İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1004 E. 2025/560 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1004
Karar No
2025/560
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1004 Esas KARAR NO : 2025/560 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/12/2024 KARAR TARİHİ : 19/06/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki ve sözleşme dahilinde davalı tarafından verilen sipariş neticesinde 5.108.838 adet etiket üretildiğini ancak ilerleyen süreçte üretimin tamamlanmasının ardından davalının bir miktar ürünü teslim aldıktan sonra herhangi bir gerekçe göstermeksizin siparişi iptal ettiğini ve kalan ürünlerin teslim alınmayacağını bildirdiğini, 2.956.206 adet etiket siparişinin davalı tarafından teslim alınmadığını, sipariş verildiği andan bugüne kadar davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, Kartal .... Noterliğinin 22.08.2024 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya verilen sipariş karşılığı tutarın 3 iş günü içerisinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, davalı tarafından tebellüğ edilmesine rağmen süresi içerisinde herhangi bir cevap yahut ödeme yapılmadığını, Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyası dahilinde, asıl alacak olan 35.616,00 EURO ile ihtarname ile borçlunun temerrütte düşürülmesini takiben işlemiş 65,87 EURO geçmiş gün faizi olmak üzere toplamda 35.681,87 EURO tutarın fiili ödeme tarihi itibariyle TCMB tarafından belirlenen döviz kuru üzerinden tahsil edilmek üzere icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın iptaliyle birlikte takibin devamına, takibin durduğu ve alacağın likit olduğu göz önüne alındığında, icra inkâr tazminatının hükmedilmesine ve davalı aleyhine tedbiren ihtiyati haczine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın kesin süre içerisinde harcı yatırmadığını, ihtaratlı şekilde verilen kesin süre içerisinde söz konusu harç yatırılmadığından davanın reddine, aksi kanaatte ise dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, huzurdaki davanın sebebi olan icra takibi dosyası incelendiğinde görüleceği üzere, davacı tarafça sunulan takip dayanağı belgelerdeki "Aksesuar Satın Alma ve Sözleşme Formu" belgesinde yer alan şirketin 3.Şahıs .... ... Giyim San. Tic. Ltd. Şti. olup, huzurdaki davada husumet yöneltilen şirketin .... Giyim San. Ve Tic. Ltd. Şti. Olduğunu, yine davacının irsaliyeleri ve faturaları düzenlediği, ticari ilişkisinin yürüdüğü şirket 3.Şahıs .... ... Şirketi olup, huzurdaki davada husumet yöneltilen müvekkil şirket ile davacının ticari ilişkisinin mevcut olmadığını, huzurdaki davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle redde mahkum olduğunu, huzurdaki haksız ve mesnetsiz işbu davanın dayanağı olan ilamsız icra takibinde, takibin dayanağı olarak cari hesap belirtilmiş olduğundan, davacının davasını cari hesaba dayandırmadığını, taleple bağlılık ilkesi gereği ve itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olması nedeniyle, yapılacak yargılamanın söz konusu cari hesap üzerinden ilerlemesi gerektiğini, zira dava dosyası, İcra dosyaları ve dahi müvekkili şirket ve 3. Şahıs ... ... şirketinin kayıtları incelendiğinde bahsi geçen cari hesaba ilişkin sözleşmenin bulunmadığının görüleceğini, dolayısıyla olmayan bir sözleşmenin dayanak olarak kabul edilmesi suretiyle başlatılan icra takibinin de abesle iştigal olduğunu, müvekkili şirketin davacı yana bahsi cari hesap ile ilgili herhangi bir borcu bulunmadığını, itirazlar baki kalmak kayıt ve şartı ile, davacının nedensiz yere teslim alınmadığını iddia ettiği ürünlere ilişkin 3. şahıs .... ... Şirketi tarafından mücbir sebep nedeniyle üretimin durdurulması/iptal edilmesi ve ürünlerin mücbir sebep nedeniyle alınamayacağı beyan edildiğini, davacı her ne kadar dava dilekçesinde aksini iddia etmiş ise de, söz konusu ürünlerin mücbir sebep nedeniyle iptal edildiğini bilmekte ve bilebilecek durumda olduğunu, itirazlar baki kalmak kayıt ve şartı ile, huzurdaki dava konusu icra takibinde belirtilen ürünlerin müvekkili şirkete halihazırda teslim edilmemiş halde olduğunu, davacının kötü niyetle mahkemeyi etkileyerek haksız kazanç elde etmek saiki ile hareket ettiğinin görüldüğünü, davacının zararını azaltmaya külfetine yönelik hareket edip etmediğinin işbu yargılamada incelenmesi gerektiğini, davacının karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerdeki seçimlik haklarından hangisini kullandığı ne dava dilekçesinden ne de beyanlarından anlaşılmadığını, davacının iyi niyetli şekilde hareket etmediği ve dürüstlük kuralına uygun davranmadığı göz önünde bulundurulduğunda huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacının 3. şahıs Adaş ... Şirketini temerrüde düşürmediğini, huzurdaki davada müvekkili şirket tarafından yapılan itirazın haklı olup, alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir, bu nedenlerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, cari hesaptan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup taraflara arasındaki ticari ilişki kapsamında tarafların karşılıklı edimlerinin yerine getirilip getirilmediği davalı tarafça iddia edilen husumet, zamanaşımı, mücbir sebep itirazlarının yerinde olup olmadığı, davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu hususlarında olduğunun tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan 17/04/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Davacı tarafın 2022-2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 2022-2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı Tarafın Talebi, Davacı taraf, taraflar arasındaki ticari ilişki ve sözleşme dahilinde davalı tarafından verilen sipariş neticesinde davacı tarafından 5.108.838 adet etiket üretildiğini ancak ilerleyen süreçte üretimin tamamlanmasının ardından davalının bir miktar ürünü teslim aldıktan sonra herhangi bir gerekçe göstermeksizin siparişi iptal ettiğini ve kalan ürünlerin teslim alınmayacağını bildirdiğini, 2.956.206 adet etiket siparişinin davalı tarafından teslim alınmadığını, aynı zamanda taraflar arasındaki ticari ilişki kurulduğu yani sipariş verildiği andan bugüne davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, Kartal .... Noterliğinin 22.08.2024 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya verilen sipariş karşılığı tutarın 3 iş günü içerisinde ödenmesi gerektiği ihtar edildiğini, davalı tarafından tebellüğ edilmesine rağmen süresi içerisinde herhangi bir cevap yahut ödeme yapılmadığını, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyası dahilinde, asıl alacak olan 35.616,00 EURO ile ihtarname ile borçlunun temerrütte düşürülmesini takiben işlemiş 65,87 EURO geçmiş gün faizi olmak üzere toplamda 35.681,87 EURO tutarın fiili ödeme tarihi itibariyle merkez bankası tarafından belirlenen döviz kuru üzerinden tahsil edilmek üzere ilamsız icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın iptaliyle birlikte takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, İhtarname, Davacı tarafın Kartal ..... Noterliğinin 22.08.2024 tarihli ve .... yevmiye madde numaralı ihtarnamesinde, davalı tarafa 35.616,00 EURO tutarı ödemesini ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde ihtar ettiği, tebliğ mazbatasında ihtarnamenin 27.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği, Takip Talebi, Davacı tarafın davalı taraf hakkında 35.616,00 Euro asıl, 65,87 Euro işlemiş faiz olmak üzere 35.681,87 Euro toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık bankalarca 1 yıla kadar Euro vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 25.09.2024 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın 30.09.2024 tarihinde itiraz ettiği, Davacı Tarafın Ticari Defter Ve Kayıtları, Davacı tarafın 2022-2023-2024 yılı ticari defter ve kayıtlarında, davalı tarafla ilgili herhangi bir cari hesap ilişkisinin, borç veya alacak bakiye durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı Tarafın Ticari Defter Ve Kayıtları, Davalı tarafın 2022-2023-2024 yılı ticari defter ve kayıtlarında, davacı tarafla ilgili herhangi bir cari hesap ilişkisinin, borç veya alacak bakiye durumunun bulunmadığı, Tarafların 2022 Yılı BS-BA Formu Beyanları, Tarafların 2022 yılında BS-BA Formu ile birbirleri adına herhangi bir faturayı beyan etmediklerinin tespit edildiği, Davacı Tarafın Dosya Muhteviyatına CD Dosya Olarak Sunduğu Belgeler, Davacı tarafın dosya muhteviyatına CD dosya içerisinde sunduğu belgelerin bilgisayar ortamında açılmadı, davacı taraf vekili iletişime geçildiği ve belgelerin bilgisayar ortamında tekrar talep edildiği, İş bu belgelerin 15.04.2024 tarihinde tarafıma e-posta olarak 4 parça halinde yollandığı, ilk 3 parça içeriğinin yine bilgisayar ortamında açılmadı, sadece son parçanın açılabildiği, açılan iş bu parça içerisinde sipariş veya ürün dökümü olabileceği düşünülen 1 adet tablonun olduğu, iş bu tabloda genel/yekûn adet toplamın 2.956.206 adet olarak hesaplandığı, ayrıca .... ... Giyim San. Tic. Ltd. Şti. ve .... Giyim San. ve Tic. Anonim Şti. unvanlı şirketlerin logosu ile hazırlanmış Aksesuar Satın alma Sözleşme Formlarının sunulduğu, sunulan iş bu belgelerle ilgili uzmanlık alanım olmadığı için herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, Tarafların Ticari Defter Ve Kayıtlarının Karşılaştırılması Değerlendirme, Tarafların 2022-2023-2024 yılı ticari defter ve kayıtlarında, dava tarihi itibariyle birbirlerine davaya konu olay veya davaya konu olay dışında herhangi bir borç veya alacak kaydının, borç veya alacak bakiye durumunun olmadığı, davacı alacak talebi ile ilgili nihai değerlendirmenin sayın mahkemeye bırakıldığı, tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, Sayın Mahkemenizin takdirlerine ait olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davada taraf ehliyeti, taraflara ilişkin dava şartları arasında yer alır (HMK'nun md. 114/I-d). Dolayısıyla, davanın her aşamasında mahkemece re'sen araştırılabileceği gibi taraflar da davanın her aşamasında taraf ehliyetinin bulunmadığı hususunu ileri sürebilirler. Taraf ehliyeti, dava şartlarından olduğu için ilke olarak taraf ehliyetinin yokluğunun tespiti halinde dava şartı noksanlığından ötürü mahkemenin davayı usulden reddetmesi gerekir (Prof. Dr. Süha Tanrıöver, Medeni Usul Hukuku cilt 1, Ankara 2016, sh 485 vd.; Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Prof. Dr. Sema Taşpınar Ayvaz; Medeni Usul Hukuku, 1. Baskı Ankara 2016, s: 250). Kural olarak, taraf ehliyeti ve dava ehliyeti bulunan kişinin, dava takip yetkisi de vardır; davayı açanın dava takip yetkisine de sahip olması gerekir. Dava takip yetkisi, bu yetkiye sahip olanın usuli işlemleri yapma ve talep sonucu hakkında hüküm elde etme ehliyeti (yetkisi) anlamına gelir. Bu anlamı ile davada sıfattan farklıdır. Çünkü sıfat maddi hukuka ilişkindir. Dava takip yetkisi ise şeklidir ve usule ilişkindir. Bu yetkinin bulunması gereken davalarda yetkiye sahip olmayanın açtığı dava, dava şartı yokluğundan dolayı usulden reddedilir. Çünkü davayı takip yetkisi HMK'nun 114/1-e maddesi uyarınca dava şartları arasında sayılmıştır. Dava şartları yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilir (Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Prof. Dr. Sema Taşpınar Ayvaz; Medeni Usul Hukuku 1. Baskı Ankara 2016 sh 257-258). Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi HMK'nun 114. maddesinde dava şartları arasında sayıldığından, HMK'nun 115/1. maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekmektedir. Davada taraf sıfatı (husumet) dava konusu yapılan, maddi hukuktan doğan (subjektif) hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı (husumet) dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Başka bir ifadeyle sıfat, dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilenlerin, maddi hukuk açısından, gerçekte bu niteliği taşıyıp taşımadığıyla ilişkilidir ve esas hakkında verilecek olan kararın içeriğinin belirlenmesi bakımından önem taşır. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen o davanın taraflarıdır. Ancak mahkemenin bu taraflar arasında dava konusu hakkın esası bakımından bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez ve dava sıfat yokluğundan (husumetten), esastan reddedilir. Taraf sıfatının (davacı bakımından aktif husumet ehliyetinin; davalı bakımından, pasif husumet ehliyetinin) yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için (def'i değil) bir itirazdır. Diğer bütün itiraz hallerinde olduğu gibi sıfat yokluğu da ancak dava dosyasından anlaşılabildiği ölçüde hakim tarafından kendiliğinden (re'sen) gözetilir. Sıfat yokluğu, bir davada dava şartlarından sonra, yani tahkikat aşamasında incelenir. Sıfat yokluğunun, mümkünse diğer itirazlardan önce incelenmesi gerekir. Çünkü, taraflardan birinin taraf sıfatı yoksa, diğer itiraz ve def'ilerin incelenmesine gerek kalmaz (HMK'nun md. 143). (Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Prof. Dr. Sema Taşpınar Ayvaz; Medeni Usul Hukuku, 1. Baskı, Ankara 2016, s. 258-261).Nitekim bu ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.11.2013 tarih, 2013/13- 439 E. 2013/1595 K. sayılı kararı ile 25/11/2015 tarih 2014/1-1019 E. 2015/2687 K.sayılı kararlarında da aynen benimsenmiştir. Bu açıklamalar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesine gelince; dava itirazın iptali davası olduğu davacı vekilinin 15/04/2025 tarihli dilekçesi ile davacı Şirket ile ticari ilişki içinde bulunan ve uyuşmazlığın esasen tarafı olan şirket .... Giyim ... olmasına rağmen, söz konusu şirketin unvanı, faaliyet adresi, yönetim yapısı ve kullandığı şirket logosu gibi dışa yansıyan unsurlarının .... Giyim Sanayi İle tamamen örtüşmesi nedeniyle, eldeki davada sehven ... Giyim Sanayi davalı olarak gösterildiği''.şeklinde beyanda bulunduğu davalının cevap dilekçesinde husumet itirazında bulunduğu anlaşılmakla işbu dava yönünden davalının taraf sıfatının bulunmadığı, taraf sıfatının yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla açılan davanın taraf sıfatı yokluğundan reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE, 1-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60 TL + 2.134,02 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.561,62‬ TL'den mahsubu ile bakiye 1.946,22-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı yargılamada kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/06/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1004, K. 2025/560, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1004-e-2025-560-k-e8f15885a612