İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/436 E. 2024/968 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/436
Karar No
2024/968
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/436 Esas KARAR NO : 2024/968 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 02/05/2023 KARAR TARİHİ : 01/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili .... Sanayi Ltd. Şti. ile dava dışı ..... Anonim Şirketi arasında imzalanan 29.04.2022 tarihli Hakların Devir Alınması ve Alacağın Temliki Sözleşmesi çerçevesinde temlik eden .... Anonim Şirketinin müflis .... Sanayi Ticaret A.Ş.'den olan alacakları kapsamındaki 35.141,00-TL alacağı temlik alan konumundaki müvekkiline geçmiş olduğunu, ilgili evraklar ile müvekkilince Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ..... İflas dosyasına alacak kaydı başvurusunda bulunulmuş olup işbu başvuru neticesinde İflas Müdürülüğünce ilan edilen sıra cetvelinde: " … tarafların hak ve fiil ehliyetlerinin olup olmadığının bilinmemesi, yine; yapılan temlik sözleşmesinin müdürlüğümüz huzurunda yapılmadığından, tarafların kimliklerinin tespitinin yapılamadığı, tüm bu nedenlerle temlik yönünden talebin reddine" karar verilmiş olduğunu, söz konusu kararın hukuki dayanaktan yoksun ve son derece hatalı mahiyette olup bu çerçevede taraflarına 18.04.2023 tarihinde tebliğ olunan işbu karara yasal süresi içerisinde itirazlarının sunulması zarureti hasıl olduğunu, davaya konu temlik işleminin tüm şekil ve iradi şartları taşımakta iken iflas dairesinin söz konusu kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin haklarını yok saydığını, alacak yönünden ise iflas müdürlüğü'nün ilan etmiş olduğu sıra cetvelinde açıkladığı kararında: sunulan cari hesap listesi belge, bilgisayarda yazılmış ve her zaman düzenlenebilecek nitelikte olup, ticari defter niteliği taşımadığı, ispat açısından HMK'nın 202.maddesine ifadesini bulan yazılı delil başlangıcı niteliğindeki bir belge olarak kabul edilemeyeceği, müdürlüğümüzce alacaklının ticari defterlerinin görülmemesi nedeniyle ilgili alacağın yargılamaya mahkum olduğu kanaatine varılmakla; alacaklı tarafından talep edilen alacağın tamamının reddine," gerekçesiyle alacağı reddetmiş olduğunu, her ne kadar alacağın yargılamaya müstenid olduğu belirtilmişse de alacağın dayanağı olan faturalara müflis şirket tarafından itiraz edilmemiş olup alacağın kesinleşmiş olduğunu, işbu hususun tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile de sübut bulacağını, gerek alacak kayıt dilekçesi ekinde sunmuş oldukları kesin delil niteliğindeki belgeler, gerekse de müflis şirketin ve devir edenin kayıtları, cari hesap mutabakatları ve yetkili beyanları ile alacağın varlığı ve temlik sözleşmesinin geçerliliği tartışmasız şekilde sabit olmasına rağmen alacağın tamamının İflas Müdürülüğünce ilan edilen sıra cetvelinde reddedilmiş ve temlik sözleşmesinin geçersiz sayılmış olduğunu, İflas Müdürlüğünce ilan edilen sıra cetvelinde alacağın reddedilmesi sebebiyle telafisi güç zararların oluşmaması ve hak kaybı yaşamamak adına, yapılacak olan ikinci alacaklılar toplantısına alacağın tamamı olan 35.141 TL nispetinde müvekkili tarafından katılım sağlanması hususunda İİK m. 235, m. 237 ve sair meri mevzuat hükümleri gereğince ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; 2. alacaklılar toplantısına alacaklarının tamamı olan 35.141,00 TL nispetinde katılmaları hususunda İİK m. 235, m. 237 ve sair meri mevzuat hükümleri gereğince ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile 29.04.2022 tarihli Hakların Devir Alınması ve Alacağın Temliki Sözleşmesinin geçerliliğinin tespitine, alacağın tamamının kabulü ve sıra cetveline müvekkili adına kaydına karar verilmesini, her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı İflas İdaresi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müflis ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında gerçekleştirilen yargılama neticesinde, 30.03.2021 tarihinde iflas kararı verilmiş ve işbu kararın diğer yargı süreçleri neticesinde kesinleşmiş olduğunu, kaldı ki davacı tarafında dava dilekçesinde belirttiği üzere; anılan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin iflas kararının kesinleşmesi üzerine, tasfiye işlemlerine Bakırköy .... İflas Dairesi'nin ... İflas dosyasından başlanılmış ve halihazırda bu işlemlerin devam etmekte olduğunu, ayrıca bu aşamada tasfiye işlemlerinin Bakırköy .... İflas Müdürlüğü tarafından adi tasfiye olarak yürütülmekte olup, halihazırda alacaklılar toplantısı için henüz herhangi bir günde tayin edilmemiş olduğunu, diğer ... Bakırköy .... İflas Müdürlüğünün anılan dosyasının celbi ile görüleceği üzere; davacı tarafın, alacak kaydı başvurusunda bulunmuş ve bu başvurusu neticesinde Bakırköy .... İflas Müdürlüğü tarafından karar verilerek, anılan kararın davacı tarafa iletilmiş olduğunu, yine bahsi geçen dosyanın celbi halinde anlaşılacağı üzere; tasfiye işlemlerini gerçekleştiren Bakırköy ... İflas Müdürlüğü tarafından gerek davacının ve gerekse dava dışı tüm tarafların başvuruları ve de talepleri kapsamlı ve de detaylı olarak incelendiği gibi, mevzuat hükümleri kapsamında gerçekleştirilen bu detaylı incelemeler ve de değerlendirmeler neticesinde davaya konu sıra cetveli oluşturulmuş ve mevzuatın ve de yerleşik kararların bir gereği olarak iş ve işlemler yürütülmüş olduğunu, bu haliyle davacı açtığı işbu dava ile her ne kadar talepleri kapsamında karar verilmesini dava konusu etmiş ise de, davacının işbu taleplerinin hukuken kabul edilebilinir bir tarafı olmadığı gibi, davacının taleplerinin külli bir tasfiye olan iflas tasfiyelerinde güdülen amaca da aykırı olduğunun yargılama aşamasında da görülecek olduğunu, zira Bakırköy ... İflas Müdürlüğü tarafından verilen kararların, mevzuata uygun olduğu gibi aynı zamanda; iflasla muaccel hale gelen tüm alacaklar arasındaki korunan iflastaki eşitlik prensibinin bir gereği olarak da tesis edilmiş olduğunu, aksi yöndeki talep ve de değerlendirmelerin, iflas işlemlerine ve güdülen amaca aykırı olacağı gibi, bunun yanı sıra iflas masanın mamelekinde de azalmaya yol açacak ve de davacı lehine ancak masa aleyhine sonuç doğuracak olduğunu, yargılama aşamasında yapılacak bilirkişi incelemelerinden de anlaşılacağı üzere; iflas müdürlüğü tarafından verilen kararlar ve de gerçekleştirilen sıra cetveline yönelik iş ve işlemlerin gerek müflis şirket kayıtlarına ve gerekse mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmiş olup, bu hali ile davacının işbu davasının hukuken dinlenebilir bir tarafı bulunmadığını, dolayısıyla davacı tarafça ikame edilen iş bu davanın maddi menfaat elde etmeye yönelik, haksız ve de kötü niyetli olduğunu, diğer taraftan davacı tarafça İflas Müdürlüğüne her ne kadar alacak kaydı için başvurulmuş ise de, bu aşamada; davacı tarafça davaya konu edilen tüm taleplerinin ve de alacaklarının herhangi bir tereddüte mahal vermeyecek bir biçimde ispatlanması gerektiğini, başka bir ifadeyle İflas Müdürlüğüne yapılacak başvuru ve de taleplerde; talep ve de alacak konusu edilen hususun açık ve net bir biçimde belirtilmesi ve herhangi bir ihtilafa konu edilemeyecek bir nitelik taşıması gerektiğini, netice olarak ihtilaflı ve de yargılamaya konu edilecek nitelikteki alacakların veya taleplerin kabul edilmesi doğal olarak mümkün olmadığından; davacı tarafça iddia olunan tüm alacaklara şimdiden itiraz ediyor olduklarını, zira iddia olunan bu alacakların gerek müflis şirket kayıtlarına ve gerekse Bakırköy .... İflas Müdürlüğü kayıtlarına uygun olması gerektiğini, aksi durumun taraflarınca kabul edilmediğini ve de sonuç olarak; alacak tutarının tamamına da müflis şirket kayıtları ve iflas müdürlüğü kayıtları çerçevesinde itiraz ediyor olduklarını, ayrıca davacı tarafça yine her ne kadar alacak kaydı talebinde bulunulmuş ise de müflis şirket hakkında gerek iflas kararının kesinleşmesinden önce ve gerekse iflas kararı sonrasında hakkında açılan davalar ve de icra takipleri bulunduğu gözetildiğinde; gerek tahsilde ve talepte tekerrür oluşmaması adına ve gerekse kayıt talebinde bulunan diğer tarafların hak kaybı yaşamaması adına, davacı taraftan müflis şirkete karşı yönlendirdikleri tüm dava ve de taleplerini belirtir dosya numaralarının istenmesini ve ayrıca davacı tarafça müflis şirkete veya iflas müdürlüğüne açılan dava ve de icra takiplerinin olup olmadığının UYAP sisteminden sorgulanmasını ve tespiti halinde ilgili mahkeme ve müdürlüklerden dosyaların celbini de talep ediyor olduklarını, davacı tarafça davaya konu teşkil eden tüm alacakları yönünden şimdiden zamanaşımı itirazında bulunuyor olduklarını ve de davacı tarafın tüm taleplerinin zamanaşımına uğraması nedeniyle de işbu davanın ve davacı taleplerinin reddini talep ediyor olduklarını, kaldı ki davacı tarafça her ne kadar müflis şirkete yönelik alacak talebi ve kayıt başvurusunda bulunulmuş ise de, müflis şirketin davacı taraftan olabilecek hak ve de menfaatlerinin olması ihtimaline istinaden şimdiden takas definde de bulunuyor olduklarını, dolayısıyla yargılama aşamasında gerek davacı ve gerekse müflis şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemeleri yapılmasını talep ediyor olduklarını, davacının işbu davasının ve de taleplerinin mevzuat hükümlerinde belirtilen sürede açılmış olması gerektiğini, dolayısıyla mahkememizce yapılacak yargılama aşamasında, davacının işbu davasının hak düşürücü sürede açılıp açılmadığının tespit edilmesini öncelikle talep ediyor olduklarını, nitekim işbu davanın ve de taleplerin hak düşürücü süre içerisinde açılmamış veya talep edilmemiş olması halinde de davacının davasının reddini talep ediyor olduklarını beyanla; davacı taraftan talep edilebilinecek tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle davanın usulden reddine, mahkememizin aksi kanaatte olması halinde, haksız ve de kötü niyetli ikame edilen işbu davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK’nun 235 maddesi gereğince açılan kayıt kabul istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; davanın yasal süresinde açılıp açılmadığı, temlik alınan alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, alacağının müflis şirketin iflas masasına kaydının gerekip gerekmediği, kayıt yapılacak ise miktarının tespiti hususlarına ilişkindir. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, alacağı temlik alınan şirketin iflas tarihi itibariyle müflis şirketten alacaklı olup olmadığının tespiti için alacağı temlik alınan şirket ile müflis şirketin Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 23/10/2023 günü saat 14:30'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi .... 11/12/2023 tarihli raporunda özetle; dava dışı şirketin 2019, 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, dava dışı şirketin ticari defterlerine göre; iflas tarihi (30/03/2021) itibariyle dava dışı şirketin davalıdan 4.115,15 TL alacağının bulunduğunu, müflis şirketin 2018, 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığını, müflis şirketin incelenen ticari defterlerinde dava dışı (... Şirketi) şirket ile olan cari hesap hareketleri, iflas dairesine sunulmuş olan USB belleğin içeriği okunamadığından borç/alacak tespiti yapılmadığını, dava dışı .... Anonim Şirketi'nin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede iflas tarihi (30/03/2021) itibariyle dava dışı şirketin davalıdan 4.115,15 TL cari alacağının bulunduğunu, iflas tarihinden sonra dava dışı şirketin 14.04.2021 tarihli .... nolu 8.090,30 TL tutarlı 1 adet fatura düzenlediğini, böylece davalı ... 12.205,45 TL alacaklı hale geldiğini, dava dışı şirketin cari alacağını teşkil eden faturaların içeriğinin lisanslı bilgisayar programlarına ilişkin olduğunu, dava dışı şirketin mezkur hizmeti davalı müflis şirkete sunup sunmadığı hususunun uzmanlık alanı dışında olduğundan mezkur hizmetin verilip verilmediği hususunda değerlendirme yapılamadığını, davalı müflis şirketin ticari defterleri incelenemediğinden dava dışı şirketin cari alacağını teşkil eden faturaların davalı ... kabulünde olup olmadığı hususunda tespit yapılamamakla birlikte mezkur faturaların BA-BS sınırını geçtiği bu itibarla davalı ... 2021 yılı BA formlarının dosyaya sunulması halinde mezkur faturaların davalı ... kabulünde olup olmadığı hususunda tespit ve değerlendirme yapılabileceğini NETİCETEN: dava dışı şirketin cari alacağını teşkil eden faturaların içeriğindeki hizmeti davalı ... sunduğu yönünde kanaate varması halinde davacı ... dava dışı şirketle akdetmiş olduğu temlik sözleşmesi uyarınca davalı ..., davalının iflas tarihi itibariyle 4.115,15 TL alacağının bulunduğunun kabulünün gerekeceğini bildirmiştir. Dosyanın bilirkişiye tevdii ile davalı müflis şirketin 2021 yılına ait BA kayıtları dikkate alınarak ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi 18/05/2024 tarihli ek raporunda özetle; davalı müflis şirketin dosyaya sunulan BA formunda davadışı şirketin düzenlemiş olduğu 19.01.2021 tarihli ... no.lu 7.450,96 TL tutarlı ve 15.02.2021 tarihli .... no.lu 6.974,74 TL tutarlı faturaların beyan edilmiş olduğu ancak 18.03.2021 tarihli .... no.lu 7.453,74 TL tutarlı ve 14.04.2021 tarihli .... no.lu 8.090,30 TL tutarlı faturaların beyan edilmediğini NETİCETEN; davacı ... davalı şirketin iflas tarihi itibariyle davalı ... alacaklı olduğu hususun davacının ispatına muhtaç olduğu kanaatine varılmış olduğunu bildirmiştir. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. m).Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi , sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Davanın yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İİK'nun 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. Davalı iflas idaresi vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Davaya konu alacak cari hesap ilişkisine ve 29.04.2022 tarihli alacağın temliki sözleşmesine dayanmaktadır. Kanunda bu alacak için ayrıca bir zamanaşımı öngörülmediğinden somut olaya TBK m. 146 da yer alan genel zamanaşımı uygulanacaktır. Mahkememiz 12/09/2023 tarihli ara kararında zamanaşımı itirazının esas hükümle değerlendirilmesine karar verilmiş ise de, sehven zamanaşımı itirazının değerlendirilmediği görülmekle HMK m.305/A hükmü gereği hükmün tamamlanması yoluna gidilmiş ve hükme "Zamanaşımı itirazının reddine" ibaresi eklenmiştir. Dava, dava dışı şirketten temlik alınan alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulüne ilişkindir. Dosya arasında yer alan temlikname uyarınca dava dışı temlik eden ... Anonim Şirketi 'nin, davalı müflis şirket .... Sanayi Ticaret A.Ş.'den 35.141,00 TL alacağı temlik almış olduğu görülmüştür. Buna göre uyuşmazlık dava dışı ... Anonim Şirketi 'nin iflas tarihi itibari ile müflis şirketten alacaklı olup olmadığına ilişkindir. Tarafların ve temlik eden şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş olup sunulan bilirkişi kök ve ek raporu ile dava dışı .... Anonim Şirketi şirketinin sunmuş olduğu defterlerin lehine delil niteliğinin bulunduğu, dava dışı şirketin ticari defterlerine göre; iflas tarihi itibariyle dava dışı şirketin davalıdan 4.115,15 TL alacağının bulunduğu, müflis şirketin incelenen ticari defterlerinde borç/alacak tespiti yapılmadığı, dava dışı .... Anonim Şirketi'nin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede iflas tarihi (30/03/2021) itibariyle dava dışı şirketin davalıdan 4.115,15 TL cari alacağının bulunduğu, davalı müflis şirketin dosyaya sunulan BA formunda davadışı şirketin düzenlemiş olduğu 19.01.2021 tarihli ... no.lu 7.450,96 TL tutarlı ve 15.02.2021 tarihli ... no.lu 6.974,74 TL tutarlı faturaların beyan edilmiş olduğu ancak 18.03.2021 tarihli ... no.lu 7.453,74 TL tutarlı ve 14.04.2021 tarihli .... no.lu 8.090,30 TL tutarlı faturaların beyan Edilmediği ve davacı ... davalı şirketin iflas tarihi itibariyle davalı ... alacaklı olduğu hususun davacının ispatına muhtaç olduğu tespit edilmiştir. Dava dışı temlik eden şirketin müflis şirkte BA kayıtlarında yer almayan fatura bedellerinin cari hesabından mahsubu sonucu davalı müflis şirketin iflas tarihi itibari ile temlik eden şirketin cari hesap alacağı kalmamaktadır. Davacı dışı temlik eden şirket defleri itibari ile veya ispata elverişli başka bir yazılı delil ile temlike konu alacak ispatlanabilmiş değildir. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Zamanaşımı itirazının reddine AÇILAN DAVANIN REDDİNE; 1-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafça sarf edilen 48,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/436, K. 2024/968, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-436-e-2024-968-k-4d420b5b9cef