İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/735 E. 2024/914 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/735
Karar No
2024/914
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/735 Esas KARAR NO : 2024/914 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2023 KARAR TARİHİ : 20/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/09/2024 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 31/01/2023 günü davalı ....'ın kullanmış olduğu ve kendi adına kayıtlı olan .... plakalı araç ile müvekkil şirkete ait ... plakalı aracın ... Mah. ... Cad. Büyükçekmece adresinde yapmış oldukları kaza sonucunda, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalıların kazaya tam(%100) kusurlu hareketi ile sebebiyet verdiğini, bu nedenle davalıların ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda müvekkil nezdinde doğan maddi zararı müteselsil olarak tazmin etme yükümlülüğü bulunduğunu, söz konusu kaza sonrasına müvekkilinin aracında önemli derecede hasar oluştuğunu, kaza sonucu aracın muhtelif birçok parçası değişmiş; araç ciddi bir boyama ve parça değişimi işlemine tabi tutulmuştur. Kazaya uğraması neticesinde aracın değerinde aşırı bir düşme yaşanacak; bu durum aracın 2.el satış bedelinin de düşmesine neden olduğunu, müvekkilinin hiçbir kusuru olmaksızın aracında böyle bir değer kaybının yaşanması nedeniyle bu maddi zararın, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu belirlenerek davalılardan tahsili gerektiğini, ekteki belgelerden de anlaşılacağı üzere 03/02/2023 tarihinde aracın tamirciye teslim edilmiş, onarım süresi olarak 7 gün belirlenmiş ancak araç daha fazla bir süre tamirde kalmış olduğunu, Mahkeme tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkiline ait ... plakalı aracın bu süreçte müvekkilin kendi aracıyla aynı özellikteki bir aracı kiralama bedellerinin göz önüne alınarak, Araç Mahrumiyet tazminatının hesaplanmasını talep ettiklerini, gerçekleşen trafik kazası sonrasında .... Sigorta A.Ş tarafından müvekkilin aracına yapılan onarım da orijinal parça kullanılmadığının tespit edildiğini, ayrıca ekteki eksper raporunda fahiş bir iskonto uygulanarak yapılan hesaplamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, iskonto yapılamayacağını ve KDV tutarından da sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle; müvekkile ait .... plakalı araçta davalının kusurlu hareketi ile sebep olduğu kazadan kaynaklanan “değer kaybı” "hasar farkı tazminatı" ve “araç mahrumiyet bedeli” zararlarına ilişkin tüm kalemlerin bilirkişiler tarafından hesaplanarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, meydana gelen trafik kazası nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası Md. 107 uyarınca, toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek(fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) şimdilik müvekkile ait .... plakalı araçta meydana gelen “değer kaybı” için 10,00-TL, "hasar farkı tazminatı (parça, iskonto ve kdv)" için 10,00 TL ve "araç mahrumiyet bedeli " için 10,00-TL olmak üzere Toplamda 30,00-TL maddi tazminat tutarının (Davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri aşılmamak, “değer kaybı” ve "hasar farkı tazminatı" kalemiyle sınırlı kalmak kaydıyla) üzere işleten, malik ve sürücü yönünden olay tarihinden; sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihinden (19/05/2023 Temerrüt tarihidir) itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı .... Sigorta Anonim Şirketi'nin cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi olmasından dolayı ilk itirazların değerlendirilerek reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esas yönünden davanın reddine karar verilmesini, dava açılmasına neden olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmili hususunda karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile davalıların kaza anında maliki, sürücüsü ve ZMMS kapsamında sigortacısı olduğu ... plakalı araçlar arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazsında davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiası ile davacının aracındaki değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli ve hasar farkı tazminatının tahsili istemine ilişkindir. -Mahkememizce kaza tutanağı, araç tescil kayıtları, hasar kayıtları, sigorta dosyası, aracın tamirine ilişkin servis kayıtları ve kazaya ilişkin diğer bilgi ve belgeler celp edilerek dosya arasına alınmış taraf delilleri toplanmıştır. -Mahkememizce delillerin toplanması akabinde 10/05/2024 tarihli duruşmada; "dosyada mevcut hasar dosyası, servis tutanakları ile diğer tüm bilgi ve belgeler nazara alınarak dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti, dava konusu aracın serviste kalmış olduğu sürenin kazanın ve hasarın oluş şekline uygun olup olmadığı nazara alınarak mahrumiyet bedelinin hesaplanması, varsa değer kaybı bedelinin belirlenmesi ve varsa davacıya daha önce yapılan hasara ilişkin ödemelerde yapılan iskonto bedellerinin belirlenmesi ve iş bu yapılan iskontoların yapılan onarımla uyumlu olup olmadığının tespiti amacıyla dosyanın bir adli trafik, bir makine mühendisi ve bir sigortacı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmasına, bilirkişinin mahkememizce resen belirlenmesine, bilirkişilerin emek ve mesaisine karşılık olarak ayrı ayrı 4.000,00'er TL bilirkişi ücreti takdirine, dosya bilirkişiden döndüğünde gün beklenilmeksizin davacı tarafça yatırılan avans kullanılarak bilirkişi raporunun taraflara tebliğe çıkartılmasına, bilirkişi incelemesinde kullanılmak üzere delil avansının eksik olduğu anlaşılmakla 12.000,00 TL delil avansının yatırılması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, yatırmadığı takdirde bu bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve dosyanın mevcut diğer deliller ile karara çıkarılacağı hususunun ihtarına" karar verilmiştir. -Ancak davacı tarafça süresi içerisinde eksik delil avansı yatırılmadığından dosya rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye tevdi edilememiştir. -Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 21/10/2014 tarihli, 2013/18048 Esas, 2014/28541 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise re'sen yapılması gereken işlemlerde giderler düzenlenmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” düzenlemesine yer verilmiştir. -Aynı Kanun'un 325. maddesinde ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”. düzenlemesine yer verilmiştir. -Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin delil avansı kapsamın değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan örneğin resen hesap raporu alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır. -Ancak, yukarda açıklandığı üzere dava şartı olarak öngörülen müessesenin davanın reddine yol açması sebebiyle mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının da nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa da hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.'' -Somut olay davacı tarafın kusura ve diğer taleplerine ilişkin iddiaları yönünden teknik bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu olup, davacı tarafça da bilirkişi deliline dayanıldığı görülmektedir. -Mahkememizce 10/05/2024 tarihli duruşmada tesis edilen ara karar ile davacı tarafa delil avansının yatırılmaması sonuçlarının ne olacağı açıkça belirtilmiş ve fakat davacı vekili tarafından süresi içerisinde eksik delil avansının ikmal edilmediği görülmüştür. -Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. -Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafın iddiasının kusur sorumluluğuna dayandığı, davalı tarafın kusurunun varlığı yönünden Mahkememizce değerlendirme yapılmasının ancak teknik bilirkişilerce bilgi ve belgeler üzerinde inceleme yapılması halinde mümkün olduğu, bu kapsamda ispat yükünün davacı yan üzerinde olduğu, davacının iddialarını mevcut deliller ile ispat ile yükümlü olduğu kuşkusuzdur. -Davacı yan dava dilekçesindeki delil listesinde bilirkişi deliline dayanmaktadır. Ayrıca aksi durumda dahi davaya konu iddiaların değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesinin yapılması uyuşmazlığın esasının çözümü bakımından davanın niteliği itibariyle zorunluluk arz etmektedir. Buna göre dosyadaki talepler yönünden bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davanın ispatı mümkün değildir. Mahkememizce davacı tarafa verilen kesin süreler içerisinde davacı tarafça eksik delil avansının yatırılmadığı, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılamadığı görülmektedir, -Açıklanan nedenlerle davacının dosyada mevcut delil ve belgelerle kusura ilişkin iddialarını ve davasını ispat edemediği kanaatine varıldığından ispat edilemeyen davanın esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı Koru Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 30,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca İstanbul Anadolu Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; taraf vekillerinin yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/735, K. 2024/914, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-735-e-2024-914-k-424112a12b46