İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/368 E. 2024/988 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/368
- Karar No
- 2024/988
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/368 Esas KARAR NO : 2024/988 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 17/04/2023 KARAR TARİHİ : 04/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2024 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin müflis ... San. Tic. Ltd. Şti. ile 29/11/2011 tarihinde yaptığı sözleşme ile 93.000-TL bedelli bir dükkan aldığını, ödemelere ilişkin belgelerin iflas dosyasında yer aldığını, 20.01.2015 tarihli ek sözleşme ile müvekkil 36.000-TL ek ödeme yaptığını, müflis şirketin 24/03/2021 tarih saat 10.14 itibarı ile iflasına karar verilmiş olup Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasına alacak kaydı için başvuru yapıldığını, müvekkilinin müflisten asıl alacağının 129.000-TL olup bu asıl alacağın işlemiş faizinin de 119.809,66-TL olduğunu, iş bu alacak nedeniyle iflas masası tarafından talep etmiş oldukları 248.809,66 TL -TL alacağın asıl alacak olan kısmı 129.000,00-TL 'si kabul edilmiş olup faiz alacağı olan 119.809,66 -TL lik kısım "alacak kalemlerinin mevcudiyeti konusunda idaremizde tam bir kanaat oluşmamış" gerekçesi ile reddine karar verildiğini, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, müvekkilinin alacağının tamamının sıra cetveline kaydını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafın Bakırköy .... AsLiye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla 24/03/2021 tarih, saat 10:14 itibariyle iflasına karar verilen ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden olan alacak isteminin iflas masasında reddine karar verilmesi nedeniyle İİK 235. Maddesi uyarınca kayıt kabul istemine ilişkindir. -Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ninBakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas dosyası ile 24/03/2021 tarih, saat 10:14 itibariyle iflasına iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyasında adi usulde iflas idare memurları tarafından yürütüldüğü görülmektedir. -İflas dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafça iflas masasına 129.000-TL asıl alacak 119.809,66-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 248.809,66 TL üzerinden başvuruda bulunduğu, iflas masası tarafından 241 numaralı alacak kayıt no ile "Alacaklı tarafından masaya kaydedilen toplam 248.809,66.-TL alacağın; alacağı kanıtlamak amacıyla sunulan belgelerin incelenmesi neticesinde, belirtilen alacak kalemlerinin mevcudiyeti konusunda idaremizde tam bir kanaat oluşmamış, alacağın tamamen reddi yerine alacaklı tarafından müflise ödenen 129.000,00.-TL’lik alacağın kabulüne, kabul edilen kısmın 4. Sıraya kaydına, talebin geri kalan kısmının reddine" karar verildiği görülmektedir. -Dava tarihinden önce iflas edilmesi halinde, 2004 sayılı İİK'nın 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlamaya uğrar; müflis artık masa mevcudunu azaltıcı nitelikteki tasarruflarda bulunamaz. Bu mallar ve haklar topluluğunu, iflas açıldıktan sonra aynı Kanun`un 226. maddesi gereğince, kanuni mümessil olan iflas idaresi temsil edeceğinden, açılacak davalarda husumetin iflas idaresine yöneltilmesi ve varlığı iddia olunan alacakların, 2004 sayılı İİK. 219. maddesi gereğince, masaya karşı ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle kural olarak iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamaz. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK.nun 235/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde sıra cetveline itiraz davası açması gerekmektedir. Buna rağmen, iflâstan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflâs idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası olarak devam edilmelidir. Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme ise 2004 sayılı İİK'nın 235/1 maddesi gereğince iflas kararını veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesidir. -Mahkememizce 12/12/2023 tarihli ara karar ile ; dosyada mevcut senet asılları, sözleşme, ek sözleşme ve her bir ödeme yönünden ödeme tarihi dikkate alınarak davacı tarafın davalı şirketin iflas tarihi itibariyle talep edebileceği asıl alacak ve işlemiş faiz miktarının hesaplanması ( yasal faiz üzerinden ) amacıyla dosyanın bir SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına, bilirkişinin mahkememizce resen belirlenmesine, bilirkişilerin emek ve mesaisine karşılık olarak 3.000,00 TL bilirkişi ücreti takdirine, bilirkişi ücretinden davacı tarafın sorumlu olmasına, bilirkişi incelemesinde kullanılmak üzere delil avansının eksik olduğu anlaşılmakla, eksik olan 3.000,00 TL delil avansının yatırılması için davacı vekiline iş bu ara kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde eksik delil avansını yatırmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçileceği ve dosyanın mevcut diğer deliller ile karara çıkarılacağı hususunun ihtarına karar verildiği görülmektedir. -Akabinde dava dosyası SMMM bilirkişi tevdi edilmiş, SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; dava dosyası içerisinde ödendiği tespit edilen peşinat ve senet tutarları toplamı 27.000,00-TL olduğu, ödendiği tespit edilen tutarlara işleyecek yasal faiz toplamı 14.588,49-TL olduğu, ödendiği tespit edilen peşinat ve senet bedelleri ile işleyecek yasal faiz toplamı sonrası genel toplamda alacak tutarı 41.588,49 TL olduğu, dava dosyası içerisinde tüm peşinat ve senet bedellerinin ödendiği kabul edilirse toplamı 129.000,00-TL olduğu, tüm peşinat ve senet bedellerinin ödendiği varsayılan tutarlara işleyecek yasal faiz toplamı 80.677,85-TL olacağı, tüm peşinat ve senet bedellerinin ödendiği kabul edilir ve işleyecek yasal faiz toplamı sonrası genel toplamda alacak tutarının 209.667,85-TL olacağının bildirildiği görülmüştür. -Düzenlenen bilirkişi raporu kapsamında daha önce takdir edilen bilirkişi ücreti tebligat ve posta masrafları nedeniyle ödenemediğinden, bilirkişi masrafı olarak kullanılacak eksik olan 750,00 TL delil avansını yatırmak üzere davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, süresinde eksik delil avansının yatırılmaması halinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. Maddesi uyarınca bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, iş bu ihtarat davacı vekiline tebliğ edilmiş, davacı tarafça kesin süre içerisinde eksik delil avansının ikmal edilmediği görülmüştür. -Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 21/10/2014 tarihli, 2013/18048 Esas, 2014/28541 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise re'sen yapılması gereken işlemlerde giderler düzenlenmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” düzenlemesine yer verilmiştir. -Aynı Kanun'un 325. maddesinde ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”. düzenlemesine yer verilmiştir. -Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin delil avansı kapsamın değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer ... örneğin resen hesap raporu alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır. -Ancak, yukarda açıklandığı üzere dava şartı olarak öngörülen müessesenin davanın reddine yol açması sebebiyle mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının da nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa da hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.'' -Somut olay davacı faize ve diğer taleplerine ilişkin iddiaları yönünden teknik bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu olup, davacı tarafça da bilirkişi deliline dayanıldığı görülmektedir. -Mahkememizce 07/06/2024 tarihli duruşmada tesis edilen ara karar ile davacı tarafa delil avansının yatırılmaması sonuçlarının ne olacağı açıkça belirtilmiş ve fakat davacı vekili tarafından süresi içerisinde eksik delil avansının ikmal edilmediği görülmüştür. -Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. -Davacı ... dava dilekçesindeki delil listesinde bilirkişi deliline dayanmaktadır. Ayrıca aksi durumda dahi davaya konu iddiaların değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesinin yapılması uyuşmazlığın esasının çözümü bakımından davanın niteliği itibariyle zorunluluk arz etmektedir. Buna göre dosyadaki talepler yönünden bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davanın ispatı mümkün değildir. Mahkememizce davacı tarafa verilen kesin süreler içerisinde eksik delil avansının yatırılmadığı, bu nedenle bilirkişi tarafından rapor düzenlenmesine rağmen ödemenin yapılamadığı görülmektedir, -Açıklanan nedenlerle davacının dosyada mevcut delil ve belgelerle alacak talebine ilişkin iddialarını ve davasını ispat edemediği kanaatine varıldığından ispat edilemeyen davanın esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır