taşınmazları satın almayı vaad eden taraf konumunda olan müvekkilinin sözleşmede belirtildiği üzere peşin para karşılığı olarak yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müvekkilince ödeme yapılmış ve herhangi bir borç kalmadığını, taşınmazları devretmeyi vaat eden taraf olan müflis şirketin ise müvekkil birçok kez talep etmesine rağmen taşınmazları devretmediğini, açıklanan nedenlerle, Bakırköy 1. İcra ve İflas Dairesi İflas Dosyası İflas İdaresi tarafından verilen alacağın reddine dair kararın kaldırılmasını, alacağın kabulü ile iflas masasına kaydına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müflis şirket ile davacı arasında gerçekleştirilen sözleşme geçersiz olduğundan davacı taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafça, alacak kaydı talebinde bulunurken, alacağın varlığını ispata yarayan herhangi bir belge sunulmadığını, iflas idaresi gerek mahkeme gerekse de bilirkişi olmadığından sadece iddiaya dayalı alacak kaydı nedeniyle alacağı ret etmek zorunda kaldığını, davanın açılmasına iflas idaresi sebebiyet vermediğinden, yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi halinde dahi, iflas masası aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, öncelikle davacı tarafın davayı yasal süresinde açıp açmadığının tespiti ile süresinde açılmadığının tespit olunması halinde ise davanın usulden reddini aksi halde davanın esastan reddini, davanın açılmasına iflas idaresi sebebiyet vermediğinden, davanın kabulüne karar verilmesi halinde dahi, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmemesini, iflas tarihinden sonraki alacak taleplerinin iflas alacağı olarak kabulü mümkün olmadığından davacının varsa buna ilişkin talepleri ile faiz, iflas erteleme kararından iflasın açılmasına kadarki süre için işletilebileceğinden davacının bunu aşan taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini saygı ile iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafın Bakırköy ..... Asliye ticaret MAhkemesi'nin ...... esas sayılı dosyası ile 24/03/2021 tarihinde iflasına karar verilen ...... Enerji İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden olan sözleşmeden kaynaklı alacak isteminin iflas masasında reddine karar verilmesi nedeniyle İİK 235 maddesi uyarınca kayıt ve kabul istemine ilişkindir. -Mahkememizce davaya konu Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası ve iflas dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır. -Davalı ........ Grup Enerji İnşaat San Tic Ltd Şti'nin Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosyası ile 24/03/2021 tarih, saat 10:14 itibariyle iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü'nün ..... iflas sayılı dosyasında adi tasfiye yoluyla yürütüldüğü görülmektedir. -Dava tarihinden önce iflas edilmesi halinde, 2004 sayılı İİK'nın 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlamaya uğrar; müflis artık masa mevcudunu azaltıcı nitelikteki tasarruflarda bulunamaz. Bu mallar ve haklar topluluğunu, iflas açıldıktan sonra aynı Kanun`un 226. maddesi gereğince, kanuni mümessil olan iflas idaresi temsil edeceğinden, açılacak davalarda husumetin iflas idaresine yöneltilmesi ve varlığı iddia olunan alacakların, 2004 sayılı İİK. 219. maddesi gereğince, masaya karşı ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle kural olarak iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamaz. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK.nun 235/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde sıra cetveline itiraz davası açması gerekmektedir. Buna rağmen, iflâstan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflâs idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası olarak devam edilmelidir. Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme ise 2004 sayılı İİK'nın 235/1 maddesi gereğince iflas kararını veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesidir. -İflas dairesinden gelen yazı cevaplarının incelemesinde; davacı tarafın iflas masasına alacak kaydı isteminde bulunduğu, talep edilen alacak miktarının 140.000,00 TL olduğu, alacak isteminin Gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi dayandığı, iflas masası tarafından "Alacaklı vekilince masaya kaydı talep edilen toplam 140.000,00.-TL alacağın; sunulan belgeler alacağın varlığını tevsik edici nitelikte bulunmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden alacağın tamamının reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle alacak kayıt isteminin reddine karar verildiği görülmektedir. -Mahkememizce 21/01/2025 tarihli duruşmada tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, bu doğrultuda ticari defterlerin ibraz ve bilirkişi ücreti olarak kullanılacak eksik delil avansının ikmal edilmesi hususunda taraflara kesin süre verilmiştir. Ancak davacı tarafça kesin süre içerisinde eksik delil avansı ikmal edilmediğinden bilirkişi incelemesi yapılamadığı görülmektedir. -Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 21/10/2014 tarihli, ...... Esas, ...... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise re'sen yapılması gereken işlemlerde giderler düzenlenmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” düzenlemesine yer verilmiştir. -Aynı Kanun'un 325. maddesinde ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”. düzenlemesine yer verilmiştir. -Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin delil avansı kapsamın değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan örneğin resen hesap raporu alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır. -Ancak, yukarda açıklandığı üzere dava şartı olarak öngörülen müessesenin davanın reddine yol açması sebebiyle mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının da nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa da hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.'' -Davacı tarafın kesin süre içerisinde bilirkişi delil avansını ikmal etmediği, belirlenen gün ve saatte ticari defterlerini ibraz etmediği ve yerinde inceleme hususunda talepte bulunmadığı tutanak altına alınmıştır. -Bunun yanında ilgili kesin süreden sonra iki duruşma günü geçmesine rağmen iş bu sürelerde de eksin delil avansının ikmal edilmediği görülmüştür. -Her ne kadar davacı tarafça benzer mahiyetteki yargılamalarda davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği gerekçesiyle bilirkişi ücretinin yatırılmadığı bildirilmiş ise de farklı dosyalarda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesinin iş bu dava yönünden hukuken emsal olamayacağı, yine ticari defterlerinin ibraz edilmemesine ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesinin davalı yönünden sonuç doğurması için davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği, usulüne uygun defterlerin ancak bu halde taraflar lehine veya aleyhine delil teşkil edeceği anlaşılmakla, davacı yanın bu yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir. -Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. -Bu haliyle davacı tarafın belirlenen kesin süre içerisinde eksik delil avansını ikmal etmediği, dava konusu iddiaların yönünden tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği, bu hususlarının tespitinin teknik incelemeyi gerektirdiği, davacı tarafın talep ve iddialarını mevcut delillerle ispat edemediği kanaatine varıldığından, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ve dosyada mevcut evrak asıllarının iadesi akabinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/06/2025 Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1005, K. 2025/579, T. 20.06.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1005-e-2025-579-k-150bf3a54120